14 aydır adı sonradan 'millî dayanışma, kardeşlik ve demokrasi komisyonu' olarak konulan bir süreç yaşıyoruz. Geldiğimiz noktada partiler raporlar hazırladı.
İyi de neden? 14 ayda neyi tespit edemediniz? Dayanışmayı mı? Kardeşliği mi yoksa demokrasiyi mi?
Gerçi AKP-MHP ve CHP'nin raporlarına bakınca bu başlıkları tespit edemediklerini rahatlıkla görürsünüz.
PKK'nın silah bıraktığına tek parti bile inanmamış.
Süreci başlatan Sayın Bahçeli ve partisi her fırsatta 'provokasyon' çıkışı ile eleştirileri kelepçelemeye çalıştı.
Rapora yazdıkları ve 'kırımız çizgimizdir' dedikleri başlıkları ise bizler 14 aydır anlatmaya çalışıp, 'ne yapmak niyetindesiniz' diye soruyoruz.
CHP ise ne şiş yansın ne kebap havasında bir rapor ortaya koydu.
DEM ise adeta devleti istiyor, hükümranlık istiyor.
Barış sürecini engellemek istenler var, provokasyona dikkat DEM'in raporuna tek kelime etmedikleri gibi komisyon süresinin uzatılması kararı verdiler.
Sahi ne yapılmaya çalışılıyor?
Bir kesim, 'DEM süreci sonlandırmak istiyor' diyor. Neden sonlandırsın ki? Her istediğini aldı, almaya da devam ediyor.
Daha önemlisi DEM zihniyeti bütün kartlarını açık oynadı ve raporunu da açıkça ortaya koydu.
Bu zihniyetin amacı Türkiye Kürdistan'ını kurmak. Resmi dilmiş, vatandaşlık tarifiymiş, insan haklarıymış vs. Bunlar sadece basamak.
Bu tip basamaklarla Irak'ta hedeflerine ulaştılar. Suriye'de de ulaşmak üzereler. Bilmeyen, görmeyen, duymayan var mı?
Müebbetlikleri bile itiraf etti
İBB davasının piyonu Aziz İhsan Aktaş'ın amcası, Öcalan'ın sağ kolu müebbetli Veysi Aktaş serbest bırakıldığında: '90'lı yılların ruhuna yeniden dönmemiz lazım. Kim örgütlenirse o kazanacak' dedi.
Biri bebek 12 vatandaşın şehit edilmesiyle sonuçlanan 1991 Bakırköy Çetinkaya Mağazası saldırısı faillerinden Çetin Arkaş 1992'de tutuklandı ve katliam ve vatana ihanetten müebbet aldı.
Bahçeli'nin başlattığı süreç kapsamında 3 Temmuz 2025 tarihinde, Silivri Cezaevi'nden tahliye oldu. Daha cezaevi kapısında devlete kafa tutan şu cümleleri kurdu:
'Biz faşist bir cumhuriyetle entegre olmayız. Biz otoriter, zalim bir cumhuriyetle entegre olmayız.
Biz ancak demokratik bir cumhuriyetle, demokratik bir anayasayla, Kürt halkının varlığının ve kimliğinin kabul edildiği bir sistemle entegre olabiliriz. 33 yıldır bu iradeyi savunduk, bundan sonra da savunmaya devam edeceğiz'.
Bu zihniyetle barış ve kardeşlik konuşacaklarmış…
Daha bitmedi
Kürtçü yazar Ferhan Sindi, Rudaw TV'de katıldığı bir programda: "Bu topraklar Kürtlerin toprağıdır. Kürtler bu coğrafyanın asli unsurudur.
İstanbul, Ankara, İzmir; buralar Türklerin olduğu kadar Kürtlerin de şehirleridir. Kürtler buraları inşa etmiş, buralarda emek vermiş ve nüfus olarak büyük bir yoğunluğa ulaşmışlardır. Dolayısıyla bu şehirlerin yönetiminde ve geleceğinde Kürtler de hak sahibidir."
İlham Ahmed
Rojava Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı olarak tanımlanan PKK/YPG militanı İlham Ahmed bakın ne diyor?
1- Şam ve Ankara'nın bizimle uğraşmaması gerekiyor, herhangi bir gerilimin sonuçları olacaktır.
2- Ordunun içinde herhangi bir birleşme olmayacak, bölgemizin kararı bizim ellerimizde ve ondan vazgeçmeyeceğiz.
3- Duruşumuzla alay etmemeleri konusunda uyarıyoruz, kırmızı çizgileri aşılırsa YPG kesinlikle karşılık verecek.
4- Önerimiz açık ve net: silahımız ve petrolümüz bize ait ve tam olarak ne söylediğimizi biliyoruz.
5- Tüm YPG birimleri her an müdahale etmeye hazır durumda."
Yine var
DEM'li Sırrı Sakık: 'Barışın yolu Mazlum Abdi'nin Türkiye'ye gelmesinden geçer. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Kamışlo'ya giderek Mazlum Abdi ile görüşmeli. Bu konuda aracılık yapmaya hazırım. DEM Parti olarak Ankara ile Rojava (Suriye'nin kuzeyi) arasında köprü olmak istiyoruz.
Hakan Fidan ve Ömer Çelik SDG'yi, PKK/YPG'nin uzantısı olarak tabir edip, örgütün Suriye entegrasyonunda gecikmesinin ulusal birliği tehdit ettiğini vurguladılar.
Hakan Fidan, 'askeri seçenek masada' dedi.
AKP Milletvekili Galip Ensarioğlu, 'askeri seçenek' cümlesinden hoşlanmadı. Erdoğan'ı öne sürerek Hakan Fidan'a rest çekti: Cumhurbaşkanı'nın iradesine aykırı tavır gösteren kişi ya görevi bırakır ya da görevden alınır."
Bu arada
DEM Parti, Diyarbakır'da "Abdullah Öcalan'a özgürlük" mitingi düzenleyecek.
Devlet Bahçeli: "Kanaatimce DEM Parti'nin 4 Ocak 2026'da düzenleyeceği mitingin hiçbir mahsurlu yanı yoktur."
Sahi ne yapmaya çalışıyorlar?
İyi de neden? 14 ayda neyi tespit edemediniz? Dayanışmayı mı? Kardeşliği mi yoksa demokrasiyi mi?
Gerçi AKP-MHP ve CHP'nin raporlarına bakınca bu başlıkları tespit edemediklerini rahatlıkla görürsünüz.
PKK'nın silah bıraktığına tek parti bile inanmamış.
Süreci başlatan Sayın Bahçeli ve partisi her fırsatta 'provokasyon' çıkışı ile eleştirileri kelepçelemeye çalıştı.
Rapora yazdıkları ve 'kırımız çizgimizdir' dedikleri başlıkları ise bizler 14 aydır anlatmaya çalışıp, 'ne yapmak niyetindesiniz' diye soruyoruz.
CHP ise ne şiş yansın ne kebap havasında bir rapor ortaya koydu.
DEM ise adeta devleti istiyor, hükümranlık istiyor.
Barış sürecini engellemek istenler var, provokasyona dikkat DEM'in raporuna tek kelime etmedikleri gibi komisyon süresinin uzatılması kararı verdiler.
Sahi ne yapılmaya çalışılıyor?
Bir kesim, 'DEM süreci sonlandırmak istiyor' diyor. Neden sonlandırsın ki? Her istediğini aldı, almaya da devam ediyor.
Daha önemlisi DEM zihniyeti bütün kartlarını açık oynadı ve raporunu da açıkça ortaya koydu.
Bu zihniyetin amacı Türkiye Kürdistan'ını kurmak. Resmi dilmiş, vatandaşlık tarifiymiş, insan haklarıymış vs. Bunlar sadece basamak.
Bu tip basamaklarla Irak'ta hedeflerine ulaştılar. Suriye'de de ulaşmak üzereler. Bilmeyen, görmeyen, duymayan var mı?
Müebbetlikleri bile itiraf etti
İBB davasının piyonu Aziz İhsan Aktaş'ın amcası, Öcalan'ın sağ kolu müebbetli Veysi Aktaş serbest bırakıldığında: '90'lı yılların ruhuna yeniden dönmemiz lazım. Kim örgütlenirse o kazanacak' dedi.
Biri bebek 12 vatandaşın şehit edilmesiyle sonuçlanan 1991 Bakırköy Çetinkaya Mağazası saldırısı faillerinden Çetin Arkaş 1992'de tutuklandı ve katliam ve vatana ihanetten müebbet aldı.
Bahçeli'nin başlattığı süreç kapsamında 3 Temmuz 2025 tarihinde, Silivri Cezaevi'nden tahliye oldu. Daha cezaevi kapısında devlete kafa tutan şu cümleleri kurdu:
'Biz faşist bir cumhuriyetle entegre olmayız. Biz otoriter, zalim bir cumhuriyetle entegre olmayız.
Biz ancak demokratik bir cumhuriyetle, demokratik bir anayasayla, Kürt halkının varlığının ve kimliğinin kabul edildiği bir sistemle entegre olabiliriz. 33 yıldır bu iradeyi savunduk, bundan sonra da savunmaya devam edeceğiz'.
Bu zihniyetle barış ve kardeşlik konuşacaklarmış…
Daha bitmedi
Kürtçü yazar Ferhan Sindi, Rudaw TV'de katıldığı bir programda: "Bu topraklar Kürtlerin toprağıdır. Kürtler bu coğrafyanın asli unsurudur.
İstanbul, Ankara, İzmir; buralar Türklerin olduğu kadar Kürtlerin de şehirleridir. Kürtler buraları inşa etmiş, buralarda emek vermiş ve nüfus olarak büyük bir yoğunluğa ulaşmışlardır. Dolayısıyla bu şehirlerin yönetiminde ve geleceğinde Kürtler de hak sahibidir."
İlham Ahmed
Rojava Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı olarak tanımlanan PKK/YPG militanı İlham Ahmed bakın ne diyor?
1- Şam ve Ankara'nın bizimle uğraşmaması gerekiyor, herhangi bir gerilimin sonuçları olacaktır.
2- Ordunun içinde herhangi bir birleşme olmayacak, bölgemizin kararı bizim ellerimizde ve ondan vazgeçmeyeceğiz.
3- Duruşumuzla alay etmemeleri konusunda uyarıyoruz, kırmızı çizgileri aşılırsa YPG kesinlikle karşılık verecek.
4- Önerimiz açık ve net: silahımız ve petrolümüz bize ait ve tam olarak ne söylediğimizi biliyoruz.
5- Tüm YPG birimleri her an müdahale etmeye hazır durumda."
Yine var
DEM'li Sırrı Sakık: 'Barışın yolu Mazlum Abdi'nin Türkiye'ye gelmesinden geçer. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Kamışlo'ya giderek Mazlum Abdi ile görüşmeli. Bu konuda aracılık yapmaya hazırım. DEM Parti olarak Ankara ile Rojava (Suriye'nin kuzeyi) arasında köprü olmak istiyoruz.
Hakan Fidan ve Ömer Çelik SDG'yi, PKK/YPG'nin uzantısı olarak tabir edip, örgütün Suriye entegrasyonunda gecikmesinin ulusal birliği tehdit ettiğini vurguladılar.
Hakan Fidan, 'askeri seçenek masada' dedi.
AKP Milletvekili Galip Ensarioğlu, 'askeri seçenek' cümlesinden hoşlanmadı. Erdoğan'ı öne sürerek Hakan Fidan'a rest çekti: Cumhurbaşkanı'nın iradesine aykırı tavır gösteren kişi ya görevi bırakır ya da görevden alınır."
Bu arada
DEM Parti, Diyarbakır'da "Abdullah Öcalan'a özgürlük" mitingi düzenleyecek.
Devlet Bahçeli: "Kanaatimce DEM Parti'nin 4 Ocak 2026'da düzenleyeceği mitingin hiçbir mahsurlu yanı yoktur."
Sahi ne yapmaya çalışıyorlar?
Akın Aydın / diğer yazıları
- Bizim yapmamız gerekeni onlar yaptı / 10.04.2026
- İran kazandı ama ‘su uyur, düşman uyumaz’ / 09.04.2026
- Zelenskiy’e yeni görev mi verildi? / 08.04.2026
- Trump, ‘Papaz’ generali de görevden aldı / 07.04.2026
- Yargı, siyasallaştı mı paralelleşti mi? / 06.04.2026
- PKK ile müzakere ve uyuşturucu ile mücadele! / 05.04.2026
- Türkiye'de ne var ne yok, diye soracak olursanız! / 03.04.2026
- Bu savaşın öğrettikleri / 02.04.2026
- Hey hey, Başkan, bugün kaç çocuk öldürdün? / 01.04.2026
- Mazlumun olduğu yerde tarafsızlık, zalime ortaklıktır / 31.03.2026
- İran kazandı ama ‘su uyur, düşman uyumaz’ / 09.04.2026
- Zelenskiy’e yeni görev mi verildi? / 08.04.2026
- Trump, ‘Papaz’ generali de görevden aldı / 07.04.2026
- Yargı, siyasallaştı mı paralelleşti mi? / 06.04.2026
- PKK ile müzakere ve uyuşturucu ile mücadele! / 05.04.2026
- Türkiye'de ne var ne yok, diye soracak olursanız! / 03.04.2026
- Bu savaşın öğrettikleri / 02.04.2026
- Hey hey, Başkan, bugün kaç çocuk öldürdün? / 01.04.2026
- Mazlumun olduğu yerde tarafsızlık, zalime ortaklıktır / 31.03.2026

























































