Bugün Güneydoğumuzda oynanan oyunları BOP yani Büyük İsrail Projesi kapsamında değerlendirirsek doğru bir bakış açısı yakalamış oluruz.
Ülkemiz üzerinde çıkarları olan ABD, İsrail ve diğer Batı ülkeleri gerek parasal gerekse silah destekleriyle yıllarca terörist gruplara yardımcı olmuşlardır. O bölgenin insanları bir taraftan terörizmin baskısı altında kalmakta, bir taraftan misyonerlerin çalışmalarıyla dini tahrifatlara uğratılmakta, diğer taraftan da çok cazip tekliflerle toprakları Yahudiler tarafından satın alınmaktadır.
Yani Güneydoğu insanımız hem manevi, hem can emniyeti, hem de parasal açıdan abluka altına alınmıştır ve bu tamamıyla Batı kaynaklı güçlerin ve onların yerli işbirlikçilerinin bir eseridir. (PKK-KADEK terör örgütünün yapmış olduğu katliamların fotoğraflarını "www.tsk.com.tr" internet adresinde unutulan fotoğraflar bölümünde bulabilirsiniz.)
ABD daha yıllar önce Kuzey Iraktaki bütün gruplardan silahları toplatmış, sadece peşmergelerin silahlarına dokunmamıştı. Bu bölgede oluşan çekiç güçle de peşmergeler hem eğitilmiş ve hem de kurulacak olan "Kürdistan" devletinin temelleri atılmıştı.
Irak işgali sırasında, yine bir senaryo gereği Kürt liderler Türk askerinin Kuzey Irak'ta konuşlandırılmasına engel olarak burada imajlarını güçlendirmişlerdir. Kırmızı çizgilerimiz ABD güdümlü AKP iktidarının onursuz politikaları yüzünden bir bir kalkmış, tarihte ilk defa Türk askerinin başına çuval geçirilmiştir. Türkmenlerin bulunduğu bölgelere peşmergeler saldırılar düzenlemiş, Türkmen vatandaşlarımıza ait tapu ve nüfus kayıtları yağmalanmış ve yok edilmiştir.
Büyük İsrail Projesinin bir parçası olan bu yapılanma Güneydoğumuzu, misak-ı milli sınırlarımızı tehdit etmektedir.
Yani şunu önemle vurgulamalıyız ki, hem içeriden hem de dışarıdan çok ciddi tehditler mevcuttur. Meseleler çözülmediği müddetçe Milli Bütünlüğümüz, Ulusal Güvenliğimiz tehdit altındadır ve acilen kalıcı çözümlere ihtiyaç duyulmaktadır.
Ülkemiz üzerinde çıkarları olan ABD, İsrail ve diğer Batı ülkeleri gerek parasal gerekse silah destekleriyle yıllarca terörist gruplara yardımcı olmuşlardır. O bölgenin insanları bir taraftan terörizmin baskısı altında kalmakta, bir taraftan misyonerlerin çalışmalarıyla dini tahrifatlara uğratılmakta, diğer taraftan da çok cazip tekliflerle toprakları Yahudiler tarafından satın alınmaktadır.
Yani Güneydoğu insanımız hem manevi, hem can emniyeti, hem de parasal açıdan abluka altına alınmıştır ve bu tamamıyla Batı kaynaklı güçlerin ve onların yerli işbirlikçilerinin bir eseridir. (PKK-KADEK terör örgütünün yapmış olduğu katliamların fotoğraflarını "www.tsk.com.tr" internet adresinde unutulan fotoğraflar bölümünde bulabilirsiniz.)
ABD daha yıllar önce Kuzey Iraktaki bütün gruplardan silahları toplatmış, sadece peşmergelerin silahlarına dokunmamıştı. Bu bölgede oluşan çekiç güçle de peşmergeler hem eğitilmiş ve hem de kurulacak olan "Kürdistan" devletinin temelleri atılmıştı.
Irak işgali sırasında, yine bir senaryo gereği Kürt liderler Türk askerinin Kuzey Irak'ta konuşlandırılmasına engel olarak burada imajlarını güçlendirmişlerdir. Kırmızı çizgilerimiz ABD güdümlü AKP iktidarının onursuz politikaları yüzünden bir bir kalkmış, tarihte ilk defa Türk askerinin başına çuval geçirilmiştir. Türkmenlerin bulunduğu bölgelere peşmergeler saldırılar düzenlemiş, Türkmen vatandaşlarımıza ait tapu ve nüfus kayıtları yağmalanmış ve yok edilmiştir.
Büyük İsrail Projesinin bir parçası olan bu yapılanma Güneydoğumuzu, misak-ı milli sınırlarımızı tehdit etmektedir.
Yani şunu önemle vurgulamalıyız ki, hem içeriden hem de dışarıdan çok ciddi tehditler mevcuttur. Meseleler çözülmediği müddetçe Milli Bütünlüğümüz, Ulusal Güvenliğimiz tehdit altındadır ve acilen kalıcı çözümlere ihtiyaç duyulmaktadır.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Siyasetin yaşlı prangaları ve 38 yaşındaki devrim / 21.05.2026
- Sorun anayasa değil, anayasanın uygulanmaması / 20.05.2026
- 19 Mayıs ruhu bize çaresizliği değil, çare üretmeyi emreder / 19.05.2026
- Trump’ın Çin ziyareti ve küresel güç savaşının perde arkası / 18.05.2026
- BAE üzerinden kurulan İsrail tuzağı / 17.05.2026
- Kâr hırsının karanlığında sönen 301 can / 16.05.2026
- Mutlak butlan, güç hukuku ve toplumsal muhalefet / 15.05.2026
- Vergi kıskacındaki Türkiye ve özelleştirme masalı / 14.05.2026
- Heybeliada Ruhban Okulu ve "ekümenik" kuşatma / 13.05.2026
- Bayrak provokasyonları ODTÜ’yü karalamak için mi? / 12.05.2026
- Sorun anayasa değil, anayasanın uygulanmaması / 20.05.2026
- 19 Mayıs ruhu bize çaresizliği değil, çare üretmeyi emreder / 19.05.2026
- Trump’ın Çin ziyareti ve küresel güç savaşının perde arkası / 18.05.2026
- BAE üzerinden kurulan İsrail tuzağı / 17.05.2026
- Kâr hırsının karanlığında sönen 301 can / 16.05.2026
- Mutlak butlan, güç hukuku ve toplumsal muhalefet / 15.05.2026
- Vergi kıskacındaki Türkiye ve özelleştirme masalı / 14.05.2026
- Heybeliada Ruhban Okulu ve "ekümenik" kuşatma / 13.05.2026
- Bayrak provokasyonları ODTÜ’yü karalamak için mi? / 12.05.2026


























































