logo
18 MART 2026


Libyalılar Türkiye'de şifa buluyor

Milli Savunma Bakanlığı 'Askerî Eğitim, İş birliği ve Danışmanlık Anlaşması' kapsamında 8 bin 414 Libyalı'ya sağlık hizmeti verildiğini açıkladı.

28.12.2020 14:47:00
Libyalılar Türkiye'de şifa buluyor
Libyalılar Türkiye'de şifa buluyor
Milli Savunma Bakanlığı 'Askerî Eğitim, İş birliği ve Danışmanlık Anlaşması' kapsamında 8 bin 414 Libyalı'ya sağlık hizmeti verildiğini açıkladı.
Milli Savunma Bakanlığı'nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Askerî Eğitim, İş birliği ve Danışmanlık Anlaşması kapsamında Libya'da hayata geçirdiğimiz hastane ile bugüne kadar 8 bin 414 Libyalı kardeşimize sağlık hizmeti verdik. Dost ve kardeş Libya'ya yönelik çok yönlü desteklerimiz devam edecek" denildi. İHA

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Özgür Özel'i yalanladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in dün kendisine yönelik iddialarına ilişkin, "Benim 4 tane taşınmazım var. Bu taşınmazların değerleri de belli. Hepsi yalan. Manevi tazminat davası açacağız" dedi

 

18.03.2026 11:47:00
Anadolu Ajansı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Özgür Özel'i yalanladı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Özgür Özel'i yalanladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in dün kendisine yönelik iddialarına ilişkin, "Benim 4 tane taşınmazım var. Bu taşınmazların değerleri de belli. Biri Tuzla'da onun dediği gibi de 30 milyon lira da değil, 3-4 milyon lira taşınmazın değeri, 2+1. Hepsi yalan. O konuda zaten bugün manevi tazminat davası açacağız" dedi.

Bakan Gürlek, Adalet Bakanlığı önünde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Özel'in kendisine yönelik belgelerin gerçeği yansıtmadığını belirten Gürlek, üzerine kayıtlı 4 taşınmazı bulunduğunu söyledi.

Söz konusu taşınmazların değerlerine ilişkin de açıklama yapan Gürlek, "Güya bir ID numarası falan varmış ama o ID numaralarında Akın Gürlek yazıyor mu, yazmıyor. Özgür Özel'in amacı burada asrın yolsuzluk davasını perdelemek." diye konuştu.

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan, aralarında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek davasında da yargılamanın bulunduğunu aktaran Gürlek, şunları kaydetti:

"Muhittin Böcek, 15 Ocak 2024'te Manisa'da benzinliğe uğruyor. Bu benzinliğe niye uğruyor' Burada Muhittin Böcek'in itirafçı olma durumu vardı. Orada Özgür Özel'e kendisinin adaylığı konusunda bir para iddiası var. Bu konuda da baz istasyonu çalışmaları var. Baz istasyonu çalışmaları da ortaya konuldu. Bunlar dosyada da var. Özgür Özel bence iki noktayı perdelemek istiyor. Birincisi asrın yolsuzluk davasını, ikincisi de Muhittin Böcek'in 15 Ocak 2024'teki kendisinin aday olması için Manisa'daki bir benzin istasyonuna gidip bir para verme iddiası var. Bu para verme iddiasını perdelemeye çalışıyor."

Devlet memuru olarak hakimlik ve savcılık görevinde bulunduğu ve belli aralıklarla mal beyanını bildirdiğini anımsatan Gürlek, "Benim 4 tane taşınmazım var. Bu taşınmazların değerleri de belli. Biri Tuzla'da onun dediği gibi de 30 milyon lira da değil, 3-4 milyon lira taşınmazın değeri, 2+1. Hepsi yalan. O konuda zaten bugün manevi tazminat davası açacağız." dedi.

Gürlek, Özel'in dün kendisi hakkında sunduğu tapu belgelerinin hepsinin gerçek dışı ve sahte olduğunu belirterek, "Ama bu, Özgür Özel'in tamamen son dakika çırpınışları. Ben bunu yüce Türk milletinin takdirine bırakıyorum. Benim veremeyeceğim hesabım yok, hakimlik, savcılıkta zaten düzenli olarak mal bildiriminde bulunmak gerekiyor. Ben söyleyeceklerimi söyledim, o konuda takdir milletin." diye konuştu.

Yat iddiaları

Bakan Gürlek, kendisine yönelik ortaya atılan yat iddialarına ilişkin ise hayatında Lüksemburg'a gitmediğini, yüzme dahi bilmediğini, pasaport kayıtlarında da bu yönde herhangi bir giriş-çıkış bulunmadığını ifade etti.

Bu yöndeki iddiaların gerçek dışı olduğunu vurgulayan Gürlek, söz konusu iddiaları ortaya atanların bunu ispat edememesi halinde iftira kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Bakan Gürlek'in, açıklamalarının ardından, web tapuda üzerine kayıtlı taşınmazları gösteren belgenin kopyası gazetecilerle paylaşıldı. 

Hüseyin Baş: 'Emperyalizm yenilmez değil'

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Çanakkale Zaferi'nin 111. yıl dönümünü kutladı. Baş mesajında, "Tüm dünyaya sömürgeciliğin yenilebileceğini gösteren büyük komutana ve şanlı orduya saygıyla…" ifadelerini kullandı

18.03.2026 11:33:00 / Güncelleme: 18.03.2026 11:39:36
Haber Merkezi
Hüseyin Baş: 'Emperyalizm yenilmez değil'
Hüseyin Baş: 'Emperyalizm yenilmez değil'
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin 111. yıl dönümünde sosyal medya hesabından anlamlı bir mesaj yayımladı.

Hüseyin Baş paylaşımında, ünlü Hindistan lideri Mahatma Gandhi'ye atfedilen bir sözü kullanarak Çanakkale Zaferi'ni ve Mustafa Kemal Atatürk'ü andı. Baş'ın mesajı şöyle:

"'Mustafa Kemal İngilizleri yenene kadar, Tanrı'yı da İngiliz zannederdim' (Mahatma Gandhi). Tüm dünyaya sömürgeciliğin yenilebileceğini gösteren büyük komutana ve şanlı orduya saygıyla… 18 Mart Çanakkale zaferi kutlu olsun."

Paylaşım, kısa sürede binlerce beğeni ve etkileşim aldı. Gandhi'ye atfedilen bu ifade, yıllardır sosyal medyada ve çeşitli platformlarda dolaşan, Türk direnişinin küresel sömürgecilik algısını nasıl değiştirdiğini vurgulayan popüler bir alıntı olarak biliniyor.

Hüseyin Baş, mesajıyla Çanakkale Zaferi'ni yalnızca bir askeri başarı olarak değil, emperyalizme karşı evrensel bir direniş sembolü olarak nitelendirdi. Zaferin, sömürge altındaki milletlere ilham kaynağı olduğunu belirterek, Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğindeki Türk ordusuna saygı duruşunda bulundu.

18 Mart Çanakkale Zaferi, her yıl olduğu gibi bu yıl da siyasi parti liderleri, vatandaşlar ve kurumlar tarafından çeşitli etkinlikler ve mesajlarla anılmaya devam ediyor. Hüseyin Baş'ın paylaşımı, zaferin bağımsızlık ve anti-emperyalist mücadele boyutunu öne çıkaran ifadeleriyle dikkat çekti.

Tanju Özcan hakkında 'şantaj' suçundan dava açıldı

Tutuklanmasının ardından Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan ve 3 sanık hakkında "şantaj" suçundan dava açıldı

 

17.03.2026 12:38:00 / Güncelleme: 17.03.2026 13:24:57
Anadolu Ajansı
Tanju Özcan hakkında 'şantaj' suçundan dava açıldı
Tanju Özcan hakkında 'şantaj' suçundan dava açıldı

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve 6. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilen 13 sayfalık iddianamede, müşteki-sanık Tanju Özcan hakkında mağdur kadın Ö.Ç'ye yönelik "şantaj" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin gün adli para cezası ile belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılması talep edildi.

İddianamede, sanıklar Boluspor Başkanı E.B. ve şoförü tutuklu Mehmet Eren A. ile Bolu Belediyesi CHP'li Meclis Üyesi H.E.S. için Özcan'a yönelik "iştirak halinde şantaj" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin gün adli para cezası istendi. Ayrıca Mehmet Eren A'nın Ö.Ç'ye yönelik "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 2 yıldan 7 yıla, "kadına karşı tehdit" suçundan 9 aydan 2 yıla kadar hapsi talep edildi.

İddianamede, 16 Şubat'ta Cumhuriyet Başsavcılığına başvuran Özcan'ın, kendisini 2 farklı zamanda WhatsApp üzerinden arayan Mehmet Eren A'nın, elinde kendisi ile eski kız arkadaşına (Ö.Ç.) ait mesaj ve ses kaydı olduğu iddiasıyla şantajda bulunarak 20 milyon lira para, araba ve oto yıkama yeri istediğini söyleyip şikayetçi olması üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi.

Ö.Ç'nin 2,5 yıl önce Bolu Belediyesi danışma birimine işçi olarak girdiğini ve yaklaşık 6 ay sonra Özcan'ın ara ara kendisinden hoşlandığını söylediğini ancak kendisinin karşılık vermediği yönündeki ifadesine yer verilen iddianamede, kadının, belediye çağrı merkezine kürtaj yaptırdığı iddiasıyla yapılan ihbarın ardından Özcan'ın kendisine "Bu ses kaydını Eren duysa ne olur' Ben seni koruyacağım, benimle görüşeceksin, senden hoşlanıyorum." demesi üzerine korkarak Özcan'la görüşmeyi kabul ettiğini söylediği kaydedildi.

Özcan'ın, Ö.Ç. ile arasında herhangi gönül ilişkisi bulunmadığını, yalnızca Mehmet Eren A'nın tehditlerine ilişkin anlattıkları nedeniyle birkaç kez görüştüklerini belirttiği aktarılan iddianamede, Özcan'ın Mehmet Eren A, E.B, H.E.S. ve Ö.Ç'den şikayetçi olduğunu beyan ettiği ifade edildi.

İddianamede, Mehmet Eren A'nın farklı zamanlarda WhatsApp üzerinden Özcan'ı arayarak, tanık Ö.N.Y'ye mesajların (Özcan ile Ö.Ç'ye ait olduğu iddia edilen) ekran görüntüsünün çekildiği fotoğrafı anlık göstererek şantajda bulunduğu anlatıldı.

Sanıkların savunmalarında üzerlerine atılı şantaj suçlamalarını kabul etmedikleri belirtilen iddianamede, tanık beyanları ve kamera kayıtlarının değerlendirilmesi sonucu Mehmet Eren A, E.B. ve H.E.S'nin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek "şantaj" suçunu işlediklerinin değerlendirildiği kaydedildi.

İddianamede, Özcan hakkında "şantaj" suçlamasına ilişkin mağdur Ö.Ç'nin beyanları ve dijital incelemelere ilişkin suçun işlendiğinin anlaşıldığı belirtildi.

Ö.Ç'nin telefonuna el konularak yapılan dijital incelemede Özcan'ın kullandığı numara ile WhatsApp üzerinden 117 görüşme ve mesajlaşma tespit edildiği bilgisine yer verilen iddianamede, mesaj içeriklerinin incelenmesinde taraflar arasında duygusal yakınlaşma olduğunun değerlendirildiği, bazı mesajlarda Ö.Ç'nin Özcan'a fotoğraflar gönderdiği ve tarafların samimi ifadeler kullandıklarının görüldüğü ifade edildi.

Sanıkların yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.

Mevsim değişimi ruhunuzu çökertmesin!


 
Mevsim değişimleri yalnızca gardırop yenilemek veya hava koşullarına uyum sağlamak anlamına gelmiyor. Aynı zamanda psikolojik sistemimizin de yeniden dengelenmesi gereken bir dönemi ifade ediyor. 

17.03.2026 00:14:00
MURAT ÇORBACI
 Mevsim değişimi ruhunuzu çökertmesin!
 Mevsim değişimi ruhunuzu çökertmesin!

Mevsim değişimleri yalnızca gardırop yenilemek veya hava koşullarına uyum sağlamak anlamına gelmiyor. Aynı zamanda psikolojik sistemimizin de yeniden dengelenmesi gereken bir dönemi ifade ediyor. Psikolojik açıdan değerlendirildiğinde, mevsim geçişleri iç dünyamızda 'yeniden düzenleme' sürecini tetikleyebiliyor. Klinik gözlemlere göre, kışın içe dönük yapıdan baharın artan temposuna geçiş döneminde nedensiz yorgunluk, motivasyon düşüşü, uyku artışı ve duygusal hassasiyet gibi yakınmalar belirgin şekilde artış gösteriyor. Uzman Psikolog Sena Sivri, pek çok kişinin bu dönemde "Depresyona mı giriyorum?" endişesi taşıdığını belirterek, "Oysa her duygu durum değişimi depresyon anlamına gelmez. Çoğu zaman yaşanan bu tablo, bedenin ve zihnin çevresel değişimlere verdiği doğal bir uyum tepkisidir" dedi.

Uzman Psikolog Sena Sivri, bu süreci daha sağlıklı yönetebilmemiz için dikkat etmeniz gereken 10 kuralı şöyle anlattı:
1. Gün ışığıyla temasınızı artırın. Özellikle kapalı ortamlarda çalışan kişiler için kısa açık hava yürüyüşleri bile fark oluşturuyor. Bu nedenle, gün içinde, dışarıda en az 15-20 dakika zaman geçirmeniz önemli.
2. Uyku düzeninizi koruyun. Kaliteli uyku, duygusal dayanıklılığın temel yapı taşlarından birini oluşturuyor. Her gün aynı saatlerde uyuyup uyanmanız zihinsel dengenizi destekleyecektir.
3. Hareket etmeyi ihmal etmeyin.
4. Beslenme alışkanlıklarınıza dikkat edin.
5. Sosyal bağlarınızı sürdürün.
6. Günlük küçük rutinler oluşturun. Sabah rutini, kısa yürüyüşler psikolojik dengeyi destekliyor.
7. Duygularınızı normalleştirin. Kendinize karşı daha şefkatli olmanız, bu süreçte önemli bir içsel desteği sağlayacaktır.
8. Dijital yükünüzü azaltın. Uzun süre ekran karşısında kalmak zihinsel yorgunluğu artırabiliyor.
9. Küçük ve ulaşılabilir hedefler belirleyin. Enerjinin düşük olduğu dönemlerde yüksek beklentiler motivasyon kaybına yol açabiliyor. Günlük küçük hedefler belirlemek ise başarı hissini artırıyor.
10. Destek almaktan çekinmeyin. Mevsimsel duygu durum değişimleri terapiyle oldukça iyi yönetilebiliyor.

Türkiye'de 2100'de her 5 kişiden ikisi 'yaş'lı olacak


 
Yaşlı nüfus olarak kabul edilen 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus, 2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 kişi iken son beş yılda yüzde 20.5 artarak 2025 yılında 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu. Yaşlı nüfus oranının 2100 yılında yüzde 42.8 olacağı öngörülüyor! Bu şartlarda yaşlı nüfusla kimin, nasıl ilgileneceği sorusu gündeme geliyor. 

17.03.2026 00:05:00
ÖNDER YILMAZ
Türkiye'de 2100'de her 5 kişiden ikisi 'yaş'lı olacak
Türkiye'de 2100'de her 5 kişiden ikisi 'yaş'lı olacak

Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre, 2020'de 7 milyon 953 bin 555 kişi olan 65 yaş ve üzeri nüfus, 5 yılda yüzde 20.5 artarak 2025'te 9 milyon 583 bin 59 kişiye ulaştı. Yaşlı nüfusun 2025 yılında yüzde 44.7'sini erkek nüfus, yüzde 55.3'ünü kadın nüfus oluşturdu.

Türkiye'de 2100'de her 3 kişiden biri 'yaş'lı olacak

Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında yüzde 13.5, 2040 yılında yüzde 17.9, 2060 yılında yüzde 27, 2080 yılında yüzde 33.4 ve 2100 yılında yüzde 33.6 olacağı öngörüldü. Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında yüzde 13.5, 2040 yılında yüzde 18.2, 2060 yılında yüzde 28.8, 2080 yılında yüzde 38.5 ve 2100 yılında yüzde 42.8 olacağı öngörüldü. Yaşlı nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde 2025'te yüzde 62.9'unun 65-74 yaş grubunda, yüzde 29.3'ünün 75-84 yaş grubunda ve yüzde 7.8'inin 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı belirlendi. Yaşlı nüfusun yüzde 0.1'ini oluşturan 100 yaş ve üzerindeki kişi sayısı 2025'te 8 bin 290 oldu.



Ortanca yaş hızlı artıyor

Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 10'unu geçmesi, nüfusun yaşlanmasının bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Türkiye'de yaşlı nüfus, diğer yaş gruplarına göre daha yüksek hızla arttı. Nüfusun yaşlanmasıyla ilgili bilgi veren göstergelerden 'ortanca yaş' da 2020'de 32.7 iken 2025'te 34.9 oldu. Ortanca yaş 2025'te erkeklerde 34.2, kadınlarda 35.7 olarak hesaplandı. Nüfus projeksiyonlarında ortanca yaşın 2030'da 37.1, 2040'ta 41.4, 2060'ta 48, 2080'de 51.5 ve 2100'de 52.2 olacağı tahmin edildi. Çalışma çağındaki 100 kişiye düşen yaşlı sayısını ifade eden 'yaşlı bağımlılık oranı' 2020'de yüzde 14.1 iken 2025'te yüzde 16.2'ye çıktı. Bu oranın 2100'de yüzde 61.6 olacağı öngörülüyor!



Türkiye, yaşlı nüfusunda 194 ülke arasında 75'inci sırada

Nüfus tahminlerine göre, 2025'te dünya nüfusu 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişi, yaşlı nüfus ise 856 milyon 880 bin 405 kişi oldu. Buna göre, dünya nüfusunun yüzde 10.4'ünü yaşlı nüfus oluşturdu. En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke, yüzde 36 ile Monako, yüzde 30 ile Japonya ve yüzde 25.1 ile İtalya oldu. Türkiye bu açıdan 194 ülke arasında 75'inci sırada yer aldı.

Sosyal yardıma muhtaçlar

Yoksulluk ve yaşam koşulları istatistiklerine göre, 2025'te toplam nüfusun yüzde 27.9'unun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken, yaşlı nüfus için bu oranın yüzde 22.8 olduğu görüldü. Yaşlı nüfusun iş gücüne katılma oranı 2020'de yüzde 10 iken, 2024'te yüzde 13.1 oldu. Çalışan yaşlı nüfusun 2024 yılında yüzde 56.9'u tarım sektöründe yer aldı.

Sinop 'yaşlı nüfusta' lider

Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il, 2025'te, yüzde 21.7 ile Sinop olarak belirlendi. Bu ili yüzde 21.1 ile Kastamonu, yüzde 20 ile Giresun izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu il ise yüzde 3.8 ile Şırnak oldu. Bu ili yüzde 4.5 ile Şanlıurfa ve yüzde 4.7 ile Hakkari izledi. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 10 ve üzerinde olduğu il sayısı 2025'te 62 olarak kayıtlara geçti.

Tek başına yaşayan 'yaşlı' sayısı da artıyor

Türkiye'de 2025'te 26 milyon 977 bin 795 haneden 7 milyon 46 bin 560'ında yaşlı nüfus olarak tanımlanan 65 ve daha yukarı yaşta en az bir fert bulunduğu belirlendi. Diğer bir ifadeyle, hanelerin yüzde 26.1'inde en az bir yaşlı ferdin yaşadığı görüldü. En az bir yaşlı fert bulunan 7 milyon 46 bin 560 haneden 1 milyon 836 bin 496'sında tek başına yaşlı fertler yaşıyor. Bu hanelerin yüzde 73.5'inde yaşlı kadınlar, yüzde 26.5'inde de yaşlı erkekler bulunuyor. Tek kişilik yaşlı hane halkı oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında yüzde 34.3 ile Balıkesir oldu. Bu ili yüzde 34.1 ile Çanakkale, yüzde 33.7 ile Burdur izledi. Bu oranın en düşük olduğu il ise yüzde 8.3 ile Hakkari olarak kayıtlara geçti. Bu ili yüzde 13.8 ile Batman, yüzde 15 ile Van takip etti.

Antalya Kepez Kaymakamlığından silah sesleri...

Antalya Kepez Kaymakamlığı binasında silah sesleri duyulması üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi

16.03.2026 14:25:00
İhlas Haber Ajansı
Antalya Kepez Kaymakamlığından silah sesleri...
Antalya Kepez Kaymakamlığından silah sesleri...
Antalya Kepez Kaymakamlığı binasında silah sesleri duyulması üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Olay saat 11.00 sıralarında Kepez ilçesi Kepez Kaymakamlığı binasında meydana geldi. İlk bilgilere göre, Kepez Kaymakamlığından silah sesleri duyuldu. Vatandaşlar binadan tahliye edilirken, bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. 

Bir kişi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne girerek rastgele ateş açtı ve ardından kendini bir odaya kilitledi. Bina tahliye edildi, polis ve özel harekât ekipleri bölgede güvenlik önlemleri aldı

Tunca Nehri kıyısında toprak kayması

Edirne'de Tunca Köprüsü'ne yakın bir noktada, nehir kıyısında meydana gelen toprak kayması dikkat çekti

16.03.2026 13:43:00 / Güncelleme: 16.03.2026 13:46:13
İHA
Tunca Nehri kıyısında toprak kayması
Tunca Nehri kıyısında toprak kayması
Tunca Nehrinin kıyısında yaklaşık 50metdelik alanda oluşan kayma özellikle yürüyüş yapılan alanlarda zeminin yer yer çöktüğünü ortaya koydu. Bazı bölümlerde toprağın yaklaşık yarım metre aşağıya çöktüğü gözlemlenirken, kıyı hattında belirgin yarıklar oluştu. Kaymanın etkisiyle bölgede bulunan bir ağaç köklerinden ayrılarak nehre doğru devrildi.



Taşkınlar zemini zayıflattı

Bölgede yaşanan toprak kaymasının nedenleri arasında son dönemde etkili olan nehir taşkınlarının bulunduğu değerlendiriliyor. Edirne'de yaklaşık 9 yıl aradan sonra yeniden yaşanan taşkınlar, nehir kıyısındaki toprağın uzun süre suya maruz kalmasına neden oldu.



Vatandaşlar tedirgin

Toprak kaymasının yaşandığı alanı gören vatandaşlar bölgede oluşan yarık ve çökmeler nedeniyle tedirgin olduklarını dile getirdi. Özellikle nehir kenarında yürüyüş yapanların dikkatli olması gerektiği belirtilirken, kıyı hattındaki zeminin ilerleyen günlerde nasıl bir değişim göstereceği merak konusu oldu.



Herhangi bir yaralanmanın yaşanmadığı olayda, bölgedeki zemin hareketlerinin takip edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması gerektiği ifade ediliyor.

Güngören'de öldürülen Atlas Çağlayan'ın ailesini tehdit eden 9 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı

Güngören'de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ailesini tehdit ettiği belirlenen biri 18 yaşından küçük 9 şüpheli hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı

16.03.2026 13:40:00 / Güncelleme: 16.03.2026 14:02:58
AA
Güngören'de öldürülen Atlas Çağlayan'ın ailesini tehdit eden 9 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı
Güngören'de öldürülen Atlas Çağlayan'ın ailesini tehdit eden 9 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma sonucunda, 14 Ocak'ta Güngören'de öldürülen Atlas Çağlayan'ın ailesine tehdit mesajları gönderilmesi, olaya ilişkin sosyal medya hesapları üzerinden paylaşımlar yapılması ve Atlas Çağlayan adına sosyal medya hesabı açılıp paylaşımlar yapılmasına ilişkin Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi ve Bakırköy Çocuk Mahkemesine hitaben iddianame hazırlandığı belirtildi.

Açıklamada 6'sı tutuklu 9 zanlı hakkında hazırlanan iddianamede, 2 şüphelinin "kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle tehdit" ve "birden fazla kişi ile tehdit", 1 şüphelinin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme", "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", 1 şüphelinin "suç işlemeye alenen tahrik etme", 1 şüphelinin "halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit", 1 şüphelinin "kişinin hatırasına hakaret" ve "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak", 2 şüpheli ve 1 suça sürüklenen çocuğun da "birden fazla kişi ile tehdit", "suç örgütlerinin isimlerini kullanarak tehditte bulunmak" ile "kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle tehdit" ile suçlandığı kaydedildi.

Ne olmuştu?

Güngören Mehmet Nesih Özmen Mahallesi'nde bir baklavacı önünde, 14 Ocak'ta, birbirini daha önceden tanımayan Atlas Çağlayan ve E.Ç. (15) arasında "yan baktın" tartışması nedeniyle kavga çıkmıştı.

Kavgada E.Ç, "sustalı" diye tabir edilen bıçakla Atlas Çağlayan'ı yaralamış, Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan Çağlayan, kurtarılamamıştı.

Polis ekiplerince olayda kullandığı bıçakla yakalanan 18 yaşından küçük E.Ç. sevk edildiği adliyede tutuklanmıştı. Çağlayan'ın öldürülmesine ilişkin şüpheli E.Ç. hakkındaki Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma devam ediyor.

Öte yandan, sosyal medyada yapılan provokatif paylaşımlarla Çağlayan'ın ailesini tehdit eden kişilerle ilgili de yürütülen soruşturmalar kapsamında bazı şüpheliler tutuklanmıştı.

 

İlber Ortaylı için tören düzenleniyor

İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden usta tarihçi İlber Ortaylı için Galatasaray Üniversitesi'nde bir tören düzenleniyor

16.03.2026 12:00:00 / Güncelleme: 16.03.2026 12:33:25
İHA
İlber Ortaylı için tören düzenleniyor
İlber Ortaylı için tören düzenleniyor
İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden usta tarihçi İlber Ortaylı bugün son yolculuğuna uğurlanacak. Fatih Camii'nde son yolculuğuna uğurlanacak İlber Ortaylı için ilk tören yıllarca çalıştığı Galatarasay Üniversitesi'nde yapılıyor.

Tören öncesi bölgede güvenlik önlemi alınırken, uzun kuyruklar oluşturan vatandaşlar üniversiteye alınırken kimlik kontrolünden geçiriliyor.

Törene siyaset, sanat ve spor camiasından çok sayıda isim bulunuyor.



Törene CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahman Muhammed Uludağ, İlber Ortaylı'nın kızı Tuna Ortaylı, Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, akademisyenler, öğrencileri katılıyor.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, SGK’nın tarihsel verileri ile 2025 yılı iş cinayeti raporlarını birlikte değerlendirdi

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, SGK’nın tarihsel verileri ile 2025 yılı iş cinayeti raporlarını birlikte değerlendirdi. Gürer, “Sürekli iş göremezlik geliri bağlanan işçi sayısı 15 yılda iki katına çıkarken, 2025 yılında 2 bin 105 emekçimizi iş cinayetlerine kurban verdik. Bu tablo, iktidarın ‘insan odaklı’ olmayan çalışma sisteminin sonucudur!” dedi

16.03.2026 11:34:00
Haber Merkezi
 CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, SGK’nın tarihsel verileri ile 2025 yılı iş cinayeti raporlarını birlikte değerlendirdi
 CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, SGK’nın tarihsel verileri ile 2025 yılı iş cinayeti raporlarını birlikte değerlendirdi
Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) 2009-2024 yıllarını kapsayan resmî verilerini ve 2025 yılı sonu itibarıyla ortaya çıkan güncel rakamları analiz eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'nin iş sağlığı ve güvenliğinde bir "can pazarına" dönüştüğünü vurguladı.

"SAKAT KALAN İŞÇİ SAYISI KATLANIYOR"

SGK verilerindeki "Sürekli İş Göremezlik" tablosuna dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "2009 yılında 1.885 olan sürekli iş göremezlik geliri alan yeni vaka sayısı, 2024 yılına gelindiğinde 3.808'e fırlamış durumda. Bu, 15 yılda sakat kalan işçi sayısının iki katına çıkması demektir. Teknoloji gelişiyor, mevzuatlar değişiyor ama ne hikmetse işçinin can güvenliği bir türlü sağlanamıyor. Çünkü denetimler göstermelik, cezalar ise caydırıcılıktan uzak" dedi.

2025 YILINDA GÜNDE 6 İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sadece geçmiş yılları değil, 2025 yılındaki güncel verileri de paylaştı ve 2025'in iş cinayetleri açısından bir kara yıl olarak tarihe geçtiğini belirterek, "2025 yılında ülkemizde en az 2 bin 105 işçi çalışırken hayatını kaybetti. Bu, Türkiye'de her gün ortalama 6 işçinin evine tabutla dönmesi demektir. Daha da acısı, 2025'te tam 94 çocuk işçimizi iş cinayetlerinde kaybettik. MESEM'ler adı altında çocuklarımız sanayiye, inşaata sürülüyor; eğitim görmesi gereken yaşta mezara giriyorlar" diye konuştu.
Gürer, "İş cinayetlerinin en yoğun yaşandığı kollar inşaat, tarım ve taşımacılık. Özellikle mevsimlik tarım işçilerimizin kamyon kasalarında, güvencesiz ve hijyenden uzak şekilde taşınması her yıl yüzlerce cana mal oluyor" dedi.

"NİĞDE DAHİL TÜM ÜLKE İŞ CİNAYETLERİNDE AĞLIYOR"

İş cinayetlerinin yoğunlaştığı iller arasında Niğde'nin de yer aldığını hatırlatan Ömer Fethi Gürer, "İSİG raporlarına göre 2025'te ölüm yaşanan iller arasında Niğde de var. Toplam 14 işçi iş cinayeti sonucu hayatını kaybetti. Tarım işçisinden inşaat emekçisine kadar her alanda denetimsizlik hüküm sürüyor. AKP iktidarı, işçinin alın terini korumak yerine sermayenin maliyet hesabını yapıyor. İş cinayetlerine 'kader' deyip geçemezsiniz; bu bir sistem sorunudur" dedi.

"MECLİS ARAŞTIRMASI ŞART"

Ömer Fethi Gürer, konuyu TBMM gündemine taşıyacaklarını belirterek şu çağrıda bulundu: "SGK'nın bu soğuk istatistiklerinin arkasındaki dramları görmezden gelemeyiz. İş sağlığı ve güvenliği kurallarının esnetildiği, sendikasızlığın teşvik edildiği bu düzen sorunlar yaratıyor. 2025 verileri, pandemiden bu yana en yüksek ölüm oranlarına ulaşıldığını gösteriyor. Acilen bağımsız denetim mekanizmaları kurulmalı ve iş cinayetlerinin sorumluları en ağır şekilde cezalandırılmalıdır" diye konuştu.

ÇIRAK VE STAJYERLERİN MAĞDURİYETİ SON BULMALI

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, stajyer ve çırakların yaşadığı mağduriyete dikkat çekerek 2025 yılında çalışırken yaşamını yitiren 94 stajyer öğrencinin durumunun hem acı hem de düşündürücü olduğunu belirtti. Gürer, "Bilindiği gibi bu çocuklar işe başladıklarında kendilerine sosyal güvenlik kartı veriliyor ancak bu başlangıç, emekliliğe esas yaşlılık sigortası olarak kabul edilmiyor. Bu nedenle stajyer ve çırakların önemli bir mağduriyeti bulunmaktadır. İşe başladıkları gün tüm çırak ve stajyerlerin emeklilik sigortaları mutlaka başlatılmalı; yalnızca kaza sigortası değil, yaşlılık sigortası kapsamına alınmalıdır. 18 yaş altındaki çocukların hakları korunmalıdır. Çünkü bu çocukların iş cinayetlerine kurban gitmesi, onlara yetişkinlere yüklenen işlerin yaptırıldığının da açık bir göstergesidir" dedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in açıklamasını izleyin:
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.