logo
25 EKİM 2026

Milli devlet ve küreselleşme meselesi -4-

Milli Devlet’te kamu kuruluşları, yer altı ve yerüstü kaynakları devlet–millet ortaklığıyla işletilir

25.10.2026 00:32:00
Haber Merkezi
 
Milli devlet ve küreselleşme meselesi -4-
Milli devlet ve küreselleşme meselesi -4-
Milli Devlet'te kamu kuruluşları, yer altı ve yerüstü kaynakları devlet–millet ortaklığıyla işletilir. Devletle millet ortak olur, devlet kazanır, vatandaşını da kazandırır. Yani devlet alan el değil, veren eldir. Devletine ortak olan millet, devletine zeval gelmesine, ülkesinin işgal edilmesine asla müsaade etmez. Milli Devlet'te, devlet–millet birlikteliği ve kaynaşması doğal bir sonuç olarak ortaya çıkar.

j– Küresel güçler, azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde hedeflerine ulaşabilmek için o ülkenin ordusunun zayıflamasını ve etkisiz olmasını isterler. Çünkü o ülkenin bağımsızlığını korumakla mükellef olan silahlı bir güç, küresel güçler için en büyük engeldir.

Milli Devlet'te ise, milletin ve ülkenin bekası ancak güçlü bir orduyla mümkündür. İç ve dış tehditler için güçlü bir ordu, sadece varlığıyla bile caydırıcı unsurdur.

Küresel güçler, sömürmek istedikleri ülkelere ordularını zayıflatması için baskı ve telkinlerde bulunurlar. Bugün ABD, parasının dünya parası olmasını, arkasında Pentagon olmasına borçludur. Askeri gücü olmayan bir ABD'nin dünyadaki siyasi, ekonomik gücünün de olmayacağı muhakkaktır

k– Küreselleşme, devleti küçültmek gerektiğini savunmasına karşın; Milli Devlet, küçültülmüş bir devletten değil, çok daha güçlü ve köklü bir devlet yapısından yanadır. Milli Devlet, ekonomi alanında doğrudan üretici, dağıtıcı ve düzenleyici durumundadır. Haddi zatında Türkiye gibi devletlere küçülmeyi dayatan gelişmiş kabul edilen ülkelerinin devlet yapılarına baktığımızda, devletin kamudaki payının Türkiye'den daha yüksek olduğunu görürüz.







l– Küreselleşme, ülkelerin kendi çıkarları doğrultusunda bir dış politika oluşturmasına müsaade etmez. Küresel güçler iki komşu ülkenin bile yakınlık kurmasına tahammül edemez. Ülkeler arası bütün ilişkilere kendi çıkarları doğrultusunda müdahil olmak isterler.

Bunun neticesinde yakın tarihimizde ve günümüzde de görüldüğü gibi, yıllarca aralarında hiçbir problem olmayan komşu ülkelerin birbirlerine düşman olduklarını, hatta savaştıklarını görmekteyiz. Yıllarca süren İran–Irak savaşı buna örnektir. Bugünlerde de küresel güçler, İran ile Türkiye'nin birbirine düşmesi için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Halbuki, Türkiye ve İran asırlardır birbiriyle hiçbir sorun yaşamamıştır.

Milli Devlet'te ise dış politika tamamen ülkenin çıkarları ve mütekabiliyet esası doğrultusunda oluşur. Dış politika, günü birlik kararlara göre değil, tarihi, stratejik ve jeopolitik gerçekler ve milli menfaatler dikkate alınarak, Milli Devlet'in bütünlüğünde ve topraklarında gözü olmayan devletlerle planlı bir devlet politikası olarak belirlenir.

m– Küreselleşme beyin göçüne sebebiyet vermektedir. İhtiyaç duyulan vasıflı elamanın yetiştirilmesi için gereken sürenin giderek uzaması ve yetiştirme maliyetinin artması, küreselleşen dünyada emeğin diğer ülkelerde ikamesini gündeme getirmekte, beyin göçü kavramını ortaya çıkarmaktadır.

Beyin göçü, küreselleşme olgusunu, küreselleşme de beyin göçü olgusunu artırmaktadır. 1970–1980'ler boyunca azgelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde yılda 100 bin beynin göç ettiği tahmin edilmektedir. Milli Devlet, beyin göçünün önüne geçerek, milletin yetişmiş beyinlerinin en iyi şartlarda yine milletine hizmet etmelerini sağlayacaktır. Hatta Milli Devlet, uygulamaya koyacağı Milli Ekonomi Modeliyle bugüne kadar yaşanan beyin göçünü ters yöne çevirecektir.







n– Küreselleşme yolunda bir ülkeden özellikle iki şeyi yapması istenir: Birincisi IMF programlarına bağlı kalması, ikincisi Uluslararası Tahkim kurallarına imza atması. Bunlardan IMF, ülkenin global güçlere teslim olması için her türlü ekonomik altyapıyı hazırlarken, tahkim ise bunun hukuki zeminini oluşturmaktadır. IMF ve Dünya Bankası ile ilgili olarak, Dünya Bankası'nın eski baş ekonomisti Joseph Stiglitz "IMF ve Dünya Bankası, ülkelerin sömürülmesinde bir araç olarak kullanılmaktadır" itirafında bulunmuştur.

Küreselleşme sürecinde devlet, yetkilerinin birçoğunu bir taraftan uluslararası kuruluşlarla diğer taraftan da yerel otoritelerle paylaşmaya mahkûm edilmektedir.

Devletin sorumluluk alanı içinde yer alması gereken savunma ve ekonomik yönetim gibi pek çok alan artık büyük ölçüde IMF, Dünya Bankası, WTO, NATO ve BM gibi uluslararası kuruluşlar ya da bölgesel düzeydeki siyasi ve ekonomik birlikler (Avrupa Konseyi, Avrupa Merkez Bankası gibi) tarafından koordine edilmektedir.

Oysa Milli Devlet, yetkilerini ve egemenlik haklarını hiçbir şekilde kimseyle paylaşmaz. Milli Devlet, gerek IMF politikalarına, gerekse Tahkime "hayır" demektedir. Zaten yetkileri paylaşılmış bir devlet için, bağımsızlıktan ve milli kimlikten bahsetmek zor, belki de imkansızdır.







o– Küreselleşme ile, gelişmekte olan ülkelerin milli gelir ve ihracatları içinde sınai ürünlerinin payı gittikçe artmaktadır. Bu ürünlerin ihracatının artmasına rağmen, küreselleşme, bu ülkelerin teknoloji üretir hale gelmesine imkan vermemektedir.

Bu da küreselleşmenin gelişmekte olan ülkeler için olumlu hiçbir yanı olmadığı gerçeğini bütün açıklığıyla gözler önüne sermektedir. Küreselleşme hiçbir gelişmemiş ülkeyi gelişmiş ülkeler seviyesine çıkarmayarak, bilakis sürekli olarak sömürülen bir ülke olarak kalmaları sağlanmaktadır.

Milli Devlet teknoloji üretimi noktasında yüksek yatırım gerektiren işlerde bizzat katılımcı olarak teknolojiyi tekelleştiren küresel anlayışlara dur diyecektir.

ö– Küreselleşme sonucunda dünyanın dört bir yanında Milli Devletler içinde etnik milliyetçiliğe ya da farklı idealara dayalı özerk bölgeler ortaya çıkmıştır. Kanada'da Quebec ve İspanya'da Katalonya buna örnek gösterilebilir. Küreselleşme için bir devlet ne kadar küçük parçalara ayrılırsa o kadar küreselleşebilmiş demektir. Büyük devletlerin çok sayıda küçük devletlere parçalanmasıyla küresel şirketler, herhangi bir kısıtlamayla karşılaşmaksızın çok daha rahat bir şekilde kaynaklara sahip olabileceklerdir.

Milli Devlet, milletine Milli Ekonomi Modeli'nde yer alan vatandaşlık maaşı gibi Sosyal Devlet projeleriyle destek olarak milletle devleti birbirine çok sıkı bağlarla bağlamakta; mirasçısı olduğu medeniyetle şekillenen ortak milli kimlik ve milli ideallerle, etnik ve dini ayrım bahaneleriyle milletin parçalanmasının önüne geçmektedir.

p– Küreselleşme, dini inanç ve kanatları siyasi bir unsur olarak ele alır ve ülkelerin direncini kırmak için kullanır. Küresel güçler sömürü hedeflerine ulaşmak için, ülkelere "Dinlerarası diyalog", "medeniyetler arası ittifak", "Hoşgörü", "İnsan hakkı ve tam demokrasi" gibi kavramlarla ve organizasyonlarla nüfuz eder; yerli taşeronlar ve yabancı misyonerler kullanarak, milleti bir ve beraber tutan değerleri tahrif eder.

Bunun için, Milli Devletin içindeki yerli taşeronlara, dini ve milli değerlerin yanı sıra milli kimliği aşındırma misyonunu yükler. Milli kimliği ve maneviyatı kaybolmuş bir nesil ise, milli değerlerden de uzaklaşır ve ülkesinin muhtemel işgaline karşı direncini tamamen kaybeder." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Kırmızı ışık ihlali yapan kamyonet ortalığı savaş alanına çevirdi

Antalya'nın Manavgat ilçesinde kırmızı ışık ihlali yapan kamyonetin çarptığı otomobil hurdaya dönerken 2 kişi yaralandı

24.10.2026 10:41:00
İHA
 
Kırmızı ışık ihlali yapan kamyonet ortalığı savaş alanına çevirdi
Kırmızı ışık ihlali yapan kamyonet ortalığı savaş alanına çevirdi
Kazanın ardından yol araç trafiğine kapanırken, araçların kaldırılması ve yolun temizlenmesinin ardından yeniden açıldı.






Kaza, Aşağı Pazarcı Mahallesi İbrahim Sözen Caddesi'nde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, kırmızı ışık ihlali yapan Nuri K.'nın kullandığı 07 AIJ 161 plakalı kamyonet, Atatürk Caddesi'nden İbrahim Sözen Caddesine çıkmakta olan Hasan Ş. idaresindeki 07 BDB 559 plakalı otomobil ile çarpıştı. 






Kazada otomobil sürücüsü Hasan Şehirli ile otomobilde yolcu olarak bulunan Aysel Şehirli yaralandı. Yaralılar 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.








Kaza anı güvenlik kamerasına saniye saniyesine yansırken, Atatürk Caddesi'nden gelen otomobilin kırmızı ışıkta beklediği, kendisine yeşil ışık yanmasının ardından hareket ettiği sırada kırmızı ışık ihlali yapan kamyonetin otomobile çarptığı anlar kayda girdi.




















İBAN oyunuyla marangoz çırağının hayatını kararttılar

Hatay'da iddialara göre, bilgisi dışında adına banka hesapları açılan 20 yaşındaki Abdurrahman Evli, bu hesaplar üzerinden sosyal medyada yayımlanan sahte kiralık bungalov ve çeşitli ilanlarla gerçekleştirilen dolandırıcılık olayları nedeniyle mağdur oldu. Hakkında 17 soruşturma ve 10 kovuşturma dosyası bulunan Evli'ye üst sınırdan ceza verilmesi durumunda 250 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalacak

24.10.2026 09:57:00
İHA
 
İBAN oyunuyla marangoz çırağının hayatını kararttılar
İBAN oyunuyla marangoz çırağının hayatını kararttılar
Reyhanlı ilçesinde yaşayan 20 yaşındaki marangoz çırağı Abdurrahman Evli'nin hayatı haftalığını alabilmek için açtırdığı mobil bankacılık hesabıyla karardı. Hesap numarası açılması için ustasının yeğenine telefonunu veren ve adına hesap açılan Evli'nin hesap numarası iddialara göre başkaları tarafından kullanıldı. Sosyal medya üzerinden yayınlanan sahte ilanlarda vatandaşlardan paralar Evli adına açılan hesap numarasına istendi. Sosyal medyada yayınlanan kiralık bungalov, kiralık araç gibi çeşitli dolandırıcılık konularında İBAN numarası kullanılan Evli'nin adına Sakarya, Antalya, Bursa, Ankara ve İstanbul gibi çeşitli illerden 27 dolandırıcılık şikayetinde bulunuldu. Hakkında 17 soruşturma ve 10 kovuşturma dosyası bulunan Evli, dosyaların üçünden aldığı hapis cezası sonrası Kilis Cezaevinde mahkum olarak cezasını çekmeye başladı. Abdurrahman Evli'nin babası Haru Evli, evladının ustasının yeğenin tuzağına düştüğünü belirterek gerçeği 3 hafta sonra gelmeye başlayan tebligatlarla öğrendiklerini anlatarak evladının hayallerinin yarıda kaldığını söyledi. Evli'nin avukatı Ferhat Karlı, müvekkilinin üst sınırdan dosyalardan ceza alması durumunda 250 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalacağını ifade ederek Abdurrahman'ın bilgisi ve rızası dışında adına açılan GSM hatları nedeniyle mağdur olduğunu söyledi.






"Oğlum, işlemediğini söylediği suçlar nedeniyle üç aydır cezaevinde"

Evladının tuzağa düştüğünü iddia eden Harun Evli, yaşananları anlatarak "Benim oğlum Abdurrahman, Reyhanlı'da marangoz olarak çalışıyordu. Ustasının yeğeni, oğluma 'Abdurrahman, sen dayımın yanında çalışıyorsun. Haftalığını senin hesabına yatıralım' demiş. Bunun üzerine oğlumun mobil bankacılığını açmayı teklif etmiş. Oğlum da nasıl yapılacağını bilmediği için ona güvenmiş. Benim oğlum saf niyetli, kendi halinde bir çocuk. Bankaya gidip para yatırmayı bile bilmez. Bu şahıs, oğlumun Facebook hesabını ve mobil bankacılığını ele geçirmiş. Oğlumun adına telefon hattı da almış. Şimdi oğlumun adına 27 ayrı dosya bulunuyor. Bu dosyalar nedeniyle oğlumun uzun yıllar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabileceğinden endişe ediyoruz. Oğlumun hayatıyla ve geleceğiyle oynadılar. Hesaplarını kullanarak birçok kişiyi dolandırmış ancak oğlumun bunlardan haberi olmamış. Antalya ve Sakarya gibi farklı şehirlerden dosyalar gelmeye başladı. 2025 yılında oğlumun hesapları ele geçirildikten yaklaşık üç hafta sonra evimize tebligatlar gelmeye başladı. Oğluma, 'Baba, ben bunların ne olduğunu bilmiyorum' dedi. Daha sonra araştırınca hesaplarının başkası tarafından kullanıldığını öğrendik. Şimdi oğlumun adına oluşan borçları ödeyecek durumda değiliz. Eşim evde yatalak, benim beş çocuğum var ve asgari ücretle çalışıyorum. Bizi bu duruma düşüren kişi ise şu anda elini kolunu sallayarak geziyor. Benim oğlum askere gidecekti, hayalleri ve geleceğe dair planları vardı. Şimdi bütün bunların elinden alınmasından korkuyorum. Yetkililerden, özellikle oğlumun adına açılan dosyaların incelenmesini ve gerçek sorumluların ortaya çıkarılmasını istiyorum. Oğlum, işlemediğini söylediği suçlar nedeniyle üç aydır cezaevinde. Annesini hastaneye götürdüğüm sırada onun kimlik bilgileri kontrol edilmiş ve oğlumun arandığı söylenmiş. O gece oğlumu alıp götürdüler. Üç aydır Kilis Cezaevi'nde bulunuyor. Biz emek vererek, zorluklarla geçinmeye çalışan bir aileyiz. Oğlumun başına gelenler nedeniyle çok zor durumdayız" dedi.








"Abdurrahman'ın toplamda 250 yıla kadar hapis cezasıyla ve 125 güne kadar adli para cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini söyleyebiliriz"

Avukat Ferhat Karlı, müvekkili Abdurrahman'ın 27 dosyadan üst sınırdan ceza alması takdirinde 250 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini belirterek "Sanık Abdurrahman hakkında, bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan devam eden soruşturma ve kovuşturma dosyaları bulunmaktadır. Şu ana kadar tespit edebildiğimiz 17 soruşturma ve 10 kovuşturma dosyası vardır. Bu dosyaların 3'ünde hüküm verilmiş olup müvekkilimiz şu anda cezaevinde bulunmaktadır. Suçun üst sınırından ceza verilmesi durumunda Abdurrahman'ın toplamda 250 yıla kadar hapis cezasıyla ve 125 güne kadar adli para cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini söyleyebiliriz. Müvekkilimizin bilgisi ve rızası dışında adına GSM hatları açılmış, bu hatlar üzerinden farklı bankalarda hesaplar oluşturulmuştur. Bu hesaplar aracılığıyla gerçekleştirilen işlemler nedeniyle müvekkilimiz hakkında çeşitli soruşturmalar başlatılmıştır" dedi.








"Abdurrahman'ın bilgisi ve rızası dışında adına açılan GSM hatları nedeniyle mağdur olduğunu belirtiyoruz"

Avukat Karlı, müvekkilinin İBAN dolandırıcılığı olarak bilinen tuzağa düştüğünü belirterek vatandaşları benzer tuzağa karşı uyararak "Burada söz konusu olan, kamuoyunda IBAN dolandırıcılığı olarak bilinen olaylardır. Ülkemizde bu tür olaylar nedeniyle mağduriyet yaşayan çok sayıda vatandaşımız bulunmaktadır. Vatandaşlarımızın banka hesaplarını, IBAN numaralarını ve sosyal medya hesaplarını hiçbir şartta başkalarına kullandırmamaları gerekiyor. Kişilerin hesapları üzerinden suçtan elde edilen paralar aktarılabiliyor. Bu tür mağduriyetlerin önüne geçilebilmesi için herkesin kendi banka hesap bilgilerini koruması ve başkalarıyla paylaşmaması büyük önem taşıyor. Abdurrahman'ın hesaplarına giren ve bu hesaplardan çıkan paralar arasında yüksek ve düşük meblağlı işlemler bulunuyor. Abdurrahman'ın bilgisi ve rızası dışında adına açılan GSM hatları nedeniyle mağdur olduğunu belirtiyoruz. Konunun aydınlatılması amacıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan (BTK) gerekli bilgi ve kayıtları talep ettik. Devam eden soruşturma ve kovuşturma dosyalarına bu kayıtlar geldikçe müvekkilimizin söz konusu suçları işleme kastının bulunmadığının ortaya çıkacağını düşünüyoruz. Biz de müvekkilimizin herhangi bir dosyada şahsi menfaat temin etmediğini göz önünde bulundurarak beraat etmesi gerektiği yönündeki görüşümüzü ilgili mahkemelere sunduk. Süreci ve dosyaların sonuçlarını takip etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Van'da tır yolcu minibüsü ile çarpıştı: 11 yaralı

Van'ın Gürpınar ilçesinde tırın minibüse çarpması sonucu 11 kişi yaralandı

23.10.2026 14:22:00
İHA
 
Van'da tır yolcu minibüsü ile çarpıştı: 11 yaralı
Van'da tır yolcu minibüsü ile çarpıştı: 11 yaralı
Alınan bilgilere göre, kaza Hakkari yolu Çavuştepe mevkiinde meydana geldi. Sürücüsünün ismi ve plakası öğrenilemeyen tır, yolcu minibüsüne çarptı.






İhbar üzerine bölgeye sağlık, güvenlik, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi. Olay yerinde ilk müdahaleleri yapılan 11 yaralı, ambulanslarla Van'daki çeşitli hastanelere kaldırıldı. 






Yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu öğrenilirken, kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Pendik'te hafriyat kamyonu eczaneye daldı: 6 yaralı

İstanbul'un Pendik ilçesinde hafriyat kamyonu, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu bir eczaneye daldı. Kazada 6 kişi yaralanırken, dükkan kullanılamaz hale geldi

23.10.2026 12:48:00
İHA
 
Pendik'te hafriyat kamyonu eczaneye daldı: 6 yaralı
Pendik'te hafriyat kamyonu eczaneye daldı: 6 yaralı
Kaza, Velibaba Mahallesi Barbaros Hayrettin Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, yokuş aşağı seyir halinde bulunan bir hafriyat kamyonunun sürücüsü direksiyon hakimiyetini kaybetti.






Freni boşalan kamyon, 9 katlı binanın giriş katındaki eczaneye daldı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. 






Kazada 2'si hafif olmak üzere yaralanan 6 kişi, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Kaza nedeniyle eczane kullanılamaz hale gelirken, hafriyat kamyonu vinç yardımıyla olay yerinden kaldırıldı.








Ekipler tarafından kazaya ilişkin inceleme başlatıldı.






Eyüpsultan'da 5 katlı riskli bina tahliye edilerek mühürlendi

İstanbul Eyüpsultan'da 5 katlı binanın kolonlarından ses gelmesi üzerine vatandaşlar tahliye edildi. Çalışma sonrası zabıta ekipleri tedbir amaçlı binayı mühürledi

23.10.2026 05:00:00 / Güncelleme: 23.10.2026 06:33:22
İHA
 
Eyüpsultan'da 5 katlı riskli bina tahliye edilerek mühürlendi
Eyüpsultan'da 5 katlı riskli bina tahliye edilerek mühürlendi
Olay, Eyüpsultan Düğmeciler Mahallesi 1. Hilal Sokak üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, sokak üzerindeki 5 katlı binada oturan vatandaşlar kolonlardan ses gelmesi ihbarda bulundu.








Bunun üzerine olay yerine polis, sağlık ve zabıta ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen belediye mühendislerinin incelemesi sonucunda binanın riskli olduğuna karar verildi. Binadaki vatandaşlar tahliye edilirken bina ise mühürlendi. 






Binanın çevresi zabıta ekiplerince bariyerle kapatılırken binanın yıkım tarihine ise yapılacak detaylı incelemeler sonucunda karar verileceği öğrenildi.













Mersin'de 3 katlı binanın zemini çökmesi: 40 kişi tahliye edildi

Mersin'de 3 katlı bir binanın zemininde meydana gelen çökme nedeniyle 40 kişi tedbir amaçlı tahliye edildi

23.10.2026 00:10:00
İHA
 
Mersin'de 3 katlı binanın zemini çökmesi: 40 kişi tahliye edildi
Mersin'de 3 katlı binanın zemini çökmesi: 40 kişi tahliye edildi
Olay, merkez Yenişehir ilçesi Gazi Mahallesi 1305 Sokakta bulunan 3 katlı bir binada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, binanın zemininde çökme ve hasar oluştuğunu fark eden bina sakinleri, durumu AFAD ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sevk edilen ekipler, yaptıkları incelemenin ardından binanın tedbir amaçlı boşaltılmasına karar verdi. Binada yaşayan 40 kişi tahliye edilirken, olay yerine gelen Yenişehir Kaymakamı Nevzat Şengök de incelemelerde bulundu. Şengök, incelemelerinin ardından bina sakinlerine durum hakkında bilgilendirme yaptı. Tahliye edilen vatandaşlar, Yenişehir Belediyesine ait misafirhaneye nakledildi.








"Yağmur suları binanın altındaki toprağı boşaltıyor"

Bina sakinlerinden Tekin Demirtaş, çökmenin son dönemde etkili olan yağışların ardından meydana geldiğini belirterek, "Son dönemlerdeki yoğun yağışlardan dolayı bizim bir logar giderimiz vardı, iptal edilmiş logar gideri. Su, yağmur suları o logar giderinden kendine yol bularak binanın kenarındaki betonun altındaki yerden dışarıya toprağı boşaltıyor. Bu boşaltma sonucunda daha önce hafiften çökmemiz vardı zaten orada. Daha önce de tamir edilmişti. Bu yüzden logarı iptal ettik. Ve çökme meydana geliyor. Çökme meydana gelince komşularımız bunu görüyor, bunu görünce AFAD'a haber veriyor. AFAD'a haber verilmesi sonucu polislerimiz, sağ olsun, kaymakamımız geldi. Emniyetimiz geldi. Emniyetimize teşekkür ederiz" dedi.














Sapanca Gölü'nde son iki yılın en yüksek su seviyesi

Marmara Bölgesi'nin en önemli içme suyu kaynaklarından biri olan Sapanca Gölü, geçen yıl etkili olan aşırı kuraklığın ardından son yağışlarla birlikte yeniden yükselişe geçti. Yağışlara rağmen geçen yıl su kotu 28,98 metreye kadar düşen, iskelelerin karada kaldığı ve kıyılarında çatlakların oluştuğu gölde su seviyesi, 20 Ekim itibarıyla son iki yılın en yüksek seviyesi olan 30,56 metreye ulaştı. Göldeki belirgin su seviyesi artışı havadan görüntülendi

21.10.2026 14:06:00 / Güncelleme: 21.10.2026 15:49:00
İHA
 
Sapanca Gölü'nde son iki yılın en yüksek su seviyesi
Sapanca Gölü'nde son iki yılın en yüksek su seviyesi
Geçtiğimiz günlerde Sakarya genelinde etkili olan ve çeşitli ilçelerde olumsuzluklar ile yıkıma neden olan kuvvetli yağışlar, kentin can damarı olan Sapanca Gölü'ne ise hayat verdi. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) verilerine göre, 1 Ekim tarihinde 29,87 metre olarak ölçülen gölün su seviyesi, kısa sürede yaşanan hızlı artışla birlikte gözle görülür bir yükseliş kaydetti. Bir kaç gün içerisinde şehrin 4 aylık içme suyunun göle yağdığından bahseden SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, Yağışlı mevsimlerin gelmesiyle birlikte göldeki artışın devam edebileceği ve şehrin 4 aylık su ihtiyacı olan 32 milyon metreküp suyun göle takviye olduğunu ifade etti.






"Sapanca Gölü'ndeki ciddi artış bizi mutlu etti"

SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu gölün şuan ki durumundan bahsederek, "Geçtiğimiz günlerde meydana gelen olay, şehrimizin tarihinde ölçülmüş en fazla yağış miktarıdır. Belli ilçelerimizde yer yer toplam 400 kilogramın üzerinde bir yağış düştü. Oluşan seller ve oluşan taşkınların yanında Sapanca Gölü'ndeki ciddi artış bizi mutlu etti. Daha önce Haziran 2025 yılında ölçülen seviyeye ulaşmış olduk. 28 metre 41 santim olan Ocak 2026 yılındaki su kodumuz şu anda 31 metre 54 santim koduna yükselmiş durumda ve buda bizim için sevindirici bir durum. Yağışlı mevsimin başlangıcındayız inşallah gölü maksimum seviyeye ulaştırarak Çark Deresi'nden gerekli tahliyeyi yapıp ekosistemi canlı tutmak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Geçtiğimiz yapışlarla göldeki su artışında ciddi bir katılım oldu. Taze su miktarının göle katılmasıyla birlikte hem su kalitemiz hem de içinde çözülmüş oksijen miktarımız arttı. Bir taraftan yağışlı bir sezona girmiş olmamız hasebiyle de suyu tahliye etmemiz ekosistemin ve su kalitesinin ciddi anlamda iyileşeceği anlamına geliyor" dedi.








"Sapanca Gölü'ne yaklaşık 32 milyon metreküp taze su takviyesi olmuş oldu"

Sakallıoğlu şehrin 4-5 aylık içme suyunun takviye olduğundan ve barajların durumlarından bahsederek, "Son yağışlarla birlikte Sapanca Gölü'ne yaklaşık 32 milyon metreküp taze su takviyesi olmuş oldu. Bu da şehrimizin kullandığı 4-5 aylık su miktarına tekabül ediyor. Gölü besleyen derelerin artması, Kocaeli'nin kullandığı Yuvacık Barajı ve Akçay Barajı'ndaki su seviyesinin artması gölden su kullanımını en aza indirmiş durumda ve buda sevindirici bir haber. Son yağışlarla birlikte Sapanca Gölü'nde 66 santimetre artışımız oldu. Biz her türlü yağışı alsak bile Sapanca Gölü'nden su alımını en aza indirmekle alakalı çalışmalarımız devam etmekte. Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar'ın, 'Sapanca Gölü'nü koruyalım yeter' düsturuyla bize çizmiş olduğu ufukla birlikte gölden aldığımız suyu en aza indirmekle alakalı çalışmaları yürütmekteyiz" diye konuştu.








"Su üstünde ve su altında uzman ekibimizle suyun kalitesini takibe alıyoruz"

Sakallıoğlu göldeki su miktarının ve kalitesinin düzenli olarak takip edildiğini ifade ederek, "Sapanca Gölü bizim göz bebeğimiz, Sakarya'nın temel içme suyu kaynağıdır. Biz gölün 9 farklı noktasından periyodik olarak numuneler alıp kontrolleri sağlamaktayız. Geçtiğimiz yaz aylarında hava sıcaklıklarının artmasıyla gölün belirli kesimlerinde yosunumsu görüntüler ortaya çıkmıştı. Biz incelemelerimizi yaparak bu durumun normal olduğunu beyan etmiştik. Biz hem su üstünde hem su altında uzman ekibimiz ve hocalarımızla suyun kalitesini takibe alıyoruz" şeklinde konuştu.




















Elektrikli bisiklet dolandırıcılarına 10 ilde operasyon: 12 gözaltı

Nevşehir merkezli 10 ilde, elektrikli bisiklet ve motosiklet dolandırıcılığına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin son 2 yılda 85 milyon TL'lik işlem hacmine ulaştığı belirlendi

21.10.2026 13:32:00
İHA
 
Elektrikli bisiklet dolandırıcılarına 10 ilde operasyon: 12 gözaltı
Elektrikli bisiklet dolandırıcılarına 10 ilde operasyon: 12 gözaltı
Nevşehir'in Avanos ilçesinde yaşayan N.Ç. isimli vatandaşın dolandırıldığı ihbarı üzerine Avanos İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri çalışma başlattı. İstihbari çalışmalar, MASAK hesap hareketlerinin incelenmesi ve iletişimin tespitine yönelik çalışmalar sonucunda elektrikli bisiklet ve motosiklet dolandırıcılığı yaptığı belirlenen 13 şüpheli tespit edildi. Edirne, İzmir, Aydın, Muğla, Antalya, Mersin, Hatay, Gaziantep, Adana ve Karaman'da ikamet ettikleri belirlenen şüphelilerin adreslerine, dün adli makamlarla koordineli eş zamanlı operasyon düzenlendi.






Adreslerde yapılan aramalarda 13 cep telefonu, 12 sim kart, 3 USB bellek, 2 tablet ve 1 flaş bellek ele geçirildi. Aydın'da bir şüphelinin adresinde yapılan aramada ise hassas teraziyle birlikte paketler halinde 50 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Soruşturma kapsamında 14 banka hesabı, 4 kripto hesabı ve 4 GSM hattına ait HTS kayıtları incelendi. ATM görüntüleri, iletişimin tespitine yönelik çalışmalar ve MASAK verileri doğrultusunda şüphelilerin son 2 yılda 85 milyon TL'lik işlem hacmine ulaştığı tespit edildi.








Operasyon kapsamında 12 şüpheli gözaltına alınırken, şüphelilerden S.Ö.'nün ise yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi. Şüphelilerin adli işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.

Başından vurulan çocuğun ailesi isyan etti

İş yerinde oturduğu sırada başından vurularak ağır yaralanan 15 yaşındaki Nurmuhammed Musaoğlu hastanede hayat mücadelesi veriyor. Yaşananlara isyan eden acılı baba, "Çeteler oğlumuza sıktı. Benim oğlum daha lise bire gidiyordu. Hiç kimse yakalanamadı" diyerek isyan etti

21.10.2026 10:53:00
İhlas Haber Ajansı
 
Başından vurulan çocuğun ailesi isyan etti
Başından vurulan çocuğun ailesi isyan etti
Adana'da ailesinin iş yerinde kasada oturduğu sırada başından vurularak ağır yaralanan 15 yaşındaki Nurmuhammed Musaoğlu hastanede hayat mücadelesi veriyor. Yaşananlara isyan eden acılı baba Ercüment Musaoğlu, "Çeteler oğlumuza sıktı. Benim oğlum gitti, 15 yaşında futbolcu, daha lise bire gidiyordu. Hiç kimse yakalanamadı" dedi. Anne Nursel Musaoğlu ise "Masum fidanıma sandalyede ateş ettiler" diyerek ağıt yaktı.






Olay, önceki gün Seyhan ilçesi Dağlıoğlu Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, motosikletle iş yerinin önüne gelen şüphelilerden biri araçtan inerek içeri girdi. Şüpheli, kasada oturan Nurmuhammed Musaoğlu'na tabancayla ateş açtıktan sonra motosikletle kaçtı. Başından vurulan Nurmuhammed Musaoğlu, babası Ercüment Musaoğlu tarafından hastaneye kaldırıldı. Çocuğun durumunun ağır olduğu öğrenildi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, iş yerinde inceleme yaptı. Şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı.







"Çeteler oğlumuza sıktı"

Acılı baba Ercüment Musaoğlu, "Oğlumu kandırdılar, 30 bin TL kart alacakları vardı, ödeyeceğiz dedik. Bunu 3-5 milyon diyerek çetelere söylediler. Çeteler de onlara inanarak oğlumuza sıktı. 15 yaşındaki bir sporcuya silah sıkıldı. Şüpheliler tutuklanamadı. Adana çete ülkesi olmuş. Bunun sonu gelmeyecek mi" diye konuştu.








"15 yaşında futbolcu, daha lise bire gidiyordu"

Baba Musaoğlu, "15 yaşındaki çocuğa sıktınız. Bu feryadı duyun. Yakalayın bunları, bunlar birer çete, örgüt. Benim oğlum gitti. 15 yaşında futbolcu, daha lise bire gidiyordu. Oğlumun kafasına sıktılar. Hiç kimse yakalanamadı. Adalet Bakanımıza, İçişleri Bakanımıza, Cumhurbaşkanımıza sığınıyorum" ifadelerini kullandı.






"Masum çocuğumu sandalyede öldürdüler"

Hastane bahçesinde gözyaşları içerisinde oğlundan gelecek iyi bir haberi bekleyen anne Nursel Musaoğlu ise, "Masum fidanıma ateş ettiler. Küçük, masum çocuğumu sandalyede öldürdüler. Dünyaya daha gözlerini açmamıştı bile, hiçbir şeyden haberi yoktu. Biz onlara para verdik ama yine de kurtulamadık. Hala para istiyor" sözleriyle feryat etti.
Öte yandan, Nurmuhammed Musaoğlu'nun Adana Şehir Hastanesi'nde hayat mücadelesi devam ediyor.

Konya'da okul çevrelerinde sıkı denetim: 25 bin 528 kişi sorgulandı

Konya'da okul ve çevrelerinde yürütülen denetimlerde 25 bin 528 kişi sorgulanırken, aranan 9 kişi yakalandı. Denetimlerde 4 bin 123 okul servis aracı ve 2 bin 688 iş yeri kontrol edildi

20.10.2026 11:33:00
İHA
 
Konya'da okul çevrelerinde sıkı denetim: 25 bin 528 kişi sorgulandı
Konya'da okul çevrelerinde sıkı denetim: 25 bin 528 kişi sorgulandı
Konya'da öğrencilerin huzur ve güven içerisinde eğitim alabilmesi amacıyla okul ve çevrelerindeki denetimler aralıksız sürdürülüyor. Konya Valiliği öncülüğünde, Konya İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalarda 726 okul kolluk görevlisi görev yapıyor.






2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasının ardından il genelinde gerçekleştirilen denetimlerde, okul çevrelerinde şüpheli şahıslar, servis araçları ve iş yerleri kontrol edildi. Uygulamalarda toplam 25 bin 528 kişi sorgulanırken, aranan 9 kişi yakalandı. Ekipler ayrıca 4 bin 123 okul servis aracını ve 2 bin 688 iş yerini denetledi.








Kurallara uymayanlara işlem yapıldı

Okul çevrelerinde gerçekleştirilen kontrollerde, öğrencilerin güvenliğini tehdit edebilecek unsurlar titizlikle incelendi. Kurallara aykırı faaliyetlerde bulunduğu tespit edilen servis araçları ve iş yerleri hakkında gerekli idari işlemler uygulandı. Emniyet ekipleri, denetimlerin yanı sıra okul güvenliğine yönelik bilinçlendirme çalışmalarına da ağırlık verdi. Çocuk Şube Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen faaliyetler kapsamında 35 özel güvenlik görevlisine, 615 okul bahçe görevlisine ve 825 Milli Eğitim Müdürlüğü personeline eğitim, seminer ve bilgilendirme çalışmaları yapıldı. 






Çocuk ve Gençler Sosyal Koruma ve Destek Programı (ÇOGEP) kapsamında ise 3 bin 859 öğrenciye "Akran Nezaketi ve Kişisel Güvenlik" konulu seminerler verildi. Çalışmalarla öğrencilerin kişisel güvenlik bilincinin artırılması hedeflendi.








Konya İl Emniyet Müdürlüğü, çocukların güvenli bir eğitim ortamında geleceğe hazırlanması amacıyla okul ve çevrelerindeki denetimlerin, önleyici çalışmaların ve bilinçlendirme faaliyetlerinin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.