logo
25 EKİM 2026

Milli devlet ve küreselleşme meselesi -4-

Milli Devlet’te kamu kuruluşları, yer altı ve yerüstü kaynakları devlet–millet ortaklığıyla işletilir

25.10.2026 00:32:00
Haber Merkezi
 
Milli devlet ve küreselleşme meselesi -4-
Milli devlet ve küreselleşme meselesi -4-
Milli Devlet'te kamu kuruluşları, yer altı ve yerüstü kaynakları devlet–millet ortaklığıyla işletilir. Devletle millet ortak olur, devlet kazanır, vatandaşını da kazandırır. Yani devlet alan el değil, veren eldir. Devletine ortak olan millet, devletine zeval gelmesine, ülkesinin işgal edilmesine asla müsaade etmez. Milli Devlet'te, devlet–millet birlikteliği ve kaynaşması doğal bir sonuç olarak ortaya çıkar.

j– Küresel güçler, azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde hedeflerine ulaşabilmek için o ülkenin ordusunun zayıflamasını ve etkisiz olmasını isterler. Çünkü o ülkenin bağımsızlığını korumakla mükellef olan silahlı bir güç, küresel güçler için en büyük engeldir.

Milli Devlet'te ise, milletin ve ülkenin bekası ancak güçlü bir orduyla mümkündür. İç ve dış tehditler için güçlü bir ordu, sadece varlığıyla bile caydırıcı unsurdur.

Küresel güçler, sömürmek istedikleri ülkelere ordularını zayıflatması için baskı ve telkinlerde bulunurlar. Bugün ABD, parasının dünya parası olmasını, arkasında Pentagon olmasına borçludur. Askeri gücü olmayan bir ABD'nin dünyadaki siyasi, ekonomik gücünün de olmayacağı muhakkaktır

k– Küreselleşme, devleti küçültmek gerektiğini savunmasına karşın; Milli Devlet, küçültülmüş bir devletten değil, çok daha güçlü ve köklü bir devlet yapısından yanadır. Milli Devlet, ekonomi alanında doğrudan üretici, dağıtıcı ve düzenleyici durumundadır. Haddi zatında Türkiye gibi devletlere küçülmeyi dayatan gelişmiş kabul edilen ülkelerinin devlet yapılarına baktığımızda, devletin kamudaki payının Türkiye'den daha yüksek olduğunu görürüz.







l– Küreselleşme, ülkelerin kendi çıkarları doğrultusunda bir dış politika oluşturmasına müsaade etmez. Küresel güçler iki komşu ülkenin bile yakınlık kurmasına tahammül edemez. Ülkeler arası bütün ilişkilere kendi çıkarları doğrultusunda müdahil olmak isterler.

Bunun neticesinde yakın tarihimizde ve günümüzde de görüldüğü gibi, yıllarca aralarında hiçbir problem olmayan komşu ülkelerin birbirlerine düşman olduklarını, hatta savaştıklarını görmekteyiz. Yıllarca süren İran–Irak savaşı buna örnektir. Bugünlerde de küresel güçler, İran ile Türkiye'nin birbirine düşmesi için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Halbuki, Türkiye ve İran asırlardır birbiriyle hiçbir sorun yaşamamıştır.

Milli Devlet'te ise dış politika tamamen ülkenin çıkarları ve mütekabiliyet esası doğrultusunda oluşur. Dış politika, günü birlik kararlara göre değil, tarihi, stratejik ve jeopolitik gerçekler ve milli menfaatler dikkate alınarak, Milli Devlet'in bütünlüğünde ve topraklarında gözü olmayan devletlerle planlı bir devlet politikası olarak belirlenir.

m– Küreselleşme beyin göçüne sebebiyet vermektedir. İhtiyaç duyulan vasıflı elamanın yetiştirilmesi için gereken sürenin giderek uzaması ve yetiştirme maliyetinin artması, küreselleşen dünyada emeğin diğer ülkelerde ikamesini gündeme getirmekte, beyin göçü kavramını ortaya çıkarmaktadır.

Beyin göçü, küreselleşme olgusunu, küreselleşme de beyin göçü olgusunu artırmaktadır. 1970–1980'ler boyunca azgelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde yılda 100 bin beynin göç ettiği tahmin edilmektedir. Milli Devlet, beyin göçünün önüne geçerek, milletin yetişmiş beyinlerinin en iyi şartlarda yine milletine hizmet etmelerini sağlayacaktır. Hatta Milli Devlet, uygulamaya koyacağı Milli Ekonomi Modeliyle bugüne kadar yaşanan beyin göçünü ters yöne çevirecektir.







n– Küreselleşme yolunda bir ülkeden özellikle iki şeyi yapması istenir: Birincisi IMF programlarına bağlı kalması, ikincisi Uluslararası Tahkim kurallarına imza atması. Bunlardan IMF, ülkenin global güçlere teslim olması için her türlü ekonomik altyapıyı hazırlarken, tahkim ise bunun hukuki zeminini oluşturmaktadır. IMF ve Dünya Bankası ile ilgili olarak, Dünya Bankası'nın eski baş ekonomisti Joseph Stiglitz "IMF ve Dünya Bankası, ülkelerin sömürülmesinde bir araç olarak kullanılmaktadır" itirafında bulunmuştur.

Küreselleşme sürecinde devlet, yetkilerinin birçoğunu bir taraftan uluslararası kuruluşlarla diğer taraftan da yerel otoritelerle paylaşmaya mahkûm edilmektedir.

Devletin sorumluluk alanı içinde yer alması gereken savunma ve ekonomik yönetim gibi pek çok alan artık büyük ölçüde IMF, Dünya Bankası, WTO, NATO ve BM gibi uluslararası kuruluşlar ya da bölgesel düzeydeki siyasi ve ekonomik birlikler (Avrupa Konseyi, Avrupa Merkez Bankası gibi) tarafından koordine edilmektedir.

Oysa Milli Devlet, yetkilerini ve egemenlik haklarını hiçbir şekilde kimseyle paylaşmaz. Milli Devlet, gerek IMF politikalarına, gerekse Tahkime "hayır" demektedir. Zaten yetkileri paylaşılmış bir devlet için, bağımsızlıktan ve milli kimlikten bahsetmek zor, belki de imkansızdır.







o– Küreselleşme ile, gelişmekte olan ülkelerin milli gelir ve ihracatları içinde sınai ürünlerinin payı gittikçe artmaktadır. Bu ürünlerin ihracatının artmasına rağmen, küreselleşme, bu ülkelerin teknoloji üretir hale gelmesine imkan vermemektedir.

Bu da küreselleşmenin gelişmekte olan ülkeler için olumlu hiçbir yanı olmadığı gerçeğini bütün açıklığıyla gözler önüne sermektedir. Küreselleşme hiçbir gelişmemiş ülkeyi gelişmiş ülkeler seviyesine çıkarmayarak, bilakis sürekli olarak sömürülen bir ülke olarak kalmaları sağlanmaktadır.

Milli Devlet teknoloji üretimi noktasında yüksek yatırım gerektiren işlerde bizzat katılımcı olarak teknolojiyi tekelleştiren küresel anlayışlara dur diyecektir.

ö– Küreselleşme sonucunda dünyanın dört bir yanında Milli Devletler içinde etnik milliyetçiliğe ya da farklı idealara dayalı özerk bölgeler ortaya çıkmıştır. Kanada'da Quebec ve İspanya'da Katalonya buna örnek gösterilebilir. Küreselleşme için bir devlet ne kadar küçük parçalara ayrılırsa o kadar küreselleşebilmiş demektir. Büyük devletlerin çok sayıda küçük devletlere parçalanmasıyla küresel şirketler, herhangi bir kısıtlamayla karşılaşmaksızın çok daha rahat bir şekilde kaynaklara sahip olabileceklerdir.

Milli Devlet, milletine Milli Ekonomi Modeli'nde yer alan vatandaşlık maaşı gibi Sosyal Devlet projeleriyle destek olarak milletle devleti birbirine çok sıkı bağlarla bağlamakta; mirasçısı olduğu medeniyetle şekillenen ortak milli kimlik ve milli ideallerle, etnik ve dini ayrım bahaneleriyle milletin parçalanmasının önüne geçmektedir.

p– Küreselleşme, dini inanç ve kanatları siyasi bir unsur olarak ele alır ve ülkelerin direncini kırmak için kullanır. Küresel güçler sömürü hedeflerine ulaşmak için, ülkelere "Dinlerarası diyalog", "medeniyetler arası ittifak", "Hoşgörü", "İnsan hakkı ve tam demokrasi" gibi kavramlarla ve organizasyonlarla nüfuz eder; yerli taşeronlar ve yabancı misyonerler kullanarak, milleti bir ve beraber tutan değerleri tahrif eder.

Bunun için, Milli Devletin içindeki yerli taşeronlara, dini ve milli değerlerin yanı sıra milli kimliği aşındırma misyonunu yükler. Milli kimliği ve maneviyatı kaybolmuş bir nesil ise, milli değerlerden de uzaklaşır ve ülkesinin muhtemel işgaline karşı direncini tamamen kaybeder." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Bilecik'te kanalizasyon çalışmasında göçük: İşçi kurtarıldı

Bilecik kanalizasyon hattı çalışmasında bir işçi toprak kayması sonucu göçük altında kalırken, zamanında müdahaleyle kurtarıldı

24.10.2026 16:37:00
İHA
 
Bilecik'te kanalizasyon çalışmasında göçük: İşçi kurtarıldı
Bilecik'te kanalizasyon çalışmasında göçük: İşçi kurtarıldı
Olay, Bilecik merkez Pelitözü Mahallesi Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesinde meydana geldi. Alınan bilgilere göre; kanalizasyon hattı çalışmasında görevli işçi Mesut Y. (41) toprak kayması sonucu göçük altında kaldı.






İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından toprak yığının altından çıkarılan Mesut Y., Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.








İşçinin hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenilirken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Maden faciasında ölen 3 çocuk babasına son veda

Zonguldak'ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen grizu patlamasında hayatını kaybeden 3 çocuk babası Recep Çolakoğlu (45), gözyaşları arasında toprağa verildi. Babalarının tabutuna sarılarak ağlayan 3 kardeşin vedası cenazeye katılanları duygulandırdı. Çolakoğlu'nun amcası ise yeğeninin emekli olmasına rağmen çocuklarının eğitimi için yeniden madende çalışmaya başladığını belirterek, "Yılbaşına kadar çalışacağını söylemişti" dedi

24.10.2026 16:36:00
İHA
 
Maden faciasında ölen 3 çocuk babasına son veda
Maden faciasında ölen 3 çocuk babasına son veda
Gelik beldesindeki özel kömür ocağında meydana gelen patlamada yaşamını yitiren Recep Çolakoğlu için Zonguldak merkeze bağlı Osmanlı köyü Ali Büyük Mahallesi'nde cenaze töreni düzenlendi. Çolakoğlu'nun Türk bayrağına sarılı tabutu Ali Büyük Camisi'ne getirildi. Eşi Canan Çolakoğlu ile çocukları Yağmur (17), Rüzgar Mert (12) ve Elif (10), tabutun başında gözyaşlarına boğuldu.






Babalarını son kez uğurlamak için tabutun başına gelen 3 kardeş, gözyaşları içinde tabuta sarıldı. Çocukların feryatları arasında aile yakınları da gözyaşlarını tutamadı. Eşi Canan Çolakoğlu ve yakınları, cenaze töreninde taziyeleri kabul etti.









"Üç çocuğum okuyor, yılbaşına kadar çalışacağım demişti"

Cenaze töreninde gazetecilere konuşan Recep Çolakoğlu'nun amcası Sadullah Çolakoğlu, yeğeninin emekli olduktan sonra yeniden maden ocağında çalışmak istediğini anlattı. Çolakoğlu'nu çalışmaması yönünde uyardıklarını söyleyen amcası, "Tekrar ocaklara çalışmaya gitmek istedi. Emekli maaşı olduğunu söyleyerek 'Gitme' dedik. Üç çocuğunun olduğunu, okuduklarını söyledi. Yılbaşına kadar çalışacağını söylemişti. Vadesi de bu kadarmış, yapacak bir şey yok. Devletimiz sağ olsun diyoruz" ifadelerini kullandı.








Üç çocuğunun gözyaşları arasında toprağa verildi

Cenaze törenine Zonguldak Vali Yardımcısı Mutlu Almalı, Zonguldak milletvekilleri Muammer Avcı ve Saffet Bozkurt, Yeni Parti Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul, AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.








Ali Büyük Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından Çolakoğlu'nun tabutu omuzlarda taşınarak aile mezarlığına götürüldü. Üç çocuk babası madenci, ailesinin ve yakınlarının gözyaşları arasında toprağa verildi.

Maden ocağındaki patlamada ölü sayısı 3'e yükseldi

Zonguldak'ın Kilimli ilçesi Gelik beldesinde maden ocağında meydana gelen patlamada mahsur kalan son işçinin de cansız bedenine ulaşıldı. Böylece olayda hayatını kaybedenlerin sayısı 3'e çıktı

23.10.2026 14:03:00
İHA
 
Maden ocağındaki patlamada ölü sayısı 3'e yükseldi
Maden ocağındaki patlamada ölü sayısı 3'e yükseldi
Olay, saat 10.00 sıralarında Gelik beldesinde faaliyet gösteren Demir Madencilik'e ait maden ocağında meydana geldi. Metan gazı sıkışması sonrası yaşanan grizu patlamasında maden ocağındaki 8 işçiden 7'si çıkarılarak ambulanslarla hastanelere sevk edildi.






Yaralı olarak çıkarılan işçilerden Murat Bölükbaşı ve Recep Çolakoğlu yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamazken, durumu ağır olan Cemal Arslan (45) ve Okan Dinçer (45) ilk tedavilerinin ardından Ankara'ya sevk edildi. Vücudunda yanıklar bulunan Ercan Akdal (40) ve kafa travması bulunan Soner Dinçer (34) Atatürk Devlet Hastanesi'nde, iki ayağında da kırıklar bulunan Kurtuluş Elmas (38) ise Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesinde tedavi altına alındı.








Mahsur kalan işçinin cansız bedenine ulaşıldı

Patlama sonrası ocakta mahsur kalan Murat Kaya'ya ulaşmak için ekipler seferber oldu. Yaklaşık 1.5 saat süren çalışma sonucu ekipler Murat Kaya'nın cansız bedenine ulaştı. Kaya'nın cenazesi bulunduğu yerden çıkararak Atatürk Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Böylece olayda hayatını kaybedenlerin sayısı 3'e çıktı.









3 işçinin hayatını kaybettiği, 5 işçinin ise yaralandığı maden ocağındaki patlama ile ilgili olarak ise Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından inceleme başlatıldı.
Öte yandan, acı haberi alan aileler ise hastane morgu önüne gelerek feryat etti.













Pendik'te hafriyat kamyonu eczaneye daldı: 6 yaralı

İstanbul'un Pendik ilçesinde hafriyat kamyonu, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu bir eczaneye daldı. Kazada 6 kişi yaralanırken, dükkan kullanılamaz hale geldi

23.10.2026 12:48:00
İHA
 
Pendik'te hafriyat kamyonu eczaneye daldı: 6 yaralı
Pendik'te hafriyat kamyonu eczaneye daldı: 6 yaralı
Kaza, Velibaba Mahallesi Barbaros Hayrettin Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, yokuş aşağı seyir halinde bulunan bir hafriyat kamyonunun sürücüsü direksiyon hakimiyetini kaybetti.






Freni boşalan kamyon, 9 katlı binanın giriş katındaki eczaneye daldı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. 






Kazada 2'si hafif olmak üzere yaralanan 6 kişi, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Kaza nedeniyle eczane kullanılamaz hale gelirken, hafriyat kamyonu vinç yardımıyla olay yerinden kaldırıldı.








Ekipler tarafından kazaya ilişkin inceleme başlatıldı.






Çukurova Belediyesi soruşturmasında mevcut başkan Emrah Kozay dahil 34 şüpheli tutuklandı

Adana'da Çukurova Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında mevcut başkan Emrah Kozay, teyzesi Sıdıka Şire ve önceki dönem belediye başkanı Soner Çetin dahil 34 kişi tutuklandı

23.10.2026 08:30:00
İHA
 
Çukurova Belediyesi soruşturmasında mevcut başkan Emrah Kozay dahil 34 şüpheli tutuklandı
Çukurova Belediyesi soruşturmasında mevcut başkan Emrah Kozay dahil 34 şüpheli tutuklandı
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Çukurova Belediyesi'nde gerçekleştirilen ihale ve doğrudan temin işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında, 19 Ekim'de operasyon düzenlendi.






Jandarma ekiplerince 51 şüpheliye yönelik gerçekleştirilen operasyonda, aralarında mevcut belediye başkanı Emrah Kozay ve önceki dönem belediye başkanı Soner Çetin'in de bulunduğu 44 şüpheli gözaltına alındı. Ara yakalamalarla gözaltı sayısı 49'a yükseldi.






Jandarmadaki işlemleri tamamlanan 49 şüpheli, sağlık kontrolünün ardından sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi.
 







Şüphelilerden mevcut belediye başkanı Emrah Kozay, teyzesi Sıdıka Şire ve önceki dönem belediye başkanı Soner Çetin dahil 34 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. 15 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

Eyüpsultan'da 5 katlı riskli bina tahliye edilerek mühürlendi

İstanbul Eyüpsultan'da 5 katlı binanın kolonlarından ses gelmesi üzerine vatandaşlar tahliye edildi. Çalışma sonrası zabıta ekipleri tedbir amaçlı binayı mühürledi

23.10.2026 05:00:00 / Güncelleme: 23.10.2026 06:33:22
İHA
 
Eyüpsultan'da 5 katlı riskli bina tahliye edilerek mühürlendi
Eyüpsultan'da 5 katlı riskli bina tahliye edilerek mühürlendi
Olay, Eyüpsultan Düğmeciler Mahallesi 1. Hilal Sokak üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, sokak üzerindeki 5 katlı binada oturan vatandaşlar kolonlardan ses gelmesi ihbarda bulundu.








Bunun üzerine olay yerine polis, sağlık ve zabıta ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen belediye mühendislerinin incelemesi sonucunda binanın riskli olduğuna karar verildi. Binadaki vatandaşlar tahliye edilirken bina ise mühürlendi. 






Binanın çevresi zabıta ekiplerince bariyerle kapatılırken binanın yıkım tarihine ise yapılacak detaylı incelemeler sonucunda karar verileceği öğrenildi.













Mersin'de 3 katlı binanın zemini çökmesi: 40 kişi tahliye edildi

Mersin'de 3 katlı bir binanın zemininde meydana gelen çökme nedeniyle 40 kişi tedbir amaçlı tahliye edildi

23.10.2026 00:10:00
İHA
 
Mersin'de 3 katlı binanın zemini çökmesi: 40 kişi tahliye edildi
Mersin'de 3 katlı binanın zemini çökmesi: 40 kişi tahliye edildi
Olay, merkez Yenişehir ilçesi Gazi Mahallesi 1305 Sokakta bulunan 3 katlı bir binada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, binanın zemininde çökme ve hasar oluştuğunu fark eden bina sakinleri, durumu AFAD ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sevk edilen ekipler, yaptıkları incelemenin ardından binanın tedbir amaçlı boşaltılmasına karar verdi. Binada yaşayan 40 kişi tahliye edilirken, olay yerine gelen Yenişehir Kaymakamı Nevzat Şengök de incelemelerde bulundu. Şengök, incelemelerinin ardından bina sakinlerine durum hakkında bilgilendirme yaptı. Tahliye edilen vatandaşlar, Yenişehir Belediyesine ait misafirhaneye nakledildi.








"Yağmur suları binanın altındaki toprağı boşaltıyor"

Bina sakinlerinden Tekin Demirtaş, çökmenin son dönemde etkili olan yağışların ardından meydana geldiğini belirterek, "Son dönemlerdeki yoğun yağışlardan dolayı bizim bir logar giderimiz vardı, iptal edilmiş logar gideri. Su, yağmur suları o logar giderinden kendine yol bularak binanın kenarındaki betonun altındaki yerden dışarıya toprağı boşaltıyor. Bu boşaltma sonucunda daha önce hafiften çökmemiz vardı zaten orada. Daha önce de tamir edilmişti. Bu yüzden logarı iptal ettik. Ve çökme meydana geliyor. Çökme meydana gelince komşularımız bunu görüyor, bunu görünce AFAD'a haber veriyor. AFAD'a haber verilmesi sonucu polislerimiz, sağ olsun, kaymakamımız geldi. Emniyetimiz geldi. Emniyetimize teşekkür ederiz" dedi.














Sapanca Gölü'nde son iki yılın en yüksek su seviyesi

Marmara Bölgesi'nin en önemli içme suyu kaynaklarından biri olan Sapanca Gölü, geçen yıl etkili olan aşırı kuraklığın ardından son yağışlarla birlikte yeniden yükselişe geçti. Yağışlara rağmen geçen yıl su kotu 28,98 metreye kadar düşen, iskelelerin karada kaldığı ve kıyılarında çatlakların oluştuğu gölde su seviyesi, 20 Ekim itibarıyla son iki yılın en yüksek seviyesi olan 30,56 metreye ulaştı. Göldeki belirgin su seviyesi artışı havadan görüntülendi

21.10.2026 14:06:00 / Güncelleme: 21.10.2026 15:49:00
İHA
 
Sapanca Gölü'nde son iki yılın en yüksek su seviyesi
Sapanca Gölü'nde son iki yılın en yüksek su seviyesi
Geçtiğimiz günlerde Sakarya genelinde etkili olan ve çeşitli ilçelerde olumsuzluklar ile yıkıma neden olan kuvvetli yağışlar, kentin can damarı olan Sapanca Gölü'ne ise hayat verdi. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) verilerine göre, 1 Ekim tarihinde 29,87 metre olarak ölçülen gölün su seviyesi, kısa sürede yaşanan hızlı artışla birlikte gözle görülür bir yükseliş kaydetti. Bir kaç gün içerisinde şehrin 4 aylık içme suyunun göle yağdığından bahseden SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, Yağışlı mevsimlerin gelmesiyle birlikte göldeki artışın devam edebileceği ve şehrin 4 aylık su ihtiyacı olan 32 milyon metreküp suyun göle takviye olduğunu ifade etti.






"Sapanca Gölü'ndeki ciddi artış bizi mutlu etti"

SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu gölün şuan ki durumundan bahsederek, "Geçtiğimiz günlerde meydana gelen olay, şehrimizin tarihinde ölçülmüş en fazla yağış miktarıdır. Belli ilçelerimizde yer yer toplam 400 kilogramın üzerinde bir yağış düştü. Oluşan seller ve oluşan taşkınların yanında Sapanca Gölü'ndeki ciddi artış bizi mutlu etti. Daha önce Haziran 2025 yılında ölçülen seviyeye ulaşmış olduk. 28 metre 41 santim olan Ocak 2026 yılındaki su kodumuz şu anda 31 metre 54 santim koduna yükselmiş durumda ve buda bizim için sevindirici bir durum. Yağışlı mevsimin başlangıcındayız inşallah gölü maksimum seviyeye ulaştırarak Çark Deresi'nden gerekli tahliyeyi yapıp ekosistemi canlı tutmak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Geçtiğimiz yapışlarla göldeki su artışında ciddi bir katılım oldu. Taze su miktarının göle katılmasıyla birlikte hem su kalitemiz hem de içinde çözülmüş oksijen miktarımız arttı. Bir taraftan yağışlı bir sezona girmiş olmamız hasebiyle de suyu tahliye etmemiz ekosistemin ve su kalitesinin ciddi anlamda iyileşeceği anlamına geliyor" dedi.








"Sapanca Gölü'ne yaklaşık 32 milyon metreküp taze su takviyesi olmuş oldu"

Sakallıoğlu şehrin 4-5 aylık içme suyunun takviye olduğundan ve barajların durumlarından bahsederek, "Son yağışlarla birlikte Sapanca Gölü'ne yaklaşık 32 milyon metreküp taze su takviyesi olmuş oldu. Bu da şehrimizin kullandığı 4-5 aylık su miktarına tekabül ediyor. Gölü besleyen derelerin artması, Kocaeli'nin kullandığı Yuvacık Barajı ve Akçay Barajı'ndaki su seviyesinin artması gölden su kullanımını en aza indirmiş durumda ve buda sevindirici bir haber. Son yağışlarla birlikte Sapanca Gölü'nde 66 santimetre artışımız oldu. Biz her türlü yağışı alsak bile Sapanca Gölü'nden su alımını en aza indirmekle alakalı çalışmalarımız devam etmekte. Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar'ın, 'Sapanca Gölü'nü koruyalım yeter' düsturuyla bize çizmiş olduğu ufukla birlikte gölden aldığımız suyu en aza indirmekle alakalı çalışmaları yürütmekteyiz" diye konuştu.








"Su üstünde ve su altında uzman ekibimizle suyun kalitesini takibe alıyoruz"

Sakallıoğlu göldeki su miktarının ve kalitesinin düzenli olarak takip edildiğini ifade ederek, "Sapanca Gölü bizim göz bebeğimiz, Sakarya'nın temel içme suyu kaynağıdır. Biz gölün 9 farklı noktasından periyodik olarak numuneler alıp kontrolleri sağlamaktayız. Geçtiğimiz yaz aylarında hava sıcaklıklarının artmasıyla gölün belirli kesimlerinde yosunumsu görüntüler ortaya çıkmıştı. Biz incelemelerimizi yaparak bu durumun normal olduğunu beyan etmiştik. Biz hem su üstünde hem su altında uzman ekibimiz ve hocalarımızla suyun kalitesini takibe alıyoruz" şeklinde konuştu.




















Uşak'ta geri dönüşüm ve elyaf tesisinde yangın

Uşak Tekstil Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren bir elyaf ve geri dönüşüm tesisinde yangın çıktı. bölgede itfaiye ekiplerinin alevlere müdahalesi sürüyor. Yangın dron ile havadan görüntülendi

21.10.2026 12:33:00
İHA
 
Uşak'ta geri dönüşüm ve elyaf tesisinde yangın
Uşak'ta geri dönüşüm ve elyaf tesisinde yangın
Uşak Tekstil Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan NMB tekstile ait elyaf ve geri dönüşüm tesisinde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı.






Bölgedeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, AFAD ve jandarma ekibi sevk edildi. 






Tesiste kimyasal madde bulunması nedeniyle AFAD ekipleri gerekli tedbirleri alırken, itfaiye ekipleri yangını söndürmek için yoğun müdahalelerine devam ediyor. 






Fabrikadaki yangın dron ile havadan görüntülendi. Fabrikadaki yangın sebebiyle oluşan duman kentin pek çok noktasından göründü.




















Konya'da okul çevrelerinde sıkı denetim: 25 bin 528 kişi sorgulandı

Konya'da okul ve çevrelerinde yürütülen denetimlerde 25 bin 528 kişi sorgulanırken, aranan 9 kişi yakalandı. Denetimlerde 4 bin 123 okul servis aracı ve 2 bin 688 iş yeri kontrol edildi

20.10.2026 11:33:00
İHA
 
Konya'da okul çevrelerinde sıkı denetim: 25 bin 528 kişi sorgulandı
Konya'da okul çevrelerinde sıkı denetim: 25 bin 528 kişi sorgulandı
Konya'da öğrencilerin huzur ve güven içerisinde eğitim alabilmesi amacıyla okul ve çevrelerindeki denetimler aralıksız sürdürülüyor. Konya Valiliği öncülüğünde, Konya İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalarda 726 okul kolluk görevlisi görev yapıyor.






2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasının ardından il genelinde gerçekleştirilen denetimlerde, okul çevrelerinde şüpheli şahıslar, servis araçları ve iş yerleri kontrol edildi. Uygulamalarda toplam 25 bin 528 kişi sorgulanırken, aranan 9 kişi yakalandı. Ekipler ayrıca 4 bin 123 okul servis aracını ve 2 bin 688 iş yerini denetledi.








Kurallara uymayanlara işlem yapıldı

Okul çevrelerinde gerçekleştirilen kontrollerde, öğrencilerin güvenliğini tehdit edebilecek unsurlar titizlikle incelendi. Kurallara aykırı faaliyetlerde bulunduğu tespit edilen servis araçları ve iş yerleri hakkında gerekli idari işlemler uygulandı. Emniyet ekipleri, denetimlerin yanı sıra okul güvenliğine yönelik bilinçlendirme çalışmalarına da ağırlık verdi. Çocuk Şube Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen faaliyetler kapsamında 35 özel güvenlik görevlisine, 615 okul bahçe görevlisine ve 825 Milli Eğitim Müdürlüğü personeline eğitim, seminer ve bilgilendirme çalışmaları yapıldı. 






Çocuk ve Gençler Sosyal Koruma ve Destek Programı (ÇOGEP) kapsamında ise 3 bin 859 öğrenciye "Akran Nezaketi ve Kişisel Güvenlik" konulu seminerler verildi. Çalışmalarla öğrencilerin kişisel güvenlik bilincinin artırılması hedeflendi.








Konya İl Emniyet Müdürlüğü, çocukların güvenli bir eğitim ortamında geleceğe hazırlanması amacıyla okul ve çevrelerindeki denetimlerin, önleyici çalışmaların ve bilinçlendirme faaliyetlerinin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.