Bugünkü başlığımız Prof. Dr. Ali Rafet Özkan'a ait bir tesbitten oluşuyor. Prof. Dr. Ali Özkan, Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dinler Tarihi Bölüm Başkanlığını yürütüyor.
Böylesine önemli bir konuda, dini ve milli bütünlüğümüzü tehdit eden ciddi bir tehlike karşısında konuşan, yazan tüm ilim adamlarımızı yürekten alkışlıyoruz. Ayrıca meselenin üniversite mahfillerinde tartışılması da oldukça sevindirici.
"Misyonerlik faaliyetleri abartılıyor, o kadar ciddiye almaya gerek yok"1 tarzında beylik laflar eden çevrelere Sayın Özkan tokat gibi cevaplar veriyor: "Misyonerlik faaliyetleri ile din elden gitmez ama ülke elden gidebilir" diyor.
Prof. Dr. Ali Rafet Özkan'ın Erzurum'dan, eksi 40 dereceden yükselen mesajları ve yankılanan tesbitleri din, vatan, bayrak, bağımsızlık derdi olan her yüreği ısıtacak sıcaklıkta ve ehemmiyette.
Ülkeleri güçlü kılan grupların orta sınıf olduğunu ifade ederek, orta sınıfı zihnen, ruhen, ekonomik ve moral olarak yıkılan ülkelerin ayakta kalmasının güç olduğuna dikkat çekti.
Türkiye'de son yıllarda artan misyonerlik hareketinin basit din tebliğinden öte olduğunu vurgulayan Özkan, bu tür çalışmaların gizli, sinci ve kapalı gidişin zihinleri kurcaladığını söyledi.
Misyonerlik çalışmalarının üzerine Türkiye'deki orta sınıf vatandaşlar üzerinde yoğunlaştığını ve bunun bir çok amacının bulunduğunu kaydeden Özkan, "Orta sınıf yıpratılıp düşürüldüğü zaman, ülkede Hristiyanlaştırılmaya karşı olan drenaj da kırılacaktır. Hedefleri bu drenajı kırmaktır. Ülkeleri ayakta tutan dini ve milli değerlerine sıkı sıkıya bağlı olan orta sınıf insanlardır" dedi.
Irak'ta ABD harekatına karşı beklenen direnişin gösterilmemesinin nedeninin de Irak orta sınıfının çökertilmesinden kaynaklandığını savunan Özkan, "Misyonerlik hareketleri ile din elden gitmez ama ülke elden gidebilir" dedi.
"Babtistler ve Yeni Dünya Düzeni" adlı bilimsel çalışmasını tamamlayan ve yakında kitap olarak yayınlayacağını söyleyen Özkan, Evangelizm olarak da bilinen Babtistler özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu'da itikadi ve etnik ayrımcılığı teşvik etmeye çalıştıklarını söyledi.
"Neden Anadolu?" sorusunu da şöyle cevaplıyor Prof. Dr. Özkan: "Hristiyan misyonerlerin bilinç altında Anadolu'nun kendilerine ait olduğu inancı yatıyor. Çünkü Hristiyanlık ilk önce Anadolu'da gelişmiştir. İlk kilise Antakya'dadır. Anadolu toprağı onlar için kutsaldır. Dolayısıyla böyle düşünen misyonerler için Anadolu'yu Hristiyanlaştırmak boyunlarının borcudur."
Uykuları kaçıracak tesbitler bunlar.
Böylesine önemli bir konuda, dini ve milli bütünlüğümüzü tehdit eden ciddi bir tehlike karşısında konuşan, yazan tüm ilim adamlarımızı yürekten alkışlıyoruz. Ayrıca meselenin üniversite mahfillerinde tartışılması da oldukça sevindirici.
"Misyonerlik faaliyetleri abartılıyor, o kadar ciddiye almaya gerek yok"1 tarzında beylik laflar eden çevrelere Sayın Özkan tokat gibi cevaplar veriyor: "Misyonerlik faaliyetleri ile din elden gitmez ama ülke elden gidebilir" diyor.
Prof. Dr. Ali Rafet Özkan'ın Erzurum'dan, eksi 40 dereceden yükselen mesajları ve yankılanan tesbitleri din, vatan, bayrak, bağımsızlık derdi olan her yüreği ısıtacak sıcaklıkta ve ehemmiyette.
Ülkeleri güçlü kılan grupların orta sınıf olduğunu ifade ederek, orta sınıfı zihnen, ruhen, ekonomik ve moral olarak yıkılan ülkelerin ayakta kalmasının güç olduğuna dikkat çekti.
Türkiye'de son yıllarda artan misyonerlik hareketinin basit din tebliğinden öte olduğunu vurgulayan Özkan, bu tür çalışmaların gizli, sinci ve kapalı gidişin zihinleri kurcaladığını söyledi.
Misyonerlik çalışmalarının üzerine Türkiye'deki orta sınıf vatandaşlar üzerinde yoğunlaştığını ve bunun bir çok amacının bulunduğunu kaydeden Özkan, "Orta sınıf yıpratılıp düşürüldüğü zaman, ülkede Hristiyanlaştırılmaya karşı olan drenaj da kırılacaktır. Hedefleri bu drenajı kırmaktır. Ülkeleri ayakta tutan dini ve milli değerlerine sıkı sıkıya bağlı olan orta sınıf insanlardır" dedi.
Irak'ta ABD harekatına karşı beklenen direnişin gösterilmemesinin nedeninin de Irak orta sınıfının çökertilmesinden kaynaklandığını savunan Özkan, "Misyonerlik hareketleri ile din elden gitmez ama ülke elden gidebilir" dedi.
"Babtistler ve Yeni Dünya Düzeni" adlı bilimsel çalışmasını tamamlayan ve yakında kitap olarak yayınlayacağını söyleyen Özkan, Evangelizm olarak da bilinen Babtistler özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu'da itikadi ve etnik ayrımcılığı teşvik etmeye çalıştıklarını söyledi.
"Neden Anadolu?" sorusunu da şöyle cevaplıyor Prof. Dr. Özkan: "Hristiyan misyonerlerin bilinç altında Anadolu'nun kendilerine ait olduğu inancı yatıyor. Çünkü Hristiyanlık ilk önce Anadolu'da gelişmiştir. İlk kilise Antakya'dadır. Anadolu toprağı onlar için kutsaldır. Dolayısıyla böyle düşünen misyonerler için Anadolu'yu Hristiyanlaştırmak boyunlarının borcudur."
Uykuları kaçıracak tesbitler bunlar.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Neden niçin nasıl? / 20.01.2026
- İktidar sözcüleri pot kırma yarışındalar / 19.01.2026
- Sersem mi sermesem mi? / 18.01.2026
- Dağlar gram gelir yanında senin / 12.01.2026
- Değirmende ezberlediğim Kur’an ayetleri / 10.01.2026
- Son yaprak kopacak elbet birazdan / 02.01.2026
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Üç aylar iklimi derman olsa derdimize / 22.12.2025
- İktidar sözcüleri pot kırma yarışındalar / 19.01.2026
- Sersem mi sermesem mi? / 18.01.2026
- Dağlar gram gelir yanında senin / 12.01.2026
- Değirmende ezberlediğim Kur’an ayetleri / 10.01.2026
- Son yaprak kopacak elbet birazdan / 02.01.2026
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Üç aylar iklimi derman olsa derdimize / 22.12.2025






























































































