Siyasetçilere, ekranlardaki gazetecilere, akademisyenlere, emekli generallere bakın. Hepsi ülkemiz ve dünyadaki gelişmeler hakkında özellikle ABD başlığı altında saatlerce konuşuyorlar. Sebep-sonuç ve olasılıkları saatlerce anlatıyorlar.
E! Değişen bir şey var mı? Yok.
Ben öyle stratejiymiş, güç dengeleriymiş, uluslararası hukukmuş, dengeli siyasetmiş, ülke çıkarlarıymış gibi başlıklara inanmıyorum.
Arkadaşım! Sana soruyorum! Sen, bir katil ile bir sapık ile senin canında, malında, namusunda gözü olan biri ile dost olur musun? Onun tavırlarını görmezden gelir misin?
ABD'nin tarihi en büyük soykırımcı devleti olduğunu bizim siyasilerimiz, akademisyenlerimiz, o malum hacı-hoca güruhu bilmiyor mu?
Bu zihniyetin, varlıklarını devam ettirmek için kendi halkını hatta kendi başkanlarını bile katlettiklerini bilmiyorlar mı?
Bizzat kendileri, 'bizimle düşmanlık tehlikelidir ama Amerika'nın dostu olmak ölümcüldür' söylemedi mi?
Tarihin kaydettiği, dini ve siyasi şahsiyetlerin çok iyi bildiği gerçeği en son Çin Savunma Bakanlığı sözcüsü Zhang Xiaogang anlattı:
Amerikan tarihi 240 yıl.
Savaşsız geçen sadece 16 yıl.
80 ülkede 800'den fazla üs.
Afganistan, Irak, Suriye, Libya'da kalıcı kaos, çökmüş devletler, bitmeyen istikrarsızlık.
Washington kendisini "uluslararası düzenin garantörü" olarak tanımlıyor.
Ancak pratikte çatışmaları yatıştırmak yerine körüklüyor.
Ukrayna'da tükenmiş uranyum ve misket bombaları devrede.
Akdeniz'de sürekli konuşlanan deniz ve hava grupları var.
İsrail'e kesintisiz silah ve mühimmat sevkiyatı sürüyor.
ABD küresel güvenliğin değil, küresel savaş döngüsünün merkezinde duruyor'.
Türkiye
Cumhuriyet tarihi boyunca bu millet ve bu devlete en büyük kazığı atan, en çok tehdit eden, bağımsızlığımız ile dalga geçen ABD'dir, desem CHP'den, MHP'den, AKP'ye… İnönü'den, Özal'dan Erdoğan'a kadar itiraz edebilecek tek kişi var mıdır?
Tehdit
ABD'li senatör Lindsey Graham, Suriye'de yaşanan çatışmalardan dolayı yaptığı açıklamada Türkiye'yi tehdit etti:
''Suriye Ordusu güçlerinin ve Türkiye'nin, Kürt müttefiklerimize karşı daha da ilerlediğine dair raporlar alıyorum. Bu hareketin ABD'den güçlü bir tepki doğuracağına inanıyorum.
Yeni Suriye hükümetine bir şans verilmesini desteklesem de IŞİD halifeliğini yok etmede ana güç olan ve yıllar boyunca İsrail ile güçlü bir ittifak içinde bulunan Kürt müttefiklerimize yönelik pervasız bir saldırıyı asla kabul etmeyeceğim.
Suriye hükümetine ve Türkiye'ye söylüyorum: Akıllıca seçim yapın.''
Ses çıktı mı? Yok.
Hem Allah'tan başka güç ve kudret tanımıyoruz, diyeceksin. Hem ecdadımız şöyle yaptı, böyle yaptı, diyeceksiniz hem de varlığını kana borçlu bir devlet-zihniyet ile dost olacaksınız!
Bu dostluğun dünyadaki bedeli zillet, ahiretteki bedeli ise Kuran'da nettir.
ABD, Kürtleri satmışmış!
Barzani'nin, Mazlum Abdi'nin ve Ahmet Şara'nın sahibi Tom Barrack, Şam-SDG anlaşmasına ilişkin açıklama: 'Bu anlaşma, birleşik bir Suriye için yeniden diyalog ve iş birliğinin yolunu açmaktadır' diyor.
Bizim medyaya göre ABD'de, Kürtleri satmış. Öyle diyorlar.
Sayın iktidarımız ise kendinden emin, Suriye'nin toprak bütünlüğünden yana olduklarını, SDG terör örgütünün tehdit olduğunu ifade ediyor.
Gerçekten çok komik!
ABD'nin Şam Valisi Ahmet El-Şara attığı imza ile SDG'yi Fırat'ın doğusunun sahibi, kalanının da ortağı yaptı.
Suriye'de, Türkmenlerin sayı olarak Kürtlerden çok olduğunu filan yazmıyorum. MHP ve Sayın Bahçeli alınabilir. Onlar varken kimin haddini Türkün hakkını savunmak.
Ama şunu yazayım, bu aralar ülkemizde Türk-Kürt-Arap tekerlemesi çokça seslendiriliyor.
ABD'nin sattığı (!) SDG, Şara'ya Kürtçeyi resmi dil olarak kabul ettirip, imzalattı.
Bu başlık çok yakında hem de TBMM'de bizim de karşımıza çıkacak.
Neyse! Biz imanımızı koruyalım. Nush ile uslanmayanın hakkı ABD'dir.
E! Değişen bir şey var mı? Yok.
Ben öyle stratejiymiş, güç dengeleriymiş, uluslararası hukukmuş, dengeli siyasetmiş, ülke çıkarlarıymış gibi başlıklara inanmıyorum.
Arkadaşım! Sana soruyorum! Sen, bir katil ile bir sapık ile senin canında, malında, namusunda gözü olan biri ile dost olur musun? Onun tavırlarını görmezden gelir misin?
ABD'nin tarihi en büyük soykırımcı devleti olduğunu bizim siyasilerimiz, akademisyenlerimiz, o malum hacı-hoca güruhu bilmiyor mu?
Bu zihniyetin, varlıklarını devam ettirmek için kendi halkını hatta kendi başkanlarını bile katlettiklerini bilmiyorlar mı?
Bizzat kendileri, 'bizimle düşmanlık tehlikelidir ama Amerika'nın dostu olmak ölümcüldür' söylemedi mi?
Tarihin kaydettiği, dini ve siyasi şahsiyetlerin çok iyi bildiği gerçeği en son Çin Savunma Bakanlığı sözcüsü Zhang Xiaogang anlattı:
Amerikan tarihi 240 yıl.
Savaşsız geçen sadece 16 yıl.
80 ülkede 800'den fazla üs.
Afganistan, Irak, Suriye, Libya'da kalıcı kaos, çökmüş devletler, bitmeyen istikrarsızlık.
Washington kendisini "uluslararası düzenin garantörü" olarak tanımlıyor.
Ancak pratikte çatışmaları yatıştırmak yerine körüklüyor.
Ukrayna'da tükenmiş uranyum ve misket bombaları devrede.
Akdeniz'de sürekli konuşlanan deniz ve hava grupları var.
İsrail'e kesintisiz silah ve mühimmat sevkiyatı sürüyor.
ABD küresel güvenliğin değil, küresel savaş döngüsünün merkezinde duruyor'.
Türkiye
Cumhuriyet tarihi boyunca bu millet ve bu devlete en büyük kazığı atan, en çok tehdit eden, bağımsızlığımız ile dalga geçen ABD'dir, desem CHP'den, MHP'den, AKP'ye… İnönü'den, Özal'dan Erdoğan'a kadar itiraz edebilecek tek kişi var mıdır?
Tehdit
ABD'li senatör Lindsey Graham, Suriye'de yaşanan çatışmalardan dolayı yaptığı açıklamada Türkiye'yi tehdit etti:
''Suriye Ordusu güçlerinin ve Türkiye'nin, Kürt müttefiklerimize karşı daha da ilerlediğine dair raporlar alıyorum. Bu hareketin ABD'den güçlü bir tepki doğuracağına inanıyorum.
Yeni Suriye hükümetine bir şans verilmesini desteklesem de IŞİD halifeliğini yok etmede ana güç olan ve yıllar boyunca İsrail ile güçlü bir ittifak içinde bulunan Kürt müttefiklerimize yönelik pervasız bir saldırıyı asla kabul etmeyeceğim.
Suriye hükümetine ve Türkiye'ye söylüyorum: Akıllıca seçim yapın.''
Ses çıktı mı? Yok.
Hem Allah'tan başka güç ve kudret tanımıyoruz, diyeceksin. Hem ecdadımız şöyle yaptı, böyle yaptı, diyeceksiniz hem de varlığını kana borçlu bir devlet-zihniyet ile dost olacaksınız!
Bu dostluğun dünyadaki bedeli zillet, ahiretteki bedeli ise Kuran'da nettir.
ABD, Kürtleri satmışmış!
Barzani'nin, Mazlum Abdi'nin ve Ahmet Şara'nın sahibi Tom Barrack, Şam-SDG anlaşmasına ilişkin açıklama: 'Bu anlaşma, birleşik bir Suriye için yeniden diyalog ve iş birliğinin yolunu açmaktadır' diyor.
Bizim medyaya göre ABD'de, Kürtleri satmış. Öyle diyorlar.
Sayın iktidarımız ise kendinden emin, Suriye'nin toprak bütünlüğünden yana olduklarını, SDG terör örgütünün tehdit olduğunu ifade ediyor.
Gerçekten çok komik!
ABD'nin Şam Valisi Ahmet El-Şara attığı imza ile SDG'yi Fırat'ın doğusunun sahibi, kalanının da ortağı yaptı.
Suriye'de, Türkmenlerin sayı olarak Kürtlerden çok olduğunu filan yazmıyorum. MHP ve Sayın Bahçeli alınabilir. Onlar varken kimin haddini Türkün hakkını savunmak.
Ama şunu yazayım, bu aralar ülkemizde Türk-Kürt-Arap tekerlemesi çokça seslendiriliyor.
ABD'nin sattığı (!) SDG, Şara'ya Kürtçeyi resmi dil olarak kabul ettirip, imzalattı.
Bu başlık çok yakında hem de TBMM'de bizim de karşımıza çıkacak.
Neyse! Biz imanımızı koruyalım. Nush ile uslanmayanın hakkı ABD'dir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- ABD ile yürüyen doğruya ulaşamaz / 23.01.2026
- Uyuşturucuyu tabana yaydılar / 21.01.2026
- Sen bir katil ve sapıkla dost olur musun? / 20.01.2026
- Hakan Fidan ‘uyandık’ diyor / 19.01.2026
- PKK’yı bitirmek yerine büyüttüler / 18.01.2026
- Hepsi emeklilerin yanında / 17.01.2026
- Allah’a ve Resulüne muhalefetin bedelidir bu zillet / 16.01.2026
- Ortadoğu bataklığında Türkiye, kime dost kime düşman? / 14.01.2026
- Bilal Erdoğan ‘dindar insan’ tarifini biliyor mu? / 13.01.2026
- Peygamberimiz (s.a.a.v) enflasyon hakkında ne diyor? / 12.01.2026
- Uyuşturucuyu tabana yaydılar / 21.01.2026
- Sen bir katil ve sapıkla dost olur musun? / 20.01.2026
- Hakan Fidan ‘uyandık’ diyor / 19.01.2026
- PKK’yı bitirmek yerine büyüttüler / 18.01.2026
- Hepsi emeklilerin yanında / 17.01.2026
- Allah’a ve Resulüne muhalefetin bedelidir bu zillet / 16.01.2026
- Ortadoğu bataklığında Türkiye, kime dost kime düşman? / 14.01.2026
- Bilal Erdoğan ‘dindar insan’ tarifini biliyor mu? / 13.01.2026
- Peygamberimiz (s.a.a.v) enflasyon hakkında ne diyor? / 12.01.2026


























































































