Konuya ilgisi olanların bildiği üzere UNESCO, büyük kişilikleri ancak 50. ya da 100. ölüm yıldönümlerini anma programına almıştır.
Bunun tek istisnası, ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'tür.
Hiçbir büyük insanı ölümünden 50 yıl geçmeden anmayan UNESCO, Atatürk'ü ise ölümünden 50 yıl geçmeden, yani 25. ölüm yıldönümünde iki kez anma programına almıştır.
Peki neden?
UNESCO İcra Konseyi; Atatürk'ün seçkin kişiliği nedeniyle 25 yılı yeterli görmüş ve 1962 günlü toplantısında, Atatürk'ün ölümünün 25'inci yılında tüm dünyada anılmasına karar vererek 1963 yılını "Atatürk Yılı" olarak duyurmuştur.
Dünyada böylesine değer atfedilen ve kıymet verilen ikinci bir lider daha yaşamamış.
Bu amaçla Atatürk'ün 25'inci ölüm yıldönümü dolayısıyla 10 Kasım'da bütün dünya radyolarında yayınlanması için bir "Atatürk Plağı" hazırlanmıştır.
Bu plakta ABD Başkanı Kennedy, İngiltere Başbakanı Macmillan, General MacArthur, İran Şahı, Almanya Başbakanı Dr. Adenaeur ve Pakistan Devlet Başkanı Eyüp Han, Atatürk hakkında ikişer dakikalık birer konuşma yapmışlardır.
Atatürk'ün manevi kişiliğine büyük bir saygı gösterisi olan, 10 Kasım 1963'teki bu sesli iletilere, Tunus Cumhurbaşkanı Habib Burgiba, Hindistan Başbakanı Nehru, İngiltere Başbakanı Sir Home, Batı Almanya Şansölyesi Erhard'ın gönderdikleri kendi sesli iletileri de eklenmiş ve tümü saat 21.00'de Ankara radyosundan kendi sesleriyle yayımlanmıştır.
Bu süreçte, 1978 yılında Paris'te BM'in UNESCO Kültür Kolu, Genel Kurul toplantısı yapılırken, Başkanlık Divanına "1981 yılının tüm dünyada Atatürk yılı olarak anılmasına karar verilmesi" ile ilgili İspanya ve Yunanistan önderliğinde oluşturulan 11 ülkenin imzaladığı bir önerge vermiştir.
Bu önergede özetle şu ifadeler yer almıştır:
"Üç yıl sonra 1981 yılı geliyor. 1981, Atatürk'ün doğumunun 100'üncü yıl dönümüdür. Atatürk elbette 20'nci yüzyılın en büyük devlet adamı olmayı hak kazanmıştır.
Bellidir ki Türkler o gün için çok özel olarak hazırlanıyorlar; ama Atatürk'ü anmak yalnızca Türklere bırakılmamalıdır.
Çünkü Atatürk, tüm insanlığın ortak paydasıdır.
Dolayısıyla hazır BM Kültür Kolu burada toplantı halindedir, UNESCO şu anda Genel Kurul yapıyor; bu genel kurul bir karar almalıdır ve bu karar üye devletlere iletilmelidir.
Önümüzde 3 yıl var. 3 yıl hazırlanılmalıdır ve 1981 yılı bütün dünyada, Atatürk yılı olarak anılmalıdır."
Bu öneri, "Bugün UNESCO'nun üzerinde çalıştığı bütün projelerin isim babası
Mustafa Kemal'dir." açıklamasına da yer verilerek, Atatürk'ün doğumunun yüzüncü yıl dönümü olan 1981 yılında, Atatürk'ün kişiliği ve eylemlerinin çeşitli yönleriyle dünyaya tanıtılması amacıyla tüm üye devletler aynı anda Atatürk'ün
100. doğum gününü kutlasın" biçiminde genel konferansa getirilmiştir.
UNESCO, Atatürk'ün doğumunun 100. yılını, Unesco Anma ve Kutlama Yıldönümleri arasına alma gerekçesini şu sözlerle açıklamıştır:
"Atatürk, uluslararası anlayış, işbirliği ve barış yolunda çaba göstermiş üstün kişi, UNESCO'nun yetki alanlarında yenilikler gerçekleştirmiş bir devrimci, sömürgecilik ve yayılmacılığa karşı savaşan ilk önderlerden biri, insan haklarına saygılı, insanları ortak anlayışa ve devletleri dünya barışına özendiren, bütün yaşamı boyunca insanlar arasında renk, din, ırk ayırımı gözetmeyen, eşi olmayan devlet adamı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusudur."
O bakımdan "Bir Türk bir dünyaya bedeldir" denmiştir.
Aziz Atatürk'ün bütün dünyada rol model olarak kabul edilmesine karşın biz bugün ne durumdayız, onu da siz okurlarımın takdirlerine sunuyorum.
Ne mutlu Türküm diyene.
Bunun tek istisnası, ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'tür.
Hiçbir büyük insanı ölümünden 50 yıl geçmeden anmayan UNESCO, Atatürk'ü ise ölümünden 50 yıl geçmeden, yani 25. ölüm yıldönümünde iki kez anma programına almıştır.
Peki neden?
UNESCO İcra Konseyi; Atatürk'ün seçkin kişiliği nedeniyle 25 yılı yeterli görmüş ve 1962 günlü toplantısında, Atatürk'ün ölümünün 25'inci yılında tüm dünyada anılmasına karar vererek 1963 yılını "Atatürk Yılı" olarak duyurmuştur.
Dünyada böylesine değer atfedilen ve kıymet verilen ikinci bir lider daha yaşamamış.
Bu amaçla Atatürk'ün 25'inci ölüm yıldönümü dolayısıyla 10 Kasım'da bütün dünya radyolarında yayınlanması için bir "Atatürk Plağı" hazırlanmıştır.
Bu plakta ABD Başkanı Kennedy, İngiltere Başbakanı Macmillan, General MacArthur, İran Şahı, Almanya Başbakanı Dr. Adenaeur ve Pakistan Devlet Başkanı Eyüp Han, Atatürk hakkında ikişer dakikalık birer konuşma yapmışlardır.
Atatürk'ün manevi kişiliğine büyük bir saygı gösterisi olan, 10 Kasım 1963'teki bu sesli iletilere, Tunus Cumhurbaşkanı Habib Burgiba, Hindistan Başbakanı Nehru, İngiltere Başbakanı Sir Home, Batı Almanya Şansölyesi Erhard'ın gönderdikleri kendi sesli iletileri de eklenmiş ve tümü saat 21.00'de Ankara radyosundan kendi sesleriyle yayımlanmıştır.
Bu süreçte, 1978 yılında Paris'te BM'in UNESCO Kültür Kolu, Genel Kurul toplantısı yapılırken, Başkanlık Divanına "1981 yılının tüm dünyada Atatürk yılı olarak anılmasına karar verilmesi" ile ilgili İspanya ve Yunanistan önderliğinde oluşturulan 11 ülkenin imzaladığı bir önerge vermiştir.
Bu önergede özetle şu ifadeler yer almıştır:
"Üç yıl sonra 1981 yılı geliyor. 1981, Atatürk'ün doğumunun 100'üncü yıl dönümüdür. Atatürk elbette 20'nci yüzyılın en büyük devlet adamı olmayı hak kazanmıştır.
Bellidir ki Türkler o gün için çok özel olarak hazırlanıyorlar; ama Atatürk'ü anmak yalnızca Türklere bırakılmamalıdır.
Çünkü Atatürk, tüm insanlığın ortak paydasıdır.
Dolayısıyla hazır BM Kültür Kolu burada toplantı halindedir, UNESCO şu anda Genel Kurul yapıyor; bu genel kurul bir karar almalıdır ve bu karar üye devletlere iletilmelidir.
Önümüzde 3 yıl var. 3 yıl hazırlanılmalıdır ve 1981 yılı bütün dünyada, Atatürk yılı olarak anılmalıdır."
Bu öneri, "Bugün UNESCO'nun üzerinde çalıştığı bütün projelerin isim babası
Mustafa Kemal'dir." açıklamasına da yer verilerek, Atatürk'ün doğumunun yüzüncü yıl dönümü olan 1981 yılında, Atatürk'ün kişiliği ve eylemlerinin çeşitli yönleriyle dünyaya tanıtılması amacıyla tüm üye devletler aynı anda Atatürk'ün
100. doğum gününü kutlasın" biçiminde genel konferansa getirilmiştir.
UNESCO, Atatürk'ün doğumunun 100. yılını, Unesco Anma ve Kutlama Yıldönümleri arasına alma gerekçesini şu sözlerle açıklamıştır:
"Atatürk, uluslararası anlayış, işbirliği ve barış yolunda çaba göstermiş üstün kişi, UNESCO'nun yetki alanlarında yenilikler gerçekleştirmiş bir devrimci, sömürgecilik ve yayılmacılığa karşı savaşan ilk önderlerden biri, insan haklarına saygılı, insanları ortak anlayışa ve devletleri dünya barışına özendiren, bütün yaşamı boyunca insanlar arasında renk, din, ırk ayırımı gözetmeyen, eşi olmayan devlet adamı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusudur."
O bakımdan "Bir Türk bir dünyaya bedeldir" denmiştir.
Aziz Atatürk'ün bütün dünyada rol model olarak kabul edilmesine karşın biz bugün ne durumdayız, onu da siz okurlarımın takdirlerine sunuyorum.
Ne mutlu Türküm diyene.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Hacı Gaydan / diğer yazıları
- Peygamberimizin tavsiyesi: “Türklerin dilini öğreniniz” / 28.01.2026
- 1921 Anayasası “Kürtlere özerklik tanıdı” yalanı! / 27.01.2026
- Emeklinin de, Türkiye’nin de tek bir kurtuluşu var: ‘MEM’ / 26.01.2026
- Dünyanın hayranlık duyduğu tek lider: ATATÜRK / 20.01.2026
- Askeri hastaneler acilen açılmalı / 19.01.2026
- Grönland’ın ilk sahipleri Türklerdir Bay Trump! / 18.01.2026
- NATO’ya uşaklık ve eşeklik etmek! / 13.01.2026
- ‘Etnik grup’ vurgusu, CIA projesi! / 12.01.2026
- Gücün yoksa yatak odandan alırlar! / 06.01.2026
- Hedef Çin değil, Türkiye’dir! / 05.01.2026
- 1921 Anayasası “Kürtlere özerklik tanıdı” yalanı! / 27.01.2026
- Emeklinin de, Türkiye’nin de tek bir kurtuluşu var: ‘MEM’ / 26.01.2026
- Dünyanın hayranlık duyduğu tek lider: ATATÜRK / 20.01.2026
- Askeri hastaneler acilen açılmalı / 19.01.2026
- Grönland’ın ilk sahipleri Türklerdir Bay Trump! / 18.01.2026
- NATO’ya uşaklık ve eşeklik etmek! / 13.01.2026
- ‘Etnik grup’ vurgusu, CIA projesi! / 12.01.2026
- Gücün yoksa yatak odandan alırlar! / 06.01.2026
- Hedef Çin değil, Türkiye’dir! / 05.01.2026





























































































