30 Mayıs 2010 tarihinde Gazze'ye insani yardım götürmek için hareket eden İHH'ya ait Mavi Marmara isimli gemi, uluslar arası sularda İsrail askerlerinin saldırısına uğradı. 14 vatandaşımız öldürüldü.
İşte o tarihten bugüne İHH (İnsani Yardım Vakfı) Nisan ile Mayıs aylarını adeta Mavi Marmara ayları olarak gündemde tutmaktadır. Bu yılda öyle... Sokaklar, bulvarlar, bilboordlar Mavi Marmara panelleri hakkındaki afişlerle dolu.
İHH ve Başkanı Bülent Yıldırım 5 yıldır Mavi Marmara katliamını gündem de tutmaya çalışıyor. Her yıl yeni söylemlerde bulunuyorlar ama bir türlü asıl noktayı ifade edemiyorlar.
Hatırlayın! Mavi Marmara katliamından hemen sonra FETÖ lideri, "İsrail'in onayı olmadan hareket etmek, otoriteye başkaldırıdır" demişti.
İHH ve yandaş medya ateş, lav püskürtmüştü. Erdoğan liderliğindeki AKP ise ateş ve lavı Gülen'e değil İsrail'e püskürtüyordu.
Devam eden süreçte Gülen devre dışı kaldı. İsrail, AKP ve İHH karşılıklı restleşmelere devam etti. Referandum, yerel ve genel seçimlerde çok iyi seçim malzemesi oldu bu süreç.
Ve yargılanma başladı, karar açıklandı. İsrail komutanları için kırmızı bülten kararı verildi. Ve uygulanması için Adalet Bakanlığına gönderildi. İşte o gün AKP'de devre dışına çıktı. Şimdi ortada sadece İHH var. Dosyadan haber yok. Kararı veren hakim sürgünde.
İHH hayal kırıklığı yaşıyordu. İHH başkanı Bülent Yıldırım, Saray ve hükümete karşı söylemlerini sertleştirmeye başladı.
Sayın Erdoğan'ın çocuklarına ait Safran-1 gemisinin İsrail limanlarında görülmesi akabinde yaptığı açıklamada, "AKP tarafından Mavi Marmara gemisine yönelik gerçekleşen İsrail saldırısının ardından söylenenlere rağmen bugün İsrail'le ticaret rekora koşuyor."
Ayrıca doğalgaz anlaşmalarına vs. değinen Bülent Yıldırım, İsrail'in parayla istediğini satın aldığını, ifade ediyor, mahkemenin istediği ve "İsrail'in ceza almasına neden olacak" belgeleri, hükümetin (AKP) göndermediğini söylüyordu.
Bu yıl Erdoğan, AKP ve İsrail tablosu yeni bir renk daha aldı. AKP, İsrail ile dostuz, diyor. Erdoğan ise İsrail'e muhtacız, modunda.
Merak ettiğim ise İHH başkanı Bülent Yıldırım çıkıp, dün Gülen için sarf ettiği sözleri bugün AKP ve Erdoğan için sarf edebilecek mi?
Çünkü ortada "otoriteye teslim olmuş bir siyaset ve siyasiler var." Artı Bülent Yıldırım'dan ricam, o gemiye birçok AKP'li vekil de binecekti. Kimden emir geldi ki son gece bu yolculuktan vazgeçtiler.
Artı bu yolculuk tarihinden bir hafta önce Tarsus'ta askeri birliğimize saldırı olmuş ve 6 askerimizi kaybetmiştik. MOSSAD iddiaları yoğundu ama netice açıklanmadı. O saldırıyı kim gerçekleştirmişti?
Dün Milli Görüş zihniyeti, bugün güncellenmiş hali olan AKP, Filistin'i iç politikada kullandılar, kullanmaya da devam ediyorlar.
Bakın! 2014 yılında "katil İsrail" Gazze'ye (Filistin'e) saldırmış, 2 binden fazla Müslüman'ı katletmiş, 10 binden fazla Müslüman yaralanmış, 20 binden fazla ev kullanılmaz hale getirilmişti.
Dünya Bankası bölgenin yeniden imarı için 3,5 milyar dolarlık bir yardım kampanyası başlatmıştı. Bu meblağı daha önceki anlaşmalara binaen bazı devletler karşılayacaktı.
Dünya Bankası raporunda yardım vaatlerini tamamını sadece ABD ve Hollanda'nın gerçekleştirmiş. AB taahhüt ettiği miktarın yüzde 72'sini, Almanya yüzde 88'ni yerine getirmiş.
Türkiye şimdiye kadar üstlendiği yükümlülüğünün sadece yüzde 32'ni, Suudi Arabistan sadece yüzde 10'unu, Katar ise yüzde 15'ini vermiş. Haliyle Gazze'deki tamamen yıkılan evlerin sadece yüzde 9'unun yeniden inşa edilmiş, hasar gören evlerin yarıdan fazlası da henüz tamir edilmemiş durumda. (Veriler, www. Deutsche Welle Türkçe.com.tr)
Geçen hafta İTT toplantısında ne diyorlardı? Kudüs'ün başkent olduğu bağımsız Filistin kurulmalı.
2011 yılında Erdoğan, Mısır'a gitmişti ve BOP olmuştu "Arap Baharı." Mısır'a laikliği tavsiye eden Erdoğan'ın bir başka çıkışı ise İsrail konusundaydı.
Filistin'i hep siyasi malzeme yaptılar
"İsrail devletinin tanınmasının bir hata olduğunu belirten Erdoğan abalısına bir kez daha vuruyordu; ''Maalesef o dönemde CHP iktidardaydı ve İsrail'i tanıdılar." Adeta bir taşla İsrail, Filistin ve CHP kuşu vuruyordu.
Şimdi ne diyorlar? "Biz, İsrail ile dostuz. Bizim, İsrail'e ihtiyacımız var."
Balıklar anladı. Sende anla. Artık yetmez mi bu aldanmışlığın Ey Müslümanlar!
İşte o tarihten bugüne İHH (İnsani Yardım Vakfı) Nisan ile Mayıs aylarını adeta Mavi Marmara ayları olarak gündemde tutmaktadır. Bu yılda öyle... Sokaklar, bulvarlar, bilboordlar Mavi Marmara panelleri hakkındaki afişlerle dolu.
İHH ve Başkanı Bülent Yıldırım 5 yıldır Mavi Marmara katliamını gündem de tutmaya çalışıyor. Her yıl yeni söylemlerde bulunuyorlar ama bir türlü asıl noktayı ifade edemiyorlar.
Hatırlayın! Mavi Marmara katliamından hemen sonra FETÖ lideri, "İsrail'in onayı olmadan hareket etmek, otoriteye başkaldırıdır" demişti.
İHH ve yandaş medya ateş, lav püskürtmüştü. Erdoğan liderliğindeki AKP ise ateş ve lavı Gülen'e değil İsrail'e püskürtüyordu.
Devam eden süreçte Gülen devre dışı kaldı. İsrail, AKP ve İHH karşılıklı restleşmelere devam etti. Referandum, yerel ve genel seçimlerde çok iyi seçim malzemesi oldu bu süreç.
Ve yargılanma başladı, karar açıklandı. İsrail komutanları için kırmızı bülten kararı verildi. Ve uygulanması için Adalet Bakanlığına gönderildi. İşte o gün AKP'de devre dışına çıktı. Şimdi ortada sadece İHH var. Dosyadan haber yok. Kararı veren hakim sürgünde.
İHH hayal kırıklığı yaşıyordu. İHH başkanı Bülent Yıldırım, Saray ve hükümete karşı söylemlerini sertleştirmeye başladı.
Sayın Erdoğan'ın çocuklarına ait Safran-1 gemisinin İsrail limanlarında görülmesi akabinde yaptığı açıklamada, "AKP tarafından Mavi Marmara gemisine yönelik gerçekleşen İsrail saldırısının ardından söylenenlere rağmen bugün İsrail'le ticaret rekora koşuyor."
Ayrıca doğalgaz anlaşmalarına vs. değinen Bülent Yıldırım, İsrail'in parayla istediğini satın aldığını, ifade ediyor, mahkemenin istediği ve "İsrail'in ceza almasına neden olacak" belgeleri, hükümetin (AKP) göndermediğini söylüyordu.
Bu yıl Erdoğan, AKP ve İsrail tablosu yeni bir renk daha aldı. AKP, İsrail ile dostuz, diyor. Erdoğan ise İsrail'e muhtacız, modunda.
Merak ettiğim ise İHH başkanı Bülent Yıldırım çıkıp, dün Gülen için sarf ettiği sözleri bugün AKP ve Erdoğan için sarf edebilecek mi?
Çünkü ortada "otoriteye teslim olmuş bir siyaset ve siyasiler var." Artı Bülent Yıldırım'dan ricam, o gemiye birçok AKP'li vekil de binecekti. Kimden emir geldi ki son gece bu yolculuktan vazgeçtiler.
Artı bu yolculuk tarihinden bir hafta önce Tarsus'ta askeri birliğimize saldırı olmuş ve 6 askerimizi kaybetmiştik. MOSSAD iddiaları yoğundu ama netice açıklanmadı. O saldırıyı kim gerçekleştirmişti?
Dün Milli Görüş zihniyeti, bugün güncellenmiş hali olan AKP, Filistin'i iç politikada kullandılar, kullanmaya da devam ediyorlar.
Bakın! 2014 yılında "katil İsrail" Gazze'ye (Filistin'e) saldırmış, 2 binden fazla Müslüman'ı katletmiş, 10 binden fazla Müslüman yaralanmış, 20 binden fazla ev kullanılmaz hale getirilmişti.
Dünya Bankası bölgenin yeniden imarı için 3,5 milyar dolarlık bir yardım kampanyası başlatmıştı. Bu meblağı daha önceki anlaşmalara binaen bazı devletler karşılayacaktı.
Dünya Bankası raporunda yardım vaatlerini tamamını sadece ABD ve Hollanda'nın gerçekleştirmiş. AB taahhüt ettiği miktarın yüzde 72'sini, Almanya yüzde 88'ni yerine getirmiş.
Türkiye şimdiye kadar üstlendiği yükümlülüğünün sadece yüzde 32'ni, Suudi Arabistan sadece yüzde 10'unu, Katar ise yüzde 15'ini vermiş. Haliyle Gazze'deki tamamen yıkılan evlerin sadece yüzde 9'unun yeniden inşa edilmiş, hasar gören evlerin yarıdan fazlası da henüz tamir edilmemiş durumda. (Veriler, www. Deutsche Welle Türkçe.com.tr)
Geçen hafta İTT toplantısında ne diyorlardı? Kudüs'ün başkent olduğu bağımsız Filistin kurulmalı.
2011 yılında Erdoğan, Mısır'a gitmişti ve BOP olmuştu "Arap Baharı." Mısır'a laikliği tavsiye eden Erdoğan'ın bir başka çıkışı ise İsrail konusundaydı.
Filistin'i hep siyasi malzeme yaptılar
"İsrail devletinin tanınmasının bir hata olduğunu belirten Erdoğan abalısına bir kez daha vuruyordu; ''Maalesef o dönemde CHP iktidardaydı ve İsrail'i tanıdılar." Adeta bir taşla İsrail, Filistin ve CHP kuşu vuruyordu.
Şimdi ne diyorlar? "Biz, İsrail ile dostuz. Bizim, İsrail'e ihtiyacımız var."
Balıklar anladı. Sende anla. Artık yetmez mi bu aldanmışlığın Ey Müslümanlar!
Akın Aydın / diğer yazıları
- Bu sistem ve bu anlayışlarla 1 Mayıslar bayram olamaz / 01.05.2026
- Önce coplattılar sonra ‘emekçinin yanındayız’ dediler / 30.04.2026
- AB, Amerika ve Asya’ya bayrak açtı, bizi tehdit etti / 29.04.2026
- Yargıda ‘feda’ dönemi / 28.04.2026
- Yusuf Tekin’e teşekkür etmek lazım / 27.04.2026
- Ermenilere taziye, CHP’ye mehter tepkisi / 26.04.2026
- Numan Kurtulmuş’tan tarihi 'BOP' itirafı / 24.04.2026
- Madem gündem ‘ulusal egemenlik’ o halde söz sahibinin / 23.04.2026
- Türkiye’nin gerçeği ‘Kör sadakat’ / 22.04.2026
- Tom Barrack’a haddini bildirecek yok mu? / 21.04.2026
- Önce coplattılar sonra ‘emekçinin yanındayız’ dediler / 30.04.2026
- AB, Amerika ve Asya’ya bayrak açtı, bizi tehdit etti / 29.04.2026
- Yargıda ‘feda’ dönemi / 28.04.2026
- Yusuf Tekin’e teşekkür etmek lazım / 27.04.2026
- Ermenilere taziye, CHP’ye mehter tepkisi / 26.04.2026
- Numan Kurtulmuş’tan tarihi 'BOP' itirafı / 24.04.2026
- Madem gündem ‘ulusal egemenlik’ o halde söz sahibinin / 23.04.2026
- Türkiye’nin gerçeği ‘Kör sadakat’ / 22.04.2026
- Tom Barrack’a haddini bildirecek yok mu? / 21.04.2026


























































