logo
16 HAZİRAN 2026

Paketimi koydum, ben bir yalan uydurdum

14.10.2013 00:00:00
AKP, paketi ortaya koydu. 40 yıllık Milli Görüş sloganlarının yanında, Abdullah Gül'ün 2003'te, Powell ile imzaladığı anlaşmanın içeriğinde olan birkaç madde. (ayrı dil, azınlık hakları gibi), artı batıya hizmet demokrasi. Biraz zor cümle oldu dimi! Yani AB ve ABD'ye daha hizmet etmek için, çoğunluğu hep elinde tutacaksın. Bunun için her yolu kullanacaksın. Karşında olanları ise demokrasi çarkına koyup, yontacaksın. Bu yontma, yargı (hukuk) yoluyla oluyor.  Ha! Direniyorlar. Çarkı en ince ayara alıp, hızlandıracaksın. Böylece hem demokrasi işlemiş, hem de hukuk üstün gelmiş oluyor!!!  Açılan paketin en çok konuşulanı ve tartışılanı, artı hem yandaş hem karşıt görüşler tarafından devletin ve milletin açıkça hakarete uğratıldığı iki konu vardı. Biri başörtüsü, diğeri andımız. Bu iki konu üzerinden herkes içindeki kini kustu. Hakkın sesi yine gazetemiz oldu. Prof. Dr. Nurullah Çetin, andımız karşıtlarına ilmi, dini ve siyasi olarak mükemmel cevaplar verirken, başörtüsü konusunda da değerli yazar ağabeylerim gereken dini, siyasi ve sosyal cevapları verdiler. Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız, her daim kişinin, inancının gereklerini yerine getirmeyi engelleyici hiçbir kuralın, insan haklarıyla, din ve vicdan hürriyetiyle, laiklik, demokrasi kavramlarıyla bağdaşmayacağını ifade etmiştir.2 Ekim tarihli yazısında da şöyle diyordu; "Kamuda başörtüsü yasağının kaldırılması ise maalesef çok geç kalmış bir düzenlemedir.Zira mevcut anayasamıza ve yasalarımıza göre zaten kullanılmasında bir engel olmayan başörtüsü, bu zamana kadar, iktidarların beceriksizliği veya onunla oy avcılığı yapılması nedeniyle yasak gibi gösterilmiştir.Kamuda başörtüsünün kullanılabilmesi, basit bir yönetmelik ile halledilecek hadise idi ve biz bu konuyu defalarca gündem etmiştik. Bu pakette yeni bir hak verilmiş şeklindeki ilanı, cambaza bak oyunudur?" (Yeni Mesaj) Evet, cambazlar yine sahnede? Bu paketle Erdoğan ve partisi hemen milli görüş yıllarında nostaljilerini sesli, görüntülü olarak halkla paylaşmaya başladılar. Bize böyle yaptılar, bize şöyle yaptılar gibi? Bir de hatırlatması vardı; Başörtü provokasyonlarına dikkat, diye?Diğer taraftan ise birileri, şeytanı tatile gönderip, görevini üstlendiler. Başladılar, ortaçağa gidiyoruz, Arabistan'a döneceğiz, şeriat geliyor? gibi haysiyetten, şereften, gerçeklerden yoksun açıklamalara. Erdoğan geçmişte olduğu gibi din ve örtü üzerinden, hem de ailesini örnek göstererek siyaset yapıyor. Kızları Türkiye'de okuyamamış. Neden? Başörtülü oldukları için. Ama çıkan haberler öyle demiyor. Kaç puan aldı, hangi üniversiteyi kazandı ki, başörtüsü yüzünden okula almadılar? Konu ile alakalı popüler soru ise "Kızlarınız örtülü oldukları için yurt dışında okudu. Ya oğlanlarınız?" şeklindeydi?Bakın! Bayan Gül'ün başörtüsü gerekçe gösterilerek okula kaydı yapılmadı. Bayan Gül, AİHM'sine, ülkemizi şikâyet etti, davasını açtı. Hıristiyanlar, Müslüman'ın inanç hakkını arayacaktı.Bu davayı bütün örtülü bayanlara mal etti. Herkesin hakkını arayacağını, bu davanın inanç davası yanında bir namus meselesi olduğu da vurgulandı. Bol boool alkışlandı.Sonra eşi, vekil, başbakan, bakan oldu. Tak! Dava geri çekildi. Neden? Siyasete alet olmasın, Türkiye yıpranmasın? Ya inanç, namus ne olacak?2008 yılında AKP vekili Hüsnü Tuna dedi ki, "Bizim hedefimiz kamuda başörtüsünün serbest bırakılmasıdır?"Kim yalanladı biliyor musunuz? Nurettin Canikli. Hem de arkadaşını yalancı olmakla itham ederek. "Bizim böyle bir isteğimiz yok. Kim ne söylüyorsa yalan söylüyor." Sonra Erdoğan devreye girdi; "İçimizden birileri yanlış konuşuyor. Parti adına onların konuşmalarını ciddiye, dikkate almayın. Bizim böyle bir beklentimiz, isteğimiz yok."Az geçmişe gidersek Erdoğan, seçildikten sonra başörtülü kızlarımızı üç, beş ağaca benzetmiş ve genele hitap etmek zorunda olduklarını ifade etmişti. Aynı Erdoğan'a, örtü mağdurları mektup yazarak; "Sözünüzü tutun" demişlerdi. Erdoğan'ın cevabı neydi biliyor musunuz? "Başörtüsü konusunda hiçbir yerde, kimseye söz vermedim. Vaat etmediklerimizi, vaat edilmiş gibi gösteren, provoke edenler var."Tablo buyken hala birilerinin AKP ve Erdoğan'ı mücahit olarak alkışlaması, bir başkalarının ise AKP üzerinden din düşmanlığı yapması harbiden yobazlıktır.  Bakın! Medyada sırtlarında tonlarca kitap yüklü yazarlar, kaç gündür, başörtüsü üzerinden senin, benim dinime laf ediyor. Bir başkaları ise ellerini ovuşturup, gelsin oylar, diye seviniyor.
 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.