logo
18 AĞUSTOS 2026

Pakistan'da yolcu otobüsü uçuruma yuvarlandı: 40 kişi hayatını kaybetti

Pakistan'ın Belucistan eyaletinde yolcu otobüsünün uçuruma yuvarlanması sonucu ilk belirlemelere göre 40 kişi hayatını kaybetti, 8 kişi yaralandı

03.07.2026 15:00:00
Haber Merkezi
 
Pakistan'da yolcu otobüsü uçuruma yuvarlandı: 40 kişi hayatını kaybetti
Pakistan'da yolcu otobüsü uçuruma yuvarlandı: 40 kişi hayatını kaybetti
Pakistan'ın Belucistan eyaletinde yolcu otobüsünün uçuruma yuvarlanması sonucu ilk belirlemelere göre 40 kişi hayatını kaybetti, 8 kişi yaralandı.

Dawn gazetesinin haberine göre otobüs, Belucistan'ın Şerani bölgesinden ayrıldıktan sonra Hayber-Pahtunhva eyaletinin Dera İsmail Han bölgesinde seyir halindeyken uçuruma devrildi.

Bölge yetkilileri, kazada ilk belirlemelere göre 40 kişinin hayatını kaybettiğini, 8 kişinin yaralandığını bildirdi.

Yetkililer, arama kurtarma ve sağlık ekiplerinin olay yerine sevk edildiğini, kazanın nedeninin belirlenmesi için soruşturma başlatılacağını bildirdi.

Özgür Özel'den mahkeme başkanına tepki

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın ikinci celsesi öncesinde ve sırasında yaptığı açıklamalarda, savunma hakkının kısıtlandığını vurgulayarak süreci "tarihin en kritik duruşmalarından biri" ve "rezaletin daniskası" olarak nitelendirdi. Silivri'deki duruşmayı takip eden Özel, "YENİ Parti dimdik ayakta" mesajı verdi

17.08.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Özgür Özel'den mahkeme başkanına tepki
Özgür Özel'den mahkeme başkanına tepki
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu, 53'ü tutuklu toplam 414 sanıklı İBB Davası'nın ikinci celsesi, 65'inci İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin Yeni Duruşma Salonu'nda görüldü. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin İstanbul İl Başkanı, ilçe başkanları, belediye başkanları ve milletvekilleriyle birlikte duruşmayı takip etmek üzere cezaevine geldi. Özel, celse öncesinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada sürecin hukuksuzluğuna dikkat çekerek, "Umudumuz duruşmanın kaldığı yerdeki hukuksuzluğun bugün giderilmesi" dedi.

"Tarihin bu noktasına tanıklık etmeye geldik"

Özel, İmamoğlu'nun savunma hakkının elinden alındığını hatırlatarak şunları söyledi: "Kendisi 'Savunma yapmak istiyorum' dediği halde bir gün gibi, yarım gün gibi kısa bir süre verilmişti; aksi takdirde 'Susma hakkınızı kullandık kabul edeceğiz' demişlerdi. Bırakın Türkiye siyasi tarihinin en kritik duruşmalarından birinde, bu Türkiye'de 972 tane ilçenin herhangi bir tanesindeki bir adliye binasında herhangi basit bir davada uygulandığında verilecek ilk karar bozma kararıdır. Ne yapmaya çalışıyor bilmiyoruz. Kendine güvenen bir savcı, kendine güvenen bir hakim, adalet dağıtacağını düşünenler savunma hakkını kısıtlarlar mı? Demek ki o kadar berbat durumdalar, o kadar kendi iddiaları savunulamaz ve çürütülmeye müsait ki Ekrem Başkan'ın kendisini savunmasına izin vermemeyi tek çare olarak görüyorlar. Tarihin bu noktasına tanıklık etmeye geldik."

"YENİ Parti dimdik ayakta"

Parti olarak sürecin böyle işlemesini istemediklerini belirten Özel, "Buradaki kumpası kuranlarla oradaki kumpası kuranlar aynı büyük planın parçası ve bu plan elimizden partiyi almaya kalktı. Buna teslim olmayacağımızı söylemiştik. Bakın görüyorsunuz. YENİ Parti'nin İstanbul İl Başkanı burada. Bir ara ana muhalefetten düştünüz diye birtakım valilik tarafından kısıtlamalar uygulanıyordu. Şimdi ana muhalefet partisinin il başkanıdır. Bütün ilçe başkanlarımız burada. 39'da 38'i devam ediyor. Bir arkadaşımız da yeni katıldı. Hepsi burada. Belediye başkanlarımız, milletvekillerimiz burada. YENİ Parti dimdik ayakta. Partimizi elimizden almak isteyenler ortalıkta yok. Bir kısmı burada savunma hakkını kullandıracak mı, kullandırmayacak mı onu göreceğiz" ifadelerini kullandı.

Özel salondan ayrıldı

Duruşma devam ederken İmamoğlu'na söz hakkı verilmemesi üzerine Özel, salondan ayrıldı ve basın mensuplarına daha kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Geçen celsede yaşananları hatırlatan Özel, "Silivri'de hep birlikte geçen celsenin bitişinde savunma hakkının nasıl kısıtlandığını konuşmuştuk. Bunun ne 1960 Darbesi'nde ne 12 Eylül Darbesi'nde ne Almanya'daki Nürnberg mahkemelerinde ne 12 Eylül dönemindeki DİSK'in yargılandığı süreçlerde yaşanan ki onların hepsi darbe dönemlerinin yargılamalarıydı. Hiçbirisinde yaşanmayan bir şey yaşandı" dedi. İmamoğlu'na "Hakkında 150'ye yakın örgüt kurucusu, örgüt lideri olmakla suçlandığı için güneşin altındaki gerçekleşen her olaydan, her iddiadan Ekrem İmamoğlu'nu da mesul tutuyorlar" şeklinde yaklaşıldığını belirten Özel, mahkemenin önce "sınırsız savunma hakkı" vaat ettiğini, ardından 9 Temmuz'da davayı bitirme hedefiyle süreyi beş-altı saate indirdiğini ve feragat dayattığını anlattı.

"Savunma hakkı asla kısıtlanamaz"

Bugünkü celsede avukatların hukuki itirazlarını dinledikten sonra mahkemenin "belirsiz bir gün" için savunma hakkı tanıdığını söyleyen Özel, "Avukatlar ısrar edince, 'Onu size önceden söyleyeceğim' dedi. Bir de söylemeseydin. Savunma yapacağı günü bilmeyecek. 'Bir arada' diyor, 'uygun yerde, makul zamanda.' Yani yerine, zamanına, süresine hakim karar verecek. Oysaki asla kısıtlanamaz savunma hakkı. 'Bu haktan yararlandıracağım' deyip bahşetti beyzade. Gerçekten burada artık göstermelik yargılama bile yapılmıyor. Bu rezaletin daniskasıdır. Bu rezaletin dik alasıdır" diye konuştu.

Duruşma salonuna eleştiri

Yeni ve büyük duruşma salonunun fiziksel koşullarını da eleştiren Özel, seyircilerle sanıklar arasında "futbol sahasından daha fazla, belki iki futbol sahasına yakın" mesafe olduğunu, dürbünle izleyenlerin bulunduğunu, avukatların müvekkilleriyle göz teması kuramadığını ve savcının heyetin bir üyesi gibi oturduğunu söyledi. "Yargılamanın güya yüz yüze yapılıyormuş gibi olduğu ama Ekrem İmamoğlu veya herhangi bir arkadaşımız cezaevinde kamera karşısında olsa, ailesi evden televizyonla izlese, avukatı bürodan katılsa, hakim bey o çok isteyip de koşa koşa gittiği tatilinden dönmemiş olsa yine bir yargılama teknik imkanlarla buradaki kadar yapılır. Bir mekanda olunmuş falan değil burada. Burada mekanı büyütmek, araları açmak, bariyerler koymak ve en uzağa yerleştirmek suretiyle bu devasa mekanda bir mekansızlık yaratılmış. Yüz yüze yargılama imkanı ortadan kaldırılmış durumda" ifadelerini kullandı.

"Korktukları bir tek şey var"

Özel'e göre mahkemenin korktuğu tek şey etkili savunmalardı. Özel, "Korktukları bir tek şey var. Etkili savunmalar yapılıyor ve en etkilisi Ekrem İmamoğlu tarafından yapılacak. Bu savunmanın etkisinden, bu savunmanın gerçekleri ortaya koymasından, iftiraları çürütmesinden, yalancılarla yüzleşmesinden korkuyorlar. Yapılan budur" dedi. Aileler, seyirciler ve basın mensuplarının tahrik edilmeye çalışıldığını da öne süren Özel, oturma yerlerinin sürekli değiştirildiğini, bariyerler çekildiğini ve en uzak noktalara yönlendirildiklerini anlattı. "Bekliyor ki biz sinirlerimize hakim olamayacağız. Burada bağıracağız, çağıracağız. Ona hak ettiği gibi davranacağız" şeklinde konuştu.

Süreçte biriken kini sorgulayan Özel, "Mesele, Ekrem İmamoğlu'nun ilk ifadesinin alındığı gün, şu anda Adalet Bakanlığı'nda görevlendirilmiş, Ankara'da görevlendirilmiş, o zamanki bir başsavcıvekilinin Ekrem Bey'e, 'Ekrem Bey bu işler böyle. Gün değişir, siz iktidar olursunuz. Biz oraya geçeriz, siz bizi yargılarsınız. Bu işler böyle' dediği. Yani adaleti aramak yok da biz ve onlar var. İki tane düşman kutup var. Nerede düşmanlaştı bunlar? Nerede, ne zaman bu kadar kini biriktirdiler? Biz onlara ne yapmışız? Bizim yaptığımız bir tek şey var: Demokrasilerde olduğu gibi, üstüne o cübbeyi giydiren Cumhuriyet, ona cübbe verdiyse, tokmak verdiyse altına araba çektiyse; bize de muhalefet etme, milleti ikna edersek gün gelince iktidar olma hakkı vermiş" şeklinde konuştu.

"Ben daha güneşin doğmadığı bir gece, iyinin kötüyü yenmediği bir gün görmedim"

Tarih önünde teessüf ettiğini belirten Özel, Ergenekon davasındaki benzer uygulamaları hatırlatarak, "Kendisine tarih önünde teessüf ediyorum. Bir kere daha demiştim bu cümleyi. İkinci kez kullanıyorum... Tarih önünde hepsine teessüf ediyorum ve hepimizin haysiyetini ve hukukunu milletimize emanet ediyorum. Başka kimseye değil. Çünkü tuz koktuktan sonra, ben şimdi buradaki hakimi HSK'ya mı şikayet edeyim? Başında Akın Gürlek var, zaten bu zulmü başlatan, kurgulayan, sürdüren kişi... Kimi, kime şikayet edeyim? O yüzden hepimizin hakkını, hukukunu ve varsa bir gün hakkımızı almamızla ilgili umudu milletimize emanet ediyoruz. Ettiklerini bulsunlar. Zulümleri artsın ki sonları tez gelsin. Bu dünyada adaleti bulursak buluruz, bulmazsak öbür dünyada bütün bu masumların iki elleri yakalarındadır. Bu devran böyle sürmez. Ben daha güneşin doğmadığı bir gece, ben daha iyinin kötüyü yenmediği bir gün ve ben daha tarih önünde zalimlerin zulümleriyle sınanmadıkları bir süreci hiç görmedim. Yine görmeyeceğiz inşallah" dedi.

Özel'in açıklamaları, İBB Davası'nın ikinci celsesinde yaşanan tartışmaların gölgesinde, hem yargı sürecine hem de siyaset kurumuna yönelik sert eleştiriler içeriyordu. Duruşma salonu dışında yapılan bu değerlendirmeler, partisinin "dimdik ayakta" durduğunu vurgulayan liderin, sürecin hukuki ve siyasi boyutlarını kamuoyuna taşıma çabası olarak kayda geçti.

2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası onandı

Adana'da eşi ve 16 yaşındaki oğlunu bıçaklayarak öldüren tutuklu sanığa verilen 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay tarafından onandı

17.08.2026 17:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası onandı
2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası onandı
Adana'da eşini 39, oğlunu ise 49 yerinden bıçaklayarak öldüren sanığa verilen 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay tarafından onandı.

Olay, 19 Ağustos 2023'de merkez Çukurova ilçesine bağlı Toros Mahallesi 78101 Sokak'ta bulunan bir apartmanın 9'uncu katında meydana geldi. Sabaha karşı cinnet getiren Cem Suna, eşi Deniz'i (43) 39 yerinden ve oğlu Alperen'i (16) 49 yerinden bıçaklayarak öldürdü. Olayın ardından yakalanıp tutuklanan Cem Suna 'canavarca hisle öldürme' suçundan hakim karşısına çıktı.

"Asıl mağdur benim"

Karar davasında hakim karşısında son savunmasını yapan Cem Suna, "Bugüne kadar sustuysam adalete güvenimden sustum. Herkes hükmünü vermiş. Asıl mağdur benim. Dünyası yıkılan, ailesi katledilen benim. Ne olduysa bana oldu. Eşim ve çocuğum sürekli gözümün önünde. Dışarı çıksam da bir şey değişmeyecek" dedi.

15 Ekim 2024'de Cem Suna'nın Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde karar davası görüldü. Karar davasında Cem Suna'ya 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.

Karar Yargıtay'da onandı

Suna'nın avukatları Yargıtay'a başvurarak karara itiraz etti. Ancak Yargıtay'da cezada herhangi bir indirim yapmayarak 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onadı.

Emekli Amiral Türker Ertürk gözaltına alındı

Eski Deniz Harp Okulu Komutanı emekli Tuğamiral Türker Ertürk, katıldığı bir yayındaki açıklamaları ve sosyal medyada paylaşılan video içerikleri nedeniyle başlatılan resen soruşturma kapsamında gözaltına alındı

17.08.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Emekli Amiral Türker Ertürk gözaltına alındı
Emekli Amiral Türker Ertürk gözaltına alındı
Eski Deniz Harp Okulu Komutanı emekli Tuğamiral Türker Ertürk, dijital platformlarda ve sosyal medya hesaplarında paylaşılan video içeriklerindeki ifadeleri nedeniyle adli takibata uğradı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen resen soruşturma kapsamında, Ertürk hakkında öğle saatlerinde gözaltı kararı uygulandı.

Soruşturmanın gerekçesi olan sözler

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Ertürk'ün internet ortamında yayılan bir programda sarf ettiği iddia edilen siyasi içerikli ifadeleri üzerine inceleme başlattı. Kamuoyunda geniş yankı bulan ve soruşturma dosyasına giren açıklamalarda Ertürk'ün şu sözleri kullandığı belirtildi:

"Bakın artık iktidar değişecek. Ama acılı ama acısız, iktidar değişecek. Onun için herkes aklını başına devşirmeli. Siz de, ben de... Tabii ki herkes de... Onun için Yüksek Seçim Kurulu'nun vicdanlarına ve hukuka göre karar vermelerini bekliyoruz. Yoksa ileride müşkülat yaşarız ülkece diye düşünüyorum."

Suçlamalar neler?

Başsavcılık tarafından yürütülen resen soruşturmanın detayları da netleşmeye başladı. Alınan bilgilere göre emekli Amiral Türker Ertürk'e, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında "halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" ve "suç işlemeye tahrik" suçlamaları yöneltiliyor.

Emniyete götürüldü, savcılığa sevk edilmesi bekleniyor

Hakkında başlatılan adli sürecin ardından harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri, Türker Ertürk'ü saat 14.00 sıralarında gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilerek savcılık makamına ifade vermesi beklenen Ertürk hakkında adli kontrol veya tutuklama talebinin gelip gelmeyeceği ise işlemlerin ardından belli olacak.

Sürece ilişkin güncel yasal ve idari gelişmeler yakından takip ediliyor.

Türkiye bugün saat 03.02'de bir kez daha 17 Ağustos 1999'daki depremde yaşamını yitirenleri andı

Türkiye bugün saat 03.02'de bir kez daha 17 Ağustos 1999'daki depremde yaşamını yitirenleri andı. Prof. Dr. Naci Görür, olası bir depreme karşı uyarılarını sürdürdü

17.08.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Türkiye bugün saat 03.02'de bir kez daha 17 Ağustos 1999'daki depremde yaşamını yitirenleri andı
Türkiye bugün saat 03.02'de bir kez daha 17 Ağustos 1999'daki depremde yaşamını yitirenleri andı
Merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçti.

Türkiye tarihine bir "felaket" olarak geçen 7,4 büyüklüğündeki deprem, saat 03.02'de meydana geldi ve 45 saniye sürdü. Sarsıntı Kocaeli, Yalova, Sakarya, İstanbul ve Düzce'de yıkıma neden oldu.

17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 43 bin 953 kişi yaralandı.

Yaklaşık 200 bin kişinin evsiz kaldığı, 66 bin 441 konut ve 10 bin 901 iş yerinin yıkıldığı depremden 16 milyona yakın kişi farklı düzeylerde etkilendi, 285 bin 211 konut ve 42 bin 902 iş yerinde hasar tespit edildi.

İstanbul'da 454 kişi yaşamını yitirdi. Yalova, Düzce ve Gölcük'ten kentteki hastanelere getirilen yaralılardan hayatını kaybedenlerle bu sayı 981'e çıktı.

Binaların depreme dirençli hale getirilmesine ilişkin çalışmalar tüm hızıyla sürerken uzmanların uyarıları da sürüyor.

Türkiye'de kentsel dönüşüm destekleri başta olmak üzere bugüne dek birçok adım atıldı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, geçtiğimiz günlerde İstanbul'da kentsel dönüşümü tamamlanan bağımsız bölüm sayısının 1 milyona ulaştığını belirterek "Şehrimizi afetlere hazırlamak için dönüşüme süratle devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

Konuyla ilgili olarak bakanlıktan yapılan açıklamada da Kentsel Dönüşüm Başkanlığı'nın, kurulduğu 2012'den bu yana Türkiye genelinde deprem ve diğer afetlere karşı riskli binaların dönüşüm süreçlerini yürüttüğü belirtildi.

Bugüne kadar 81 ilde 2 milyon 761 bin bağımsız bölümün dönüşüm kapsamına alındığı belirtilen açıklamada, 2 milyon 378 bin bağımsız bölümün dönüşümünün tamamlandığı, 383 bin bağımsız bölümün dönüşümünün ise devam ettiği vurgulandı.

Kentsel Dönüşüm Başkanlığının iki kentsel dönüşüm projesinden birini deprem tehdidiyle karşı karşıya olan İstanbul'da hayata geçirdiği vurgulanarak "İstanbul'da 2012'den bu yana 1 milyon 298 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. 1 milyon 7 bin bağımsız bölümün dönüşümü tamamlandı. Kentte 291 bin bağımsız bölümün dönüşümü ise devam ediyor" bilgisine de yer verildi.

"Er ya da geç büyük bir deprem olacak"

Dr. Naci Görür de 17 Ağustos'un yıldönümü nedeniyle kişisel X hesabında yayınladığı mesajda Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunu hatırlattı.

Türkiye'nin ülkeyi depreme dirençli hale getirmeye gücü olduğunu belirten Görür, şöyle konuştu:

"Arkadaşlar kendimizi aldatmayalım. Bir deprem ülkesinde yaşıyoruz. Er veya geç, orada veya burada büyük bir deprem olacak ve binlerce insan ölecektir. Bırakın fayı, bırakın yeri, insanlar ölmesin istiyorsanız ülkenizi deprem dirençli yapınız ve depremi minimum zararla atlatınız. Bütün iş bir bakanlık kurup bunu en az 20 sene siyaset yapmadan ciddiyetle çalıştırmak gerekir. Türkiye'nin bunu yapmaya gücü vardır."

Emekli Tuğamiral Türker Ertürk hakkında soruşturma başlatıldı

Emekli Tuğamiral Türker Ertürk hakkında sosyal medyada paylaşılan video içeriğindeki ifadeleri nedeniyle soruşturma başlatıldı

 

17.08.2026 11:48:00
Haber Merkezi
 
Emekli Tuğamiral Türker Ertürk hakkında soruşturma başlatıldı
Emekli Tuğamiral Türker Ertürk hakkında soruşturma başlatıldı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, bir sosyal medya hesabı üzerinden paylaşılan video içeriklerinde geçen ifadeleri nedeniyle Türker Ertürk hakkında resen soruşturma başlattı.

Soruşturmaya, Ertürk'ün videoda dile getirdiği "Bakın artık iktidar değişecek. Ama acılı ama acısız, iktidar değişecek. Onun için herkes aklını başına devşirmeli... Yüksek Seçim Kurulu'nun vicdanlarına ve hukuka göre karar vermelerini bekliyoruz. Yoksa ileride müşkülat yaşarız ülkece..." şeklindeki açıklamaları neden oldu.

Marmara Depremi'nde hayatını kaybedenler Kocaeli'de anıldı

Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde hayatını kaybedenler için anma programı düzenlendi

17.08.2026 05:28:00 / Güncelleme: 17.08.2026 05:35:31
AA
 
Marmara Depremi'nde hayatını kaybedenler Kocaeli'de anıldı
Marmara Depremi'nde hayatını kaybedenler Kocaeli'de anıldı

Merkez üssü Gölcük olan depremin 27. yılı dolayısıyla Kavaklı sahilinde gerçekleştirilen programda, depremde yaşamını yitirenler anıldı.

Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, programda yaptığı konuşmada, 17 Ağustos'un yalnızca hayatını kaybedenleri anma değil, aynı acıların tekrar yaşanmaması için eksikliklerin değerlendirilmesi ve gerekli derslerin çıkarılması gereken bir gün olduğunu söyledi.

Türkiye'nin 1999'dan bu yana afet yönetiminde kurumsal yapılanma, müdahale ve afet sonrası iyileştirme çalışmalarında önemli mesafe aldığını belirten Aktaş, afet öncesi risklerin azaltılması konusunda ise yapılması gereken çalışmalar bulunduğunu ifade etti.

İl Risk Azaltma Planı kapsamında Kocaeli'de deprem başta olmak üzere deniz kazaları, büyük sanayi kazaları ve orman yangınları gibi risklerin belirlendiğini aktaran Aktaş, bunların azaltılması ve kentin afetlere dirençli hale getirilmesi için çalışmalar yürütüldüğünü dile getirdi.

Afetlere hazırlığın kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların birlikte hareket etmesini gerektirdiğini vurgulayan Aktaş, özellikle eski yapı stokunun yenilenmesinin önemine dikkati çekti.

Aktaş, 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılan binaların yüzde 90'ından fazlasının 1999 depreminden önce inşa edildiğini belirterek, "Gerçekçi olmak gerekiyorsa bizim bu acı kayıplara son vermemiz, kayıplarla karşı karşıya kalmamamız için bu dönüşümü hızlı bir şekilde gerçekleştirmemiz lazım." diye konuştu.

"Bir saniyemizi bile boşa geçirmememiz gerekiyor"

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Ali Hamza Pehlivan da 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin Türkiye'deki afet yönetimi anlayışı açısından dönüm noktası olduğunu söyledi.

Depremin ardından bilimsel çalışmaların ve yasal düzenlemelerin hayata geçirildiğini belirten Pehlivan, Zorunlu Deprem Sigortası'nın yaygınlaştırıldığını, bina deprem yönetmeliğinin güncellendiğini ve yapı denetiminin zorunlu hale getirildiğini anlattı.

Pehlivan, 2009'da AFAD'ın kurulmasıyla kriz odaklı anlayıştan afetleri öncesi, sırası ve sonrasıyla ele alan "Bütünleşik Afet Yönetimi" modeline geçildiğini ifade etti.

Türkiye Afet Risk Azaltma Planı ile 81 ilde hazırlanan İl Risk Azaltma Planları doğrultusunda çalışmaların sürdürüldüğünü dile getiren Pehlivan, Kocaeli'de de risklerin belirlenerek ilgili kurumlara sorumluluklar verildiğini vurguladı.

Afet gerçekleşmeden önce yapılacak çalışmaların önemine dikkati çeken Pehlivan, "Öncesinde atacağımız bir adım, öncesinde bertaraf edeceğimiz bir birimlik maliyet bizi afetler anında en az 7-8 birim yükten kurtarıyor. O yüzden 1 saniyemizi bile boşa geçirmememiz, 1 saniyemizi bile afetlere hazırlıklı olma konusunda değerlendirmemiz gerektiğini ifade ediyorum." diye konuştu.

Pehlivan, Zorunlu Deprem Sigortası oranının yüzde 58'e ulaştığını bildirdi.

Kocaeli'de yaklaşık 150 bin bağımsız birimin dönüştürülmesi gerekiyor

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ise depremden sonra kentteki yapı stokunun yaklaşık yarısının yenilendiğini, diğer yarısını ise 1999 öncesinde inşa edilen yapıların oluşturduğunu söyledi.

Kentteki yapı stokuna yönelik tarama çalışmalarının tamamlandığını belirten Büyükakın, yaklaşık 160 bin binanın depremden önce inşa edildiğini, zemin ve yapı özellikleri dikkate alındığında yaklaşık 150 bin bağımsız birimin dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.

Dönüşümün yalnızca finansmanla çözülebilecek bir konu olmadığına dikkati çeken Büyükakın, Kocaeli'nin yıllık inşaat kapasitesinin yaklaşık 15 bin bağımsız birim olduğunu, mülk sahipleri ile kullanıcıların farklı beklentileri, hukuki süreçler, ekonomik kaygılar ve vatandaşların yaşadıkları bölgeyle kurdukları aidiyet bağlarının da dönüşüm sürecini zorlaştırdığını kaydetti.

Büyükakın ayrıca kentteki sivil toplum kuruluşlarını kentsel dönüşüm çalışmalarına destek vermeye çağırdı.

Programda, Marmara Depremi'nde hayatını kaybedenler için Kur'an-ı Kerim okundu ve dua edildi.

Konuşmaların ardından, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, 6 Şubat 2023'te yaşanan ve "asrın felaketi" olarak nitelenen Kahramanmaraş merkezli depremlerde arama kurtarma faaliyetlerine katılan ekiplere teşekkür belgesi verdi.

Daha sonra, arama kurtarma kursunu başarıyla tamamlayan Gölcük Arama Kurtarma Derneği (GESOTİM) kursiyerlerine sertifikaları protokol üyelerince verildi.

Anma programına Kocaeli milletvekilleri Radiye Sezer Katırcıoğlu ve Veysal Tipioğlu, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Gölcük Kaymakamı Müfit Gültekin, Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Mehmet Özgür Özömek, bazı siyasi partilerin il ve ilçe yöneticileri ile vatandaşlar katıldı.

 

Türkiye'den İsrail'in Trump'ın Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesine kınama

Türkiye ve 7 ülke, İsrail’in ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesini kınadı

16.08.2026 22:01:00
AA
 
Türkiye'den İsrail'in Trump'ın Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesine kınama
Türkiye'den İsrail'in Trump'ın Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesine kınama
Türkiye ve 7 ülke, İsrail'in ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesini kınadı. Hamas da bugün yaptığı açıkamada, İsrail'in Şarm El-Şeyh Anlaşması'na ve Trump'ın Gazze planına uymadığını ve üzerinde mutabık kalınan yol haritasını da reddettiğini belirterek, iatı Şeria, Gazze Şeridi, Kudüs ve İsrail hapishanelerindeki gelişmelerin ciddi tehdit oluşturduğunu bildirmişti.

Hamas tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre,Halil el-Hayye başkanlığındaki heyet, Mısır'a gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Mısır Genel İstihbarat Bakanı Tümgeneral Hasan Reşad ile İstihbarat Teşkilatının merkezinde bir araya geldi. Görüşmede, işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ndeki siyasi ve sahadaki gelişmeler ele alındı.

Açıklamada, İsrail'in günlük ihlaller gerçekleştirdiği, Şarm El-Şeyh Anlaşması ile Trump'ın Gazze planını tanımadığı ve üzerinde mutabık kalınan yol haritasını reddettiği vurgulandı.

Görüşmede Hamas heyetinin Batı Şeria, Kudüs ve İsrail hapishanelerindeki gelişmeler hakkında da kapsamlı bilgi sunduğu aktarılan açıklamada, "İşgalin yaptığı, bölgede ve uluslararası düzeyde üzerinde durulması gereken tehlikeli ve yıkıcı bir politikadır." değerlendirmesine yer verildi.

Türkiye ve 7 ülke de İsrail'in  Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesini kınadı.

Kene ısırması nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 12'ye yükseldi

Kene ısırması sonrası tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Bekir Selvi'nin amcasının oğlunun da 2020 yılında yine kene ısırması sonucu öldüğü belirlendi

16.08.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
Kene ısırması nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 12'ye yükseldi
Kene ısırması nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 12'ye yükseldi
Kene ısırması sonrası tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Bekir Selvi'nin amcasının oğlunun da 2020 yılında yine kene ısırması sonucu öldüğü belirlendi.
Sivas il merkezine bağlı Kızılca köyünde yaşayan, emekli ve nakliyat işleriyle uğraşan 6 çocuk babası Bekir Selvi'ye arazide kene tutundu.

Bir süre sonra rahatsızlanan Selvi, yakınları tarafından durumu fark edilerek hemen Sivas Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Daha sonra Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildi.

Hastanede yapılan ilk tetkiklerin ardından KKKA hastalığı şüphesiyle anestezi yoğun bakım servisinde tedavi altına alınan Selvi, bu sabah yaşam mücadelesini kaybetti.

Hastane morgundan yakınları tarafından teslim alınan Selvi'nin cenazesi, toprağa verilmek üzere Kızılca köyüne götürüldü.

Hayatını kaybeden Bekir Selvi'nin amcasının oğlu Bilal Selvi'nin de Haziran 2020'de kene ısırması sonucu hayatını kaybettiği öğrenildi. Aynı aileden ikinci kişinin de kene nedeniyle hayatını kaybetmesi köyde büyük üzüntüye yol açtı.

Bu yıl KKKA hastalığı nedeniyle çevre kentler ile Sivas'ın ilçelerinden getirilen ve tedavi gördükleri sırada hayatını kaybedenlerin sayısı 12'ye yükseldi.

İstanbul'un Bakırköy ilçesinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi'nin bahçesindeki atıkların bulunduğu alanda yangın çıktı

İstanbul'un Bakırköy ilçesinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi'nin bahçesindeki atıkların bulunduğu alanda yangın çıktı

16.08.2026 17:46:00
Haber Merkezi
 
 İstanbul'un Bakırköy ilçesinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi'nin bahçesindeki atıkların bulunduğu alanda yangın çıktı
 İstanbul'un Bakırköy ilçesinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi'nin bahçesindeki atıkların bulunduğu alanda yangın çıktı
İstanbul'un Bakırköy ilçesinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi'nin bahçesindeki atıkların bulunduğu alanda yangın çıktı. Ekipler yangını kontrol altına aldı.
Yeşilköy Caddesi'ndeki Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi'nde yangın çıktı.
Hastanenin bahçesinde henüz belirlenemeyen bir nedenle başlayan yangın üzerine bölgeye çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Ekipler yangını söndürdü.

Tüp dolum tesisindeki yangında soğutma çalışmaları devam ediyor

Manisa'nın Salihli ilçesinde bulunan oksijen dolum tesisinde meydana gelen yangında soğutma çalışmaları devam ederken yangında 2 vatandaşın da yaralandığı bilgisine ulaşıldı

15.08.2026 11:45:00 / Güncelleme: 15.08.2026 11:48:18
İHA
 
Tüp dolum tesisindeki yangında soğutma çalışmaları devam ediyor
Tüp dolum tesisindeki yangında soğutma çalışmaları devam ediyor
Yangın, saat 08.30 sıralarında Manisa'nın Salihli ilçesine bağlı Atatürk Mahallesi'nde faaliyet gösteren Kavas Oksijen Dolum tesisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre henüz belirlenemeyen bir sebeple tesiste patlama sonrası yangın çıktı. Büyük bir gürültüyle tüplerin patladığı yangın sonrası bölgeye Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı ekipler ile 6 ambulans, 6 su tankeri, 6 asayiş devriye ekibi ile arama kurtarma ekipleri sevk edildi.

Patlamanın şiddetiyle çevredeki evlerin camları da kırıldığı öğrenildi.



Ekipler tarafından uzun müdahaleler sonrası yangın kısmen kontrol altına alınırken soğutma çalışmaları devam ediyor.

Öte yandan, yangın nedeniyle 2 kişinin de dumandan etkilendiği ve Salihli Devlet Hastanesine kaldırıldığı öğrenildi.

Manisa Valiliği Kriz Merkezi'nin de yangınla ilgili gelişmeleri yakından takip ettiği öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.