logo
08 HAZİRAN 2026

Parisin yolları parke Reyhanlının darke

14.01.2015 00:00:00
Başbakan Erdoğan'dı ve Reyhan'lı da, cumhuriyet tarihimizin en büyük terör eylemi gerçekleştirildi. 51 vatandaşımız katledildi.Başbakan, hükümeti ve partisinin vekilleri ekranlarda, kınama üzerine kınamalarda bulundular. Lanet yağdırdılar. Yapanın yanına kar kalmayacak, cümlesini kurdular. Ardından dünya devletlerinin taziyelerini kabul ettiler. Peşine yas ilan ettiler.Reyhan'lıdaki acılı vatandaş, "nerde bu devlet" diye feryat ederken, milletimiz neden cumhurun başı ve başbakan bölgeye gitmiyor, diye soruyordu. Evet, olay üzerinden günler geçti ama hiçbir devlet, hükümet yetkilisi bölgeye gitmedi. Neden?Nihayet 10 gün sonra sabık başbakan bölgeye gitti. Halka hitap etti. Halk, dediysek çoğu sivil giyimli güvenlik güçleriydi. Olay, direk olarak Esad'a havale edilirken, günler sonra fail sıfatıyla birileri yakalandı. Sonrasını bilmiyorum. Açıklayanda, konuşanda yok zaten.  Bildiğim ise Paris'te, Davutoğlu dahil birçok devlet yöneticisi yürümek için bir araya geldi. Nedeni, terörü lanetlemek, teröre karşı bir olduklarını göstermekmiş. Çok basit bir soru; Reyhanlı'da yaşanan terör değil miydi? Daha geçen hafta Sultanahmet'te patlatılan bomba terör eylemi, şehit polisimiz ise terör kurbanı sayılmıyor mu? Bırak dünya devletlerini! Cumhurbaşkanı ve başbakan, Sultanahmet'te neden yoktu? Davutoğlu, dünyanın gözü önünde yaptığı Filistinli katliamlarıyla açıkça ben terörist devletim, diyen İsrail ile aynı karede görünmeyi nasıl vicdanına sığdırıyor? Gerçi benimki de soru mu? İsrail, Mavi Marmara'da vatandaşlarımızı katletti. Bizim yöneticiler İsrail ile ilişkilerini zirve yaptırdı. Eski Başbakan Erdoğan, Ben, Gazze'yi istediğim zaman ziyaret ederim, dedi. İsrail, edemezsin, karşılığını verdi. Hala gidecek?Daha 6 ay önce İsrail binlerce Müslüman'ı katletti. Dünyada kimse yürümedi. Kınamaya bile korktular. Şimdi dünya barışı masalı okuyorlar. Geçin bu ayakları. Merkel'e ziyaretDavutoğlu, Fransa'dan Almanya'ya geçti. Alman mevkidaşı ile soruları cevaplıyorlar. Bir soru geldi ki, IŞİD adı altında ülkemizi terör ve terör örgütlerine yardım ve yataklık iması içeriyordu. "Türk hükümetinin, IŞİD'e karşı daha fazla önlem alması gerektiğini düşünüyor musunuz?"Davutoğlu bozuldu, içerledi, ses tonu değişti, sinirlendi. Türkiye'de olsa "paralel yapı mazeretine sığınırdı ama yer Almanya'ydı. Oda Suriyeli sığınmacılara sığındı. "Birileri eğer Türkiye'yi suçlarsa, yarın sınırları kapatırız ama öbür tarafta Suriye rejiminin bombaları altında katledilen her çocuğun vebali, o sınırları kapatma kararını almamızı isteyenlerin üzerinde olur."Davutoğlu'nun gözden kaçırdığı çok önemli bir şey vardı. IŞİD belası son 1 veya 1.5 yıldır İslam alemine musallat edildi. Ama Suriye'deki BOP planı 4 yıldır devrede. Ve işin garibi! Davutoğlu dış işleri bakanıydı ve öyle bir stratejik derinliğe sahipti ki (!) daha Suriye'de iç savaş başlatılmadan, Kils'te, Antep'te ve diğer illerimizde konteynır kentler hazırlamıştı.Yani Suriyeli sığınmacılar ülkemize terörden kaçarak mı gelmişti? Yoksa bir planın dublörleri olarak ülkelerini terk etmeye zorlanmışlardı? Soru bu. Cevabı yağmur, kar altında çocuklarıyla dilenen sığınmacılara bakarak verin?       
 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.