logo
25 HAZİRAN 2026

Partisinin Bursa İl Teşkilatınca düzenlenen iftar programına katılan BTP lideri Hüseyin Baş, "Milletimizin gönül ittifakına ihtiyacı var. En kanlı cümle mezhep kavgası” dedi

BTP lideri Hüseyin Baş, “Türkiye'de İran savaşına ilişkin alttan alta bazı propagandalar yürüyor. Maksatları insanları bölmek, parçalamak, insanları bir şekilde farklı kayıklara bindirip o kayıkları birbiriyle kavga ettirmek. Ortadoğu'nun en kanlı cümlesi mezhep kavgası” şeklinde konuştu.

15.03.2026 16:34:00
Haber Merkezi
Partisinin Bursa İl Teşkilatınca düzenlenen iftar programına katılan BTP lideri Hüseyin Baş, "Milletimizin gönül ittifakına ihtiyacı var. En kanlı cümle mezhep kavgası” dedi
Partisinin Bursa İl Teşkilatınca düzenlenen iftar programına katılan BTP lideri Hüseyin Baş, "Milletimizin gönül ittifakına ihtiyacı var. En kanlı cümle mezhep kavgası” dedi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş partisinin Bursa İl Teşkilatınca düzenlenen iftar programına katıldı.
Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği programa İYİ Parti Bursa Milletvekilleri Hasan Toktaş ve Selçuk Türkoğlu'nun yanı sıra Zafer Partisi ve Demokratik Sol Parti'den de katılım oldu.
Programda konuşan Hüseyin Baş Türkiye ve Orta Doğu gündemine ilişkin değerlendirmeler yaptı.

BTP lideri şunları söyledi; "Bugün soframızda Cumhuriyet Halk Partisi var, İyi Parti var, Zafer Partisi var, Demokratik Sol Parti var, Bağımsız Türkiye Partisi var. Bugün soframızda Türkiye'nin bütün siyaseti var. Türkiye'nin kardeşliği var, birliği var, beraberliği var. Türkiye'nin ihtiyacı olan da aslında birlik ve beraberlik. Bunu söylediğimiz zaman bir seçim ittifakı konuşuluyor. Mesele bunun ötesinde arkadaşlar. Türkiye'de siyasetçiler yani bizler ne yaparsak yapalım milletimizin gönül ittifakına ihtiyacı var. Birbirini seven, birbirini anlayan, anlayışla karşılayan, kendi iyiliği için değil de toplumun iyiliği için yaşamak isteyen, hayatını sürdüren insanlar olmaya ihtiyacımız var. Dolayısıyla Türkiye'nin bereketli sofralara, güzel muhabbetlere ve kardeşliklere ihtiyacı var. İnşallah ülkemizde bunu inşa edebilmek adına biz de bu duvarın bir taşı olmayı beceririz, başarırız. O günleri görmeyi, yaşamayı Allah hepimize nasip etsin.






"Amerika, Ortadoğu'da senin ne işin var?"

Bölgemize baktığımızda şu anda komşu ülke İran, kardeş halkımız, İran halkı her gece ağır bombardıman saldırılarına maruz bırakılıyor. Malumunuz devletin lideri konutu bombalanmak suretiyle öldürüldü, şehit edildi. Elbette ki bugün İran'ın da ona saldıran güçlere karşı ciddi bir mukavemeti var. Bunu gözlemliyoruz. Ama iş öyle bir yere geldik ki şunu demiyoruz: Sen nasıl gidip egemen bir toprağa, onun liderine bir saldırı yapabilirsin? Ey Amerika, Ortadoğu'da senin ne işin var? Senin bizim topraklarımızda ne işin var? Bu ülke topraklarında, bu Ortadoğu bölgesindeki ülkelerin topraklarında ne işin var demiyoruz da yani orayı geçtik, orayı kabullendik. Artık yıllar içerisinde şunu söylüyoruz: İran çok ciddi mukavemet gösteriyor. Bununla mutlu oluyoruz. Evet hepimiz mutlu oluyoruz. O İsrail'e de bir tepki verebildiği zaman diyoruz ki evet bir Müslüman ülkede, bizim bölgemizde bir ülke de Amerika'yla İsrail'le savaşabiliyor. Bu duyguyu yaşıyoruz yani standartlarımız çok düştü.






"Ortadoğu'nun en kanlı cümlesi mezhep kavgası"

Şimdi baktığınız zaman Ortadoğu'nun bu hale gelmesinin temelinde yatan büyük problemi iyi anlamamız lazım. Libya'da ne oldu? Suriye'de ne oldu? Irak'ta ne oldu ve bugün İran'da ne yapılmak isteniyor? Türkiye'de de İran savaşına ilişkin alttan alta bazı propagandalar yürüyor. Maksatları nedir diye baktığınızda yine aynı şeyi görürsünüz: Tefrik etmek, insanları bölmek, parçalamak, insanları bir şekilde farklı kayıklara bindirip o kayıkları birbiriyle kavga ettirmek. Nedir? Ortadoğu'nun on yıllardır süre gelen en kanlı cümlesi mezhep kavgası. Bunun üzerinden milyonları evsiz bıraktılar. Bu kavga üzerinden milyonların canından olmasına sebep oldular. Şimdi girerken söylediğim 'bu kardeşliğin daim olmasına ihtiyacımız var' dememin sebebi işte bu mesele. Bizi de yıllardır bölmek istiyorlar. Sağcı solcu diye toplumumuzu bölmeye çalıştılar. Kürt Türk diye bölmeye çalıştılar. Alevi Sünni diye bölmeye çalıştılar. Bu ülkede ne kadar fay hattı varsa bakarsınız emperyalizm o fay hatlarını her zaman derinleştirmek ve harekete geçirmek istemiştir.






"Bizim davamız Türk milletinin kardeşliği davasıdır"

Bize düşen, Türk siyasetine düşen ve Türk milletine düşen; bu fay hatlarının dibine gömülmek değil, bunlardan kurtulup kardeşliği ve birliği tesis etmektir. Bağımsız Türkiye Partisi kurulduğu günden bugüne yaptığı çalışmanı, vaaz ettiği fikrin temeline indiğinizde de bunu görürsünüz. Bizim davamız vardır. Ne bu dava? Bu dava Türk milletinin kardeşliği davasıdır. Bu milletin bir ve beraber olma davasıdır. Eğer bu davaya hizmet eder, bu kardeşliği tesis edebilirsek işte o zaman Atatürk'ün kurduğu bu ülke nasıl yüz yıldan beri sapasağlam ayakta bugüne kadar gelebildiyse bundan sonra da kıyamet sabahına kadar dimdik ayakta gidebilir.






"Atatürk bu milleti kardeş yaptı"

Atatürk de elinde sihirli değnek olan bir insan değildi. O da bizler gibi bir insandı. Ama çok önemli bir şeyi başardı. Onun o fikri, düşüncesi, idealleri bir kenara; Atatürk bu milleti kardeş yaptı. Atatürk bu milletin her bölgesinden insanı aldı, kardeş yaptı.






Hepsini Ankara'ya topladı, bir Meclis'in içine soktu. "Kavga edecekseniz de bu Meclis'te kavga edeceksiniz" dedi. "Başka bir yerde kavga etmek yok" dedi. Atatürk'ün başardığı en temel mesele buydu. Ve inanır mısınız, 1980'li yıllara kadar bu kardeşlikten hiçbir şey eksilmedi. O kardeşlik Türkiye'yi kimsenin burnu kanamadan o günlere kadar getirdi.






"Güneydoğu'da terörün sebeplerinden birisi Türkiye'nin kendi kaynaklarına ulaşmasını engellemektir"

80'lerden sonra bir anda bir PKK terörü ortaya çıktı. Kimin organizasyonu, kimin tezgahıydı diye baktığınızda işte aynı iradeyi görüyorsunuz. Emperyalist, Türkiye'yi bölmek, parçalamak isteyen, sömürgeleştirmek isteyen iradenin tezgahı. Öyle bir bölgede terör oluyor ki yıllardır bizim "burada petrol, doğalgaz vardır" dediğimiz bölgede 40 yıldır süre gelen bir terör var. Şimdi hükümet yetkilileri çıkıp diyor ya "Gabar'da petrol bulduk." Haydar Hoca 20 sene önce söylüyordu: "Güneydoğu'nun her yeri petrol. Evladım gidin çıkarın, bu milletin faydasına işletin" diye. O zamanlarda aynı hükümetin yetkilileri bizim ne yazık ki yeraltı kaynaklarımız yok diyordu. Şimdi nasıl İran'da, Irak'ta, Suriye'de petrol var diye de bu savaşlar oluyorsa Güneydoğu'da da terörün olma sebeplerinden birisi Türkiye'nin kendi kaynaklarına ulaşmasını engellemektir. Dolayısıyla Atatürk'ün başardığı işi bizim devam ettirmemiz lazım. Eğer onun yolundan gidiyorsak bu milletin birliğini, beraberliğini, kardeşliğini muhafaza etmemiz gerekiyor.






"Bağımsız Türkiye Partisi teşkilatları bulunduğu her yerde kardeşliğin simgesi"

O yüzden sizler Bağımsız Türkiye Partisi'nin teşkilatları bulunduğunuz her yerde kardeşliğin simgesi olacaksınız. Birliğin sembolü olacaksınız. Kavgayı körükleyen değil, bitiren olacaksınız. Kavgayı ortadan kaldıran insanlar olacaksınız. Bunu yaparsanız vatanınız için üzerinize düşeni yapmış olursunuz. Eğer bunu yapmaz da "aman canım bana ne" derseniz veya o kavgaları körüklerseniz yarın çoluğa çocuğa bırakacak bir vatanımız kalmayabilir. Allah muhafaza. O yüzden bizler BTP'liler olarak ebedi liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın da çizdiği rota itibariyle bu milletin kardeşliğini tesis için son gücümüzle, tüm gayretimizle çalışacağız diyorum."

Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.