logo
28 EYLÜL 2026

Partisinin Bursa İl Teşkilatınca düzenlenen iftar programına katılan BTP lideri Hüseyin Baş, "Milletimizin gönül ittifakına ihtiyacı var. En kanlı cümle mezhep kavgası” dedi

BTP lideri Hüseyin Baş, “Türkiye'de İran savaşına ilişkin alttan alta bazı propagandalar yürüyor. Maksatları insanları bölmek, parçalamak, insanları bir şekilde farklı kayıklara bindirip o kayıkları birbiriyle kavga ettirmek. Ortadoğu'nun en kanlı cümlesi mezhep kavgası” şeklinde konuştu.

15.03.2026 16:34:00
Haber Merkezi
 
Partisinin Bursa İl Teşkilatınca düzenlenen iftar programına katılan BTP lideri Hüseyin Baş, "Milletimizin gönül ittifakına ihtiyacı var. En kanlı cümle mezhep kavgası” dedi
Partisinin Bursa İl Teşkilatınca düzenlenen iftar programına katılan BTP lideri Hüseyin Baş, "Milletimizin gönül ittifakına ihtiyacı var. En kanlı cümle mezhep kavgası” dedi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş partisinin Bursa İl Teşkilatınca düzenlenen iftar programına katıldı.
Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği programa İYİ Parti Bursa Milletvekilleri Hasan Toktaş ve Selçuk Türkoğlu'nun yanı sıra Zafer Partisi ve Demokratik Sol Parti'den de katılım oldu.
Programda konuşan Hüseyin Baş Türkiye ve Orta Doğu gündemine ilişkin değerlendirmeler yaptı.

BTP lideri şunları söyledi; "Bugün soframızda Cumhuriyet Halk Partisi var, İyi Parti var, Zafer Partisi var, Demokratik Sol Parti var, Bağımsız Türkiye Partisi var. Bugün soframızda Türkiye'nin bütün siyaseti var. Türkiye'nin kardeşliği var, birliği var, beraberliği var. Türkiye'nin ihtiyacı olan da aslında birlik ve beraberlik. Bunu söylediğimiz zaman bir seçim ittifakı konuşuluyor. Mesele bunun ötesinde arkadaşlar. Türkiye'de siyasetçiler yani bizler ne yaparsak yapalım milletimizin gönül ittifakına ihtiyacı var. Birbirini seven, birbirini anlayan, anlayışla karşılayan, kendi iyiliği için değil de toplumun iyiliği için yaşamak isteyen, hayatını sürdüren insanlar olmaya ihtiyacımız var. Dolayısıyla Türkiye'nin bereketli sofralara, güzel muhabbetlere ve kardeşliklere ihtiyacı var. İnşallah ülkemizde bunu inşa edebilmek adına biz de bu duvarın bir taşı olmayı beceririz, başarırız. O günleri görmeyi, yaşamayı Allah hepimize nasip etsin.






"Amerika, Ortadoğu'da senin ne işin var?"

Bölgemize baktığımızda şu anda komşu ülke İran, kardeş halkımız, İran halkı her gece ağır bombardıman saldırılarına maruz bırakılıyor. Malumunuz devletin lideri konutu bombalanmak suretiyle öldürüldü, şehit edildi. Elbette ki bugün İran'ın da ona saldıran güçlere karşı ciddi bir mukavemeti var. Bunu gözlemliyoruz. Ama iş öyle bir yere geldik ki şunu demiyoruz: Sen nasıl gidip egemen bir toprağa, onun liderine bir saldırı yapabilirsin? Ey Amerika, Ortadoğu'da senin ne işin var? Senin bizim topraklarımızda ne işin var? Bu ülke topraklarında, bu Ortadoğu bölgesindeki ülkelerin topraklarında ne işin var demiyoruz da yani orayı geçtik, orayı kabullendik. Artık yıllar içerisinde şunu söylüyoruz: İran çok ciddi mukavemet gösteriyor. Bununla mutlu oluyoruz. Evet hepimiz mutlu oluyoruz. O İsrail'e de bir tepki verebildiği zaman diyoruz ki evet bir Müslüman ülkede, bizim bölgemizde bir ülke de Amerika'yla İsrail'le savaşabiliyor. Bu duyguyu yaşıyoruz yani standartlarımız çok düştü.






"Ortadoğu'nun en kanlı cümlesi mezhep kavgası"

Şimdi baktığınız zaman Ortadoğu'nun bu hale gelmesinin temelinde yatan büyük problemi iyi anlamamız lazım. Libya'da ne oldu? Suriye'de ne oldu? Irak'ta ne oldu ve bugün İran'da ne yapılmak isteniyor? Türkiye'de de İran savaşına ilişkin alttan alta bazı propagandalar yürüyor. Maksatları nedir diye baktığınızda yine aynı şeyi görürsünüz: Tefrik etmek, insanları bölmek, parçalamak, insanları bir şekilde farklı kayıklara bindirip o kayıkları birbiriyle kavga ettirmek. Nedir? Ortadoğu'nun on yıllardır süre gelen en kanlı cümlesi mezhep kavgası. Bunun üzerinden milyonları evsiz bıraktılar. Bu kavga üzerinden milyonların canından olmasına sebep oldular. Şimdi girerken söylediğim 'bu kardeşliğin daim olmasına ihtiyacımız var' dememin sebebi işte bu mesele. Bizi de yıllardır bölmek istiyorlar. Sağcı solcu diye toplumumuzu bölmeye çalıştılar. Kürt Türk diye bölmeye çalıştılar. Alevi Sünni diye bölmeye çalıştılar. Bu ülkede ne kadar fay hattı varsa bakarsınız emperyalizm o fay hatlarını her zaman derinleştirmek ve harekete geçirmek istemiştir.






"Bizim davamız Türk milletinin kardeşliği davasıdır"

Bize düşen, Türk siyasetine düşen ve Türk milletine düşen; bu fay hatlarının dibine gömülmek değil, bunlardan kurtulup kardeşliği ve birliği tesis etmektir. Bağımsız Türkiye Partisi kurulduğu günden bugüne yaptığı çalışmanı, vaaz ettiği fikrin temeline indiğinizde de bunu görürsünüz. Bizim davamız vardır. Ne bu dava? Bu dava Türk milletinin kardeşliği davasıdır. Bu milletin bir ve beraber olma davasıdır. Eğer bu davaya hizmet eder, bu kardeşliği tesis edebilirsek işte o zaman Atatürk'ün kurduğu bu ülke nasıl yüz yıldan beri sapasağlam ayakta bugüne kadar gelebildiyse bundan sonra da kıyamet sabahına kadar dimdik ayakta gidebilir.






"Atatürk bu milleti kardeş yaptı"

Atatürk de elinde sihirli değnek olan bir insan değildi. O da bizler gibi bir insandı. Ama çok önemli bir şeyi başardı. Onun o fikri, düşüncesi, idealleri bir kenara; Atatürk bu milleti kardeş yaptı. Atatürk bu milletin her bölgesinden insanı aldı, kardeş yaptı.






Hepsini Ankara'ya topladı, bir Meclis'in içine soktu. "Kavga edecekseniz de bu Meclis'te kavga edeceksiniz" dedi. "Başka bir yerde kavga etmek yok" dedi. Atatürk'ün başardığı en temel mesele buydu. Ve inanır mısınız, 1980'li yıllara kadar bu kardeşlikten hiçbir şey eksilmedi. O kardeşlik Türkiye'yi kimsenin burnu kanamadan o günlere kadar getirdi.






"Güneydoğu'da terörün sebeplerinden birisi Türkiye'nin kendi kaynaklarına ulaşmasını engellemektir"

80'lerden sonra bir anda bir PKK terörü ortaya çıktı. Kimin organizasyonu, kimin tezgahıydı diye baktığınızda işte aynı iradeyi görüyorsunuz. Emperyalist, Türkiye'yi bölmek, parçalamak isteyen, sömürgeleştirmek isteyen iradenin tezgahı. Öyle bir bölgede terör oluyor ki yıllardır bizim "burada petrol, doğalgaz vardır" dediğimiz bölgede 40 yıldır süre gelen bir terör var. Şimdi hükümet yetkilileri çıkıp diyor ya "Gabar'da petrol bulduk." Haydar Hoca 20 sene önce söylüyordu: "Güneydoğu'nun her yeri petrol. Evladım gidin çıkarın, bu milletin faydasına işletin" diye. O zamanlarda aynı hükümetin yetkilileri bizim ne yazık ki yeraltı kaynaklarımız yok diyordu. Şimdi nasıl İran'da, Irak'ta, Suriye'de petrol var diye de bu savaşlar oluyorsa Güneydoğu'da da terörün olma sebeplerinden birisi Türkiye'nin kendi kaynaklarına ulaşmasını engellemektir. Dolayısıyla Atatürk'ün başardığı işi bizim devam ettirmemiz lazım. Eğer onun yolundan gidiyorsak bu milletin birliğini, beraberliğini, kardeşliğini muhafaza etmemiz gerekiyor.






"Bağımsız Türkiye Partisi teşkilatları bulunduğu her yerde kardeşliğin simgesi"

O yüzden sizler Bağımsız Türkiye Partisi'nin teşkilatları bulunduğunuz her yerde kardeşliğin simgesi olacaksınız. Birliğin sembolü olacaksınız. Kavgayı körükleyen değil, bitiren olacaksınız. Kavgayı ortadan kaldıran insanlar olacaksınız. Bunu yaparsanız vatanınız için üzerinize düşeni yapmış olursunuz. Eğer bunu yapmaz da "aman canım bana ne" derseniz veya o kavgaları körüklerseniz yarın çoluğa çocuğa bırakacak bir vatanımız kalmayabilir. Allah muhafaza. O yüzden bizler BTP'liler olarak ebedi liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın da çizdiği rota itibariyle bu milletin kardeşliğini tesis için son gücümüzle, tüm gayretimizle çalışacağız diyorum."

Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi

Sakarya'da etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış, yollarda su birikintilerine sebep oldu. Araçlar yollarda temkinli bir şekilde hareket etti

28.09.2026 13:57:00
İHA
 
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) yaptığı son tahminlerin ardından beklenen yağış, Sakarya'da şiddetli bir şekilde başladı.








Gök gürültüsüyle birlikte aniden bastıran sağanak, cadde ve sokaklarda su birikintilerine yol açarken, sürücüler ve yayalar yollarda ilerlemekte güçlük çekti. 






Su birikintilerinin yoğun olduğu bazı bölgelerde ise araçlar temkinli bir şekilde sürüş gerçekleştirdi. Yağışlar hafta boyunca sürmesi bekleniyor.




















Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi

Sakarya'nın Serdivan ilçesinde bir restoran alevlere teslim oldu. Yangının kısa sürede büyümesi üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi

26.09.2026 11:40:00
İHA
 
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Yangın, Bahçelievler Mahallesi Ata Sokak'ta, Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı üzerinde bulunan restoranda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen nedenle restoranın içerisinde yangın çıktı.






Alevleri ve yoğun dumanı gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibinin yanı sıra polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. 






Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, alevlerin çevredeki yapılara sıçramaması için çalışma başlattı.








Restoranı saran alevlere ekiplerin müdahalesi sürüyor.




















Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?

Şehirleşmede az katlı yapılaşma (örneğin maksimum 3-4 kat), deprem risk yönetimi, kentleşme politikaları ve zemin mekaniği açısından çok katmanlı bir konudur

24.09.2026 13:49:00
Hasan Gündoğdu
 
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Düşük Katlı Yapılaşma Deprem Yıkımını ve Ölüm Riski Azaltır mı?

Evet, belirgin şekilde azaltır; ancak bu durum tek başına tam bir güvenlik garantisi değildir.






Avantajları (Neden riski düşürür?):

Daha Az Yapısal Yük ve Kütle: Deprem kuvveti, yapının kütlesi ile doğru orantılıdır. Bina ne kadar hafifse, deprem anında yapıya etki eden yatay atalet kuvveti o kadar az olur. 3 katlı bir bina, 12 katlı bir binaya göre zeminden çok daha az kuvvet alır.

Periyot Uyuşması (Rezonans) Riskinde Azalma: Yumuşak, alüvyonal zeminler (örneğin İstanbul'daki sahalar, Avcılar veya Bakırköy sahilleri) deprem dalgalarını büyüterek uzun periyotlu salınımlar üretir. Yüksek binaların doğal salınım periyotları da uzun olduğundan, zeminle rezonansa girerek yıkılma riskleri artar. Az katlı yapılar ise kısa periyotludur ve bu rezonans etkisinden daha az etkilenir.

Tahliye ve Müdahale Kolaylığı: Yıkım yaşansa dahi 3 katlı bir binadan canlı kurtulma imkânı, enkaz altından çıkarılma süresi ve ilk saniyelerde binayı terk edebilme şansı çok daha yüksektir.

İkincil Felaketlerin Azalması: Yüksek binalarda yangın, gaz kaçağı veya merdiven çökmesi gibi ikincil riskler tahliyeyi kilitlerken, az katlı yapılarda bu riskler daha kolay kontrol edilir.






İstisnalar ve Yanılgılar:

Az katlı bina "mühendislik hizmeti almamışsa" yine yıkılır. Türkiye'de 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan binaların hatırı sayılır bir kısmı 2-4 katlı, imarsız veya mühendislik kurallarına uyulmadan yapılmış yapılardı. Dolayısıyla kat sayısını düşürmek; kötü beton, kalitesiz işçilik ve donatı eksikliğinin yerini tutmaz.

İstanbul, Ankara ve İzmir Gibi Büyükşehirlerde Doğrudan Uygulanabilir mi?

Mevcut şehir merkezlerinde birebir uygulamak kısa ve orta vadede "arazi ve nüfus yoğunluğu" nedeniyle imkânsıza yakındır; ancak çevresel gelişme alanlarında uygulanabilir.






Uygulamanın Önündeki Temel Engeller

Arazi Kıtlığı ve Nüfus Yoğunluğu (Emsal/Arsa Problemi):
• İstanbul'un nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Mevcut yapılarda ortalama kat adedi 5 ila 8 arasındadır.
• Mevcut bir 8 katlı binayı yıkıp yerine 3 katlı bina yapmak, bağımsız bölüm sayısını %60 azaltmak demektir. Bu durumda 8 dairelik binada yaşayan 5 aile evsiz kalır veya hak sahiplerine finansal olarak sunulabilecek bir dönüşüm modeli kalmaz (müteahhit finansmanı imkânsızlaşır).

Kentsel Sıçrama ve Lojistik Yükü:
• Aynı nüfusu 3 katlı binalarla barındırmak, şehirlerin coğrafi olarak 2-3 kat daha geniş bir alana yayılması demektir (Kentsel Sıçrama).
• Bu durum doğa rezervlerinin, su havzalarının ve tarım alanlarının yok olmasına; altyapı, kanalizasyon, yol ve toplu taşıma maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açar.






Bu Model Büyükşehirlerde Nasıl Uygulanabilir? (Çözüm Modelleri)

Megakentlerde 3 katlı yapılaşmayı mantıklı ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmek için bölgesel ve kademeli bir planlama şarttır:

"Zemin Odaklı" Kademeli İmar Sınırlaması

Şehrin tamamında değil, zemin mukavemeti düşük alanlarda kat kısıtlamasına gidilmelidir:

• Çok Yüksek Riskli Zeminler: Alüvyonlu, sıvılaşma riski yüksek sahil şeritleri veya dere yataklarında (örn. İstanbul sahil hatları, İzmir Bayraklı/Karşıyaka alüvyon düzlükleri) imar en fazla 3 kat ile sınırlandırılmalıdır.
• Sağlam Kayalık Zeminler: Zemin emniyet gerilmesi yüksek kayaç alanlarda (örn. İstanbul'un kuzey ilçeleri, Ankara'nın tepelik bölgeleri) radye temel ve tünel kalıp gibi doğru mühendislik teknikleriyle yüksek katlı yapılara izin verilmeye devam edilebilir.






Uydu Kentler ve "Yatay Şehirleşme" Çeperleri

Şehir merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için merkeze hızlı raylı sistemlerle bağlı yeni uydu kentler kurulmalıdır:

• Merkeze 30-40 km mesafede, zemin yapısı sağlam yeni alanlarda maksimum 3-4 katlı, bahçeli veya avlulu yatay mimari konut alanları inşa edilebilir.
• İstanbul için Kuzey Marmara aksı veya Arnavutköy/Çatalca sınırındaki uygun zeminli alanlar; Ankara için Eskişehir yolu veya Batıkent dış aksları bu model için örnektir.

Finansal Transfer ve "İmar Hakkı Transferi"

Eğer riskli zemindeki 6 katlı bir bina yıkılıp yerine 3 katlı bina yapılacaksa, kaybolan 3 katın imar hakkı maliklerin elinden alınmamalıdır:

• Kent merkezinde katı düşürülen mülk sahibine, belediye tarafından yeni geliştirilen çeper bölgelerdeki projelerden hisse/daire imkânı ("İmar Hakkı Transferi") tanınabilir.
• Böylece vatandaş finansal kayba uğramadan daha güvenli ve düşük katlı bir konut alanına geçiş yapabilir.






Mühendislik ve Yapı Teknolojisi Değişimi

Sadece betonarme değil, Hafif Çelik ve Ahşap Karkas (CLT - Çapraz Lamine Ahşap) yapı sistemleri teşvik edilmelidir:

• 3 kata kadar olan yapılarda çelik ve ahşap karkas teknolojileri depreme karşı neredeyse sıfır yıkım riski sunar ve yapım süreleri son derece kısadır.

Düşük katlı binalar deprem güvenliği açısından mühendislik yükünü hafifleten, can kaybı riskini dramatik şekilde düşüren en etkili mimari araçlardan biridir. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde tüm şehre tek tip "maksimum 3 kat" kuralı getirmek arazi ve nüfus gerçekleriyle bağdaşmaz.

İdeal çözüm; mikro-bölgeleme (zemin etütleri) yapılarak sıvılaşma ve risk taşıyan hatlarda kat sayısının 3 ile sınırlandırılması, sağlam zeminlerde ise sıkı denetimli yüksek yapılara izin verilerek şehir çeperlerinde yatay mimariye dayalı uydu kentlerin planlanmasıdır.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı

İstanbul Esenyurt'ta oto lastikçi dükkanında çıkan yangın, bitişikte bulunan 4 iş yeri ile bir yemek şirketine sıçradı. İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saatlik müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü

23.09.2026 07:00:00
İHA
 
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Yangın, Yeşilkent Mahallesi Nazım Hikmet Bulvarı üzerinde bulunan iş yerlerinde gece saat 2.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bitişik nizamda bulunan iş yerlerinden oto lastikçi dükkanında henüz bilinmeyen nedenle alevler yükseldi.






Alevler kısa sürede büyüyerek 4 dükkana daha ve bir yemek şirketine sıçradı. Alevleri fark eden mahalle sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Esenyurt ve çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. 






Ekipler yoğun çaba sonucunda alevleri 2 saat içerisinde kontrol altına aldı. İş yerlerinde ve yemek şirketinde soğutma çalışması sürerken çevrede geniş güvenlik önlemi alındı.



























Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı

Uşak'ın Banaz ilçesinde alkol yüklü tırın bariyere çarpıp devrilmesi sonucu sürücü yaralanırken, tır alev aldı

22.09.2026 13:34:00
İHA
 
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Kaza, Afyonkarahisar-Uşak kara yolu Hamam Boğazı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, E.T. (34) idaresindeki 33 BFP 866 plakalı tır, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce bariyere çarptı, ardından devrildi.






Devrilen tır alev alırken, ihbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, polis, jandarma, itfaiye ve Banaz Orman İşletme Müdürlüğü'ne bağlı arazöz sevk edildi. Devrilme sonucu yaralanan sürücü, 112 Acil Sağlık ekiplerince Banaz Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.






Kısa sürede büyüyen yangın tırın tamamını sararken, alevler yol kenarındaki otluk ve ağaçlık alana da sıçradı. Ekiplerin müdahalesiyle yangın söndürüldü.








Yangın nedeniyle Afyonkarahisar-Uşak ve Uşak-Afyonkarahisar istikametleri trafiğe kapatıldı. Tırın kaldırılması ve yol temizleme çalışmalarının ardından her iki istikamet yeniden ulaşıma açıldı.

İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkisini göstermeye başladı

22.09.2026 12:58:00
İHA
 
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
Yer yer etkili olan yağmur nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşarken, rüzgar da zaman zaman etkisini artırdı.






Sabah saatlerinden itibaren Anadolu Yakası'nın bazı ilçelerinde etkili olan yağış, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağışla birlikte etkisini gösteren rüzgar da vatandaşlara zor anlar yaşattı. 






Meteoroloji Genel Müdürlüğünün değerlendirmelerine göre yağışların gün boyunca aralıklarla etkisini sürdürmesi bekleniyor.

Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu

22.09.2026 04:46:00
İHA
 
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Olay, Yenimahalle ilçesi Anadolu Mahallesi 500. Sokak'taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 3 kişinin hareketsiz halde yattığını gören çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerin tarafından yapılan incelemede dairedeki kişilerin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin Mehmet Büyükırmak, Mehmet Emre Çallı ve Enes Çallı'ya ait olduğu ve üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.









Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, polis ekipleri olayın faili ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı

Rize'de etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çöktü

21.09.2026 13:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'nin İyidere ilçesinde etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çökerek altyapıda ciddi hasara yol açtı.






18 Eylül günü akşam saatlerinde başlayan şiddetli sağanak yağış, Doğu Karadeniz'de hayatı olumuz etkiledi. Rize'nin İyidere ilçesine bağlı Fıçıtaşı Mahallesi'nde sağanak yağış ve ardından meydana gelen sel sebebiyle yol ikiye ayrılarak yaklaşık 60 santimetre çöktü. İstinat duvarının yıkılmadan ayakta kalması muhtemel bir facianın önüne geçerken, altyapıda hasar oluştu.







Geceyi uykusuz geçirdiklerini ve felaketin boyutunun sabah saatlerinde ortaya çıktığını belirten mahalle sakini Nurettin Kavalcı, "O gece çok aşırı, korkunç bir yağmur yağdı. Denizi aldı boşalttı bize Allah'ım. Dereler taştı, buralar komple sel oldu. Sabaha kadar nöbet tuttuk ama elimizden bir şey gelmedi, perişan olduk. Sabah kalktığımızda ortalık harabeye dönmüştü. Sular geldikçe yol çatladı, su çatlaktan aşağı sızmaya başladı. Bir anda her şey bitti, yavaş yavaş sine sine battı buralar, dibini attı geçti gitti" dedi.







Afet sonrası sahada incelemelerde bulunan İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete, 2019-2026 yılları arasında inşa edilen istinat duvarlarının hasar almadığını ifade ederek, "2019'dan 2026 yılına kadar yaptığımız hiçbir istinat duvarının çöktüğünü görmedik. Duvarlarımız gayet sağlam duruyor, üzerindeki arazi yapısı çökmüş durumda. O duvarlar olmasaydı yıkım çok daha büyük olurdu. Fıçıtaşı ve Yapraklar mahalleleri mevkiinde yol basması meydana geldi, duvarlarda bir milim dahi oynama yok ancak aşırı yağış nedeniyle yolun ortası aşağıya doğru çöktü" şeklinde konuştu.







Bölgedeki yolun betonlama çalışmalarının çay hasadı sonrasına planlandığını aktaran Mete, "Orası beton kaplama olsaydı su zemine sızmayacak, beton yalaklarla derelere tahliye edilecekti. Perşembe akşamı beton firmasıyla planımızı yapmıştık. Vatandaşlarımızın çay hasadının bitmesini bekliyorduk, ay sonu itibarıyla dökümü gerçekleştirecektik. 






O bin 500 metrelik hatla beraber yollarımızı tamamlayıp kışa öyle girmeyi hedefliyorduk. Ne yazık ki gün doğmadan neler doğuyor; başımıza bu felaket geldi. Ekiplerimizle zemini inceleyip dolgu ve onarım çalışmalarına hızla başlayacağız" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.