PKK terörü sanki bitmiş gibi anayasal ve güvenlikle ilgili düzenlemeler yapılırken, terörün siyasi uzantılarına ve teröristbaşına yeni yeni tavizlere hazırlanılırken, gelen haberler PKK'nın hiç geri adım atmadığını gösteriyor. Yapılan, bir takım sanal çekilme tiyatrolarıyla PKK'yı bugüne kadar üzerimize salan Batılı güçlerin ülkemiz üzerindeki bölme amaçlarına kapı aralamak. Ve Batı bunu PKK'yı bitirerek, geri çektirerek değil, bölgemizde ve ülkemizde konumunu daha da güçlendirerek yapıyor. İki misalle bu durumu açmaya çalışalım. Sınırlarımıza yakın noktalara yerleşen PKK, sınırlarımızdan yapılan her giriş çıkıştan haraç kesiyor. Bunun raporunu Polis Akademisi'ne bağlı Uluslararası Terörizm ve Sınıraşan Suçlar Araştırma Merkezi hazırladı. 'Kaçakçılık ve Terör Sarmalı' raporunda ifade edilen bilgilere göre, teröristler, Türkiye sınırına yakın bölgelerde oluşturduğu sözde gümrük kapılarında kaçakçılar dışında yasal yük taşıyan araçlardan bile vergi adı altında haraç aldığı belirtiliyor. Örgüt sadece bir gümrükten yıllık 3 milyon Euro kazanıyor ve birçok gümrük kapısı var. Alternatif gümrük kapıları ve yasal araçlardan bile vergi(!)? PKK sınırlarımızda devlet gibi davranıp gümrük vergisi(!) topluyor. Gelelim ikinci misalimize? Bölücü terör örgütü PKK Türkiye'de asayiş timleri de kurmaya başladı. Şırnak'ın Cizre İlçesi'nde sözde polis okulu açıp diploma dağıtan terör örgütü benzer bir adımı Diyarbakır'da da attı. Diyarbakır'ın Merkez Sur İlçesi Fiskaya semtinde maskeli grup 'Asayiş Birimi' kuruluşunu ilan ettiğini açıkladıktan sonra, bölgeye gelen polislerle çatıştı. Yani PKK, aynen bir devlet oluşumu gibi kendi güvenlik güçlerini de oluşturuyor. Şimdi bu misallerden yola çıkarak söyler misiniz PKK nereye çekiliyor? PKK çekilmiyor, "resmen" yerleşiyor, devletleşiyor. Aynen Prof. Dr. Haydar Baş'ın uyardığı gibi? Sayın Baş, Apo'nun mektubunun okunduğu gün, PKK'nın çekilmeyeceğini, Kuzey Irak'taki peşmerge ordusu gibi güneydoğuda bir oluşum gerçekleştirileceğini, çekilenin TSK olacağını vurgulamıştı. PKK'nın bu adımlarını garipsemiyoruz, çünkü kendisine verilen misyon neyse onu gerçekleştiriyor. Burada asıl garip olan iktidarıyla muhalefetiyle siyasilerimizin bu gerçeklerin üzerini örtme telaşı ve milleti yanıltarak PKK'nın ve yandaşlarının lehine önemli taviz adımları atmaları? Diyeceksiniz ki, siyasilerimizin de misyonu bu? Garipsediğim nokta burası değil, süreç ülkenin bölünmesine doğru gidiyor. Topraklarımızda resmen bir oluşum oluşturuluyor, devlet içinde bir devlet? Bu sadece Türkiye'ye, Türk milletine zarar vermeyecek, bu bölünmeye kapı aralayan siyasilerimize de darbe vuracak, zarar verecek. Hadi milleti düşünmüyorlar da, kendilerini de mi düşünmüyorlar? (Tam tersini sormam gerekiyordu ama siyasilerimiz için bu şekilde uygun) Halbuki yaptıkları şer şeyi kendi koltuklarını, geleceklerini garanti altına almak için yapıyorlar. Fakat attıkları her taviz adımı koltuklarını altlarından çekiyor, geleceklerini daha fazla karartıyor. Prof. Dr. Haydar Baş'ın sürekli uyardığı gibi, Şerif Hüseyin'in, Saddam'ın, Hüsnü Mübarek'in, Kaddafi'nin ve son olarak da Mursi'nin kaderine doğru kendi elleriyle, hızla ilerliyorlar.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Yeni anayasa, meşruiyet arayışı ve muhalefetin dizaynı / 24.06.2026
- Cenevre’de tehditlerin gölgesinde 60 günlük yol haritası / 23.06.2026
- Dijital mutabakatın gölgesinde yeni hamle hazırlıkları / 22.06.2026
- Kaostan beslenen düzen ve Moskova’da patlayan İHA’lar / 21.06.2026
- İslamabad Anlaşması ve İran'ın büyük zaferi / 20.06.2026
- Raflara ceza, üreticiye baskı / 19.06.2026
- İsrail’in bitmeyen yayılmacılık stratejisi / 18.06.2026
- Bütçe açıkları, faiz sarmalı ve kanıksanan yoksulluk / 17.06.2026
- Ortadoğu’da savaşa ‘reklam arası’ mı, yeni bir dönem mi? / 16.06.2026
- Gerçek enflasyonun altında ezilen emekli ve işçi / 15.06.2026
- Cenevre’de tehditlerin gölgesinde 60 günlük yol haritası / 23.06.2026
- Dijital mutabakatın gölgesinde yeni hamle hazırlıkları / 22.06.2026
- Kaostan beslenen düzen ve Moskova’da patlayan İHA’lar / 21.06.2026
- İslamabad Anlaşması ve İran'ın büyük zaferi / 20.06.2026
- Raflara ceza, üreticiye baskı / 19.06.2026
- İsrail’in bitmeyen yayılmacılık stratejisi / 18.06.2026
- Bütçe açıkları, faiz sarmalı ve kanıksanan yoksulluk / 17.06.2026
- Ortadoğu’da savaşa ‘reklam arası’ mı, yeni bir dönem mi? / 16.06.2026
- Gerçek enflasyonun altında ezilen emekli ve işçi / 15.06.2026

























































