logo
24 HAZİRAN 2026

Siz bu istikrar masalına hala inanıyor musunuz?

16.05.2015 00:00:00
Türk milletinin tarih boyunca en yumuşak karnı, kendisine güler yüzle yaklaşarak, iyi niyet göstererek perde arkasında yanlış yapanlar olmuştur.Bu, aslında sadece bizim milletimizin değil, tüm insanlığın da yumuşak karnıdır. Fakat yapı olarak duygusal bir yapıya sahip olduğumuzdan dolayı bu ikiyüzlü siyasetten en fazla darbeyi yiyen Türk milleti olmuştur.Tarihte 16 devlet kurmakla övünen bizler aslında 15 devleti kaybettiğimizi de itiraf etmiş oluyoruz. Ve dikkat edin, inceleyin bu 15 devletin yıkılmasındaki en büyük etken de hep bu yumuşak karnımız olmuştur. Psikolojide bir deney anlatılır. Kurbağayı sıcak bir suyun içine atarlar, bir anda sıçrar ve kaçar. Soğuk bir suyun içine yavaşça koyarlar, ardından da yavaş yavaş, hazmede hazmede, hazmettire hazmettire ısıtırlar ve kurbağa bir süre sonra ne olduğunu anlayamadan mutlu bir şekilde haşlanarak ölür.3 kıtada 22 milyon kilometrekarelik bir coğrafyaya sahip olan koskoca Osmanlı Devleti de aynı şekilde bitirilmedi mi? Önce dostça imzalanan kapitülasyonlar, sonrasında Osmanlı'yı köşeye sıkıştıran unsurlar haline geldi.Özel yetiştirilmiş ve Harem'e sokulmuş kadınlarla, menfur emelleri olan Batının oyuncağı haline getirilen Osmanlı; kendisini kuran, maneviyatla donatan, Ahi anlayışıyla ekonomisini şaha kaldıran, ordusunu ise dünyanın en güçlü ordusu haline getiren Hacı Bektaşi Veli'nin erenlerine cephe açtı. Görüntüye, gülücüklere, şekle oldukça önem veren milletimize, düşman, hep bu yönüyle geldi; dini istismar etti, sakalı, cübbeyi, şalvarı istismar etti, sadakayı istismar etti, milletin cebinden alıp millete çok azını sadaka olarak verdi, millet de buna mutlu oldu.Tarih boyunca böyle de bugün nasıl?Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş sayesinde öğreniyoruz ki, bugün petrollerimizi, bor madenimizi, altınımızı ve milyarca dolarlık yer altı zenginliklerimizi yabancılar götürüyor. Maden maden, şirket şirket ve hangi bölgelerden çıkarttıklarını delilleriyle ortaya koyuyor.Seçim dönemleri ulufeler dağıtılarak, verilen faizli krediler "helal hoş olsun" denilerek Türk milletinin mutlu olması sağlanırken, millet istikrar adına 100 TL, 200 TL ile tatmin edilirken her gün milletimize ait milyarlarca dolarlık madenimiz tanker tanker, tır tır okyanus ötesine, batılı küresel şirketlere taşınıyor.Onlar bizim petrolümüzle, bor madenimizle, altınımızla kendi işçisine 5000 TL, hatta 10000 TL asgari ücret verirken, sıra bizim ülkemizdekilere gelince, kullandıkları petrolün asıl sahibi olan bizlere 5000 TL nasıl verilecek diyorlar, dedirtiyorlar. Taşeron siyasilerimiz de onların yerli borazanlığını yapıyor. Bu gidişata, bu sömürüye de istikrar diyorlar.Ülkemizin 2014 yılı cirosu yani Gayri Safi Milli Hasıla'sı (GSMH) resmi kaynaklara göre 820 milyar dolar. Türkçe olarak 2 trilyon liradan biraz fazla? Mayıs itibariyle piyasadaki para anlamına gelen emisyon hacmi 93 milyar deniliyor ama bunun da çoğu tasarrufta? Hepsi piyasada dolaşsa bile 93 milyar lirayla 2 trilyonluk mal ve emeğin satın alınabilmesi mümkün mü? Hayır. Mecbursunuz dışarıdan borç almaya?Dolayısıyla, devlet emek ve üretim karşılığı para basmadığı için sürekli dışarıdan borç alıyor, borçlanıyor; piyasada para olmadığı için de vatandaşlar borçlanarak üretiyorlar, borçlanarak tüketiyorlar. Ve emisyon hacmine bakılırsa bu borçların ödenmesi mümkün gözükmüyor. Borç veren de elbette ki ABD ve AB'yi de yönlendiren küresel şirketler?Borç veriyorlar madenlerimize çörekleniyorlar, borç veriyorlar siyasi, ekonomik, hukuki, askeri, dini, kültürel her türlü tavizi bizden koparıyorlar. Bizim taşeron siyasiler de haşlanan milletimizi daha mutlu haşlansın diye buna istikrar diyorlar.1 trilyon doların üzerinde borç, istikrar; açlık sınırının altında 958 TL asgari ücret, istikrar; 19 milyon hane olan ülkemizde 21 milyon icra dosyası, istikrar; dün sadece dağda karşılaştığımız terör bugün ülkenin bütün şehirlerinde kol geziyor, istikrar; misyonerler ülkemizde cirit atıyor, Türk gençleri boyunlarına haç takıyor, istikrar; Milli Eğitim kitaplarından Kelime-i Tevhid'in ikinci kısmı çıkartılıyor, istikrar; besmeleyle kilise açılıyor, istikrar; İslam ülkelerinden hiçbir tane dostumuz kalmadı, hatta gemilerimize saldırıyorlar, istikrar; batının en meşhur gazeteleri Türkiye'yi teröre destek veren ülke diye ilan ediyor, istikrar; 50 yıldır vermediğimiz taviz kalmadığı halde AB'nin kapısında sürünüyoruz, istikrar; en temel tarım ürünlerinde bile ithalatçı olduk, 27 milyon dönüm tarım arazisi yok oldu, yerli tohum kalmadı, istikrar; Suriye'de kendi toprağımızdan kaçıyoruz, istikrar; milletin cebinde bulunmayan paralar ayakkabı kutularından çıkıyor, istikrar, istikrar, istikrar?Siz gerçekten bu istikrar masalına inanıyor musunuz?İstikrar derken, kendinizi haşlanan kurbağa gibi hiç hissetmiyor musunuz?
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.