Arabistan'da yaşanılan rezalet ve güzide kulüplerimizin bu rezalete karşı asil duruşu, bu asil duruşa Türk Milletinin ve de bütün kulüplerin sahiplenmesi, 'dosta, düşmana Atatürk' hatırlatması bildik birilerinin çok ama çok zoruna gitti.
Anında aşağıdan bir 'provokasyon' söylemi başlattılar. Bu söylem şimdi en yetkili ağızlarda. Konuya geçmeden şu provokasyon söylemini biraz irdeleyelim.
Üniversitelerde rektör, akademisyen, asansör, yemek vs. skandalları yaşanır. Birileri hemen 'iktidara provokasyon yapılıyor' başlığıyla karşılar.
Sağlık ve eğitim sisteminde bitmeyen skandallar ortaya çıkar. Birileri hemen 'iktidara provokasyon yapılıyor' başlığıyla karşılar.
Sevgi evlerinde, diyanette, özel yurtlarda, vakıflarda akla ve ahlaka sığmayan olaylar yaşanır. Birileri hemen 'iktidara provokasyon yapılıyor' başlığıyla karşılar.
Başta AYM olmak üzere yargı kararları gündem olur. Birileri hemen 'iktidara provokasyon yapılıyor' başlığıyla karşılar.
Doktorlar yürümek ister, işçiler, madenciler yürümek ister. Emekçiler, emekliler yürümek ister. Birileri hemen 'iktidara provokasyon yapılıyor' başlığıyla karşılar.
Kısaca Erdoğan ve 21 yıllık iktidarının zora sokacak her başlık 'provokasyon' başlığı ile karşılanıyor.
Bak arkadaşım! İyi oku! Eğer bir ülkede her alanda bu kadar provokasyon yaşanıyorsa ortada beceriksiz bir yönetim var demektir. Okey…
Süper kupaya süper provokasyon.
Cumartesi günü yaşanılanların ardından provokasyonlu cümleler başladı.
AKP'nin hızlı trollerinden Mert Armağan: "Arap kardeşlerim, buraya Türk halkı adına size yalvarmaya geldim. Türkiye'deki tek Müslüman lider Erdoğan, biz gidersek Atatürk destekçileri gelecek" dedi.
Hatay ilimizi Fransızlara layık gören devletten maaşlı Halil Konakçı futboldan hoşlanmam, dedikten sonra saydırdı da saydırdı.
Süper Kupa'yı Gezi olaylarına götürdü. Yetinmedi! 28 Şubat'a indi. Ama kesmedi. 15 Temmuz'a geldi ve olayı beraber yürüdükleri FETÖ'ye bağladı.
Yaşanılan gelişmeler için İçişleri Bakanı Yerlikaya "Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, ülkemizin ortak ve birleştirici değeridir" dedi.
Sen misin Atatürk diyen! İlk tepki Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın eski metin yazarı Aydın Ünal'dan geldi; "CHP iktidara mı geldi, nedir, gece gece darbe mi oldu yoksa?" dedi.
Hele yıllarca Atatürk hakkında yazdığı kitaplardan, verdiği konferanslardan servet kazanan şimdi ise AKP'den vekil olan Hulki Cevizoğlu'nun, "Atatürk tişörtü giyeceğim diye milleti ayağa kaldırmanın alemi var mı?" sözleri vicdanları sızlattı.
Kim bu provokatörler?
Her zaman ki gibi herkes konuştu ve Sayın Erdoğan'ın ne diyeceği merak edilmeye başlandı.
4 gün sonra Sayın Erdoğan çıkıp dedi ki; "Türkiye'ye ve Türkiye'nin çıkarlarına yönelik sinsi bir operasyon, çok açık bir sabotaj girişimi vardır. Nasıl daha önceki kirli senaryoları yırtıp attıysak, Allah'ın izniyle bu oyunu da mutlaka boşa çıkaracağız" dedi.
Devletin en tepesindeki isim milletin önünde Türkiye'ye yönelik sinsi bir operasyondan ve sabotajdan bahsediyor.
Peki, kim bu sinsi operasyonu çekenler? Fenerbahçe mi? Galatasaray mı? Bu kulüplerimizi yönetenler mi?
Yoksa Atatürk'e ve Atatürk'ün, 'yurtta sulh cihanda sulh' sözüne sahip çıkan Türk Milleti mi?
Kim, kim, kim bu sinsi operasyonu çekenler?
Sayın Erdoğan, Suudi Arabistan için diyor ki; "Ülkemizi bölgesinden, ortaklarından çok güçlü tarihi dini beşeri bağlarının olduğu kardeş ülkelerden koparma girişimlerinin farkındayız."
Birincisi devlet ve milletimizin Irak, Suriye, Libya, Mısır, Yemen gibi ülkelerle dini ve tarihi bağlarımız vardı. AKP iktidar oldu ve BOP ile bu bağları koparıp attı.
İkincisi, 23 Kasım'da Medine'yi, İngiliz destekli Mekke Şerifi Hüseyin'in başlattığı isyana karşı büyük bir kahramanlıkla savunan Fahreddin Paşa'nın (Ömer Fahreddin Türkan) vefatının 72. yılında rahmetle andık.
Sayın Erdoğan unutmuş olacak ki, Fahreddin Paşa ve kahraman Türk askerlerini arkadan vuranları, topraklarımızda asitle insan eritenleri 'kardeş' olarak tanımladı.
Her şeyi unutun
Suçlu olduklarını bildikleri halde ABD, Rahip Bronson'a sahip çıktı. Almanya, Deniz Yücel'e sahip çıktı.
Ama 'Türkiye artık emir alan değil, emir veren bir ülke' sloganın sahipleri, iki takımımız özelinde milli değerlerimize sahip çıkmadı.
BTP Lideri Hüseyin Baş'ın dediği gibi; "100 yıl önce çağdaş, modern, ilim ve irfan yuvası bir cumhuriyetin temelleri atıldı ve büyük hayaller kuruldu. Ancak bugün geldiğimiz noktada 100 yıl öncesine dönmek isteyenler var. 20 yıl öncesine dönsek yeter aslında."
- G7 zirvesi ve Mandacılar / 22.06.2026
- Maarif modeli ve yeni anayasa / 21.06.2026
- BOP genişliyor mu? / 19.06.2026
- Kudüs, Şam ve Bursa / 18.06.2026
- Bu savaş bitmez, ta ki! / 17.06.2026
- Fakir değiliz, fakir bırakıldık / 15.06.2026
- ‘Alo adalet’ ve Arz-ı Mevut / 14.06.2026
- Dünya kupasında insanlık aşağılanıyor / 12.06.2026
- Devlet Bahçeli ile Bay Kemal’in üst aklı aynı / 11.06.2026

























































