HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 06 MAYIS 2021, PERŞEMBE

Tarihi bir gün geçirdik

27.09.2005 00:00:00
Geçtiğimiz Pazar eksileriyle ve artılarıyla tarihi bir gündü.Bir taraftan Türkiye'nin bir üniversitesinde, Ermeni diasporasının yerli uzantılarının "Ey dünya biz Ermenileri katlettik" sesleri yükselirken, bir taraftan Hatay'da organize edilen "Medeniyetler Buluşması" adı altında toplantıyla bu aziz milletin direnci kırılmaya çalışılırken, diğer taraftan İstanbul Eresin Otel'de yeniden dirilişin, bir güneşin doğuşunun 4. yılı kutlandı. Pazar günü, Bağımsız Türkiye Partisi'nin (BTP) kuruluşunun 4. yıldönümüydü.BTP'nin yükselişini ortaya koyan sinevizyon gösterisi, günün anlam ve önemini anlatan ve son zamanlarda BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş hakkında atılan iftiralara cevap veren Muharrem Bayraktar'ın konuşması, Gürkan Demir'in kadife sesiyle kuvayı milliye türküleri ve Türk Sanat müziği üstadı Ayhan Haksal ve her biri birbirinden değerli ekibinin sunduğu ve bizleri farklı iklimlere götüren musiki?Dört dörtlük bir program, oldukça coşkulu ve de tek bilek tek yürek olmuş BTP sevdalıları?Ve kürsüye BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş geliyor. İzleyenlerde büyük bir heyecan, büyük bir alkış, sevgi seli, tezahürat.Sayın Baş, tarihte eşine zor rastlanan bir konuşma yaptı.Duygulandık, heyecanlandık, ağladık, güldük, coştuk, kendimizden geçtik?Yapılan Ermeni konferansından, Başbakan'ın "Kürt Sorunu" açıklamalarına, AB ve ABD'in ülkemiz üzerindeki hesaplarından, iç siyasetin düşmüş olduğu badirelere kadar birçok mevzudan ve hepsinden önemlisi, birlik ve beraberliğin öneminden ve problemlerin çözüm yollarından bahsetti.Sayın Baş, Ermeni Konferansı ile ilgili olarak önemli bilgiler verdi dedik, hatırladığımız kadarıyla aktaralım:Ermeni Konferansı'nın, yargı tarafından iptal olmasına, yasaklanmasına rağmen, başka bir adreste yapılması, siyasilerin, icraattan sorumlu olanların mahkeme kararlarını, yargıyı ihlal etmeleridir.Yargı, "Bu konferans şu veya bu üniversitede yapılması yasak" dememiştir. Yargı, bu konferansın yapılmasını yasaklamıştır. Hükümet ve konferansı organize edenler ise bu kararı çiğnemiştir.Konferansı düzenleyenler ve destekçileri konferansın iptal kararını Anayasa'nın 130. maddesine göre aykırı görüyorlar. Halbuki 130. madde bu konferansın iptali için sebeptir.Bu maddeye göre, "Öğretim üyeleri serbestçe her türlü bilimsel araştırmayı yapabilir, ancak bu yetki, Devletin varlığı ve bağımsızlığı ve milletin ve ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği aleyhinde faaliyette bulunma serbestliğini vermez."Ermeni soykırımı iddialarını, YÖK'e bağlı bir kurumda kabul etmek, arkasından tazminatı ve de toprak talebini gündeme getirir ki bu bölünmez bütünlüğümüze, Cumhuriyetin temel ilkelerine terstir.Anayasaya ve hukuka göre işlenen ciddi bir suçtur.Başbakan, Dışişleri Bakanı bu toplantının düzenlenmesine direkt olarak önayak olmuştur. Adalet Bakanı Cemil Çiçek ise önceleri "Bu konferans, Türk milletini arkadan hançerlemektir" diyerek karşıymış imajını vermiş, ama arkasından "Başka bir üniversitede yapılabilir" diyerek adres ve yöntem göstermiştir.Mustafa Kemal Atatürk'ün "Ermeni Soykırımı" iddialarına tavrı net iken, onun mirası üzerine konarak siyaset yapmaya kalkışan CHP de bu konferansın destekçilerinden olmuştur.Sayın Baş, Başbakan'ın "Kürt sorunu vardır" ifadeleriyle büyük bir kaosun önünü açtığını ifade etti. "Bu ifadeyi 20 yıl önce Apo kullanıyordu. Ona cevabı Kürt halkı verdi ve dedi ki 'Hayır benim böyle bir meselem yok'. Apo da bunun üzerine Kürt halkının evlerine baskınlar yaptı. Kadın, çocuk, bebek demeden katletti. O yüzden Apo'ya 'bebek katili' denmektedir. Sayın Başbakan 'Kürt sorunu vardır' diyerek esasen Apo'nun 20 yıl önce dediğini kabul etmiş oldu. Halk da, 'Sayın Başbakan da bu ifadeyi kullanıyorsa demek ki Apo haklıymış' kanaatine ulaştı ve 20 yldır Apo'nun yapamadığını Başbakan'ın bir cümlesi neticelendirdi"Sayın Baş şunu vurguluyor: "Milleti sokaklara döken Apo değil, bizzat Başbakan'ın ifadeleridir".Sayın Baş, bu milleti bölmek istediklerini siville askeri, devletle milleti karşı karşıya getirmek istediklerini ifade ederek, şu tarihi tespiti yaptı: "Askere dinsiz diyorlar. Bize askerin adamı diyorlar. Biz çocuklarımızı askere kına yakarak, davulla zurnayla gönderiyoruz, bu vatan, bu bayrak için şehit olsun diye. Ben askerin adamı değilim. Asker, benim".Sayın Baş, bazı partilerin söylem ve uygulamalarının  iktidardayken farklı, muhalefetteyken farklı olduğundan bahsederek, AKP'yi ve MHP'yi örnek verdi.Dün dindar insanların oyuyla iktidara gelen AKP'nin cami yerine kilise açtığını, "Dinlerarası Diyalog" faaliyetleri adı altında milletimizi misyonerlerin kucağına attığını ifade etti.MHP'nin ve de Başkanı Devlet Bahçeli'nin bugün AB ile ilgili karşı söylemlerinin samimi olmadığını, çünkü dün iktidardayken Sayın Bahçeli'nin Kopenhag kriterlerine, tütün, şeker, tahdit gibi tarımı bitiren yasaların altına imza attığını, Kıbrıs'la ilgili kararı imzaladığını anımsattı.Sayın Baş, BTP'nin projelerinden ve bu projelerinin hepsinin kaynağının mevcut olduğundan bahsetti.  "Biz partiyi kurduktan sonra ilk önce projelerimizi ve bu projeleri hangi kaynaklarla gerçekleştireceğimizi ortaya koyduk" dedi ve 3 Kasım seçimlerini şu tarihi ifadeyle değerlendirdi: "3 Kasım seçimlerinde milletimiz bizden 1 bardak su istedi. Biz ise onlara okyanusu sunduk. Birileri devreye girdi ve milletimizi şüpheye düşürdü ve milletimiz bizi anlayamadı". "Ama milletimiz zamanla gerçekleri gördükçe 'elim kırılaydı da oy vermeyeydim' diyerek BTP'ye koşmaktadır".Sayın Baş, son olarak, "Milletimize gidin ve hangi partiye mensup olursa olsun, bir defaya mahsus BTP'ye oy versinler. Ülkemizi içinde bulunduğu tüm sıkıntılardan kurtaralım" diyerek her saniyesi farklı bir iklime taşıyan coşku dolu konuşmasını bitirdi.Konuşmada öyle bir tempo, öyle bir heyecan vardı ki, bütün yorgunluğumuzu unuttuk, defalarca bütün salon heyecanla ayağa fırlayıp, Sayın Baş'ı ayakta alkışladı.Dinleyenlerin arasında AKP'lisi, CHP'lisi, MHP'lisi, DSP'lisi, DYP'lisi, ANAP'lısı, HADEP'lisi, SP'lisi? kısaca bütün partilerden kişiler vardı.Programın bitişinde hepsinin gözlerinde bir ümit vardı ve kararlarını vermiş olarak ayrıldılar.
 
Murat Çabas / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.