logo
25 HAZİRAN 2026

Tarihin ve şifanın buluştuğu nokta: Tokat-Sulusaray

Anadolu’nun kadim topraklarında, Çekerek Irmağı’nın kıyısında yükselen Sulusaray, binlerce yıllık geçmişiyle adeta bir açık hava müzesini andırıyor

27.02.2026 00:10:00
Abdülkadir Gündoğdu
Tarihin ve şifanın buluştuğu nokta: Tokat-Sulusaray
Tarihin ve şifanın buluştuğu nokta: Tokat-Sulusaray
Anadolu'nun kadim topraklarında, Çekerek Irmağı'nın kıyısında yükselen Sulusaray, binlerce yıllık geçmişiyle adeta bir açık hava müzesini andırıyor.

Roma İmparatorluğu'nun "Görkemli Şehri" Sebastapolis üzerine kurulu olan bu ilçe, hem arkeoloji tutkunlarını hem de şifa arayanları kendine çekiyor.

İşte kuruluşundan mutfağına Sulusaray'ın büyüleyici öyküsü:







1. Kuruluş ve Köklü Tarih: "Büyük Azametli Şehir"

Sulusaray'ın tarihi, bugünkü ilçe merkezinin tam altında yatan Sebastapolis Antik Kenti ile iç içedir.

Antik Dönem: Kelime anlamı Yunancada "Büyük, ulu ve azametli şehir" olan Sebastapolis'in kökenleri Tunç Çağı'na kadar uzanır. Roma İmparatoru Trajan döneminde Kapadokya eyaletine dahil edilen şehir, o dönemde bölgenin en önemli ticaret ve yerleşim merkezlerinden biriydi.







İlçe Oluşu: Uzun yıllar Artova ilçesine bağlı bir bucak olan Sulusaray, 20 Mayıs 1990 tarihinde resmi olarak ilçe statüsüne kavuşmuştur.






2. Tarihi Eserler: Sebastapolis'in Ayak İzleri

İlçe, her köşesinden tarih fışkıran bir yapıya sahiptir. En önemli durak noktaları şunlardır:

Sebastapolis Ören Yeri: Roma hamamı kalıntıları, görkemli sütunlar ve antik yollar bugün hala görülebilmektedir.

Açık Hava Müzesi: Kazılarda ortaya çıkarılan heykeller, aslan figürleri ve kitabeler ilçe merkezindeki açık hava müzesinde sergilenmektedir.

Tarihi Sulusaray Köprüsü: Çekerek Irmağı üzerinde yükselen ve geçmişin mimari zarafetini günümüze taşıyan önemli bir yapıdır.







3. Doğal Güzellikler ve Şifa: Sulusaray Kaplıcaları

Sulusaray, sadece taş binalarıyla değil, doğanın sunduğu zenginliklerle de meşhurdur:

Termal Turizm: İlçe merkezine çok yakın olan kaplıcalar, Roma döneminden beri "şifa merkezi" olarak bilinir. Yaklaşık 55 derece sıcaklığa sahip olan suyun; romatizma, eklem ağrıları ve cilt hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir.

Uyuz Gölü: Kuş gözlemciliği ve doğa fotoğrafçılığı için eşsiz bir nokta olan göl, bölgenin biyolojik çeşitliliğini yansıtan huzurlu bir duraktır.







4. Sulusaray Mutfağı: Lezzet Durakları

Tokat mutfağının genel karakteristik özelliklerini taşıyan Sulusaray, misafirlerine damak çatlatan lezzetler sunar:







Tokat Kebabı: Kuzu eti, patlıcan, domates ve biberin kendine has fırınlarda pişirilmesiyle yapılan, ilçenin en prestijli yemeğidir.

Baklalı Dolma: İncecik asma yapraklarına sarılan baklalı harç, üzerine dökülen sarımsaklı yoğurtla servis edilir.







Keşkek: Özellikle düğün ve bayramların vazgeçilmezi olan, dövülmüş buğday ve etin muhteşem uyumu.

Helle Çorbası: Un ve tereyağının kavrulmasıyla hazırlanan, yörenin en sevilen başlangıç lezzetlerinden biridir.

Bugün 2026 yılındayız ve Sulusaray, modern termal tesisleri ve antik kentiyle Tokat'ın en çok merak edilen turizm merkezlerinden biri olmaya devam ediyor.

Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu

Kütahya'da okul etkinliğinde yedikleri yemeğin ardından rahatsızlanan ve sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 114'e yükseldi. Öğrencilerden 113'ü taburcu edilirken, 1 kişinin ise tedavi ve gözlem süreci devam ediyor

24.06.2026 09:09:00
İHA
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Olay, Meydan Mahallesi'ndeki Şule Mete Tetik İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana geldi. Okulda gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğrenci ve davetlilere tavuklu pilav ikram edildi.








İkram sonrası rahatsızlanan çok sayıda kişi kendi imkanlarıyla ve ambulanslarla Kütahya Şehir Hastanesi ile çeşitli sağlık kuruluşlarına müracaat etti. Yapılan kontrollerin ardından zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuranların sayısının 96'sı öğrenci ve 18'i de yetişkin olmak üzere toplam 114 ulaştığı öğrenildi.








Tedavi altına alınan öğrencilerden 113'i taburcu edilirken, 1 kişinin ise hastanelerde müşahede altında tutulduğu ve kontrollerinin sürdüğü bildirildi.

Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.