Ziraat Mühendisleri Odası tarafından yapılan açıklamada, 2013 yılında 6 milyon 15 bin olan tarımdaki istihdam sayısı, 2014 yılında 545 bin kişi daha azalarak 5 milyon 470 bine düştü.Bu rakam, sadece 1 yılda tarımı terk edenler. AKP iktidarı döneminde milyonlarca tarım köylüsü tarım üretiminden vazgeçerek, evini, barkını, tarlasını bırakarak şehirlere göç etti.Yıllardır tarım üretiminden ekmeğini yiyen bu milyonların, normal şartlar altında asla terk etmeyi düşünmediği, doğup büyüdüğü topraklarını terk etmesi, AKP'nin özelde tarım, genelde ise ekonomi politikalarının millete hizmet amaçlı olmadığını göstermektedir.Tarım köylüsünün tarımı terk etmesi ne demektir?Yerli tarımın bitmesi demektir. Tarım ürünleri konusunda dışarıya bağımlı olmak demektir. Tarım konusunda dışarıya bağımlı olmak ise hiçbir konuda milli direncin kalmaması iktisadi, siyasi, askeri her türlü işgale açık olmak demektir.Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın her zaman ifade ettiği önemli bir gerçek vardır; milletler topsuz, tüfeksiz savaşabilir ama yiyecek lokma bulamayan bir milletin eline son model silahlar da verseniz savaşamaz. Dolayısıyla tarım bir milletin, bir devletin bekasını direkt olarak ilgilendiren stratejik bir sektördür. Durum böyle olmasına rağmen, 13 yıldır icraattan sorumlu olan AKP siyasetinin böyle önemli, stratejik bir sahayı AB ve IMF politikalarına kurban etmesi sadece işi bilmemeleriyle izah edilemez.Bize "tarım üretimine tahdit uygulayın", "tarım nüfusunu azaltın" diye talimatlar savuran AB'nin her yıl kendi çiftçisine 50 milyar euronun üzerinde destek vererek dünyayı kendi ülkesi için pazar haline getirmeye gayret sarf etmesi ne ile izah edilebilir?Bize, "para basma enflasyon olur" diyen ABD kendisi para basıp bize satıyor; bize "tarım üretimi yapmayın" diyen AB ise kendi çiftçisinin ürünlerini zorla bize pazarlıyor.Köylerin boşalması, tarımdan hızlı kopuş, bu temel problemler dışında da birçok sorunlara neden olmaktadır.Öncelikle tarım en ucuz maliyetli istihdam sahasıdır. Tarımı terk ettiğiniz zaman, resmi olarak 3 milyonun üzerinde olan, ama gerçekte en az 6 milyon olan işsizlere yeni işsizler ordusu ekliyorsunuz demektir.Çiftçiler tarım arazilerini çok zor durumda oldukları için terk etmektedirler. Birçoğu da bankalardan aldıklarını faizli kredileri ödeyemedikleri için, icralık oldukları için her şeyini kaptırıp köyden çıkmak zorunda kalmışlardır. AKP iktidarında Cumhuriyet tarihinde ilk kez köyler toptan icralık durumdadır, icradan satılık köyler vardır. Bunun anlamı, boşalan köy arazilerinin, çoğunluğu yabancılara ait olan bankalar vasıtasıyla, kelepir fiyata ve yabancılara toprak satışını sınırlayan kanunun kapsamı dışında yabancıların eline geçmesidir. Yarınımızın sigortası olan verimli tarım arazilerimiz dönüm dönüm, köy köy, belde belde elimizden çıkmaktadır.Atatürk boşuna "Köylü milletin efendisidir" dememiştir. Tarımını kaybeden bir ülke, şehirlerini de kendi eliyle teslim etmek zorunda kalır. Şehirlerdeki nüfusu ayakta tutan köylerdeki üretimdir.Şehirlerdeki milyonlarca işsize, kırsal bölgelerden gelen milyonlarca işsizin daha eklenmesi, mağduriyetleri daha da fazla artıracağından, suç oranlarında da ciddi artışlar olacaktır, toplumda zaten dip olan güven daha da dibe inecektir.Tarımı yeniden cazip hale getirip kalkındırmak, verimli arazilerimizi olması gerektiği şekilde devreye koyabilmek, insanımızın mağduriyetine son verebilmek ancak Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli ile mümkündür. Bugün başta Rusya olmak üzere birçok ülke MEM'in sadece tarım projeleriyle ayağa kalkmıştır.Duamız odur ki, 22 Mart'ta İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi'nde dünyanın birçok ülkesinden gelen bilim adamlarının da tebliğ sunacağı 9. Uluslar arası Milli Ekonomi Kongresi Türkiye ve Türk milleti için de bir milat olur ve milletimiz 7 Haziran seçimlerinde sandık başına Milli Ekonomi Modeli'ni ve Sahibi'ni iktidara taşımak için gider.
Murat Çabas / diğer yazıları
- 'Milli Ekonomi Modeli refah artışını toplumsal tabana yayar' / 21.02.2026
- 12. MEM Kongresi için Buhara’dan davet / 20.02.2026
- Dünyada barış ve huzur MEM ile sağlanır / 19.02.2026
- Bilim insanları Viyana’da ‘MEM’ dedi / 18.02.2026
- ‘Talep olmazsa arzın hiçbir anlamı yoktur’ / 17.02.2026
- "Milli Ekonomi Modeli bir zorunluluktur" / 14.02.2026
- BTP lideri Hüseyin Baş’ın kongre konuşması tarihi bir manifestoydu / 13.02.2026
- Milli Ekonomi Modeli ‘dinamik’ bir model / 12.02.2026
- 11. MEM Kongresi, tebliğ hazırlayan ve sunan bilim insanları, konular / 11.02.2026
- 11. MEM Kongresi bu hafta sonu Viyana’da / 04.02.2026
- 12. MEM Kongresi için Buhara’dan davet / 20.02.2026
- Dünyada barış ve huzur MEM ile sağlanır / 19.02.2026
- Bilim insanları Viyana’da ‘MEM’ dedi / 18.02.2026
- ‘Talep olmazsa arzın hiçbir anlamı yoktur’ / 17.02.2026
- "Milli Ekonomi Modeli bir zorunluluktur" / 14.02.2026
- BTP lideri Hüseyin Baş’ın kongre konuşması tarihi bir manifestoydu / 13.02.2026
- Milli Ekonomi Modeli ‘dinamik’ bir model / 12.02.2026
- 11. MEM Kongresi, tebliğ hazırlayan ve sunan bilim insanları, konular / 11.02.2026
- 11. MEM Kongresi bu hafta sonu Viyana’da / 04.02.2026

























































