logo
04 HAZİRAN 2026

Tehlikeli gidişat! Asıl göç Şubat'ta...

08.01.2006 00:00:00
Ağrı'nın Doğubeyazıt ilçesinde başlayan ve 3 can alan kuş gribi vakası, Türkiye'de hızla yayılmaya başladı. Uzmanlar virüsün İran'dan geldiğini ve asıl büyük göçün Şubat'ta başlayacağını belirterek yetkilileri uyarırlarken, İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy, "Çok büyük bir tehlikeyle karşı karşıyayız" dedi. Bu arada öldürücü virüs Bursa'ya da sıçradı.

Ciddi tehlike varDoğu Anadolu Bölgesi'nden başlayarak giderek yaygınlaşan ve 3 kişinin ölümüne neden olan "kuş gribi" hastalığı için önlemler artırılırken, hastalığın bir salgına dönüşüp dönüşmeyeceği tartışılıyor. Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın  yaptığı 'Tüm toplumu tehdit eden salgın beklemiyoruz' açıklamasına uzmanlar daha temkinli yaklaşıyor. İstanbul Tabip Odası, 'Salgın olmasa da ciddi bir enfeksiyon tehlikesi var' uyarısında bulundu

Bakan Akdağ'a kibar dille uyarı...İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy, İstanbul Veteriner Hekimler Odası Bilim Danışma Kurulu üyesi Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, İstanbul Üniversitesi (İÜ) İstanbul Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve İmmünoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur ile birlikte, "kuş gribi" ile ilgili son gelişmelere ilişkin basın toplantısı düzenledi. Toplantıdaki konuşmasına Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın açıklamalarını TV'den izledikten sonra başlayan Prof. Dr. Gürsoy, Bakan Akdağ'ın "salgın beklemiyoruz" ifadesine atıfta bulunarak, "Bir bakanın 'salgın bekliyoruz' diye bir cümle kullanması, çok kolay bir şey değil. Salgın olmasa da ciddi bir enfeksiyon tehlikesiyle ülkemiz ve dünyamız yüz yüze, bunu görmek lazım" dedi.

İhmallerin olduğu bir gerçekGenel çerçevede bazı gecikme ve ihmallerin söz konusu olduğunu, ancak gerek Sağlık Bakanlığı, gerekse Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetkililerinin durumun ciddiyetinin farkında olduklarını, önlem alma konusunda ellerinden gelenleri yapmaya çalıştıklarını vurgulayan Prof. Dr. Gürsoy, konuşmasına şöyle devam etti:"Bazı adımlara daha ihtiyaç var. Geçen salgın döneminde de konuyu bilen, konuya hakim bilim insanlarının; 'Artık Türkiye'de, madem ki bu göçmen kuşların geçiş yolları üzerinde bir ülkedir burası, kanatlı kümes hayvanlarının açıkta yetiştirilmesine son vermek lazım' görüşleri ortaya çıktı. 'Gerekirse bütün serbest yetiştirilen kümes hayvanlarının toplatılması ve yok edilmesi' önlemi önerilmişti ama bu yapılamadı. Bu öneri bugün de tekrarlanıyor. İkinci önemli ihmal ya da eksiklik de, av yasağı konusundaki sınırlı tedbir. Biraz gecikerek de olsa Doğu Anadolu'da av yasağı konmuş durumda. Bütün ülke boyutunda bir yasak yok. Bu iki önlem alınmadığı takdirde toplu bir karantina önlemi almak mümkün değil."      "VİRÜSÜN YAYILMASI SÖZ KONUSU"Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz da, göçmen kuşlarla Türkiye'ye gelen kuş gribi virüsünün bahçe tavuklarına sıçramış olmasının üzücü ve endişe verici olduğunu ifade ederek, virüsün 11 yörede saptandığını, son olarak Ankara'da 2 ördekte görüldüğünü söyledi. Prof. Dr. Yılmaz, şunları kaydetti: "Virüsün yayılması söz konusu. Buna mevsimsel bakmak lazım.Batıdaki olay ile doğudaki farklı. Doğudaki olay niye ciddi boyutlara doğru gidiyor? Çünkü virüs sıfır derecede 1 ay kalıyor. Virüsün birkaç ay kalma olasılığı var, çünkü sıfır derecenin de altında oralar.Ulusal hazırlık programları lazım, hem hayvanlardaki hastalığı, hem de insanlardakini kontrol etmek için. Bunun için erken uyarı sistemleri gerekiyor. Hastalık bir bölgede çıktığında, hemen yetkili mercilere müracaat edip öncelikle o bölgedeki kanatlıların toplu olarak yok edilmesi gerekli. Temasın engellenmesi gerekiyor."

GÖÇ SEZONU BAŞLIYOR, SIKI TEDBİRLER ALINMALIVan Yüzüncü Yıl Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Özdemir Adızel ise, 'Göç sezonunu Şubat ayında başlıyor, o nedenle şimdiden çok sıkı tedbirler alınmalıdır' dedi. Yrd. Doç. Dr. Özdemir Adızel, bir süre önce Rusya ve İran'da tavuk vebası görüldüğünü buraya göç eden kuşların kaptığı virüsü bölgeye taşıdığını belirterek, asıl büyük tehlikenin Şubat ayı içinde yaşanabileceğini kaydetti. Yrd.Doç.Dr. Adızel, "Bundan sonra önemli olan bahar göçlerinin başladığı Şubat ayıdır. Bu aydan itibaren büyük kuş göçleri oluyor. Önümüzdeki en tehlikeli dönem Şubat ayanın ilk haftası ile Nisan ayına kadar olan zamandır. Bu zaman diliminde çok dikkatli ve tedbirli olmalıyız. Kuş gribi ile ilgili olarak yaz göçmenleri, transit göçmenler ve kış göçmenleri, diye sınıflandırdığımız kuşlar vardır. Bunlar hastalık etkeni olan virüsü bulaştırma ihtimalleri yüksektir ve bu bölgeye ulaştırmaları açısından önemlidir. Genelde göçler Kuzeyden Sibirya'dan, Doğu'dan ise İran'dandır. Ancak bu göçün genel merkezi Güney Afrika'dır" dedi.

KUŞ GRİBİ BURSA'YA DA SIÇRADIBursa'nın Gürsu İlçesi'ne bağlı Karahıdır Köyü'ndeki tavukların ölüm nedeninin ''kuş gribi'' olduğu bildirildi. Köy karantina altına alınırken, kanatlı hayvanların itlafına başlandı. A.A muhabirinin aldığı bilgiye göre, ilçeye bağlı Karahıdır Köyü'nde oturan İsmail Söylemez, tavuklarının aniden ölmesi üzerine durumu Tarım İl Müdürlüğü'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine giden yetkililer, ölen tavuklardan alınan numuneleri İzmir'in Bornova İlçesi'nde bulunan Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Laboratuvarı'na gönderdi.Alınan örneklerde ''Avian İnfluenza'' çıkması üzerine köy, karantina altına alınarak, giriş ve çıkışlar yasaklandı.Tarım İl Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, önlem olarak köyde bulunan tüm kanatlı hayvanların itlaf işlemlerine başladı.Tarım İl Müdürlüğü Havan Sağlığı Şube Müdürü Serdar Kavasoğlu, köydeki tavukların kuş gribinden öldüklerinin kesin olarak belirlendiğini, tüm yetkililerin görev başında olduklarını söyledi.

Tedavi altındaki iki çocuk da virüs taşıyor... Dünya Sağlık Örgütü Sözcüsü Maria Cheng, Türkiye'de hastaneye kaldırılan 2 çocukta daha ölümcül H5N1 virüsünün saptandığını söyledi.Cheng, laboratuvar sonuçlarına göre, bu hafta 3 çocuğun öldüğü bölgede, şu anda hastanede bulunan 5 ve 8 yaşlarındaki iki çocukta daha ölümcül H5N1 virüsünün saptandığını kaydetti.Sözcü, AP'ye yaptığı açıklamada, Türkiye'de ölen 2 çocuktan alınan örneklerde H5N1 virüsünün saptandığını söylemişti. Ölen üçüncü çocuğun kan numuneleri üzerinde testlerin sürdüğü belirtildi.Cheng, virüsün 70'ten fazla kişinin öldüğü Doğu Asya'dan sonra Türkiye'de de ölümlere neden olmasının dikkate alınması gerektiğini, ancak küresel çapta insanları etkisi altına alabilecek salgın riskinin artmadığını söyledi.Sözcü, Türkiye'ye giden DSÖ uzman heyetinin, virüsün nasıl yayıldığını tespit çalışmaları için yarın doğu kentlerine ulaşmasını umduklarını kaydetti.

Kuş Gribi şüphesiyle İstanbul'a gelen hastaların sonuçları negatif çıktı İstanbul İl Sağlık Müdür Vekili Mehmet Bakar, ''kuş gribi'' şüphesiyle Yalova'dan Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne getirilen 7 kişinin tetkikleri neticesinde negatif sonuç elde edildiğini bildirdi.Bakar, İl Sağlık Müdürlüğü'nde düzenlediği basın toplantısında, Yalova'dan gece getirilerek Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne yatırılan 7 kişiden, aynı gece muayeneleri yapıldıktan sonra gerekli örneklerin alındığını ve İstanbul Tıp Fakültesi Viroloji Laboratuvarı'na gönderildiğini belirtti.Laboratuvarın bu konuda Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü ile birlikte referans laboratuvar olduğunu vurgulayan Bakar, ''Hastaların bugün yapılan tetkikleri sonucunda hepsinden negatif sonuç elde edilmiştir'' dedi.Bakar, hastaların şu anda genel sağlık durumlarının iyi olduğunu, üst solunum yolu enfeksiyonu bulgularının gerilemesi ve takip eden uzmanların görüşleri doğrultusunda bilahare taburcu işlemlerinin yapılacağını kaydetti.Mehmet Bakar ayrıca, dün gece Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvuran bir hastadan alınan örneklerin de negatif olduğunu bildirdi.İstanbul'da kuş gribine yönelik olarak gerekli önlemlerin alındığını ifade eden Bakar, ildeki 7 hastanenin bu konuya ilişkin görevlendirildiğini söyledi.

Şüpheli yerlerde itlaf çalışmaları başladı... Yurdun çeşitli yerlerinde kuş gribine karşı önlemler alınıyor. Muş'un merkeze bağlı Harman ve Kır köyleriyle Malazgirt İlçesi'nde, bazı kanatlı hayvanların ölümlerinin şüpheli görülmesi üzerine inceleme başlatıldı. Bölgeye giden ve kümeslerde incelemelerde bulunan Tarım İl Müdürlüğü ekipleri, itlaf edilmek üzere kanatlı hayvanları topladı. Telef olan hayvanlardan alınan numuneler de incelenmek üzere Fırat Üniversitesi'ne gönderildi.      KARSKars'ta, Sultan Mahallesi'nde kanatlı hayvanların yakılarak öldürüldükten sonra çöpe bidonuna atıldığı duyumunu alan Tarım İl Müdürlüğü ekipleri mahallede inceleme yaptı.Çöp bidonundaki yanan hayvanlardan örnekler alan ekipler, ayrıca mahalledeki kümesleri kontrol ederek, itlaf edilmek üzere kanatlı hayvanları topladı. Aynı bölgede telef olan bir köpek ve bir küçükbaş hayvan yavrusu da bulan yetkililer, bölgenin temizlenmesinin ardından çevrede dezenfekte çalışmaları yaptı.I?DIRIğdır'da 9 çocuk, kuş gribi şüphesiyle Iğdır Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'ne getirildi.Yapılan ilk incelemelerde bir bulguya rastlanmadığı bildirilen, çocukların 6'sının taburcu edildiği, 3'ününse gözlem altında tutulduğu belirtildi.Erzurum Tekman İlçesi'nde de bazı kanatlı hayvanların şüpheli ölümü üzerine, ilçede itlaf çalışmaları başlatıldı. -BEYŞEHİR- Konya'nın Beyşehir İlçesi'nde, bir kümeste 17 tavuğun ölmesi üzerine sağ kalan son tavuk İlçe Tarım Müdürlüğü ekiplerince incelenmek üzere alındı.A.A muhabirinin edindiği bilgiye göre, Beyşehir'e bağlı Tolca Köyü'nde yaşayan Asım Karakurt, aynı kümeste bir hafta içinde ölen 17 tavuğu, bir çuvalın içine koyarak bir kanala attı.Karakurt, ülke genelindeki kuş gribi vakaları üzerine tavuklarının ölümünü jandarmaya bildirdi. Jandarmayla birlikte ihbar üzerine köye gelen Tarım İlçe Müdürlüğü ekipleri, kümeste kalan ve ölmek üzere olan son tavuğu incelemek üzere aldı.Tarım İlçe Müdürlüğü ekipleri, içinde tavuk kalmayan kümes, evin çevresi ve ölen tavukların atıldığı söylenen kanalda dezenfeksiyon çalışması yaptı.Hüyük'ten çağrılan sağlık ekipleriyse tavukların sahibi Asım Karakurt ve eşini sağlık kontrolünden geçirdi.Yetkililer, Hüyük İlçesi'ne bağlı İlmen Beldesi'ndeyse Habibe Harmankaya'nın 3 tavuğunun öldüğünün tespit edildiği, her 2 vakadan alınan örneklerin, kuş gribi olup olmadığının anlaşılması için Konya'ya gönderildiğini kaydettiler.      MERSİNMersin Tarım İl Müdürü Mehmet Kara, il genelinde vatandaşlar tarafından yapılan tüm tavuk ölümü ihbarlarını değerlendirdiklerini söyledi.Kara, A.A muhabirine yaptığı açıklamada, son günlerde ortaya çıkan kuş gribi vakalarından sonra vatandaşların ihbarlarını değerlendirdiklerini, alınan numuneleri Adana ve Bornova Araştırma Enstitüsü'ne gönderdiklerini ifade ederek, bugüne kadar ''kuş gribi'' vakasına rastlanmadığını kaydetti.Kara, vatandaşların panik yapmak yerine, yetkililerin açıkladığı önerileri dikkate almalarını da istedi.Mersin Veteriner Hekimler Odası Başkanı Orhan Özbaba da kuş gribinin önüne geçilebilmesi için entegre tesisleri dışında kanatlı hayvan beslenmesine izin verilmemesi gerektiğini belirtti.Hastalığın temas ve solunum yoluyla geçtiğini anımsatan Özbaba, ''Bu nedenle hastalık, entegre tesislerin dışında, her evin önünde üç-beş tavuk olan yerlerde insan sağlığını tehdit etmeyi sürdürecektir. Vatandaşlarımız, bir an evvel bu tür kanatlı hayvan besleme işinden vazgeçmelidir. Devlet de bu hastalığı, tazminatlı hastalıklar arasına alarak, itlaf sistemine geçmelidir. Aksi takdirde ileride daha büyük sıkıntılar yaşanabilir'' dedi.      KEŞANEdirne'nin Keşan İlçesi'nde, bir hindi sürüsünden ölen 14 hindinin dereye atılması üzerine, hasta bir hindi kuş gribi şüphesi üzerine İstanbul'daki Pendik Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü'ne gönderildi. Edirne Valisi Nusret Miroğlu, A.A muhabirine yaptığı açıklamada, Keşan'da hindilerin telef olduğunun bildirilmesi üzerine, olay yerine uzmanların gönderildiğini söyledi.Hindi üreticisinin yılbaşında satmak üzere hindileri İstanbul'a götürdüğünü ve satamadıklarını getirirken yolda birkaç hindinin telef olduğunun kendisine iletildiğini anlatan Miroğlu, ''Uzmanlarımız olay yerinde incelemelerini sürdürüyor. Bu olayla ilgili ne yapılması gerekiyorsa yapılacak'' dedi.Keşan Mera Komisyonu Başkanı Adnan Karlıdağ da Ali Çakır'a ait hindi sürüsünden telef olan 14 hindinin Keşan Ovası'nın yanından geçen Cevizli Deresi yatağına atıldığını tespit ettiğini bildirdi.Keşan İlçe Tarım Müdürü Lütfü Açar ise hindi sürüsünden aldıkları hasta bir hindiyi kuş gribi tehlikesine karşı İstanbul'daki Pendik Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü'ne gönderdiklerini, diğer sürüdeki hayvanların gözetim altında tutulduğunu bildirdi.

Engin Polat'ın ifadesinde suç örgütü detayı

İzmir'in Çeşme ilçesinde, kuzeni ve şoförü Can Polat'ın silahlı saldırıda öldürülmesinin ardından ifade veren Engin Polat, cinayetin ardındaki suç örgütü şüphesine dikkat çekti. Polat'ın emniyetteki ifadesinde, yaklaşık 2 yıldır organize suç örgütü tarafından tehdit edildiklerini söylediği ortaya çıktı

04.06.2026 13:51:00 / Güncelleme: 04.06.2026 13:55:27
İhlas Haber Ajansı
Engin Polat'ın ifadesinde suç örgütü detayı
Engin Polat'ın ifadesinde suç örgütü detayı
Olay, dün saat 13.45 sıralarında Çeşme Alaçatı'da meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sosyal medya fenomenleri Dilan ve Engin Polat çiftinin tatil amacıyla konakladıkları otelin yan sokağında aniden silah sesleri yükseldi. Engin Polat'ın amcasının oğlu olan ve aynı zamanda çiftin şoförlüğü ile korumalığını üstlenen Can Polat (37), otelden ayrılmak üzere aracına bindiği esnada, S.A. (23) tarafından silahlı saldırıya uğradı.

Kurşunların hedefi olan ve ağır yaralanan Polat, kanlar içerisinde yere yığıldı. Silah seslerini duyan vatandaşların ihbarı üzerine adrese 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi olay yerinde yapılan Can Polat, ambulansla hastaneye kaldırıldı ancak burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Saldırının ardından kaçan zanlıyı yakalamak için İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri şüpheli S.A.'yı kısa süre içerisinde kıskıvrak yakalayarak gözaltına aldı. Şüpheli, sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.



"2 yıldır tehdit ediliyoruz"

Alaçatı'da kaldıkları otelin önünde amcasının oğlu Can Polat'ın kurşunların hedefi olmasıyla sarsılan Engin Polat'ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Polat'ın, hayatını kaybeden Can Polat'ın amcasının oğlu olduğunu ve yanında şoför olarak çalıştığını belirttiği öğrenildi. Eşi Dilan Polat ile birlikte iki gündür Çeşme'de tatil yaptıklarını belirten Polat'ın, yaklaşık 2 yıldır organize suç örgütünün hedefinde olduklarını ve sürekli tehdit edildiklerini, bu durumla ilgili daha önceden de emniyete giderek resmi ifade verdiklerini anlattığı kaydedildi. Korkunç cinayetin tatil sırasında gerçekleştiğini belirten Polat'ın ayrıca, Çeşme'deki konaklamaları süresince herhangi bir gerginliğe ya da olaya karışmadıklarını, yeni bir tehdit mesajı almadıklarını ve takip edildiklerine dair en ufak bir şüphe sezmediklerini de sözlerine eklediği öğrenildi.

Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürerken, olayla ilgili başlatılan çok yönlü soruşturma devam ediyor.

Şebnem Ferah 6 yıl sonra hayranlarıyla buluştu

Türk rock müziğinin güçlü sesi Şebnem Ferah, uzun süren sessizliğini muhteşem bir açık hava konseriyle bozdu. Binlerce hayranının alanı hınca hınç doldurduğu gecede duygusal anlar yaşandı

04.06.2026 12:40:00
Eyüp Kabil
Şebnem Ferah 6 yıl sonra hayranlarıyla buluştu
Şebnem Ferah 6 yıl sonra hayranlarıyla buluştu
Kültür-sanat dünyasında hareketli günler yaşanırken, magazin ve müzik camiasının merakla beklediği büyük buluşma nihayet gerçekleşti. Türk rock müziğinin efsanevi ismi Şebnem Ferah, tam 6 yıllık sahne sessizliğinin ardından KüçükÇiftlik Park'ta hayranlarının karşısına çıktı. Sanatçının uzun bir aradan sonra mikrofon başına geçmesi, müzikseverler ve sanat dünyası tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı.

Alan saatler öncesinden doldu

Konserin gerçekleştirileceği alanda kapılar saatler öncesinden açılmasına rağmen, kapıda uzun kuyruklar oluştu. Türkiye'nin dört bir yanından gelen her yaştan Şebnem Ferah hayranı, sevdikleri sanatçıyı yeniden sahnede görebilmek için sabırsızlıkla bekledi. Konser alanını dolduran binlerce kişi, sanatçının sahneye çıkışıyla birlikte adeta tek bir ağızdan çığlık attı.

İlk şarkıyla gelen gözyaşları

Siyah ikonik sahne kostümü ve bitmeyen enerjisiyle podyuma adım atan Şebnem Ferah, konsere en sevilen klasiklerinden biriyle başladı. Şarkıya başlar başlamaz duygusal anlar yaşayan ünlü sanatçı, gözyaşlarını tutamadı. Seyircisine olan özlemini dile getiren Ferah, sahneden şu sözlerle seslendi:

"Sizleri, bu atmosferi ve birlikte şarkı söylemeyi ne kadar özlediğimi kelimelerle tarif etmem imkansız. İyi ki varsınız, iyi ki bu gece buradasınız."

Geniş repertuar ve görsel şölen

Yaklaşık üç saat sahnede kalan rock müziğin güçlü sesi; "Bu Aşk Fazla Sana", "Sil Baştan", "Mayın Tarlası" ve "Yağmurlar" gibi hafızalara kazınan onlarca hit parçasını seslendirdi. Sahne ışıkları, görsel efektler ve Ferah'ın güçlü vokali izleyicilere adeta bir müzik ziyafeti sundu. Konser boyunca performansı ve nezaketiyle büyük takdir toplayan sanatçı, ahlaki ve sanatsal duruşundan ödün vermeden sadece müziğiyle konuşulmanın haklı gururunu bir kez daha yaşattı.

Sanat dünyasından çok sayıda ünlü ismin de protokol sıralarından takip ettiği bu görkemli geri dönüş, sosyal medyada da kısa sürede en çok konuşulanlar listesine (Trend Topic) girdi. Hayranları, "Kraliçe ait olduğu yere, tahtına geri döndü" yorumlarında bulundu.

MSB: "Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması Yunan halkının düşünmesi gereken bir konu"

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "Bölgemizin ihtiyacı olan husus; silahlanma yarışları ve gerginliği artıracak adımlar yerine, uluslararası hukuk temelinde iş birliği ve diyalog ortamının güçlendirilmesidir. Bununla birlikte Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması, öncelikle Yunan halkının düşünmesi gereken bir konudur" dedi

04.06.2026 12:12:00 / Güncelleme: 04.06.2026 12:26:12
İhlas Haber Ajansı
MSB: "Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması Yunan halkının düşünmesi gereken bir konu"
MSB: "Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması Yunan halkının düşünmesi gereken bir konu"
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "Bölgemizin ihtiyacı olan husus; silahlanma yarışları ve gerginliği artıracak adımlar yerine, uluslararası hukuk temelinde iş birliği ve diyalog ortamının güçlendirilmesidir. Bununla birlikte Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması, öncelikle Yunan halkının düşünmesi gereken bir konudur" dedi.
MSB Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, Hava Kuvvetleri Komutanlığının 115'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla İzmir'in Çiğli ilçesinde konuşlu 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında gerçekleştirildi.
Toplantıda konuşan MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Hava Kuvvetlerinin kuruluşunun 115'inci yıl dönümünü kutlayarak, "115 yıllık köklü mirasıyla Türk Hava Kuvvetlerimiz; yüksek harekât kabiliyeti, nitelikli personeli, modern platformları ve yerli-milli savunma sanayiimizin sağladığı ileri teknoloji imkânlarıyla semalarımızın kalkanı, geleceğimizin güvencesi olmaya devam etmektedir" dedi.
Aktürk, Çiğli'de konuşlu 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında 6-7 Haziran tarihlerinde Gençlik ve Havacılık Festivali düzenleneceğini belirterek, etkinlikte Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ün gösteri uçuşları gerçekleştireceğini söyledi.
Öğrencilerin aileleri ile birlikte katılımına açık olan festival kapsamında hava, paraşüt ve paramotor gösterileri, personel kurtarma tatbikatı, statik uçak sergileri, simülatör deneyim alanları ve çeşitli kültürel etkinliklerin yer alacağını kaydeden Aktürk, festivalin gençlerin havacılık ve uzay alanlarına ilgisini artırmayı amaçladığını ifade etti.

"Yıl içerisinde 99 terörist teslim oldu"
Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele ve hudut güvenliği faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Aktürk, "Son iki haftada; 6 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, hudutlarımızda 7'si terör örgütü mensubu olmak üzere yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 698 şahıs yakalanmış, 4 bin 219 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak'tan bugüne kadar; teslim olan terörist sayısı 99'a ulaşmış, Hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 3 bin 860, engellenen kişi sayısı da 34 bin 389 olmuştur" ifadelerini kullandı.
Van hudut hattında son iki haftada gerçekleştirilen arama-tarama faaliyetlerinde yaklaşık 79 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini de aktaran Aktürk, sınır güvenliği faaliyetlerinin kararlılıkla sürdüğünü söyledi.

Denizkurdu-II Tatbikatı başladı
Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt içi ve yurt dışındaki eğitim ve tatbikat faaliyetlerine aralıksız devam ettiğini belirten Aktürk, bugün başlayan Denizkurdu-II Tatbikatı'nın 14 Haziran'a kadar süreceğini bildirdi.
Aktürk, Karadeniz, Marmara, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'de icra edilen tatbikata 125 gemi, 60 hava unsuru, insansız deniz araçları ve 18 bin personelin katıldığını belirterek, "Tatbikatın Seçkin Gözlemci Günü faaliyetleri 11 Haziran'da Doğu Akdeniz'de TCG Anadolu'da icra edilecektir" dedi.
Türk Arama Kurtarma Bölgesi ile Ege Denizi'nin uluslararası suları ve hava sahasında gerçekleştirilen Deniz Aslanı Tatbikatı'na da iştirak edildiğini kaydeden Aktürk, haziran ayı boyunca Japonya, Norveç, İsveç, Finlandiya, Romanya ve Polonya'da düzenlenecek çok uluslu tatbikatlara katılım sağlanacağını ifade etti.

NATO EDGE 2026 İzmir'de düzenlenecek
Uluslararası görevler kapsamında Türkiye'nin önemli organizasyonlara ev sahipliği yapacağını belirten Aktürk, Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi Komutanlığı tarafından düzenlenen 6'ncı Deniz Güvenliği Konferansı'nın 9-10 Haziran tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirileceğini söyledi.
Aktürk, NATO Muhabere ve Bilgi Ajansı sorumluluğunda düzenlenecek NATO EDGE 2026 etkinliğinin ise 17-19 Kasım tarihlerinde İzmir EXPO Fuar Alanı'nda icra edileceğini belirterek, "Faaliyet, millî savunma sanayiimizin ulaştığı yüksek teknoloji seviyesinin ve gelişmiş kabiliyetlerinin uluslararası düzeyde tanıtılmasına imkân sağlayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

"İsrail üzerindeki baskı artırılmalı"
Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail'in bölgedeki saldırgan ve yayılmacı tutumunun insani durumu ağırlaştırdığını söyledi. İsrail'in Lübnan'da işgal ettiği alanları genişlettiğini ve Mescid-i Aksa'daki provokatif eylemlere göz yumduğunu ifade eden Aktürk, "Uluslararası hukukun açık ihlali olan ve bölgedeki barış ve istikrarı hedef alan bu eylemler karşısında, uluslararası toplumun İsrail üzerindeki baskısını artırarak somut adımlar atması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz" dedi.
Aktürk ayrıca İran ile ABD arasındaki müzakerelerin kalıcı barışla sonuçlanmasının bölge açısından önem taşıdığını belirterek, tarafların sağduyulu ve yapıcı davranmasını temenni ettiklerini kaydetti.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin yerli ve milli savunma sanayii ürünleriyle güçlendirilmeye devam edildiğini vurgulayan Aktürk, son iki hafta içerisinde ilk kez MİLKAR-6A Taşınabilir Elektronik Taarruz Sistemi ile İHA-230 mühimmatının Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterine alındığını açıkladı. MKE tarafından çeşitli silah ve mühimmat teslimatlarının tamamlandığını belirten Aktürk, ASELSAN tarafından geliştirilen TARAS-II Radyolink Sistemi, AcroSAT Gemi Uydu Haberleşme Terminali, Lazer Güdüm Kiti-84, İhtar İHA Karşı Sistemi ve ARTcom 9681 Hava Telsizi'nin de kuvvet komutanlıklarına teslim edildiğini bildirdi.

676 bin kişiye evlilik öncesi eğitim
2026 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesi kapsamında yürütülen faaliyetlere de değinen Aktürk, bugüne kadar 71 bin 181 personele "Sağlıklı Aile Eğitimi", 676 bin 327 katılımcıya ise "Evlilik Öncesi Eğitim Programı" uygulandığını belirtti. Aktürk, "Güçlü ailenin; güçlü toplum, güçlü Türkiye ve güçlü ordunun temeli olduğu bilinciyle, personelimiz ve ailelerine yönelik eğitim ve farkındalık faaliyetlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

"Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması Yunan halkının düşünmesi gereken bir konu"
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'ne yönelik, "NATO zirvesine yönelik tüm güvenlik tedbirleri devletimizin ilgili kurumları ve NATO makamları ile koordineli şekilde alınmaktadır" açıklamasında bulundu.
MSB, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) son dönemdeki silahlanma faaliyetlerine ilişkin açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Yunanistan ve GKRY'nin son dönemdeki silahlanma faaliyetleri ile bölgedeki askerî girişimlerini yakından ve dikkatle takip ediyoruz. Ülkemiz; Ege ve Doğu Akdeniz'de barış, istikrar ve iyi komşuluk ilişkilerinden yana olmakla birlikte, hak ve menfaatlerinin korunması konusundaki kararlılığını sürdürmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, ülkemizin ve KKTC'nin güvenliğine yönelik gerekli tüm tedbirleri almaktadır. Bölgemizin ihtiyacı olan husus; silahlanma yarışları ve gerginliği artıracak adımlar yerine, uluslararası hukuk temelinde iş birliği ve diyalog ortamının güçlendirilmesidir. Bununla birlikte Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması, öncelikle Yunan halkının düşünmesi gereken bir konudur."

"TSK'da disipline aykırı hareket eden kim olursa olsun gereken yapılır"
MSB, bir tugayda yaşandığı belirtilen, generalin astsubayı darp ettiği iddialarına ilişkin şu ifadelere yer verdi:
"Türk Silahlı Kuvvetlerinde müesses disiplinin muhafazası ve idamesi olmazsa olmazdır. Daha önce de vurguladığımız gibi Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tüm olaylara disiplin anlayışı içerisinde bakmakta ve işlemleri de ilgili mevzuat çerçevesinde yerine getirmektedir. Söz konusu olay ile ilgili soruşturma izni Bakanlığımızca verilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerinde disipline ve kanunlara aykırı hareket eden kim olursa olsun rütbesine ve makamına bakılmaksızın gereken yapılır."İHA

Fabrikada 3 kişinin öldüğü elektrik faciasının detayları belli oldu: Su pompasını tamir ederken can verdiler

Samsun'un Tekkeköy ilçesindeki Yeşilyurt Demir Çelik Fabrikası'nda meydana gelen ve 3 işçinin hayatını kaybettiği elektrik faciasının detayları ortaya çıktı. Arızalı su pompasını tamir etmek için kuyuya inen işçilerin, pompadaki elektrik kaçağı nedeniyle yüksek gerilim akımına kapılarak can verdikleri belirlendi

04.06.2026 12:08:00
İHA
Fabrikada 3 kişinin öldüğü elektrik faciasının detayları belli oldu: Su pompasını tamir ederken can verdiler
Fabrikada 3 kişinin öldüğü elektrik faciasının detayları belli oldu: Su pompasını tamir ederken can verdiler
Olay, dün saat 21.40'ta Organize Sanayi Bölgesi(OSB) Mahallesi Sakarya Caddesi üzerinde bulunan fabrikanın çelikhane tesisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, atık suların toplandığı kuyu içerisinde arızalanan su pompasını onarmak için çalışma yapan Mustafa İnanç (50), Naci Gezer (46) ve Yunus Çekiç (47), yüksek gerilim akımına kapıldı. Üç işçi olay yerinde hayatını kaybetti. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen ekiplerin çalışmasının ardından işçilerin cenazeleri otopsi işlemleri için Samsun Adli Tıp Grup Başkanlığı morguna kaldırıldı.






Olay yerine gelen cumhuriyet savcısı ve bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemelerde, kuyu içerisindeki su pompasında elektrik kaçağı bulunduğu tespit edildi. Savcının talimatı doğrultusunda söz konusu su pompası olay yeri inceleme ekiplerince muhafaza altına alındı. Cumhuriyet savcısının talimatıyla hazırlanacak bilirkişi raporuna gör göre olayda sorumluluğu bulunan kişi veya kişilerin tespit edilerek gözaltına alınacağı öğrenildi.









"İhmali olanlar cezasını çeksin"

Yunus Çekiç'in akrabası Uğur Ayyıldız, "Acımız büyük. Yaşanmaması gereken bir olay. Araştırılıp her şeyin açığa çıkarılmasını istiyoruz. İhmali olanların cezasını çekmesini talep ediyoruz. Bu işin üstüne gidilmesini istiyoruz" dedi.









Adnan Bolat ise "Üç arkadaşımız iş kazası geçirdi. 3 arkadaşımız çok temiz ve saftı. Allah mekanlarını cennet eylesin. Bunlar ekmek parası için, çocukların rızkları için şehit oldular" ifadelerini kullandı.








Hayatını kaybeden işçilerin cenazelerinin İlkadım, Kavak ve Çarşamba ilçelerinde toprağa verileceği belirtildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.






Şanlıurfa ve Bursa'da narkotik operasyonları: 135 gözaltı

İçişleri Bakanlığı, Jandarma ekiplerince Bursa ve Şanlıurfa'da icra edilen narkotik operasyonlarında gözaltına alınan 135 şüpheliden 129'nun tutuklandığını bildirdi

04.06.2026 12:02:00
İHA
Şanlıurfa ve Bursa'da narkotik operasyonları: 135 gözaltı
Şanlıurfa ve Bursa'da narkotik operasyonları: 135 gözaltı
Bakanlıktan operasyonla ilgili yapılan açıklamada, "Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Siverek ve İnegöl Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde yürütülen çalışmalar sonucu, Şanlıurfa ve Bursa'da uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 135 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 129'u tutuklandı. 6'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.

Operasyonlar 142 asayiş timi, 25 komando timi ve 6 motorlu asayiş timi olmak üzere toplam 900 Jandarma personeli ve 10 özel eğitimli narkotik arama köpeğinin katılımıyla düzenlendi" ifadeleri yer aldı.

Armutlu Ortaokulu’nda sabırlar tükeniyor: "Okulumuzu istiyoruz!"

Armutlu’da 2023 yılında depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan Armutlu Ortaokulu’nun akıbeti belirsizliğini koruyor. Aradan geçen 3,5 yıla rağmen inşaatın başlamamış olması, velileri ve eğitimcileri ayağa kaldırdı

04.06.2026 11:56:00
Hasan Gündoğdu
Armutlu Ortaokulu’nda sabırlar tükeniyor: "Okulumuzu istiyoruz!"
Armutlu Ortaokulu’nda sabırlar tükeniyor: "Okulumuzu istiyoruz!"
Eğitim-İş Sendikası öncülüğünde, günümüzde otopark olarak kullanılan eski okul bahçesinde bir araya gelen veliler, ellerinde taşıdıkları pankartlarla duruma tepki gösterdi.






Gerçekleştirilen basın açıklamasında, yaklaşık 1.060 öğrencinin ikili eğitim sebebiyle yaşadığı mağduriyet vurgulandı.

Öğrencilerin kısıtlı ders süreleri ve kalabalık sınıflarda eğitim görmesinin "eğitimde fırsat eşitliğini" zedelediği belirtilerek, yetkililere sürecin hızlandırılması çağrısında bulunuldu.






Edinilen bilgilere göre, okulun yapılacağı alandaki zemin etüdü çalışmaları nihayet tamamlandı. Yetkililer, ihale sürecinin önümüzdeki aylarda netleşeceğini ve yeni binanın deprem yönetmeliğine uygun, modern bir yapıda inşa edileceğini ifade ediyor.

Veliler ise artık somut adımlar görmek istiyor. Armutlu Ortaokulu'nun bir an önce ayağa kaldırılması ve öğrencilerin kalıcı yuvalarına kavuşması tek beklenti.






Polat çiftinin koruması öldürüldü

Çeşme’de tatil yapan Dilan ve Engin Polat çiftinin kaldığı otelde silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda ağır yaralanan ve ambulansla hastaneye kaldırılan Engin Polat'ın kuzeni ve yakın koruması Can Polat, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

03.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Polat çiftinin koruması öldürüldü
Polat çiftinin koruması öldürüldü
İzmir'in Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı mahallesinde tatil yapan sosyal medya fenomeni Dilan Polat ve eşi Engin Polat çiftinin konakladığı otelde, saat 14.00 sıralarında silahlı saldırı gerçekleştirildi.

Çiftin yakın korumalığını üstlenen ve aynı zamanda Engin Polat'ın kuzeni olan 37 yaşındaki Can Polat, otele düzenlenen saldırıda göğsünden vurularak ağır yaralandı. Kanlar içinde yere yığılan Polat, ihbar üzerine olay yerine gelen acil sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Ancak göğsüne isabet eden kurşunlarla ağır yaralanan Can Polat, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti.

Dilan Polat odadan canlı yayın açtı

Saldırının gerçekleştiği esnada büyük korku ve panik yaşayan Polat ailesi, oteldeki odalarına sığındı. Yaşanan dehşet anlarında sosyal medya hesabından ağlayarak canlı yayın açan Dilan Polat, feryat ederek yardım çağrısında bulundu.

Gözyaşları içinde yardım isteyen ünlü fenomen yayında, "Ne olur buraya polis, ambulans gönderin... Can Polat'ı vurdular! Allah'ım hayatımız zindan oldu artık, ne olursunuz... Odada kaldık hepimiz!" ifadelerini kullandı. Polat'ın odanın içinden attığı bu yardım çığlığı sosyal medyada kısa sürede gündem oldu.

Katil zanlısı silahıyla birlikte yakalandı

Saldırının hemen ardından olay yerine çok sayıda polis, asayiş ve olay yeri inceleme ekibi sevk edildi. Cinayeti işledikten sonra hızla kaçarak izini kaybettirmeye çalışan katil zanlısı, emniyet güçlerinin Çeşme genelinde başlattığı geniş çaplı operasyon sayesinde olayda kullandığı suç aleti silahla birlikte kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı.

Polis ekipleri, saldırının arkasındaki azmettiricileri ve olayın gerçek nedenini ortaya çıkarmak amacıyla çok yönlü bir soruşturma başlattı.

Bolu Dağı Tüneli'nden Kurban Bayramı tatilinde 1 milyonun üzerinde araç geçti

İstanbul'un Anadolu'ya açılan kapısı olarak adlandırılan Anadolu Otoyolu'nun Bolu Dağı Tüneli kesiminden Kurban Bayramı tatili süresince 1 milyon 51 bin 507 araç geçiş yaptı

03.06.2026 14:30:00
AA
Bolu Dağı Tüneli'nden Kurban Bayramı tatilinde 1 milyonun üzerinde araç geçti
Bolu Dağı Tüneli'nden Kurban Bayramı tatilinde 1 milyonun üzerinde araç geçti
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından alınan bilgiye göre, Kurban Bayramı tatilini kapsayan 22-31 Mayıs tarihlerinde otoyolun Bolu Dağı Tüneli kesiminin Ankara ve İstanbul yönünde araç yoğunluğu yaşandı.

Bazı sürücülerin erken yola çıkmasıyla güzergahta 21 Mayıs akşamı araç sayısında artış gözlenirken, bayram trafiği 31 Mayıs'ta dönüşlerin tamamlanmasıyla sona erdi.

Bayram tatili süresince Bolu Dağı Tüneli'nden Ankara istikametine 587 bin 526 araç geçti.

Ankara istikametine en fazla araç geçişi 22, 23 ve 24 Mayıs'ta gerçekleşti. Tatilin başladığı hafta sonuna denk gelen bu tarihlerde toplam 229 bin 992 araç Ankara istikametine gitti.

Güzergahtan İstanbul istikametine ise 21 Mayıs Perşembe gününden itibaren 11 günde 463 bin 981 araç geçti.

İstanbul istikametine en fazla araç geçişi 29, 30 ve 31 Mayıs'ta gerçekleşti. Tatilin bittiği hafta sonuna denk gelen bu tarihlerde toplam 260 bin 960 araç İstanbul istikametine gitti.

Bayram tatili süresince Bolu Dağı Tüneli'nden Ankara ve İstanbul istikametine toplam 1 milyon 51 bin 507 araç geçişi gerçekleşti.

Güzergah 92 kamerayla kontrol edildi
Otoyolun Kaynaşlı ile Abant kavşağı arasında bulunan 23 kilometrelik güzergah, Bolu Dağı Tüneli Kontrol Merkezi'ndeki 92 kamerayla kontrol edildi.

Bayram tatili boyunca karayolları ve jandarma ekiplerince ek tedbirler alındı, denetimler sıklaştırılarak tatilcilerin güzergahı rahat şekilde kullanmaları sağlandı.

Güzergahta meydana gelen hasarlı ve yaralamalı kazalar ile araç yangınlarına anında müdahale edildi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Karadeniz, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz'de icra edilecek Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı yarın başlayacak

Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Karadeniz, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz'de icra edilecek Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı yarın başlayacak

03.06.2026 14:29:00
AA
 Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Karadeniz, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz'de icra edilecek Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı yarın başlayacak
 Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Karadeniz, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz'de icra edilecek Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı yarın başlayacak
Gölcük'teki Deniz Harp Merkezi Komutanlığı'nda düzenlenen basın bilgilendirme toplantısına, Donanma Komutanı Oramiral Kadir Yıldız, Deniz Hava Komutanı Tümamiral Savaş Sezer, Denizaltı Filosu Komutanı Tümamiral Timur Yılmaz, Donanma Kurmay Başkanı Tuğamiral Kenan Kaan Türkkan, Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Rüştü Sezer, Gölcük Tersanesi Komutanı Tuğamiral Ahmet Özturşucu, Donanma Harekat Başkanı Tuğamiral Alper Doğukanlı, Gölcük Deniz Ana Üs Komutan Vekili Albay Levent Aytan katıldı.

Tuğamiral Doğukanlı, Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı'nın, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) tatbikatlar programına istinaden Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca icra edilen fiili tatbikat olduğunu söyledi.

Tatbikatın amacından bahseden Doğukanlı, "Deniz Kuvvetleri bağlısı komutanlıkların harekatı sevk ve idare etkinliğinin değerlendirilmesi, tatbikata katılacak unsurların harekata hazırlık seviyelerinin yükseltilmesi, karargah personeli ve tatbikata katılan unsurların çok tehditli ortamda, muhakeme, öngörü ve karar verme yeteneklerinin geliştirilmesi, diğer kuvvet komutanlıklarıyla tatbikata katılan unsurlar arasında müşterek çalışabilirlik usullerinin denenmesidir." dedi.

Kahramanmaraş'ta 4.4 büyüklüğünde deprem

Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde 4.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi

03.06.2026 13:41:00 / Güncelleme: 03.06.2026 13:46:25
İhlas Haber Ajansı
Kahramanmaraş'ta 4.4 büyüklüğünde deprem
Kahramanmaraş'ta 4.4 büyüklüğünde deprem
Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde 4.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

AFAD Deprem Dairesi'nden alınan bilgiye göre, saat 13.12'de merkez üssü Pazarcık ilçesi olan 4.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Sarsıntının 12.46 kilometre derinlikte oluştuğu ifade edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.