Geçtiğimiz Pazar günü gazetemiz tarafından Bursa Uludağ Üniversitesi'nde "Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt ve Aşura Programı" organize edildi.Binlerce Ehl-i Beyt sevdalısının iştirak ettiği, milyonlarca vatandaşın da ekran başında takip ettiği programda, İslam tarihinde gölgede bırakılmış birçok konu aydınlığa kavuşturuldu; hak, sahiplerine teslim edildi.İslam dünyasını bidatlerle, fitnelerle aldatanların kurdukları asırlık tezgah deşifre edildi.Hak nasıl ortaya çıkmasın ki, onu koruyacak ve kollayacak olan bizzat Cenab-ı Hak'tır.O'nun nurunu söndürmeye kimin gücü yeter ki?Bütün hayatlarını kendi nefisleri adına Allah'ın nurunu söndürmeye adayanlar, Allah'ın verdiği cüzi akılla ürettikleri fitnelerle, kirli senaryolarla, oluşturdukları bidat yollarla sonsuz ilim kaynağı Allah'ın nurunu söndüreceklerini mi zannediyorlar?Programın şeref konuğu Prof. Dr. Haydar Baş, yaptığı muhteşem konuşmasında taşları yerli yerine oturtmaktadır:"İslam'da tek yol vardır, o da Ehl-i Beyt yoludur. Yüzlerce ayet ve hadisle belirtilen bu yolun inkarı mutlak küfürdür."Maide Suresi 67. ayette Cenab-ı Hak, Hatemul Enbiya olan Peygamber Efendimizden (SAV) sonra insanları başıboş bırakmamak için sarılacakları "sağlam kulp"un ilanını emretmektedir:"Ey Resul! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, o takdirde risaletini tebliğ etmemiş gibi olursun."220 Ehl-i Sünnet kaynağında da ifade edildiği gibi "tebliğ edilmesi gereken" bu önemli konu, İmam Ali ve O'nun mübarek soyundan gelen imamların velayetlerinin, imametlerinin, hilafetlerinin, emir sahibi olduklarının, hidayet önderi olduklarının ilanıdır. Yani Sayın Baş'ın önemle altını çizdiği gibi "Tek yol Ehl-i Beyt yoludur" gerçeğinin ilanıdır. İnkar edilemeyecek nasla ?Kur'an, hadis ve İslam tarihinin en geniş icması- ilan edilen bu gerçek, Ehl-i Beyt'e uzanmayan diğer bütün yolların batıl ve bidat olduğunu açıkça göstermektedir.Bu gerçekler, İmam Ali'ye isyan eden, karşı gelen, O'na kılıç çeken Muaviye ve yine İmam Hüseyin'in ve yaranlarının kanını döken Yezit ve onların izini takip edenleri asırlardır haklı çıkarmaya yönelik yorumları devre dışı bırakmaktadır.Eğer konu İslam'sa, ayet ve hadislerle göre halife olma, emir sahibi olma, hidayet önderi olma hakkı sadece Ehl-i Beyt soyuna, İmam Ali evlatlarına aittir.Yezid'in 35 bin kişilik orduya sahip olması, İmam Hüseyin'in yanında sadece 75 kişi bulunması, yani sayının azlığı çokluğu bu sonucu değiştirmez. Kerbela faciasının yaşandığı dönemde İmam Hüseyin, Allah tarafından kabul edilen tek imam, tek halife, tek emir, tek hidayet önderidir.Yezid ise Allah'ın belirlediği Emir Sahibi'ne biat etmediği gibi, O'nun bu makamını gasp ederek ve bu makamı O'na karşı kullanarak suç üstüne suç işlemiştir.Allah'ın halife tayin ettiği, uyulmasını farz kıldığı İmam Hüseyin'e biat etmemek, O'na itaat etmemek büyük bir cinayettir, O'nun makamını gasp etmek büyük bir cinayettir, o makamı O'na karşı kullanmak büyük bir cinayettir, O'na tuzak kurmak büyük bir cinayettir, O'na karşı kılıç çekmek büyük bir cinayettir ve O'nu şehit etmek cinayet üstü cinayettir.Bütün bu gerçeklerden sonra hala Yezid'i içtihat ehli, emir sahibi göstermek bu gerekçeyle onun da haklı olduğunu göstermeye çalışmak bunu yapan kişi ve kişileri dinden çıkartır. Çünkü ayet ve hadisle sahip olan bir hususta bunun aksini söylemek küfürdür.Prof. Dr. Baş, konuyla alakalı altı çizilmesi gereken şu ifadeleri söylemektedir:"Sen hem ayet ve hadisi inkar edeceksin; hem hilafeti gasp edeceksin; hem de Hz. Hüseyin'i şehit edeceksin. Bu bir soykırımdır, büyük bir katliamdır. Bir takım sapık görüşlerle hakikatleri örtüp bu katilleri kurtarmaya çalışanlar bilsinler ki, dinin vaizi Allah'tır, burada sizin söz hakkınız yoktur. Siz bilinmeyen bir şey hakkında görüş beyan etmemekte, kesin hükümlerle beyan edilen hakkı inkar ederek küfre girmektesiniz."Allah Ehl-i Beyt'in oyundan bizi ayırmasın. Fitnecilerin şerrinde de tüm İslam alemini muhafaza eylesin.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Yeni anayasa, meşruiyet arayışı ve muhalefetin dizaynı / 24.06.2026
- Cenevre’de tehditlerin gölgesinde 60 günlük yol haritası / 23.06.2026
- Dijital mutabakatın gölgesinde yeni hamle hazırlıkları / 22.06.2026
- Kaostan beslenen düzen ve Moskova’da patlayan İHA’lar / 21.06.2026
- İslamabad Anlaşması ve İran'ın büyük zaferi / 20.06.2026
- Raflara ceza, üreticiye baskı / 19.06.2026
- İsrail’in bitmeyen yayılmacılık stratejisi / 18.06.2026
- Bütçe açıkları, faiz sarmalı ve kanıksanan yoksulluk / 17.06.2026
- Ortadoğu’da savaşa ‘reklam arası’ mı, yeni bir dönem mi? / 16.06.2026
- Gerçek enflasyonun altında ezilen emekli ve işçi / 15.06.2026
- Cenevre’de tehditlerin gölgesinde 60 günlük yol haritası / 23.06.2026
- Dijital mutabakatın gölgesinde yeni hamle hazırlıkları / 22.06.2026
- Kaostan beslenen düzen ve Moskova’da patlayan İHA’lar / 21.06.2026
- İslamabad Anlaşması ve İran'ın büyük zaferi / 20.06.2026
- Raflara ceza, üreticiye baskı / 19.06.2026
- İsrail’in bitmeyen yayılmacılık stratejisi / 18.06.2026
- Bütçe açıkları, faiz sarmalı ve kanıksanan yoksulluk / 17.06.2026
- Ortadoğu’da savaşa ‘reklam arası’ mı, yeni bir dönem mi? / 16.06.2026
- Gerçek enflasyonun altında ezilen emekli ve işçi / 15.06.2026

























































