Galatasaray hedef büyüttü! Dünyanın en büyüğü olacak
Şampiyonlar Ligi'nde parlayan Galatasaray, gözünü rakiplerinin puan kayıplarıyla şekillenecek 2029 FIFA Kulüpler Dünya Kupası'na dikti
05.11.2026 13:40:00
Haber Merkezi
Lille'den sonra Stuttgart'ı da yenerek Şampiyonlar Ligi'nde play-off oynama ihtimali artan Galatasaray'ın uzun vadeli hedefleri arasına 2029 yılında FIFA Kulüpler Dünya Kupası'na katılmak da girdi.

Şampiyonlar Ligi'nde Stuttgart'ı 2-0 mağlup ederek fırtına gibi esen Galatasaray, gözünü FIFA Kulüpler Dünya Kupası'na dikti. Avrupa sahnesi dar gelen sarı-kırmızılıların bir sonraki hedefi 2029 FIFA Kulüpler Dünya Kupası'nda boy göstermek.

Dünya futbolunun kulüp düzeyindeki en büyük turnuvası olan organizasyonda Avrupa kıtasından toplam 12 takım yer alacak. Sıralama için 2024/25 sezonundan 2027/28 sezonuna kadar olan dört yıllık periyotta Şampiyonlar Ligi'nde toplanan puanlar baz alınıyor. Her ülkeden turnuvaya en fazla iki takım katılabiliyor.

Turnuva yolundaki puan hesaplamasında galibiyet ve tur atlama 3 puan, beraberlik ise 1 puan olarak yansıyor. Avrupa sıralamasında tırmanışını sürdüren sarı-kırmızılıların bu dev organizasyona katılabilmesi için kendi saha sonuçlarının yanı sıra bazı rakiplerinin alacağı sonuçlar da büyük önem taşıyor. Galatasaray, bu periyotta özellikle şu takımların puan kaybetmesini yakından takip edecek:

Club Brugge
PSV
Lille
Bodø/Glimt
Feyenoord

Sarı-kırmızılı camia, hem Devler Ligi'ndeki tırmanışını sürdürmeyi hem de rakiplerinin kayıplarıyla dünya sahnesindeki bu tarihi hedefe ulaşmayı hedefliyor.

Trabzonspor kendi Zidane'ını yetiştiriyor: Çifte Şampiyonlar Ligi şampiyonu
Trabzonspor'da savunma koçluğuna getirilen Jerome Boateng, Zidane ve Arteta gibi basamakları teker teker tırmanmayı hedefliyor
04.11.2026 10:50:00
Haber Merkezi
Çifte Şampiyonlar Ligi ve dünya şampiyonu Jerome Boateng, Trabzonspor'da Thomas Reis'in ekibine katılarak Zidane ve Arteta'nın yolundan gitmeyi tercih etti.

Thomas Reis'in ekibine dahil ettiği dünya ve çifte Şampiyonlar Ligi şampiyonu Jerome Boateng, geleceğin Zinedine Zidane'ı olmak için kolları sıvadı.

Alman efsane, savunma koçluğundan başlayan bu stratejik adımıyla Fransız yıldızın kariyer basamaklarını tırmanışını izleyecek gibi görünüyor.

Reis, Boateng'in rolünü şu sözlerle özetledi: "Temel sorumluluk alanı savunma. İster 5'e 5 çalışma olsun ister sayısal üstünlük içeren taktik antrenmanlar, doğrudan müdahale ediyor, hataları düzeltiyor ve tavsiyelerde bulunuyor. O buraya sahaya duba dizmeye gelmedi, bizi daha iyi hale getirmek için geldi."

Doğrudan A takım sorumluluğunu alarak kısa sürede yıpranan eski yıldızların aksine Boateng, uzmanlık alanından (savunma) antrenörlüğe adım atarak Zidane ekolünü izlemeyi seçti.

Zinedine Zidane'ın Real Madrid'de alt kademelerden ve idari görevlerden başlayarak üst üste üç Şampiyonlar Ligi zaferine uzanması veya Mikel Arteta'nın Pep Guardiola'nın yanında pişerek Premier Lig'in zirvesine yürümesi, bu geçişe örnek teşkil ediyor.

Orkun Kökçü için çok kritik süreç
Beşiktaş'ta Orkun Kökçü için "Yürüyor işte, oynasın" diyenlerin bilmediği normal ayakkabı ile krampon giymek arasındaki fark... Eğer kaptan tam iyileşmeden dönerse, belki de aylarca sahalardan uzak kalacak
04.11.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Beşiktaş kaptanı Orkun Kökçü'nün sakatlığı camianın ana gündem maddesi olmaya devam ediyor. Herkes birbirine "Ne zaman dönecek?" diye sorarken, asıl korku; "Bir an önce sahalara döndürelim" baskısının yaratacağı erken dönüş riskinin faturasının çok ağır olabileceği yönünde.

Celtic maçında forma giyemeyecek olan, Gençlerbirliği maçında ise kadroda olma ihtimali bulunan Orkun'un topuğundaki rahatsızlık tamamen ortadan kalkmadan sert antrenman programına ve saha çalışmalarına dahil edilmeyeceği belirtildi.

Kamuoyunda dolaşan "Orkun'u gördük, yürüyordu" yönündeki izlenimlerin yanıltıcı olduğu; normal ayakkabı giymek ile krampon giymek arasında tabana binen yük bakımından ciddi farklar bulunduğu kaydedildi.

Orkun Kökçü'nün yaşadığı tipteki ayak tabanı sakatlıklarında en büyük tehlike, erken dönüş riski olarak dikkat çekiyor.

Verilen 2-3 haftalık sürenin sonunda doku tam olarak iyileşmeden oyuncunun sahaya sürülmesi durumunda, tabandaki yoğun yük binişi nedeniyle sakatlığın nüksetme ihtimali bulunuyor. Böyle bir senaryoda ise tedavi ve sahalardan uzak kalma süresinin ayları bulabileceği uyarısı yapılıyor.

Yıldız futbolcunun sahalara döndükten sonraki ilk 1-2 haftalık periyotta fiziksel olarak daha ekonomik oynamak zorunda kalabileceği de gelen bilgiler arasında yer alıyor.

Acun Ilıcalı ile AzizYıldırım arasında savaş çıktı
Acun ılıcalı'nın Murat Ülker'in de desteğiyle sezon sonunda başkan adayı olacağı iddia ediliyor... bununla kalmayıp, seçilmesi durmunda Aziz Yıldırım'a karşı büyük bir hukuki süreç başlatmak istediği konuşuluyor.
04.11.2026 09:35:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'de bir yandan yeni teknik direktör beklenirken, diğer yandan yarın akşam oynanacak kritik Liverpool maçına odaklanılmış durumda. Süper Lig'de Galatasaray'ın 9 puan gerisinde kalınsa da şampiyonluk yarışı henüz bitmedi; Şampiyonlar Ligi'nde ise ilk 24 iddiası ve umutları tazeliğini koruyor.

Ancak camiadaki ana gündem maddesi, şimdiden Mayıs ayında yapılacak olan başkanlık seçimi. Bu durumun en büyük nedeni Başkan Aziz Yıldırım'ın Mayıs ayından sonra görevde kalmayacağını sık sık dile getirmesi.

Pazar akşamı yapılan son seçimi kaybeden Hakan Safi, adaylığını resmi olarak ilan etmese de açıkça hissettirdi. Yıldırım yönetiminde yer alan Barış Göktürk'ün de adaylık için hazırlık yaptığı biliniyor.
Camia kulislerinde Mehmet Ali Aydınlar ve eski başkan Ali Koç'un da isimleri geçiyor; ancak her iki ismin de şu an için adaylığa yakın olmadıkları belirtiliyor.

Başkanlık için adı en çok öne çıkan isimlerden biri Hull City'nin sahibi ve eski asbaşkanlardan Acun Ilıcalı. Hayalinde her zaman Fenerbahçe başkanlığı olduğunu gizlemeyen Ilıcalı'nın, sezon sonunda Murat Ülker'in de desteğini alarak başkanlığa adaylığını koyabileceği yüksek sesle dillendiriliyor.

Hatta Ilıcalı'nın yaşadığı loca krizi de dahil pek çok nedenden dolayı Aziz Yıldırım'a veya Yıldırım'ın destekleyeceği bir adaya karşı bizzat yarışmak istediği gelen bilgiler arasında.
Kulislerde konuşulan en çarpıcı iddia ise Acun Ilıcalı'nın başkan seçilmesi durumunda Aziz Yıldırım'a karşı büyük bir çalışma başlatacağı yönünde.
Reis de Fatih Tekke'nin yolunda
Trabzonspor'da Richarlison adı Fatih Tekke'den sonra Thomas Reis'in de önüne geldi... Ancak Alman teknik adam da halefi gibi birden fazla nedenden ötürü Brezilyalı golcünün üzerini çizdi
03.11.2026 13:50:00
Haber Merkezi
Trabzonspor'da hiç de gerek yokken Richarlison gündemi oluştu... Çünkü menajeri, Sambacı santrfora Tottenham'da kazandığı paranın ancak Süper Lig'den bir takım tarafından verileceğine inanıyor.

Sezon başında da Richarlison gündeme geldiğinde Fatih Tekke adeta "kellesini" ortaya koyarak bu transferi engellemişti. Her ne kadar sosyal medyadaki ortakları üzerinden Richarlison'un menajeri Trabzonspor üzerine baskı yapmaya çalışsa da Thomas Reis de Tekke gibi kesinlikle Sambacıyı istemiyor.

Reis, ön alanda yüksek yoğunluklu pres, disiplinli koşu mesafeleri ve taktiksel sadakat istiyor. Richarlison yetenekli bir santrfor olsa da bireysel hareket etmeyi seven bir yapıda.

Bu yüzden Alman teknik adam, sisteminde tek bir oyuncunun savunma ya da pres zincirini kırıp taktik planı çökertmesine izin vermeyeceğini Başkan Ertuğrul Doğan'a iletti. Brezilyalı oyuncunun son dönemdeki sakatlık geçmişi ve form istikrarsızlığı da Reis'in bir başka veto nedeni.

Reis ayrıca önüne getirilen Richarlison'la ilgili kadro planlamasının menajer oyunlarıyla değil, saha içi ihtiyaçlarla şekillenmesi gerektiğini Başkan Doğan'a anlattı.

Italiano Olaitan'ın ipini her an çekebilir
Beşiktaş taraftarları çok seviyor ancak Junior Olaitan, teknik direktör Vincenzo Italiano'nun üzerinde durduğu dinamik 8 numara profilinin çok dışına çıkmaya başladı
03.11.2026 13:40:00
Haber Merkezi
Gazetemiz birkaç gündür bu konunun üzerinde duruyor... Beşiktaş'ın Ocak ayında orta sahaya yapılması düşünülen Joe Willock ile Nicolas Raskin transferlerinin Junior Olaitan'ı nasıl yedek kulübesine sürüklediğini işliyor.

Ancak önceki akşam 2-2 biten Kasımpaşa maçı gösterdi ki, teknik direktör Vincenzo Italiano'nun aklındaki 8 numara Olaitan değil.
Öyle ki, Italiano Olaitan'dan 6'ya yakın bir 8 oynamasını istiyor; ancak Beninli oyuncu bunun tam aksine 10'a yakın bir 8 gibi oynuyor. Raskin ve Willock'un tam aksine.

Italiano'nun, Olaitan'ı çıkarıp Oh'u oyuna almasını "Olaitan'ı çıkardım. Zaten bütün maç boyunca ikinci forvet gibi oynadı" diyerek açıklaması, adeta Beninli oyuncuya tepkisini de bir şekilde ortaya koydu.

Olaitan 63 dakikada sadece 36 dokunuş yaptı ve oyunun merkezinde kayboldu. Daha da çarpıcı olanı; savunma katkısı yani müdahale, blok, uzaklaştırma, pas arası ve kazanılan top istatistiklerinin tamamının sıfır (0) olmasıydı. Modern futbolda Italiano gibi dinamik, alan presine ve 8 numaradan iki yönlü katkıya dayalı bir sistem oynatan hocalar için bu kabul edilemez bir lüks.

Maçı 0 şut, 0 kilit pas ve 0.04 xA ile kapatması da bir başka sıkıntı oldu. 22/27 (%81) pas yüzdesi fena durmasa da, 7 pası ön alanda atabilmiş olması oldukça az.

3 kez top kaptırması ve 6 ikili mücadelenin sadece 2'sini kazanabilmesi, fiziksel ve taktiksel olarak 8 numara disiplininden ne kadar uzaklaştığını açıkça kanıtlıyor.

Hakan Safi Fenerbahçe için başkanlık ateşini yaktı
Fenerbahçe cayır cayır yanarken ateşin üzerine benzin döken değil, toprak atan başkan adayı olarak açıklamalar yapan Hakan Safi'nin sözlerinin alt metnini gazetemiz editörleri okudu
03.11.2026 13:30:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe yanıyor... Hem de cayır cayır. Şampiyonluk parolasıyla girilen sezonda daha Kasım ayı gelmeden lider Galatasaray'la puan farkı 9 oldu. Tam da bu ortamda, sezon başında seçimi Aziz Yıldırım'a kaybeden Hakan Safi'nin Kasımpaşa-Beşiktaş maçından sonra açıklamalar yapması dikkatlerden kaçmadı.

Her ne kadar konuşması Aziz Yıldırım'a ve yönetime destek gibi görünse de alt metinlerde çok şey anlattı:
-Yıldırım'ı hedef almak yerine meşruiyetini övdü. Rakibinin tabanının ve muhafazakâr kongre üyelerinin oyuna talip olduğunu net şekilde ortaya koydu.

-Yıldırım'a saldırmayarak rakibinin seçmenini küstürmek istemedi. Aksine "Aziz Başkan'ın mirasına sahip çıkan saygılı aday" imajı çizmeye çalıştı.

-Kamuoyuna ve kongre üyelerine "koltuk zaten sene sonu boşalıyor. O koltuğun bir sonraki sahibi de burada hazır bekliyor." mesajını vermeye çalıştı.

-"Sene sonuna saklayın" derken, muhalefetin erken harekete geçip kendisinin önünü kesmesini engellemeyi ve adaylık yarışını kendi planına çekmeyi amaçladı.

-Kaos anlarında fırsatçılık yapıp yıpratan ihtiraslı bir muhalif değil; kriz anında serinkanlı kalan, kulübün âli menfaatlerini kendi siyasi çıkarlarının önünde tutan "kurtarıcı lider" profilini inşa etmeye çalıştı. Bu hamlenin kararsız kongre üyelerinin gözünde puan toplayacağına inanıyor olmalı.

-Safi, sezon sonunda "Ben üzerime düşeni yaptım, camiayı kenetlemeye çalıştım ama yönetim bu ortamı sağlayamadı" deme hakkını kendince cebine koydu. Aynı zamanda mevcut yönetime "Sizi şu an koruyorum, sene sonunda görevi devrederken de bana köstek olmayın" mesajı da verdi.
Beşiktaş'ın 'kasım travması' tetiklendi
Beşiktaş son iki sezonda Süper Lig'e daha kasım ayında veda ediyor... Bu ay içinde 3 lig maçına çıkacak siyah-beyazlılar, aralarında Galatasaray derbisi dahil bu 3 maçtan birisinde bile takılırsa eyvah eyvah!
03.11.2026 13:02:00
Haber Merkezi
Vincenzo Italiano'nun kazanılan Kasımpaşa maçını kendi elleriyle vermesinden sonra Beşiktaş için kasım ayı hayati bir öneme büründü. Siyah-beyazlılar, üst üste 3. sezonda da kasım ayında lige havlu atmamak için özellikle ligde oynanacak Gençlerbirliği, Konyaspor (D) ve Galatasaray derbilerinden 9 puan almak zorunda.

Bu dönemde Galatasaray'ın derbiye Amed ve Samsunspor'la sahasında oynayacağını, puan kaybetmeden geleceğinin düşünüldüğü ortamda Beşiktaş için galibiyet kaçınılmaz.

Çünkü şu anda puan farkı 6. Eğer Galatasaray derbiyi İnönü'de kazanırsa ki facia olur, puan farkı 9'a çıkar. Bu da camiada Fenerbahçe'nin üzerine yapışan "umutsuzluğun" yapışmasına neden olur.

Siyah-beyazlılar bu süreçte ayrıca çarşamba günü Celtic'le İskoçya'da oynanacak UEFA Avrupa Ligi'nde 3 maç üst üste kaybeden rakibini yenip tamamen dışarı atabilir.

Belki de bu ayın en sinir bozucu maçı Batum'da oynanacak. UEFA'nın Gürcistan'a aldığı ancak seyircili oynanacak maç, siyasi gerilim yüzünden tam da Galatasaray derbisinden 3 gün önce Beşiktaş'ın sinirlerini zıplatacak bir Avrupa mücadelesine dönüşebilir.

Talisca, Fenerbahçe'nin Kerem'i satmasına böyle engel oldu
Bir süredir kendisine takım arayan Kerem Aktürkoğlu, menajer C. Ç. üzerinden Al-Jazira'ya gitmek istiyordu. Ancak Fenerbahçe'deki eski takım arkadaşı Talisca araya girdi ve Dubai'ye transferi suya düştü
03.11.2026 12:54:00
Haber Merkezi
Kerem Aktürkoğlu ile Fenerbahçe taraftarı arasında ipler kopalı çok oldu... Adeta birbirini sevmeyen iki çiftin çocukları için aynı evde yaşamak zorunda kalması gibi "zehirli" bir ilişki yaşanıyor.

Önceki dönemlerde "Hiç kimse Fenerbahçe'nin oyuncusunu sahada sahipsiz bırakamaz, taraftar oyuncusuna küfür edemez" noktasında olan Başkan Aziz Yıldırım bile görünüşe göre Kerem'den sıkıldı.

Başkan, önce Slavia, sonra da Göztepe maçında taraftarlarla gerginlik yaşayan Kerem Aktürkoğlu ile ilgili önemli kararlar alma aşamasında. Kerem ise Fenerbahçe rüyasının bittiğinin çoktan farkında.

Bir süredir ayrılmak istiyor; ancak aldığı rakam o kadar yüksek ki Avrupa'dan bir takım bulması imkânsız. Zaten çok sevildiği Benfica'da bile yapamadı.

Gelen bilgilere göre Milli futbolcu, arkadaşı Merih Demiral'dan kendisine Suudi Arabistan'da kulüp bulması konusunda yardım istedi fakat şimdiye kadar oradan da bir teklif bulamadı.

Kerem bir süredir Dubai'de önemli bağlantıları olan ve son dönemde Al-Jazira'ya Ersin ve Talisca gibi isimleri götüren ünlü bir menajerle temas hâlinde. Ancak öyle bir iddia ortaya atıldı ki dağlara taşlara...

O iddiaya göre Al-Jazira, Kerem'e teklif yapacaktı; ancak Talisca hocası Cosmin Olăroiu ile görüşerek transferi engelledi.

Galatasaray'ın 2. Rusya seferi başladı
Alexei Batrakov'un gösterdiği iyi performans sonrasında Galatasaray, Rus futbolunu daha yakından takip etmeye başladı
03.11.2026 10:20:00
Haber Merkezi
Galatasaray scoutları, dün Orenburg'un sahasında CSKA Moskova ile 0-0 berabere kaldığı Rus Ligi maçında Şilili genç sağ kanat oyuncusu Jordhy Thompson'ı canlı izledi.

Alexei Batrakov'un gösterdiği iyi performans sonrasında Galatasaray, Rus futbolunu daha yakından takip etmeye başladı. Gelen bilgilere göre sarı-kırmızılılar, dün Rus liginde oynanan Orenburg - CSKA Moskova maçına gözlemci yolladı. Kısa süre önce Rus ligine transfer olan ve ciddi bir performans gösteren Orenburg'un Şilili sağ kanat oyuncusu Jordhy Thompson'ı yerinde izledi.

CSKA maçına kadar 4 gol ve 2 asistle iyi bir performans gösteren Thompson, 0-0 biten CSKA Moskova maçında 82 dakika sahada kaldı.

CSKA Moskova gibi zorlu bir rakibe karşı Thompson, 82 dakikada sadece 25 kez topla buluşmasına rağmen ürettiği 2 kilit pasla takımının en net pozisyon yaratma aksiyonlarına imza attı.

Çalım (0/2) ve ikili mücadele istatistikleri (1/4) ile fiziki baskı altında zorlansa da; %69 pas isabeti (9/13), %50 orta (2/4) ve 0.04 xG'lik vuruşu 0.22 xGOT'a çıkaran şut kalitesiyle dikkat çekti.
Topa sahip olan ve oyunu domine eden ekiplerde bu topla buluşma sayısı arttıkça, ürettiği 0.20 xG + xA değerinin doğrudan skor katkısına dönüşebileceğini hissettirdi.