HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 18 MAYIS 2021, SALI

Türk ırkını yok ediyorlar, haberiniz olsun

18.10.2005 00:00:00
ABD'nin Irak'ta, özellikle de son bir ayda Telafer'de Türkmen kardeşlerimiz üzerinde kimyasal silah, Napalm bombaları ve nükleer taktik silahı olan seyreltilmiş uranyum kullandığı belgelendi.Türk Dünyası Dayanışma Derneği, düzenledikleri bir toplantıda, kimyasal saldırılar sebebiyle sakat çocuk doğumlarındaki korkunç artışı belgeleriyle açıkladı.Toplantıya katılan Irak Demokrat Türkmen Partisi Genel Başkan Yardımcısı Kasım Ömer, ABD'nin Telafer'deki Türkmenlere karşı kimyasal silah kullanmaya başladığını ve 200'ün üzerinde kişinin kimyasal silahlarla öldürüldüğünü söyledi. Ömer, 1 Eylül'den beri ABD'nin seyreltilmiş uranyum, ses bombaları, misket bombaları kullandığını belirterek, "21.yüzyılın Hitler'i piyasaya çıkmıştır. Bu yüzyılda Hitlerlere ihtiyaç yoktur" dedi.Kasım Ömer, İnsanların kimyasal silahlarla korkutulmak istendiğini ve ABD'nin nokta atışıyla bir evde bulunan bir aileyi tümüyle yok ettiğini söyledi ve Irak'ta öldürülen ve kimyasal silahtan dolayı sakat doğan bebeklerin fotoğraflarını gösterdi. 5 Eylül 2005 günü atılan kimyasal silahla 102, 14 Eylül 2005 tarihinde atılan kimyasal silahla da 53 Türkmen'in öldüğünü belirten Ömer, kimyasal silahın atıldığı anın görüntülerini de basın mensuplarına dağıttı.Ömer bu belgeleri sunduktan sonra şu çarpıcı ve oldukça düşündürücü ifadeyi kullandı. "Türk ırkını yok ediyorlar, haberiniz olsun"Evet. ABD kitle imha silahlarını bahane göstererek, "demokrasi getireceğim" vaatleriyle girdiği Ortadoğu coğrafyasında, uluslar arası bütün kuralları da çiğneyerek, göstere göstere kitle imha silahlarını kullanıyor. Kasım Ömer'in de anlattığı gibi hedefte masum insanlar, kadınlar çocuklar var. Açık söylemek gerekirse tam bir Türkmen soykırımı yapılıyor.Türkmenlerin yıllarca güvendikleri Türkiye'de ise tam bir sessizlik hakim. Hükümet olanlara en ufak bir müdahalede bulunmuyor. Katliamlar başladığı zamanlarda sadece "Durum gözetimimiz altında" deyip duruyorlardı.Hükümetimiz bırakın kendisinden bekleneni yapmayı, erzak yardımı için giden Kızılay'ımıza yapılan ABD müdahalesine bile tepkisiz kaldı. İktidarımız maalesef hayati mevzularda büyük bir iktidarsızlık gösterdi. Toplantıya katılan Türkiye Kamu-Sen Genel sekreteri ve Türk Büro-Sen Genel başkanı Fahrettin Yokuş ise "Şunu unutmayalım ki bugün orada olanlar eğer önlenemezse yarın sıra Türkiye'ye de gelebilir" tespitinde bulundu. "Bir ülkenin sınırlarının müdafaası sınır ötesinden başlar" prensibinden hareketle Sayın Yokuş'un ifadesi bir hayal değil, yakın bir gelecekte karşılaşabileceğimiz bir tehlike.Sizler "Kıbrıs'ı verelim gitsin" der, Telafer'de, Kerkük'te, Bosna'da, Pakistan'da, Türki Cumhuriyetlerde olan ve bizi yakından ilgilendiren mevzularda gerekli adımları atmazsanız sıra elbetteki Türkiye'ye gelecektir.BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş daha 1. Irak işgali zamanında "Oyun Türkiye üzerinde oynanıyor" öngörüsünde bulunmuştu. Unutmayalım ki, Pentagon'un hazırladığı küreselleşmeye tehdit eden ülkeler listesinde bu kadar teslimiyetimize rağmen Türkiye de var. Çin ve Rusya yok, ama Türkiye var.Yine, unutmayalım ki topraklarımız İsrail'in hedeflediği arzı mevut toprakları kapsamındadır. Yani misakı milli sınırlarımız onların inancına göre tanrı tarafından kendilerine vaat edilmiş.Irak'tan, Suriye'den ve de İran'dan sonra sıranın bize geleceğini görmemek ve buna göre gerekli tedbirleri almamak çok büyük vebal ve ihanettir.Telafer'de ve Kerkük'te olanlar bu tehlike çanlarının çaldığını göstermektedir. Artık katliamlar sınırımızın hemen ötesinde yapılmaktadır ve bizim siyasiler hala kış uykusundan uyanmamışlardır.Türkiye müsaade etmezse ne Ortadoğu'da ne Balkanlar'da ne de Kafkasya'da kaos ve katliam olmaz. Türkiye'nin taşıdığı miras ve de değerler bu gücün varlığının delilidir.Sürekli kış uykusunda uyuyan liderleri, uykusuyla baş başa bırakıp, uyanık, basiretli, proje sahibi, ülkemizde devlet-millet, asker-sivil birlikteliğini ve kenetleşmesini temin edecek, güçlü bir devlet, güçlü bir millet anlayışına sahip bir lidere emaneti vermeliyiz.Görünen o ki, bu özelliklere sahip tek lider de BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş'tır. Kendisinin yıllar önce söylediği bütün sözler bugün gerçek olmuştur. Üstün bir öngörüye sahip ve çözüm adamı.O zamanın siyasileri, onun 1991 yılında yaptığı uyarıları dikkate alarak bir iç ve dış politika geliştirseydi, şimdi ne PKK sorunu olurdu, ne de kendisini Tanrı'nın görevlendirdiğini söyleyen Bush'lu bir ABD 100 binlerce insanı katledebilirdi. Buna cesaret edemezdi.Siyasilerimizdeki basiretsizlik ve duyarsızlık sebebiyle şu an tehlike sınırlarımızda dolaşıyor. Hala geç değil. Zararın neresinden dönülse kardır. Ülkemizin geleceği için önemli bir kararı, acilen vermemiz gerekiyor.
 
Murat Çabas / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.