Niçin ülkemiz sürekli problemlerle uğraşmakta ve bu problemlerini çözememektedir? Dünyanın en zengin ülkesi olmamıza rağmen en borçlu ülkelerden biriyiz. Altımız petrol denizi ama petrol çıkaramıyoruz. Dünyanın en zengin altın, bor, toryum, mermer vb. madenler bizde ancak değerlendiremiyoruz. Kısaca dünyanın en zengin milleti ve ülkesi olmamız gerekirken, en fakir ülkesi ve milleti konumuna getirildik. Bu konumumuzu konuşturmamak için bir sürü yapay gündemlerle oyalandırılıyoruz."Bu dünya iki kişiye az bir kişiye fazla", "Gökkubbe çadırım güneş bayrağım" ufku ile, "ABD ve AB olmadan olmaz" diyenlerin ufukları mukayese edildiği zaman, ülkenin bulunduğu bu durumu da arayacağımız günlerin çok yaklaştığını görmek için çok akla ihtiyaç olmasa gerek. Küresel güçlerin Türkiye'yi kuşatmadaki bu acelesi, ülkemizin bu geniş ufuklu iradeleri ortaya çıkarma ve küresel oyunları bozmadaki misyonu sebebiyledir. Halkın çözmesi gereken şifre; küresel kuşatmayı yapan güçler aynı zamanda Türk kamuoyunun gündemini belirliyor gerçeğidir. Bundan dolayı Türkiye'nin olması gereken gündemi ile olan gündemi çok farklılık arz etmektedir. Batırılmış bu milleti ve ülkeyi ancak "gökkubbe çadırım güneş bayrağım" ufkuna sahip bir irade, bir kadro kainatın zirvesine çıkartabilir. Bu irade ve kadronun milletten gizlenmesi küresel güçlerin en önemli görevidir. Ülkemizdeki bütün senaryo bu temel tez üzerine bina edilmiştir. Konuşulması gereken gündem; dünyanın en güçlü milleti, devleti ve askeri nasıl oluşturulur olması gerekir. Oysa ülkemizde oluşturulan gündem bunun oluşmamasına yöneliktir. Kıbrıs meselesi, yeni azınlık tanımı, İncirlik meselesi, Ermeni soykırım iddiaları, Kürt-Türk gerginliği, Kur'an kursu tartışma şekli, başörtüsünü gündem biçimi, konuların işlenme ve gündeme getirilme şekilleri ülkeyi parçalamaya, bölmeye, devleti ve milleti, asker ve sivili karşı karşıya getirmeye yönelik, ülkenin boşa uğraştırılması ve boşa enerjisinin harcanması süreçleridir. Bu gündemler Türkiye'yi kuşatma altına alan ülkelerin oluşturduğu suni gündemlerdir. Bu konuları küresel dünyanın istediği gibi gündeme taşıyan ve tartışan kesimler ülkenin bölünme sürecine katkıda bulunma görevi almış anlamı taşır ki bu ülkeye yapılan en büyük ihanet olur. Kıbrıs, Kuzey Irak, Musul, Kerkük, ekümeniklik vb. konularda Türkiye yok sayılmaktadır. Dinlerarası diyalog ve misyonerlik çalışmaları, Kürt ve Alevi vatandaşlarımız üzerindeki azınlık oyunları, ekonomik krizlerle bunaltılan halk daha birçok senaryolarla parçalanmaya ve bölünmeye götürülecek. Otuz bin insanımızı öldüren PKK'nın arkasında İtalya, Fransa, Yunanistan vb. AB ülkeleri var mı? Var. Savaş sebebi saydığımız Kürt devletinin oluşumunda A'dan Z'ye ABD var mı? Var. Türkiye'nin bölünme senaryosunun her sürecinde başrolde hem ABD, hem de AB var mı? Var. Bütün bunlar çok açık ortada iken, ABD'yi doğal müttefik AB'yi tek kurtuluş kapısı gören iradelerle ve gündemlerle bu ülkenin olumlu yöne gitmesi hiç mümkün olur mu? Hem ABD, hem de AB'nin her adımı ülkenin bölünmesi ve parçalanmasına yönelik ise, bu süreci sürekli kurtuluş kapısı gösteren gündemlerin de aynı kaynaktan beslendiğini anlamak için aklı zorlamaya gerek yoktur. Dünyanın sac ayağı olan Türkiye'nin ana gündemi dünya siyasetini yönlendirme olmalıdır. Türkiye, ABD ve AB tarafından kapıdan atılan kemikler peşine koşturulma seviyesine düşürülmüştür. Türkiye kainat devlet olma misyonuna dönmek zorundadır. Kainat devleti olma projesi sürekli konuşulmalı ve hedeflenmelidir. Bu konuyu konuşmayan Türkiye'nin dünya sahnesinde kalması çok zor olacaktır. Küresel güçler, tarihi rolüne soyunmayan Türkiye'yi yok sayacaktır ve yok edecektir. Tek çözüm Türkiye'yi kainat devleti yapacak projenin etrafında birleşmektir.
YÖNTEM/ Zeki GARAÇO?LU
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (A) / diğer yazıları
- RESUL BALCI: Karlar düşerken / 22.02.2025
- Niçin organik cilt ürünlerini tercih etmeliyiz? / 01.06.2014
- Ali Ekber ARAS / 17.12.2013
- İbretlik ve dramatik bir olay: Yassıçemen Savaşı / 15.10.2012
- Savaşsız işgal ya da kaldırım taşlarını yemek / 12.10.2012
- Gavur Kadı / 21.09.2012
- Doğru söze ne denir? / 14.09.2012
- Süslü cümleler.... / 14.09.2012
- Çözümün önünden çekil! / 07.09.2012
- 2011'de neler olmadı' (Hüsamettin Çalışkan) / 04.01.2012
- Niçin organik cilt ürünlerini tercih etmeliyiz? / 01.06.2014
- Ali Ekber ARAS / 17.12.2013
- İbretlik ve dramatik bir olay: Yassıçemen Savaşı / 15.10.2012
- Savaşsız işgal ya da kaldırım taşlarını yemek / 12.10.2012
- Gavur Kadı / 21.09.2012
- Doğru söze ne denir? / 14.09.2012
- Süslü cümleler.... / 14.09.2012
- Çözümün önünden çekil! / 07.09.2012
- 2011'de neler olmadı' (Hüsamettin Çalışkan) / 04.01.2012


































































































