HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 26 TEMMUZ 2021, PAZARTESİ

Ülkemiz siyasetçileri kimi örnek alıyor?

05.06.2021 00:00:00
'Ülkemiz siyasetçileri kimi örnek alıyor?' seslendirme dosyası:

Siyaset neydi? Devletin bekası, milletin huzur güveni için plan, proje hizmet yarışıydı? Ortada böyle bir yarış gören var mı?

O zaman bir daha soralım; Ülkemiz siyaseti kimi ölçü alıyor? 

İnancımız, dersek olmaz. Çünkü inancımızda yolsuzluk, haksızlık, taciz, tecavüz, mafya, illegalite yok. İnsan canı gibi devlet malı da kutsaldır.

Milli kültürümüz dersek! O da olmaz. Çünkü kültürümüzde insanı yaşat ki, devlet yaşasın temeli vardır. Devlet babadır, devlet alan el değil veren eldir. 

Atatürk ekseninde dersek, o da olmaz. Çünkü Atatürk milli ve manevi değerler ekseninde tam bağımsızlık şuurunu fiiliyata geçirmiş, emperyalizme asla evet, dememiş bir liderdir.

O zaman ülkemiz siyaseti ve siyasetçileri kimi, neyi ölçü alıyor?

İki şahsiyetten örnek verelim. 

Niccolo Machiavelli (Makyavelli), 1469-1527 tarihlerinde yaşamış dönemin önemli düşünürlerinden biridir. 

Her alanda aklı ön plana çıkaran, sistemin devamı için her yolu mubah gören bir anlayışa sahip kişilik.

En önemli eserlerinden olan ve Türkçe 'ye de çevrilen 'Prens ya da Hükümdar' adlı kitabında Machiavelli tarihten ve yaşadığı günlerden örnekler vererek hükümdarlara öğüt verir. 

Günümüzde hükümdar, prens yok. Devletler, hükümetler var, küresel şirketler var. 

Burada dikkat etmemiz gereken nokta bu kişi, Hıristiyan inanç ve kültürüne göre yetişmiş, bu inancın devlet ve insanlara yansımalarını değerlendirip, analiz ederek sonuçlar çıkarmış, tavsiyelerde bulunmuş bir isim. 

Biraz sonra aktaracağım başlıklarda da bu yaşanmışlıklar üzerine yapılan tespitlerin Türk-İslam kültürü ve bir Müslüman için asla kabul edilemez olduğunu göreceksiniz. 

Machiavelli diyor ki; "İnsanlar ağır baskılara karşı direnemezler. İnsanlara baskı yaparken öyle davranmalısın ki, intikam almaya olanak bulamasınlar.

Yurttaşların yardımıyla hükümdarlığa gelen hükümdarlara sivil hükümdar denir. Bunun için değerli ya da şanslı olmak gerekmez, kurnaz olmak yeter.

Seçkinleri memnun etmek mümkün değildir. Oysa halkı memnun etmek çok daha kolaydır. 

Akıllı hükümdar, yurttaşlarını her zaman ve her durumda kendisine muhtaç bırakmalıdır. Onların sürekli olarak bağlılığını sağlayacak tek yol budur.

Hükümdar kendini, hükümdar seçilinceye kadar cömert, seçildikten sonra cimri tanıtmaktan çekinmemelidir. Çünkü cömertliğin sonu yoksulluk ve itibarsızlıktır.

Hükümdar hem sevilen, hem korkulan bir insan olmalıdır. Bu iki özellik bir arada bulunamıyorsa, birinden vazgeçilecekse korkulan insan olmak iyidir. Korku ile bağlanmış olanlar ceza tehdidi altında oldukları için bu bağlar kopmaz.

Deneyler bize göstermiştir ki, büyük isler yapmış olan hükümdarlar verdikleri sözleri fazla dikkate almamışlar, ustalıkla insanları aldatmışlardır.

Mücadelenin iki yolu vardır: Biri kanun yolu, diğeri kuvvet yoludur. Birinci insanlara, ikinci hayvanlara özgüdür. Fakat çoğu zaman birinci yol kâfi gelmez ikinci yola başvurmak gerekir. Bu nedenle hükümdar insanca davranmayı da, hayvanca davranmayı da bilmelidir.

Hükümdar, merhametli, vefalı, insancıl ve doğru bir insan olarak gözükmeli, fakat gerektiğinde tümüyle aksine davranabilecek kadar ruhsal hazırlık içinde olmalıdır.

Hükümdarlar kin yaratacak davranışları başkasına yaptırmalı, kendileri halkta iyi duygular uyandıracak islerle uğraşmalıdır.

Hükümdar sözlerine özen göstermeli, öyle ki görüp işitenler merhametin, bağlılığın, insanlığın, doğruluğun ve dindarlığında kendisi olduğunu sansınlar. 

Büyük girişimlerde bulunmak ve kişiliği ile ilgili saygın örnekler vermek kadar hiçbir şey hükümdarı değerli kılamaz. 

Hükümdar tüm davranışlarıyla büyük ve olağanüstü insan görüntüsü vermeye çalışmalıdır."

Goebbels kanunları

20 yüz yılda ise Goebbels kanunları meşhurdur ve bugün dünyanın hemen her ülkesinde fiili olarak uygulanmaktadır.

Kimdir bu Goebbels? Tam adı Paul Joseph Goebbels'tir. Felsefe eğitimi almış,  Hİtler'in iktidarında 12 yıl "Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanı" olarak görev yapmıştır. Fikir ve uygulamaları adeta kanunlaşmış birisidir. Birkaç örnek vereyim;

1-Mutlaka yalan söyleyin inanan çıkacaktır. Yalan söylemeye devam edin.  Bir şeyi ne kadar uzun süre tekrarlarsanız,  insanlar ona o kadar fazla inanırlar. 

Söylediğiniz yalan ne kadar büyük olursa, o kadar etkili olur ve insanların o yalana inanması da o kadar kolaylaşır. Halk büyük yalanlara, küçük yalanlara göre daha çabuk inanır.

2- Halkı her zaman ateşleyin, asla soğumasına ve düşünmesine izin vermeyin.

3- Hatalı olduğunuzu ya da yanlış yaptığınızı asla kabul etmeyin ve asla kabahat ve suç üstlenmeyin.

4- Asla rakibinizin üstün bir yanı olduğunu kabul etmeyin ve asla kendinizden başka birine hareket alanı bırakmayın. Kötü giden her şeyin suçunu rakiplerinizin üzerine yıkın.

5- Yargı devlet hayatının efendisi değil, devlet politikasının hizmetkârı olmalıdır.

6- Her zaman etrafınızda bir yalaka ordusu bulundurun. 

7- Bana vicdansız bir medya verin,  size bilinçsiz bir halk sunayım.

8- Prestij ve karizma sahibi lider, propaganda işini çok kolaylaştırır. İlk sözü kim ne kadar güçlü ve bağırarak söylerse, o kazanır. Önemli olan aydınlar değil kitlelerdir. Çünkü onları kandırmak çok kolaydır."

Şimdi siz söyleyin! Ülkemiz siyasetçileri kimi örnek alıyor?

 
Akın Aydın / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.