Türkiye'de Uzanlar gündemi iyice alevlenmeye başladı. ÇEAŞ ve Kepez'e el konulmasının ardından Cem Uzan'ın başbakana hakaretler yağdırdığı Bursa mitingi, Uzanlar'ın iki bankasından biri olan İmar Bankası'nın yönetiminin komple değiştirilmesi, Uzanlar'a ait beş televizyon kanalının bir ay süreyle kapatılması ve son bomba İmar Bankası'na el konulması...
Herkes şunu söylüyor: Hükümet Uzanlar'a büyük bir darbe indirdi. İmar Bankası da bu darbenin son ayağıydı. Uzanlar kanadında ciddi sarsılmaların yaşandığı doğru ama İmar Bankası'nın fona devredilmesi biraz daha farklı. Yenilmiş bir darbeden çok Uzanlar'ın ince bir manevrayla sıyrılma taktikleri gibi.
Uzanlar'a en büyük darbe ÇEAŞ ve Kepez'de vuruldu. Uzan kanallarının birer ay kapatılması da önemli bir darbe ama İmar Bankası olayı çok farklı. Çünkü burada akla bir sürü soru geliyor ve ister istemez olayın perde arkasında kimin kazançlı çıktığı tam olarak net değil. Görüntüye bakıldığı takdirde, Uzanlar'ın zararlı çıkması gerekirken, gelin görün ki, Uzanlar İmar Bankası olayından fena halde kâr etmişler.
Öncelikle Bankadan kısa bir süre önce ciddi miktarda paralar çekilmiş, tıpkı Egebank olayında olduğu gibi. Bu paraların kazanılan PETKİM ihalesi için çekildiği söylentisi ciddi anlamda "söylenti" olma vasfını kaybetmek üzere. Yani Uzanlar PETKİM'in parasını İmar Bankası'ndan bir süre önce çekip devletin parasını alıkoymuşlar. Devletin parası diyorum çünkü, şu an bankanın 108.4 trilyon zararı var. Bu zararı, bankaya el koyan devlet, yani biz ödeyeceğiz. Uzanlar ne yapmış oluyor, devletin parasıyla, devletin en kârlı şirketini alıyorlar. Oh ne güzel iş! Beş kuruş vermeden devletin en kârlı kurumlarından birisi olan PETKİM'e çörekleneceksiniz. Böyle özelleştirmeyi kim istemez ki!
Uzanlar kendilerini aşırı akıllı sanıyorlar. Türk bankacılık tarihinde bir ilke imza atılarak, bankanın yönetim kurulunun 7 üyesi birden istifa ediyor. Bunlar arasında Bankanın yönetim kurulu Başkanı Cem Uzan'ın babası Kemal Uzan da var. Sadece bir tek üye istifa etmiyor. O da, BDDK'nın daha önce atadığı, veto hakkını elinde bulunduran yönetim kurulu üyesi Cumhur Doğan. Peki banka yönetimi durup dururken neden istifa etti? Cevap çok açık; bankanın zararlarını devlete yıkmak, hapse girmekten kurtulmak, bedava çöreklendikleri PETKİM'i rahat rahat sindirebilmek ve saire... Uzanlar gemiyi batırmadan kısa bir süre önce elde kalan tek filikayla kendilerini kıyıya atmayı tasarlamışlar. Çünkü batırdıkları gemide bir işleri kalmamıştır ve alacaklarını almışlardır. Şimdi devlet büyük çoğunluğu batmış olan sadece ucu suyun dışında kalan gemiyi kurtarmak için ne kadar para harcayacak varın siz hesap edin!
Uzanlar da batırdıkları İmar gemisinden filikayla kıyıya varıp, devletten yeni aldıkları PETKİM gemisine binmek üzereler.
Olaya farklı açılardan yaklaşanlar olabilir. Bu olayın Uzanlar'a pek de yararı olmadığını ve hatta onların batışının son görüntüsü olduğunu söyleyenler de olabilir. Ama dikkat edin, İmar bankası olayıyla ilgili olarak Star gazetesinde günlerden beri tek bir cümle bile yok. Mesela dünkü Star'da birinci sayfanın en dibinde sadece bir ufak cümle var: "Ve AKP Uzan Grubu'na ait İmar Bankası'na el koydu" Ufacık bir cümle. ÇEAŞ ve Kepez olaylarında kuyruklarına basılmışçasına kıyametleri kopartan Star gazetesi ve Uzanlar İmar Bankası'nda ise derin bir sessizliğe gömüldüler. Sadece bilmeyen insanlara "ajitasyon ve mağduriyet" maskesiyle aktarılan kısa bir cümle.
Hükümetin bu oyuna kesinlikle gelmemesi ve gerekeni bir an önce yapması lazım.
Herkes şunu söylüyor: Hükümet Uzanlar'a büyük bir darbe indirdi. İmar Bankası da bu darbenin son ayağıydı. Uzanlar kanadında ciddi sarsılmaların yaşandığı doğru ama İmar Bankası'nın fona devredilmesi biraz daha farklı. Yenilmiş bir darbeden çok Uzanlar'ın ince bir manevrayla sıyrılma taktikleri gibi.
Uzanlar'a en büyük darbe ÇEAŞ ve Kepez'de vuruldu. Uzan kanallarının birer ay kapatılması da önemli bir darbe ama İmar Bankası olayı çok farklı. Çünkü burada akla bir sürü soru geliyor ve ister istemez olayın perde arkasında kimin kazançlı çıktığı tam olarak net değil. Görüntüye bakıldığı takdirde, Uzanlar'ın zararlı çıkması gerekirken, gelin görün ki, Uzanlar İmar Bankası olayından fena halde kâr etmişler.
Öncelikle Bankadan kısa bir süre önce ciddi miktarda paralar çekilmiş, tıpkı Egebank olayında olduğu gibi. Bu paraların kazanılan PETKİM ihalesi için çekildiği söylentisi ciddi anlamda "söylenti" olma vasfını kaybetmek üzere. Yani Uzanlar PETKİM'in parasını İmar Bankası'ndan bir süre önce çekip devletin parasını alıkoymuşlar. Devletin parası diyorum çünkü, şu an bankanın 108.4 trilyon zararı var. Bu zararı, bankaya el koyan devlet, yani biz ödeyeceğiz. Uzanlar ne yapmış oluyor, devletin parasıyla, devletin en kârlı şirketini alıyorlar. Oh ne güzel iş! Beş kuruş vermeden devletin en kârlı kurumlarından birisi olan PETKİM'e çörekleneceksiniz. Böyle özelleştirmeyi kim istemez ki!
Uzanlar kendilerini aşırı akıllı sanıyorlar. Türk bankacılık tarihinde bir ilke imza atılarak, bankanın yönetim kurulunun 7 üyesi birden istifa ediyor. Bunlar arasında Bankanın yönetim kurulu Başkanı Cem Uzan'ın babası Kemal Uzan da var. Sadece bir tek üye istifa etmiyor. O da, BDDK'nın daha önce atadığı, veto hakkını elinde bulunduran yönetim kurulu üyesi Cumhur Doğan. Peki banka yönetimi durup dururken neden istifa etti? Cevap çok açık; bankanın zararlarını devlete yıkmak, hapse girmekten kurtulmak, bedava çöreklendikleri PETKİM'i rahat rahat sindirebilmek ve saire... Uzanlar gemiyi batırmadan kısa bir süre önce elde kalan tek filikayla kendilerini kıyıya atmayı tasarlamışlar. Çünkü batırdıkları gemide bir işleri kalmamıştır ve alacaklarını almışlardır. Şimdi devlet büyük çoğunluğu batmış olan sadece ucu suyun dışında kalan gemiyi kurtarmak için ne kadar para harcayacak varın siz hesap edin!
Uzanlar da batırdıkları İmar gemisinden filikayla kıyıya varıp, devletten yeni aldıkları PETKİM gemisine binmek üzereler.
Olaya farklı açılardan yaklaşanlar olabilir. Bu olayın Uzanlar'a pek de yararı olmadığını ve hatta onların batışının son görüntüsü olduğunu söyleyenler de olabilir. Ama dikkat edin, İmar bankası olayıyla ilgili olarak Star gazetesinde günlerden beri tek bir cümle bile yok. Mesela dünkü Star'da birinci sayfanın en dibinde sadece bir ufak cümle var: "Ve AKP Uzan Grubu'na ait İmar Bankası'na el koydu" Ufacık bir cümle. ÇEAŞ ve Kepez olaylarında kuyruklarına basılmışçasına kıyametleri kopartan Star gazetesi ve Uzanlar İmar Bankası'nda ise derin bir sessizliğe gömüldüler. Sadece bilmeyen insanlara "ajitasyon ve mağduriyet" maskesiyle aktarılan kısa bir cümle.
Hükümetin bu oyuna kesinlikle gelmemesi ve gerekeni bir an önce yapması lazım.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Alperen Polat / diğer yazıları
- Sadaka sosyalizmi / 17.04.2013
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012