Sanal gündemlerimizden biri de Papa'nın, Türkiye'ye gelmesi. Neden sanal, dedim? Asıl amaç gösterilmiyor. Paparazzi tartışıyoruz. Papa, Erdoğan'ın Sarayına gidecek mi? Sultan Ahmet'te dua edecek mi? Ayasofya'da ayin yapacak mı? Vs. Gerçek olan ne? Birincisi Erdoğan'ın da, AKP iktidarının da "dinler arası diyalogun" bir parçası olduklarıdır. Bunun en son kanıtı Erdoğan'ın, Papa'ya yazdığı Said Nursi, F. Gülen vari mektubudur. Diyalogcu ve İngiliz tarikatçısı olmayan hiçbir Müslüman, Müslüman olmayan birine karşı kutsal bir sıfat atfedemez, kutsal bir sıfatla taltif edemez, kutsal bir övgüyle anamaz. Onun himmetine sığınamaz. İsteyen K. Kerim'e baksın.İkincisi ise Vatikan'ın, kendi inançları çerçevesinde kutsal saydıkları, tanrı krallığı ve 3. Bin yılda Asya ve Türkiye'nin, Hıristiyanlaştırılması için ülkemizi kullandıklarıdır. Bu amacın siyasi ayağının BOP olduğunu biliyorsunuz. Eş başkanını da biliyorsunuz. Dini ayağı ise gazetelerin; Neden, Papalar hep aynı tarihlerde ülkemize geliyor, sorusunun cevabında saklı. Evet, son Papa Francesco, 28 Kasım'da Ankara'ya gelecek. Önceki Papa 16. Benedict 8 yıl önce 28 Kasım 2006'da, Papa II Jean Paul de 35 yıl önce 28 Kasım 1979'da Türkiye'ye gelmişlerdi. Sebep olarak 30 Kasım'ın Fener Rum Patrikhanesi'nin kurucusu olarak bilinen Aziz Andreas yortusu (kutsal haftası) olması gösteriliyor. Vatikan, neden Rum Patrikhanesini ve kurucusunu bu kadar önemsiyor? Veya Rum Patrikhanesi neden Vatikan'dan ayrılmıştı ki, şimdi birleşmeye çalışıyorlar? Katolik Kilisesi (Vatikan) 1054 tarihinde Ortodoks Kilisesini aforoz etmiş, buna karşılık Ortodoks Kilisesi de, papalığı ve Katolik Kilisesini aforoz etmişti. IV. Haçlı Seferinde Haçlı ordusu, Ortodoks İstanbul'u işgal etmiş, binlerce Ortodoks'u katletmiş, şehri yağmalamış ve birçok Ortodoks, İstanbul'u terk etmek zorunda kalmıştı.İşte bu aforoz ve kin yaklaşık 900 yıl sürdü ve İstanbul Rum Patriği Athenagoras ile Papa 6. Paul, 5 Ocak 1964'de, Kudüs Zeytin Dağı'nda bir araya gelerek yakınlaşmaya başladılar. O tarihten bu yana kilise liderleri başkanlığında (Papa, Patrik) anlaşılan tarihlerde, Vatikan'dan İstanbul'a, İstanbul'dan Vatikan'a gidip, gelinerek görüşmeler gerçekleşiyor. Nihai hedef kiliselerin birleştirilmesidir.İşte bu çerçevede 29, 30 Kasım tarihlerinde Papaların, Türkiye'ye gelmesi tesadüf değil Rum Patrikliği kurucusu olduğuna inanılan Aziz Havari Andreas yortusundan (kutsal haftasından) dolayıdır.Bu noktada Ortodokslarla yeniden barışma girişimlerini başlatan Papa 6. Paul ismini tanıyorsunuz. Hani Gülen'in, malumunuz olan mektubunda bahsettiği ve "Papa 6. Paul tarafından başlatılan ve devam etmekte olan dinler arası diyalog için Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz." Diye himmetine (!) sığındığı kişi.Evet, Papa 6. Paul, dinler arası diyalogu resmen başlatan kişidir. Haliyle Ortodoks kilisesiyle de barışması hedefleri için kaçınılmazdır. Öyle ya! Kendi dininden kişi ve anlayışlarla barışamayan, diyalog kuramayan bir anlayış, nasıl olurda Müslümanlarla diyalog kurabilir ki!Tabi, Papa 6. Paul, dinler arası diyalogu neden başlattı ve bu diyalog çerçevesinden neyi amaçlamaktadırlar? Sorularının net cevabını Papa II. Jean Paul, 1991 yılında şöyle veriyordu; "Dinler arası diyalog, Kilise'nin bütün insanları, Kilise'ye döndürme amaçlı misyonunun bir parçasıdır." Aynı Papa, milenyum kabul ettikleri 2000 yılına girerken yayınladığı mesajda da şöyle diyordu: "Birinci bin yılda Avrupa Hıristiyanlaştırıldı. İkinci bin yılda Amerika ve Afrika Hıristiyanlaştırıldı. Üçüncü bin yılda ise Asya'yı (Türkiye'yi) Hıristiyanlaştıralım."Hemen hatırlatayım! 2005 yılında Papa II. Jean Paul öldü. Erdoğan liderliğindeki AKP hükümeti, ülkemizdeki bayrakları yarıya indirtti. O zaman Gülen ve Erdoğan bir ve beraberdiler. Gülen, diyalogun dini ayağı olarak Papa'ya, "cenap" diye hitap ediyordu. Şimdi düşman oldular. Görev Erdoğan'a kaldı. O da, Gülen'in misyonunu üstlenmiş olacak ki! Papa'ya "Kutsiyetpenahları" diye hitap ediyor. Ne diyelim! "Kişi sevdiğiyle beraberdir"
Akın Aydın / diğer yazıları
- Bizden İslam’ı, imanı saklamışlar / 22.05.2026
- Varlık barışı ve kara para aklama / 21.05.2026
- Bilal Erdoğan’dan ‘gavur’ çıkışı / 20.05.2026
- Bir adım daha atma, geri dön dediler ama o dönmedi / 19.05.2026
- ‘Türkiye eğitim ve öğretimde 20 yılda devrim yaptı’ / 18.05.2026
- Kapitalizmin çöküşü ABD’nin çöküşüdür / 17.05.2026
- Ruhban Okulu'nun açılmasını kimler istiyor? / 15.05.2026
- Sayın Erdoğan, Hüseyin Baş’ı doğruladı / 14.05.2026
- ‘Tahtakurusu’ kelimesini yasaklatan Cennet Mekan! / 13.05.2026
- Mustafa Çiftçi ve 2. Abdülhamit / 12.05.2026
- Varlık barışı ve kara para aklama / 21.05.2026
- Bilal Erdoğan’dan ‘gavur’ çıkışı / 20.05.2026
- Bir adım daha atma, geri dön dediler ama o dönmedi / 19.05.2026
- ‘Türkiye eğitim ve öğretimde 20 yılda devrim yaptı’ / 18.05.2026
- Kapitalizmin çöküşü ABD’nin çöküşüdür / 17.05.2026
- Ruhban Okulu'nun açılmasını kimler istiyor? / 15.05.2026
- Sayın Erdoğan, Hüseyin Baş’ı doğruladı / 14.05.2026
- ‘Tahtakurusu’ kelimesini yasaklatan Cennet Mekan! / 13.05.2026
- Mustafa Çiftçi ve 2. Abdülhamit / 12.05.2026





























































