2014 sonrası kaçınılmaz olarak siyasi hayatıma giren ve bir siyaset kültürü haline evrilen ittifaklar konusu, bundan böyle gündemdeki yerini sürekli olarak korumaya devam edecek gibi gözüküyor.
Ancak, kim kimle hangi ilkeler çerçevesinde bir araya gelir veya birlikte yürür şimdiden kestirmek zor.
Ak Parti 28 Mayıs seçimlerinde MHP'nin eteğinden tutarak kendisini ancak kurtarabildi.
CHP ise tam bir yamalı bohça misali dağınık bir ittifak yapısı ile seçimlere girdi ve kaybetti.
Şimdilerde çokça konuşulan kalıcı ittifaklar veya tek bir çatı altında birleşmeler konusunun yerel seçimler öncesine denk gelmesi, siyasette daha önce var olan klasik anlayışların terk edilmesine yol açacak gibi görünüyor.
Artık dünün siyaseti ile seçimlere girilmiyor ve çok aykırı uç siyasi isimler kolayca bir araya gelebiliyor.
Yerel seçimlerde Ak Parti'nin aynı isimlerle birlikte hareket edeceği konuşuluyor.
Millet ittifakı diye bir oluşum kalmadığına göre, CHP ve İYİ Parti merkezli ittifak oluşumlarının nasıl şekilleneceği şimdiden ucu açık bir görüntü sergiliyor.
Meclis dışında kalan partiler için de durum bundan çok farklı olmasa gerek.
Zira bütün partiler artık yeni siyaset algoritmasıyla hareket edilmesinin zaruretine inanmış ve buna göre bir yol haritası çıkarmanın en akılcı yol olacağına kanaat getirmiş durumda.
Toplumsal sosyoloji denen olgu çok ilginç bir gerçeklik.
Gerçekten işin ehli kimdir diye aranmıyor, kazanacak aday diye bir masal tutturulup uzay boşluğuna doğru yol alınıyor.
Ülkeyi kurtaracak model arayışları yerine, kazanacak aday arayışları artık yadsınamaz bir kültüre dönüşüyor.
Denenmiş yöntemlerle sonuç almanın imkânsız olduğunu söyleyenin kim olduğuna değil, seçimlerde aldığı oy veya üye sayısına bakılıyor.
Dünyayı kurtaracak çözümler benim elimde ey Türk milleti deseniz bile, "O halde neden iktidar olamıyorsunuz" diye absürt bir yanıtla karşılık bulabiliyorsunuz.
İşte bu ahval ve şerait münasebeti iledir ki, artık tezinizi uygulayabilmek veya sesinizi duyurabilmek için, güncellenmiş siyasete ve onun en son model algoritmasına göre yol yürümeniz bir yerde daha akıllıcı olabilir.
Daha önce hiç bir araya gelmemiş siyasi partilerin bundan böyle ve özellikle de yerel seçimlerde birlikte hareket etme ihtimali ve beklentisine, mantık dışılık gibi bakılmamalı bence.
Sonuçta bir de şöyle düşünün...
Sizin birlikte olmaktan imtina edeceğiniz kesimlerin temsil ettiği seçmenlerinden oy talep ediyorsunuz.
Yani eskiden olduğu gibi artık uç noktalar yok.
Kırmızıçizgi Cumhuriyet ve Atatürk olmalı.
Bunun haricinde her şey oturulur ve medenice konuşulur.
Çünkü Türkiye'nin önümüzdeki günlerde çok daha fazla birliğe ve beraberliğe ihtiyacı olacak.
Ancak, kim kimle hangi ilkeler çerçevesinde bir araya gelir veya birlikte yürür şimdiden kestirmek zor.
Ak Parti 28 Mayıs seçimlerinde MHP'nin eteğinden tutarak kendisini ancak kurtarabildi.
CHP ise tam bir yamalı bohça misali dağınık bir ittifak yapısı ile seçimlere girdi ve kaybetti.
Şimdilerde çokça konuşulan kalıcı ittifaklar veya tek bir çatı altında birleşmeler konusunun yerel seçimler öncesine denk gelmesi, siyasette daha önce var olan klasik anlayışların terk edilmesine yol açacak gibi görünüyor.
Artık dünün siyaseti ile seçimlere girilmiyor ve çok aykırı uç siyasi isimler kolayca bir araya gelebiliyor.
Yerel seçimlerde Ak Parti'nin aynı isimlerle birlikte hareket edeceği konuşuluyor.
Millet ittifakı diye bir oluşum kalmadığına göre, CHP ve İYİ Parti merkezli ittifak oluşumlarının nasıl şekilleneceği şimdiden ucu açık bir görüntü sergiliyor.
Meclis dışında kalan partiler için de durum bundan çok farklı olmasa gerek.
Zira bütün partiler artık yeni siyaset algoritmasıyla hareket edilmesinin zaruretine inanmış ve buna göre bir yol haritası çıkarmanın en akılcı yol olacağına kanaat getirmiş durumda.
Toplumsal sosyoloji denen olgu çok ilginç bir gerçeklik.
Gerçekten işin ehli kimdir diye aranmıyor, kazanacak aday diye bir masal tutturulup uzay boşluğuna doğru yol alınıyor.
Ülkeyi kurtaracak model arayışları yerine, kazanacak aday arayışları artık yadsınamaz bir kültüre dönüşüyor.
Denenmiş yöntemlerle sonuç almanın imkânsız olduğunu söyleyenin kim olduğuna değil, seçimlerde aldığı oy veya üye sayısına bakılıyor.
Dünyayı kurtaracak çözümler benim elimde ey Türk milleti deseniz bile, "O halde neden iktidar olamıyorsunuz" diye absürt bir yanıtla karşılık bulabiliyorsunuz.
İşte bu ahval ve şerait münasebeti iledir ki, artık tezinizi uygulayabilmek veya sesinizi duyurabilmek için, güncellenmiş siyasete ve onun en son model algoritmasına göre yol yürümeniz bir yerde daha akıllıcı olabilir.
Daha önce hiç bir araya gelmemiş siyasi partilerin bundan böyle ve özellikle de yerel seçimlerde birlikte hareket etme ihtimali ve beklentisine, mantık dışılık gibi bakılmamalı bence.
Sonuçta bir de şöyle düşünün...
Sizin birlikte olmaktan imtina edeceğiniz kesimlerin temsil ettiği seçmenlerinden oy talep ediyorsunuz.
Yani eskiden olduğu gibi artık uç noktalar yok.
Kırmızıçizgi Cumhuriyet ve Atatürk olmalı.
Bunun haricinde her şey oturulur ve medenice konuşulur.
Çünkü Türkiye'nin önümüzdeki günlerde çok daha fazla birliğe ve beraberliğe ihtiyacı olacak.
Hacı Gaydan / diğer yazıları
- ‘Cumhuriyet giderse, ne din kalır ne özgürlük’ / 17.06.2026
- Siyasetin filozofu / 16.06.2026
- Uyan Türkiye’m bölünüyorsun! / 12.06.2026
- Cumhuriyetin vidaları söküldü! / 11.06.2026
- AK Parti iktidar olursa faizi indirecek! / 08.06.2026
- Siyasetçilerin göremediği büyük fotoğraf / 04.06.2026
- Küresel müesses nizamcılar AK Parti ile yola devam diyor / 01.06.2026
- Bahçeli ve Öcalan ölürse ne olur? / 21.05.2026
- ‘Tekel’i işletemeyenlere devleti teslim ettik’ / 18.05.2026
- Milleti için yaşayan tek insan: ATATÜRK / 16.05.2026
- Siyasetin filozofu / 16.06.2026
- Uyan Türkiye’m bölünüyorsun! / 12.06.2026
- Cumhuriyetin vidaları söküldü! / 11.06.2026
- AK Parti iktidar olursa faizi indirecek! / 08.06.2026
- Siyasetçilerin göremediği büyük fotoğraf / 04.06.2026
- Küresel müesses nizamcılar AK Parti ile yola devam diyor / 01.06.2026
- Bahçeli ve Öcalan ölürse ne olur? / 21.05.2026
- ‘Tekel’i işletemeyenlere devleti teslim ettik’ / 18.05.2026
- Milleti için yaşayan tek insan: ATATÜRK / 16.05.2026



























































