logo
10 MART 2026


Yüksek Askeri Şura yarın toplanıyor

01.08.2004 00:00:00
YAŞ'ın ağustos ayı olağan toplantısı, Genelkurmay Başkanlığı Karargahı'ndaki Çakmak Salonu'nda saat 09.55'te başlayacak.

Toplantıya, Başbakan Erdoğan'ın yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İbrahim Fırtına, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur, 1'nci Ordu Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, 2'nci Ordu Komutanı Orgeneral Fevzi Türkeri, 3'ncü Ordu Komutanı Orgeneral Oktar Ataman, Ege Ordu Komutanı Orgeneral Hurşit Tolon, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Orgeneral Fethi Remzi Tuncel, Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Faruk Cömert, NATO Güneydoğu Avrupa Müşterek Komutanı Orgeneral Orhan Yöney, MGK Genel Sekreteri Orgeneral Şükrü Sarıışık ile Donanma Komutanı Oramiral Yener Karahanoğlu katılacak.

Şura üyeleri, 2 Ağustos Pazartesi öğle saatlerinde Başbakan Erdoğan başkanlığında Anıtkabir'i de ziyaret edecek.

YAŞ toplantısında, bir üst rütbeye yükselecek general ve amirallerle general ve amiralliğe yükselecek albayların durumu görüşülecek.

Toplantıda, rütbelerinde bekleme süreleri bir yıl uzatılacaklar ve uzatılanlar ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayrılacakların durumları da ele alınacak.

Şurada, TSK'yı ilgilendiren diğer konular da görüşülecek. Bu kapsamda, çeşitli nedenlerle TSK ile ilişikleri kesilecek personelin durumunun ele alınması bekleniyor.

YAŞ olağan toplantısı, 5 Ağustos'ta sona erecek.

Şurada alınan kararlar, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in onayına sunulduktan sonra kamuoyuna açıklanacak.

Sosyal medya egzersizleri sakatlığa davetiye çıkarıyor


 
 
İstanbul Rumeli Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Özden Baskan, sosyal medya ve dijital platformlardan takip edilerek yapılan kontrolsüz egzersizlerin kas ve eklem yaralanmalarında ciddi artışa yol açtığını belirterek, her egzersizin kişiye özel planlanması gerektiğini vurguladı. 

10.03.2026 00:42:00
MURAT ÇORBACI
Sosyal medya egzersizleri sakatlığa davetiye çıkarıyor
Sosyal medya egzersizleri sakatlığa davetiye çıkarıyor

İstanbul Rumeli Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Özden Baskan, sosyal medya ve dijital platformlardan takip edilerek yapılan kontrolsüz egzersizlerin kas ve eklem yaralanmalarında ciddi artışa yol açtığını belirterek, her egzersizin kişiye özel planlanması gerektiğini vurguladı. Evde egzersiz yapma alışkanlığının son yıllarda yaygınlaştığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Özden Baskan, kontrolsüz uygulamaların sağlık sorunlarını beraberinde getirdiğini söyledi.

Baskan, "Poliklinik başvurularında kas-iskelet sistemi yaralanmalarında yaklaşık yüzde 30'luk bir artış gözlemliyoruz. Ekranda görülen eğitmenin vücut yapısı, biyomekaniği ve spor geçmişi kişiden tamamen farklı olabilir. Bu durum 'dijital illüzyon' olarak tanımladığımız bir risk oluşturur" dedi. Evde yapılan egzersizlerde en sık karşılaşılan problemin hareketin doğru formda uygulanmaması olduğunu belirten Baskan, yanlış kinematik yapının eklem üzerindeki yükü ciddi şekilde artırdığını ifade etti.

Özellikle 'squat-çömelme' ve 'lunge-ileriye adım atıp diz bükme' gibi hareketlerde dizin öne fazla çıkmasının diz eklemi üzerindeki yükü yüzde 50'den fazla artırabildiğini söyleyen Baskan, bunun uzun vadede kıkırdak hasarına ve diz problemlerine yol açabileceğini vurguladı. Evde güvenli egzersiz için bazı temel kurallara dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Baskan, egzersiz öncesinde 5-10 dakikalık dinamik ısınmanın sakatlanma riskini azalttığını söyledi. Egzersiz yapılan zeminin orta sertlikte olması gerektiğini belirten Baskan, çok sert yüzeylerin eklem şokunu artırdığını, çok yumuşak zeminlerin ise dengeyi bozabildiğini ifade etti. Egzersiz sırasında nefesin tutulmaması gerektiğini de vurgulayan Baskan, bunun kan basıncını artırabileceğine dikkat çekti. Egzersizin doğru uygulandığında en güçlü tedavi yöntemlerinden biri olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Özden Baskan, yanlış teknik ve dozajla uygulandığında ise sakatlanmalara yol açabileceğini ifade etti.

Gerçek yaşınız bağırsaklarınızda yazıyor


 
 
Son yıllarda öne çıkan 'bağırsak yaşı' kavramı uzun ve sağlıklı yaşam (longevity) araştırmalarında giderek daha güçlü bir yer ediniyor.

10.03.2026 00:30:00
MURAT ÇORBACI
Gerçek yaşınız bağırsaklarınızda yazıyor
Gerçek yaşınız bağırsaklarınızda yazıyor

Son yıllarda bilim dünyası, sağlıklı yaş almanın anahtarını şaşırtıcı bir şekilde bağırsak sisteminde arıyor. Yaşa bağlı hastalıkların arkasındaki sessiz biyolojik süreç mikrobiyotamız olabilir. Acıbadem Life Danışmanı Prof. Dr. İsmet Tamer, bağırsaklarda yaşayan trilyonlarca mikroorganizmanın dengesinin bozulmasının, kalp hastalıklarından diyabete, unutkanlıktan bağışıklık sorunlarına kadar birçok tabloyla ilişkili olduğuna dikkat çekiyor. Prof. Dr. Tamer, sağlıklı yaşlanmanın anahtarının sindirim sisteminde gizli olduğunu vurguluyor ve bağırsakları genç tutmanın yollarını anlatıyor.

Yaşlanmanın temeli bağırsaklarda!

Yaşlanmayı çoğu zaman aynadaki görüntümüzle ya da takvim yaşımızla ilişkilendiririz; oysa gerçek biyolojik yaşımızın önemli bir kısmı bağırsaklarımızda saklıdır. Prof. Dr. İsmet Tamer, "Bağırsaklar adeta dinamik bir ekosistem oluşturuyor. Genç ve sağlıklı bireylerde bu mikroorganizmalar çeşitlilik gösterir ve dengeli bir uyum içinde çalışır. Ancak yaş ilerledikçe bu denge bozulur; faydalı bakterilerin azalması ve iltihap artırıcı türlerin çoğalmasıyla ortaya çıkan bu tablo, tıpta "disbiyozis" olarak adlandırılır ve sağlıksız yaşlanmanın temel biyolojik zeminlerinden biri olarak kabul edilir" dedi.

Bağırsaklar nasıl güçlü tutulur?

Mikrobiyota ile ilişkili sorunların bir kader olmadığını belirten Prof. Dr. İsmet Tamer, "Sağlıklı yaşlanan ve ileri yaşına rağmen aktif yaşamını sürdüren bireylerin mikrobiyota profilleri incelendiğinde, bakteri çeşitliliğinin büyük ölçüde korunduğu görülüyor. Longevity araştırmaları da benzer biçimde, sağlıklı yaş alan bireylerin ortak özelliklerinden birinin zengin ve dengeli bir bağırsak mikrobiyotası olduğunu ortaya koyuyor. Science dergisinde yayımlanan çalışmalarda 90 yaş üzerindeki sağlıklı bireylerde bile bu çeşitliliğin korunabildiği bildiriliyor" şeklinde konuştu. "Üstelik bunun için karmaşık ya da mucize çözümlere ihtiyaç yok" diyen Prof. Dr. İsmet Tamer, bağırsak yaşının genç kalmasına katkı sağlayan 5 maddeyi sıraladı:
1. Liften zengin sebze ve meyvelerle beslenmek,
2. Yoğurt ve kefir gibi fermente gıdaları tüketmek,
3. Düzenli hareket etmek,
4. Kaliteli uyumak
5. Gereksiz antibiyotik ve ilaç kullanımından kaçınmak. 

Vali Köşger açıklama yaptığı sırada artçı depreme yakalandı

Denizli'de sabah saatlerinde meydana gelen depremin ardından bölgede incelemeler yapan Vali Yavuz Selim Köşger, açıklama yaptığı sırada artçı depreme yakalandı. Vali Köşger, "Şu an itibarıyla en sevindirici tarafı can kaybının olmamasıdır. Ekiplerimiz enkaz ve hasar oluşan alanlarda incelemelerini sürdürüyor. Hasar tespit çalışmaları devam ediyor ve durum yakından takip ediliyor" dedi

09.03.2026 12:47:00 / Güncelleme: 09.03.2026 12:49:33
İHA
Vali Köşger açıklama yaptığı sırada artçı depreme yakalandı
Vali Köşger açıklama yaptığı sırada artçı depreme yakalandı
Denizli'de sabah saat 9.21 ralarında Buldan ilçesi Yenicekent Mahallesi merkezli 5.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin ardından Yenicekent Mahallesi'ndeki eski özellikle yapılarda hasar oluştu. Depremin ardından AFAD, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, itfaiye ekipleri depremin yaşandığı Buldan ilçesinde ve çevre ilçelerde teyakkuza geçti.

Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger'de ilk olarak Buldan ilçe merkezine ardından Yenicekent Mahallesine gelerek incelemelerde bulundu, kurum amirlerinden bilgi aldı. Hasar gören yapıları ziyaret ederek vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Vali Köşger, deprem hakkında açıklama yapacağı sırada 3.0 büyüklüğünde artçı sarsıntıya yakalandı.



"Şu an itibarıyla en sevindirici tarafı can kaybının olmamasıdır"

Depremden etkilenen tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, bölgede özellikle eski yapılarda sıkıntılar yaşandığını ifade etti.

Eski yapıların duvarlarında çatlaklar, iş kısımlarında çökmelerin meydana geldiğini söyleyen Vali Köşger, "Bazı binaların iç dizaynında çökmeler var. Bir kurum binasında ise kolon ve taşıyıcı sistemlerde hasar tespit edildi. Şu anda bütün ekipler sahada çalışmalarını sürdürüyor. AFAD ve jandarma ekiplerimiz bölgede incelemelerini yapıyor. Aynı zamanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı ekipler de hasar tespit çalışmalarına başladı. Çevre Şehircilik İl Müdürlüğümüzün ekipleri de bölgede. Şu an itibarıyla en sevindirici tarafı can kaybının olmamasıdır. Ekiplerimiz enkaz ve hasar oluşan alanlarda incelemelerini sürdürüyor. Hasar tespit çalışmaları devam ediyor ve durum yakından takip ediliyor. Şu an itibarıyla okullarımızda da herhangi bir ciddi sıkıntı görünmüyor. Sadece bir okulumuzda yüzeysel sıva çatlakları var. Sadece o okul tahliye edildi. Arkadaşlarımız sahada tespit çalışmalarını yapıyorlar. Şu an için okullarımızda önemli bir hasar söz konusu değil. Bu nedenle okulların tatil edilmesi gibi bir durum da yok" dedi.

İBB Davası başladı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB davasının duruşması öncesinde, "Türkiye'nin gözünün içine baka baka diyorum ki bu dava bir kumpas davasıdır. Tayyip Erdoğan rakibini yok etmeye çalışmaktadır" dedi

09.03.2026 10:49:00 / Güncelleme: 09.03.2026 12:10:52
Haber Merkezi
İBB Davası başladı
İBB Davası başladı
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB davasının duruşması için Silivri'deki Marmara Cezaevi'ne geldi. Özel, şunları söyledi:

"9 Mart, 9 Mart, işte geldi 9 Mart. Tayyip Bey diyordu ki insan içine çıkamayacaklar. Son üç günde beş şehirde insan içine çıktık. Bugün de insanların arasından geldik. Birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar diyordu. Türkiye'nin gözünün içine baka baka diyorum ki bu dava bir kumpas davasıdır. Tayyip Erdoğan rakibini yok etmeye çalışmaktadır. Çünkü Türkiye'de bir daha seçim kazanamayacağını bilmektedir. Kendisinden sonraki Hükümete ve Cumhurbaşkanına darbe girişimi yapmıştır. Darbe milletin vicdanından püskürmüştür. Darbe sürecinin şekil şartını tamamlamak için davaya geldim."

402 sanık var

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında açılan ve 106'sı tutuklu 402 sanığın yer aldığı davada yargılama bugün başlıyor. 

Silivri'deki Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki 1 No'lu salonda görülecek davada aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu çok sayıda isim hâkim karşısına çıkacak. Sanıklara 143 eylem ve 17 suçlamaya yöneltilirken, davanın merkezinde belediyedeki bazı ihaleler, kamu görevlileriyle ilişkiler ve çeşitli usulsüzlük iddiaları bulunuyor. 

Silivri Kaymakamlığı, 1 Mart'tan itibaren duruşmaların görüleceği Marmara Kapalı Cezaevi'nin çevresinde toplantı ve gösteri yürüyüşü gibi tüm etkinliklerin 31 Mart tarihine kadar yasakladı. Salonda yer alacak basın mensubu sayısı ile sanıklara müdafi sınırı getirildi. Duruşmaların nisan ayı sonuna kadar haftanın 4 günü olacak şekilde yapılmasın planlanıyor. İmamoğlu'nun, savunması için ayrıntılı hazırlık yaptığı, 143 eylem ve 17 suçlamaya tek tek cevap vereceği belirtiliyor.
 
İddianame yaklaşık 3 bin 900 sayfa
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma 6 cumhuriyet savcısı ve bir başsavcıvekili tarafından yürütüldü. Soruşturma 237 gün sonra tamamlandı ve yaklaşık 3 bin 900 sayfalık bir iddianame hazırlandı. İddianame, 11 Kasım'da dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek tarafından adliyede görevli muhabirlerle yapılan toplantıda kamuoyuna duyuruldu. İddianamede 106'sı tutuklu, 170'i adli kontrollü ve 7'si yakalama kararıyla aranan olmak üzere toplam 402 sanık yer aldı.

İddianamede sanıklar hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, dolandırıcılık, kişisel verilerin ele geçirilmesi ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama gibi 17 ayrı suçlama yöneltiliyor. Dosyada 143 farklı eyleme ilişkin değerlendirme bulunduğu belirtiliyor. 

Bu suçlamalar arasında suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme, rüşvet alma ve verme, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kişisel verilerin kaydedilmesi, kişisel verileri ele geçirme ve yayma, çevrenin kasten kirletilmesi, Orman Kanunu'na muhalefet, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, kamu malına zarar verme ve Maden Kanunu'na muhalefet yer aldı.

İran yeni dini liderini seçti


İran basını, Uzmanlar Meclisi'nin, Ali Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney'i ülkenin yeni lideri olarak seçtiğini duyurdu. İran'da dini liderlik ya da resmi adıyla REHBERLİK, en üst makam konumunda. 

09.03.2026 00:27:00 / Güncelleme: 09.03.2026 00:35:37
HABER MERKEZİ/AA
İran yeni dini liderini seçti
İran yeni dini liderini seçti

İran Uzmanlar Meclisi Gilan Vilayeti Üyesi Seyyid Ali Hüseyni Eşkevari, İsrail- ABD'nin 28 Şubat'taki saldırısında ölen Ali Hamaney'in oğlu "Mücteba Hamaney'i yeni lider olarak seçtiklerini" belirtti.
Eşkevari, sosyal medyada yer alan açıklamalarında, Uzmanlar Meclisi'nin, ülkenin yeni liderini seçtiğini söyledi.

Uzmanlar Meclisi'nin büyük bir çoğunlukta yeni liderin ismi üzerinde mutabık kaldığını belirten Eşkevari, "İnşallah Hamaney ismi İran'ın yeni lideri olarak devam edecek" dedi.
Öte yandan Uzmanlar Meclisi Başkan Yardımcısı Ayetullah Hüseyni Buşehri ise yeni liderin yakın zamanda tanıtılacağını belirtti.
ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili şehit düştü. 

Türkiye, KKTC'ye konuşlandıracak

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Sivil Havacılık Dairesi Müdür Vekili Aşkın Meşeli, Türkiye'nin yarın KKTC'ye 6 adet F-16 savaş uçağı göndereceğini açıkladı

09.03.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
Türkiye, KKTC'ye konuşlandıracak
Türkiye, KKTC'ye konuşlandıracak
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Sivil Havacılık Dairesi Müdür Vekili Aşkın Meşeli, Türkiye'nin yarın KKTC'ye 6 adet F-16 savaş uçağı göndereceğini açıkladı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Sivil Havacılık Dairesi Müdür Vekili Aşkın Meşeli, Türkiye'nin yarın sabah saatlerinde KKTC'ye 6 adet F-16 savaş uçağı göndereceğini açıkladı. Meşeli, uçakların güvenlik amacıyla gönderileceğini belirterek, söz konusu sevkiyatın sivil uçuşları etkilemeyeceğini ifade etti.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, dün yaptıkları açıklamada, son gelişmeler kapsamında KKTC'nin güvenliğinin sağlanması amacıyla F-16 savaş uçaklarının adaya konuşlandırılmasının değerlendirildiğini bildirmişti.

’Futbolda bahis’ soruşturmasında tutuklanmıştı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ’futbolda bahis’ soruşturması kapsamında tutuklanan iş adamı Erdem Timur’un şirketlerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak tayin edildi

07.03.2026 23:16:00
Haber Merkezi
’Futbolda bahis’ soruşturmasında tutuklanmıştı
’Futbolda bahis’ soruşturmasında tutuklanmıştı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'futbolda bahis' soruşturması kapsamında tutuklanan iş adamı Erdem Timur'un şirketlerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak tayin edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen 'futbolda bahis' soruşturması sürüyor.



İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından şüpheli Erden Timur hakkında yürütülen 'Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama' suçuna yönelik soruşturma kapsamında; şüphelinin ortağı ve sahibi olduğu ve öncül suçlar kapsamında elde ettiği suç gelirlerinin aklanması faaliyetlerinde kullanıldığı değerlendirilen şirketlere ilgili Sulh Ceza Hakimliği kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kayyım olarak atanmıştır. Soruşturma çok yönlü ve titizlikle devam etmektedir" ifadelerine yer verildi.

Çağın hastalığı dijital demans!


 
Akıllı telefonlar, tabletler ve genel internet kullanımı, günlük yaşamın bir parçası haline gelirken kontrolsüz ve uzun süre kullanımı zihinsel sağlık üzerindeki etkileri giderek daha fazla tartışılır oldu. 

07.03.2026 07:07:00 / Güncelleme: 07.03.2026 07:11:42
MURAT ÇORBACI
Çağın hastalığı dijital demans!
Çağın hastalığı dijital demans!

Akıllı telefonlar, tabletler ve genel internet kullanımı, günlük yaşamın bir parçası haline gelirken kontrolsüz ve uzun süre kullanımı zihinsel sağlık üzerindeki etkileri giderek daha fazla tartışılır oldu. Moodist Psikyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Aleyna Damla Özcan, son yıllarda literatürde sık sık yer bulmaya başlayan 'dijital demans' kavramına dikkat çekerek özellikle çocuklar ve gençler için önemli riskler barındırdığı uyarısında bulunuyor.

Dijital demans; dijital teknolojilerin aşırı ve bilinçsiz kullanımı sonucunda ortaya çıkan, unutkanlık, dikkat dağınıklığı, çoklu görev yapma ve bilişsel işlevlerde zayıflama gibi demans benzeri belirtilerle kendini gösteren bir tablo olarak tanımlanıyor. Yapılan araştırmalar, uzun süreli ekran maruziyetinin bilişsel bozukluk gelişme riskini artırabileceğini ortaya koyuyor.

Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan'a göre dijital demans, özellikle akıllı telefonlar ve tabletlerle yoğun vakit geçiren bireylerde görülüyor. Bu kişiler zamanla: unutkanlık, odaklanma güçlüğü, çoklu görev yapamama, yeni bilgileri akılda tutmakta zorlanma gibi belirtiler yaşamaya başlıyor. Bu belirtiler, erken dönem demans semptomlarıyla büyük benzerlik gösteriyor. Özcan, çocuk ve ergenlerin, gelişim çağında olmaları nedeniyle dijital demans açısından en riskli gruplar arasında yer aldığını vurguluyor.

Özcan, "Dijital cihazlarla uzun süreli temas yalnızca bilişsel işlevleri değil, duygusal dengeyi de etkiliyor. Dijital demansa eşlik eden yaygın sorunlar arasında: ruh hali dalgalanmaları, sinirlilik, artan stres düzeyi yer alıyor. Ayrıca ekranlardan yayılan mavi ışık, uyku düzenini sağlayan melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayarak uyku kalitesini düşürüyor" dedi. Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan, şu önerilerde bulundu: "Günlük ekran süresi sınırlandırılmalı. Dijital cihazlar için belirli kullanım saatleri oluşturulmalı. Telefon ve tabletler uyku alanı dışında şarj edilmeli."

Ramazanda kefiri ne zaman tüketmeli?


 
 
Ramazan ayında kefirin probiyotik etkisi sayesinde bağırsak sağlığını desteklediğine değinen Diyetisyen Elif Berfin Aydoğdu, “Kabızlık ve sindirim sorunlarının önlenmesine yardımcı olur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Tokluk hissi sağlayarak sahur öğününü destekler. Ramazan ayında kefir, iftardan 1-2 saat sonra ya da sahurda tüketilebilir” dedi.

07.03.2026 06:35:00
MURAT ÇORBACI
Ramazanda kefiri ne zaman tüketmeli?
Ramazanda kefiri ne zaman tüketmeli?

Ramazan ayında kefirin probiyotik etkisi sayesinde bağırsak sağlığını desteklediğine değinen Diyetisyen Elif Berfin Aydoğdu, "Kabızlık ve sindirim sorunlarının önlenmesine yardımcı olur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Tokluk hissi sağlayarak sahur öğününü destekler. Ramazan ayında kefir, iftardan 1-2 saat sonra ya da sahurda tüketilebilir" dedi.

Kefirin protein, kalsiyum, fosfor, magnezyum ve B grubu vitaminleri açısından zengin bir besin olduğunu ifade eden Dyt. Aydoğdu, bilimsel çalışmaların kefirin bağırsak florasını güçlendirdiğini, sindirimi kolaylaştırdığını ve laktoz intoleransı olan bireylerde süte göre daha iyi tolere edildiğini gösterdiğini aktardı. Aydoğdu, "Bu özelliğiyle kefir, Ramazan'da mideyi yormayan, besleyici bir ara öğün ya da sahur desteği olabilir" diye konuştu.

Kefirin faydalı olmasına rağmen ölçülü tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Aydoğdu, "Sağlıklı bireyler için günde 1 su bardağı (200-250 ml) kefir yeterlidir. Ramazan ayında kefir, iftardan 1-2 saat sonra ya da sahurda tüketilebilir. İlk kez tüketmeye başlayan kişiler yarım bardakla başlayıp zamanla artırmalıdır" dedi.

Hiçbir yakınmanız olmasa bile, dikkat!


 
Diyabet, ülkemizde görme kaybının en önemli nedenlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Uygun şekilde tedavi edilmediği ve düzenli takip edilmediği takdirde geri dönüşü olmayan kalıcı görme kaybına ve körlüğe yol açabiliyor.
 

07.03.2026 06:32:00
MURAT ÇORBACI
 Hiçbir yakınmanız olmasa bile, dikkat!
 Hiçbir yakınmanız olmasa bile, dikkat!
Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, diyabetik retinopatinin diyabetin en sık görülen ve tedavi edilmediği takdirde körlüğe neden olabilen en önemli komplikasyonu olduğunu belirterek, "Retina, gözün içini kaplayan ve görüntüyü algılayarak beyne ileten sinir tabakasıdır. Aslında görme fonksiyonunu gerçekleştiren ana yapıdır. Diyabetik retinopatide bu yapı yüksek kan şekerine bağlı olarak hasar görür ve tedavide gecikildiğinde kalıcı görme kaybı oluşur" dedi. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, bu nedenle diyabetik retinopatinin erken dönemde tedavi edilmesinin göz sağlığı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, "Diyabet tanısının ardından, hiçbir yakınmaları olmasa bile hastaların düzenli göz kontrollerini yaptırmaları gerekmektedir. Bu sayede, ortaya çıkan sorunlara erken dönemde müdahale edilmesi, görme kaybı riskini önemli ölçüde azaltır ve çoğu zaman önlenebilir hale getirir" diye konuştu.

Her 10 hastadan yaklaşık 3'ünde görülüyor!

Gözün sinir tabakası olan retinanın hasar görmesiyle meydana gelen diyabetik retinopati, diyabetik hastaların yaklaşık yüzde 30-35'inde görülüyor. Prof. Dr. Berna Özkan, retinopati gelişme riskinin hastalığın süresiyle doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayarak, "Genellikle diyabet başlangıcından yaklaşık 5 yıl sonra gözde ilk patolojik değişiklikler ortaya çıkmaya başlar ve hastalık süresi uzadıkça retinopati görülme sıklığı da artar. Türk Diyabetik Retinopati Epidemiyoloji Çalışması'na göre, diyabet süresi 15 yılı aştığında hem kadınlarda hem erkeklerde görülme oranı yaklaşık yüzde 66'ya yükselir. Ayrıca, kan şekeri düzeylerinin iyi kontrol edilememesi ve hipergliseminin uzun süre devam etmesi, retinal hasarın şiddetini de belirgin şekilde artırır" dedi.

Kalıcı görme kaybına neden olabilir!

Diyabet temel olarak bir damar hastalığı olduğu için kanda yüksek düzeydeki glukozun uzun süre damar içinde dolaşması, damar duvarında yapısal bozulmaya yol açıyor. Bu hasar sonucu kan hücreleri, serum, proteinler ve lipidler, gözün sinir tabakası olan retinaya sızarak, ödem ve kanamalara neden oluyor. Bu tablo görme keskinliğinde azalmayla sonuçlanıyor. Prof. Dr. Berna Özkan, hastalık ilerledikçe hasar gören damar duvarlarının zayıfladığını ve damarlarda tıkanmalar oluştuğunu belirterek, "Bunun sonucunda retina yeterli kan ile oksijen alamaz; iskemi olarak adlandırılan süreç meydana gelir ve retina hücrelerinde kayıp başlar. Bu evrede ortaya çıkan görme kaybı sinir hücrelerinin yenilenme kapasitesi olmadığı için çoğu zaman geri dönüşsüz, yani kalıcı olur" diye konuştu.

Glokomdan katarakta…

Diyabet, retina dışında gözün başka yapılarını da etkileyebiliyor. Katarakt, glokom (göz tansiyonu), kornea ve oküler yüzey hastalıkları ile enfeksiyonlara yatkınlık bu etkiler arasında yer alıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, özellikle enfeksiyonlara yatkınlığın klinik açıdan büyük önem taşıdığını anlatarak, şöyle devam etti: "Diyabetik hastalarda immün yanıtın zayıflaması nedeniyle, normalde vücutta zararsız şekilde bulunabilen ya da günlük yaşamda karşılaşılan mikroorganizmalar, göz içinde ciddi, hatta görmeyi tehdit eden enfeksiyonlara (endoftalmi) yol açabilir. Ayrıca diyabet, göz hareketlerini sağlayan kranial sinirlerde mikroiskemik hasara neden olarak göz kaslarında felçlere ve buna bağlı çift görmeye (diplopi) sebep olabilir." 

Yılda bir kez göz muayenesi çok önemli!

Diyabetik retinopatide ilk damar değişiklikleri başladığında hastanın görme keskinliği hemen etkilenmeyebiliyor. Bu nedenle, diyabet tanısı konulduğunda düzenli göz muayeneleri ve ortaya çıkan sorunlara erken dönemde müdahale edilmesi, ciddi görme kaybının önlenmesi açısından kritik önem taşıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, diyabet tanısı alan ve henüz göz bulgusu saptanmayan hastaların yılda bir kez göz muayenesi yaptırmaları gerektiğini anlatarak, "Erken dönem retinopati bulguları tespit edildiğinde takip aralığı genellikle 6 aya indirilmektedir. İleri evre bulguların varlığında ise muayene sıklığı, hastalığın şiddetine ve klinik durumuna göre daha da artırılır" diyor. Prof. Dr. Berna Özkan, kontrol zamanı henüz gelmemiş olsa bile görme keskinliğinde azalma ve görme alanında kayıp fark edildiğinde veya şiddetli bir göz ağrısı oluştuğunda zaman kaybetmeden göz hekimine başvurmanın son derece önemli olduğunu vurguluyor.

Görme keskinliğinde artış sağlanabiliyor!

Günümüz tedavi yöntemleri sayesinde birçok hastada tam görme kaybının önüne geçmek mümkün olabiliyor. Diyabetik retinopati geliştiğinde, damar sızıntısına bağlı retina ödemi oluşmuşsa, göz içi enjeksiyon tedavileriyle ödem azaltılabiliyor. Bu tedavi sayesinde çoğu hastada görme keskinliğinde artış sağlanabildiğini aktaran Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, sözlerine şöyle devam ediyor: "Hastalık ilerleyip retina damarlarında tıkanmaya bağlı iskemi, yani doku tahribatı geliştiğinde ise iskemik retina alanlarına lazer fotokoagülasyon uygulanması gerekir. Daha ileri evrelerde diyabetik retinopatiye bağlı göz içi kanama, traksiyonel retina dekolmanı veya bağışıklık sistemindeki zayıflığa bağlı göz içi enfeksiyonlar ortaya çıkabilir. Bu durumlarda vitreoretinal cerrahiyle kanamalar temizlenebilir, retina yeniden yatıştırılabilir ve gözün bütünlüğü korunabilir."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.