logo
23 HAZİRAN 2026

ABD'nin saldırısı bir tiyatro mu?

09.04.2017 00:00:00
 ABD'nin önceki gün, Suriye yönetiminin kimyasal saldırı gerçekleştirdiği gerekçesiyle Şayrat Havalimanı'nı 59 adet Tomahawk füzesiyle vurmasının yankıları sürüyor.
Öncelikle bu 59 füzenin sadece 23 tanesinin hedefini bulması ilginç. Bir diğer ilginç nokta ise, Suriye hava sahasını koruyan Rus S-300, S-400 ve Buk-M2 füzelerinin neden devreye girmediği konusu? S-400 füzeleri, son derece gelişmiş bir teknolojiye sahip, savaş uçaklarını, cruise füzelerini rahatlıkla önleyebilme kabiliyetine sahip? Bu füze sistemleri, Suriye yönetiminin hakim olduğu bölgenin dört bir tarafına konuşlanmış durumda?
Bu konuda uzmanların değişik görüşleri var. Rus Askeri Bilimler Akademisi üyesi Sergei Sudakov'un iddiası, "eğer bu savunma sistemleri kullanılsaydı, Rusya ve ABD arasında nükleer bir savaş başlamış olacaktı, bunun için kullanmadı" şeklinde? Diğer bir iddia ise, "ABD, saldırı konusunda Rusya'yı önceden bilgilendirdi, yapılan saldırı havalimanına büyük zarar vermedi, Rusya boşaltılan hava üssüne bilerek bu saldırıya izin verdi" şeklinde?
Bazı uzmanlar, normal şartlar altında 50 adet savaş uçağı bulunan hava üssünde, saldırı öncesi apar topar 35 uçağın tahliye edildiğini, sadece 15 uçağın tahrip edildiğini belirtiyorlar. Yani bu saldırıdan Rusya'nın da Suriye'nin de haberi vardı.
Neticede, Suriye Hava Kuvvetleri, dün sabah ABD tarafından vurulan Şayrat Hava Üssü'ne geri döndü ve IŞİD'e karşı operasyonlarına yeniden başladı. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova'nın basın açıklamasında söylediği "ABD'nin Suriye saldırısı, iç politikayla ilgili bir arka plana sahip" sözleri de bu iddiaları doğrular mahiyette? Uzmanlar, ABD'nin bu saldırısının "göstermelik bir gövde gösterisi" olduğunu söylüyorlar.
Bu arada, ABD yönetimi, saldırı öncesi söylediği, "öncelikli hedefimiz Esad değil" açıklamasının benzerini saldırıdan sonra da yineledi. Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer, Suriye'de bir rejim değişikliği arayışında olup olmadıkları sorusuna net cevap vermezken, "Öncelikle Başkan (Trump), Esad rejiminin en azından kimyasal silah kullanmayacağı şeklindeki anlaşmasına uyması gerektiğini düşünüyor. Dünya genelinde bu, minimum standart olmalı" yorumunu yaptı.
Yani şimdilik "Esad'la devam edeceğiz" mesajı veriyor. 
Peki, Rusya'nın bu yaşananlardan çıkarı ne? Rusya, ABD ile Suriye'de koordinasyon amacıyla oluşturulan sıcak iletişim hattını dün itibarıyla durdurdu. Bunun anlamı, ABD ile Rusya arasında artık bir uçuş güvenliği anlaşmasının olmaması, ABD'nin ve koalisyon güçlerinin Suriye hava sahasında istediği gibi operasyon yapamaması demek. Rusya ABD'nin saldırına göz yumdu, hava sahasının kontrolünü aldı.
Rusya, ABD'nin bu saldırısını bir savaş boyutuna taşımak istemiyor. Rusya Federasyon Konseyi'nin Uluslararası İlişkiler Komitesi Başkanı Konstantin Kosaçev, Washington'ın Suriye'yi vurmasının, Rusya'nın kendi askerlerine karşı bir tehdit olmadığı sürece ABD'ye karşı bir askeri operasyonda yer alacağı anlamına gelmediğini söyledi.
Rusya Federasyon Konseyi Savunma ve Güvenlik Komitesi Başkanı Viktor Ozerov ise, Rusya'nın Suriye'de ABD ile işbirliğine hazır olduğunu, ikili işbirliği olmadan Suriye'de siyasi istikrar sağlanmasının ve terörle mücadelenin mümkün olmadığını söyledi. Ozerov ayrıca, "Objektif olmak gerekirse, ABD ile konuşmamız gerekiyor. ABD satranç tahtasındaki son oyuncu değil ve ikili anlaşmalar olmadan bu partiyi bitirmemiz zor" dedi. Yani ABD ve Rusya'nın, İslam coğrafyasında, Suriye'de, satrancına ve bilek güreşine şahit oluyoruz. Filler tepişiyor, çimenler eziliyor.
ABD'nin Suriye saldırısına ABD içinden de tepkiler yağıyor. Birçok kentte yapılan protesto gösterilerinde, "Suriye'den elini çek", "Suriye'deki savaşı durdurun" pankartları açılıyor, sloganları atılıyor. Eylemciler, "Önce bombalayıp sonra sorular sormak yerine, objektif bir inceleme yapılması gerekmiyor mu?" diye soruyorlar. "Irak'ta olduğu gibi hayali kitle imha silahları gerekçe gösterilerek yeni bir saldırı dalgası başlatılmak isteniyor. Tam bu noktada, her ABD vatandaşının, Beyaz Saray'ın, Pentagon'un, CIA'in, yeni bir askeri saldırganlığa gerekçe üretmek için yalan söylediğini düşünmesi gerekiyor" diye tepki gösteriyorlar.
Ve gelelim Türkiye'nin tavrına? Türk milletinin en azından ABD'deki eylemciler gibi tepki gösteriyor olması gerekirdi ama ne gezer? Uzmanlar, ABD'nin gösteri amaçlı, limitli saldırısına Türkiye'nin hemen destek vermeye çalışıp, yeniden "Esad gitsin" tavrına girmesini aceleci bir tavır, bir reflkes olarak niteliyor.
Ve askeri unsurlarımızın Suriye topraklarında bulunduğu hatırlatılarak bunun stratejik bir hata olduğunu, buradaki varlığımızı riske attığını belirtiyorlar.
Türkiye ve Türk milleti olarak buradan çıkartmamız gereken önemli ders ise; birliğimizi, beraberliğimizi, bağımsızlığımızı kaybettiğimiz zaman, güç yarışına giren güçlü devletlerin talan ettiği bir satranç tahtasına dönüşürüz. Gelen vurur, giden vurur.
İşte bütün bu gerçekleri gördüğü için Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş yıllardır, "Ne AB, ne ABD tek çözüm Bağımsız Türkiye" diyor, "Milli ekonomi Modeli", "Milli Devlet", "Milli Para", "Güçlü devlet, güçlü ordu, güçlü aile ve güçlü millet" diyor, "Kürt-Türk, Alevi-Sünni kardeşliği" diyor.
İçimizdeki çözüm sahiplerine sırt dönmemizin bedeli, Suriye'nin, Irak'ın kaderini yaşamaktır.
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.