Afganistan'ın eski Cumhurbaşkanı Hamid Karzai'nin ABD'nin terör örgütleriyle ilişkisini anlatan açıklaması ve hemen ardından da Afganistan'da en az 90 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısı? Bunlar sizce tesadüf mü? Afganistan'da yaşananları anlayabilmek için biraz geriye gitmekte fayda var.
Hamid Karzai, Afganistan işgal edildikten sonra, ABD tarafından cumhurbaşkanlığı görevine getirildi. Yıllar sonra ABD'ye güvenmenin ne anlama geldiğini, Afganistan'a kan ve gözyaşı dışında hiçbir şeyin gelmediğini, terör örgütlerinin terörle mücadele etme adı altında sadece bir işgal bahanesi olduğunu gören Karzani daha cumhurbaşkanlığı makamındayken ilginç çıkışlar yapmaya başladı.
Yıl 2013, o dönemde Afganistan'ın cumhurbaşkanı Hamid Karzai? Karzai, yaptığı açıklamada, Taliban'ın ABD için çalıştığını belirtmişti. Yurt dışında her gün Taliban ile ABD temsilcilerinin görüştüğünü söyleyen Karzai, o dönemlerde artan terör saldırıları hakkında da, Taliban'ın, koalisyon güçlerinin 2014 yılından sonra Afganistan'ı terk etmemesi için bu saldırıları düzenlediğini savunmuştu.
O gün basın açıklamalarında Karzai, ''Taliban, Kabil ve Host'ta düzenlediği intihar saldırılarını, ABD'ye hizmet amaçlı yapmıştır'' demişti. Karzai şunları kaydetmişti:
''Taliban bir yandan sözde koalisyon güçlerini hedef alarak Afganistan'da saldırılar düzenliyor. Diğer yandan ise ABD ile görüşmeler yapıyor. ABD bize Taliban'ın düşman olmadığını, onlarla savaşmayacaklarını söylüyor. Taliban da saldırılar düzenleyerek ABD'ye ne kadar güçlü olduğunu göstermek istemiyor. Aksine onlara hizmet ediyor. Bizim isteğimiz dışında, 2014 yılından sonra bir tek yabancı asker ülkemizde kalamayacak.''
Karzai 2013 yılında cumhurbaşkanıyken 2014'te oldukça umutluydu. Ona göre, ABD'nin başını çektiği koaisyon güçleri ülkeyi terk edecek ardından her şey güllük gülistanlık olacaktı. Karzai açıklamasında şunları söylemişti: ''Afganistan yeraltı kaynakları açısından zengin bir ülke. Bu nedenle başta ABD olmak üzere birçok ülkenin gözü bu kaynaklarda. Biz onlara asla izin vermeyeceğiz. Ülkemizin geleceği çok parlak?''
Peki, böyle mi oldu? ABD hiç işgal ettiği yeri kolay terk eder miydi? Yıl 2014, Afganistan cumhurbaşkanlığı seçimleri? Karzai, Anayasa'ya göre seçimlere giremedi. Cumhurbaşkanlığı yarışı Abdullah Abdullah ve Eşref Gani arasında gerçekleşti.
ABD'nin Afganistan'da varlığının devam etmesi için Eşref Gani'nin seçilmesi gerekiyordu. Birinci tur seçimlerde Abdullah öndeyken, ikinci tur seçimlerde bir anda Gani öne geçiverdi. Abdullah, seçimlerde usulsüzlük yapıldığını, sahte hükümeti asla kabul etmeyeceğini ve hatta paralel bir hükümet kuracağını açıkladı. ABD devreye girdi ve Abdullah'ın önünü kesti. Ve böylece 2014 yılı hiç de Karzai'nin umduğu gibi olmadı.
Yıl 2017, aradan 3 yıl geçti ve geçtiğimiz Salı günü Karzai, Afganistan'ın son durumunu Anadolu Ajansı'na anlattı, bu sefer "eski cumhurbaşkanı" kimliğiyle? Karzai, şunları söyledi:
"DEAŞ, bir ABD projesidir. DEAŞ üyeleri ABD tarafından desteklenmektedir. ABD, Afganistan'da terör faaliyetlerinin bitmesini istememektedir. Durum böyle olmasaydı, ABD burada olmasına rağmen terör tehdidi gün geçtikçe artmazdı. DEAŞ'ın asıl amacı Afganistan değildir, Afganistan topraklarını kullanarak bölge ülkelerini istikrarsızlaştırmak istemektedir.
Taliban son dönemde Afganistan genelinde güçlendi. Bazı yabancı güçler örgütün güçlenmesinde önemli rol oynadı. ABD bizden daimi askeri üs istemiş, karşılığında da iki şey için söz vermişti. Birincisi Pakistan gibi dış tehditlere karşı Afganistan'ı savunacaklardı. İkincisi de Afganistan'ın iç güvenlik sorununu ortadan kaldıracak ve ülke ekonomisini kalkındıracaklardı. Ancak güvenlik anlaşmasının imzalanmasının ardından verilen sözlerin hiçbiri yerine getirilmedi. Aksine Pakistan'ın Afganistan topraklarına yönelik saldırıları daha da arttı. ABD bize verdiği sözleri tutamadı veya burada başarısız oldu.
ABD'nin geçen aylarda ülkenin doğusunda Nangarhar vilayetinde "tüm bombaların anası" ile düzenlediği saldırı kabul edilemez. Bu saldırının ardından ülkedeki yabancı güçlerin, Afgan halkının yararına olmadığı kanaatine vardık ve bu nedenle Afganistan'da kalmalarını istemiyoruz. ABD, bu saldırıyla Afgan halkına ve toprağına saygısızlık yaptı, ülkeyi deneme tahtasına çevirmeye çalıştı." Hatırlarsanız, ABD, Nangarhar'da GBU-43 adında ABD envanterindeki en büyük iki bombadan birini kullanmıştı. Bu bomba "tüm bombaların anası" (Mother of All Bombs-MOAB) olarak da biliniyor.
ABD'nin teröre olan desteğine rağmen hala ABD peşinde koşan siyasilere ve "ABD olmazsa olmaz" düşüncesinde olarak bu siyasilerin peşinde koşan milletimize, ABD'nin ipiyle, ona güvenerek bağımsızlık peşinde koşanlara duyurulur. Afganistan örneğinde yaşananlar, dün Filistin'de, Irak'ta, Libya'da da yaşandı, bugün Suriye'de yaşanıyor.
Ve biz Türk milletinin gafleti, milli çözüme karşı duyarsızlığı devam ederse aynı kaderi Türkiye de yaşayacak.
Bu sebeple, yıllardır Prof. Dr. Haydar Baş, "Üzerimizde hesabı olmayan ülkelerle ilişki kuracağız" diyor, bu sebeple "Ne AB, ne ABD tek çözüm Bağımsız Türkiye" diyor, bu sebeple "Milli para, güçlü devlet, güçlü millet, güçlü ordu" diyor.
Hamid Karzai, Afganistan işgal edildikten sonra, ABD tarafından cumhurbaşkanlığı görevine getirildi. Yıllar sonra ABD'ye güvenmenin ne anlama geldiğini, Afganistan'a kan ve gözyaşı dışında hiçbir şeyin gelmediğini, terör örgütlerinin terörle mücadele etme adı altında sadece bir işgal bahanesi olduğunu gören Karzani daha cumhurbaşkanlığı makamındayken ilginç çıkışlar yapmaya başladı.
Yıl 2013, o dönemde Afganistan'ın cumhurbaşkanı Hamid Karzai? Karzai, yaptığı açıklamada, Taliban'ın ABD için çalıştığını belirtmişti. Yurt dışında her gün Taliban ile ABD temsilcilerinin görüştüğünü söyleyen Karzai, o dönemlerde artan terör saldırıları hakkında da, Taliban'ın, koalisyon güçlerinin 2014 yılından sonra Afganistan'ı terk etmemesi için bu saldırıları düzenlediğini savunmuştu.
O gün basın açıklamalarında Karzai, ''Taliban, Kabil ve Host'ta düzenlediği intihar saldırılarını, ABD'ye hizmet amaçlı yapmıştır'' demişti. Karzai şunları kaydetmişti:
''Taliban bir yandan sözde koalisyon güçlerini hedef alarak Afganistan'da saldırılar düzenliyor. Diğer yandan ise ABD ile görüşmeler yapıyor. ABD bize Taliban'ın düşman olmadığını, onlarla savaşmayacaklarını söylüyor. Taliban da saldırılar düzenleyerek ABD'ye ne kadar güçlü olduğunu göstermek istemiyor. Aksine onlara hizmet ediyor. Bizim isteğimiz dışında, 2014 yılından sonra bir tek yabancı asker ülkemizde kalamayacak.''
Karzai 2013 yılında cumhurbaşkanıyken 2014'te oldukça umutluydu. Ona göre, ABD'nin başını çektiği koaisyon güçleri ülkeyi terk edecek ardından her şey güllük gülistanlık olacaktı. Karzai açıklamasında şunları söylemişti: ''Afganistan yeraltı kaynakları açısından zengin bir ülke. Bu nedenle başta ABD olmak üzere birçok ülkenin gözü bu kaynaklarda. Biz onlara asla izin vermeyeceğiz. Ülkemizin geleceği çok parlak?''
Peki, böyle mi oldu? ABD hiç işgal ettiği yeri kolay terk eder miydi? Yıl 2014, Afganistan cumhurbaşkanlığı seçimleri? Karzai, Anayasa'ya göre seçimlere giremedi. Cumhurbaşkanlığı yarışı Abdullah Abdullah ve Eşref Gani arasında gerçekleşti.
ABD'nin Afganistan'da varlığının devam etmesi için Eşref Gani'nin seçilmesi gerekiyordu. Birinci tur seçimlerde Abdullah öndeyken, ikinci tur seçimlerde bir anda Gani öne geçiverdi. Abdullah, seçimlerde usulsüzlük yapıldığını, sahte hükümeti asla kabul etmeyeceğini ve hatta paralel bir hükümet kuracağını açıkladı. ABD devreye girdi ve Abdullah'ın önünü kesti. Ve böylece 2014 yılı hiç de Karzai'nin umduğu gibi olmadı.
Yıl 2017, aradan 3 yıl geçti ve geçtiğimiz Salı günü Karzai, Afganistan'ın son durumunu Anadolu Ajansı'na anlattı, bu sefer "eski cumhurbaşkanı" kimliğiyle? Karzai, şunları söyledi:
"DEAŞ, bir ABD projesidir. DEAŞ üyeleri ABD tarafından desteklenmektedir. ABD, Afganistan'da terör faaliyetlerinin bitmesini istememektedir. Durum böyle olmasaydı, ABD burada olmasına rağmen terör tehdidi gün geçtikçe artmazdı. DEAŞ'ın asıl amacı Afganistan değildir, Afganistan topraklarını kullanarak bölge ülkelerini istikrarsızlaştırmak istemektedir.
Taliban son dönemde Afganistan genelinde güçlendi. Bazı yabancı güçler örgütün güçlenmesinde önemli rol oynadı. ABD bizden daimi askeri üs istemiş, karşılığında da iki şey için söz vermişti. Birincisi Pakistan gibi dış tehditlere karşı Afganistan'ı savunacaklardı. İkincisi de Afganistan'ın iç güvenlik sorununu ortadan kaldıracak ve ülke ekonomisini kalkındıracaklardı. Ancak güvenlik anlaşmasının imzalanmasının ardından verilen sözlerin hiçbiri yerine getirilmedi. Aksine Pakistan'ın Afganistan topraklarına yönelik saldırıları daha da arttı. ABD bize verdiği sözleri tutamadı veya burada başarısız oldu.
ABD'nin geçen aylarda ülkenin doğusunda Nangarhar vilayetinde "tüm bombaların anası" ile düzenlediği saldırı kabul edilemez. Bu saldırının ardından ülkedeki yabancı güçlerin, Afgan halkının yararına olmadığı kanaatine vardık ve bu nedenle Afganistan'da kalmalarını istemiyoruz. ABD, bu saldırıyla Afgan halkına ve toprağına saygısızlık yaptı, ülkeyi deneme tahtasına çevirmeye çalıştı." Hatırlarsanız, ABD, Nangarhar'da GBU-43 adında ABD envanterindeki en büyük iki bombadan birini kullanmıştı. Bu bomba "tüm bombaların anası" (Mother of All Bombs-MOAB) olarak da biliniyor.
ABD'nin teröre olan desteğine rağmen hala ABD peşinde koşan siyasilere ve "ABD olmazsa olmaz" düşüncesinde olarak bu siyasilerin peşinde koşan milletimize, ABD'nin ipiyle, ona güvenerek bağımsızlık peşinde koşanlara duyurulur. Afganistan örneğinde yaşananlar, dün Filistin'de, Irak'ta, Libya'da da yaşandı, bugün Suriye'de yaşanıyor.
Ve biz Türk milletinin gafleti, milli çözüme karşı duyarsızlığı devam ederse aynı kaderi Türkiye de yaşayacak.
Bu sebeple, yıllardır Prof. Dr. Haydar Baş, "Üzerimizde hesabı olmayan ülkelerle ilişki kuracağız" diyor, bu sebeple "Ne AB, ne ABD tek çözüm Bağımsız Türkiye" diyor, bu sebeple "Milli para, güçlü devlet, güçlü millet, güçlü ordu" diyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- ABD, İran'da bir "Acem Baharı" mı planlıyor? / 03.01.2026
- Bizi ‘demokratik siyaset’ diyerek mi bölecekler? / 02.01.2026
- Vatandaşlar 2026'ya sancılı giriyor / 01.01.2026
- Daha yeni yıl başlamadan asgari ücret açlık sınırı altında / 31.12.2025
- İsrail'in hedefi sadece Filistin toprakları değil! / 30.12.2025
- Dar gelirlinin talebini baskılamak, gelir adaletsizliğini körüklüyor / 27.12.2025
- Asgari ücret kimseyi memnun etmedi / 26.12.2025
- Libya uçağı düştü mü, düşürüldü mü? Zamanlama manidar / 25.12.2025
- Terörsüz Türkiye sürecinde raporlar sadece formalite mi? / 24.12.2025
- Deprem mağdurlarının 11. Yargı Paketi'ne itirazı dikkate alınmalı / 23.12.2025
- Bizi ‘demokratik siyaset’ diyerek mi bölecekler? / 02.01.2026
- Vatandaşlar 2026'ya sancılı giriyor / 01.01.2026
- Daha yeni yıl başlamadan asgari ücret açlık sınırı altında / 31.12.2025
- İsrail'in hedefi sadece Filistin toprakları değil! / 30.12.2025
- Dar gelirlinin talebini baskılamak, gelir adaletsizliğini körüklüyor / 27.12.2025
- Asgari ücret kimseyi memnun etmedi / 26.12.2025
- Libya uçağı düştü mü, düşürüldü mü? Zamanlama manidar / 25.12.2025
- Terörsüz Türkiye sürecinde raporlar sadece formalite mi? / 24.12.2025
- Deprem mağdurlarının 11. Yargı Paketi'ne itirazı dikkate alınmalı / 23.12.2025






























































































