Başlıkta yer alan bu cümle, tümüyle Fatih Erbakan'ın babası Necmettin Erbakan'a aittir.
Vefatından önce katıldığı bir TV programında, aynen bu cümleyi kurmuştu Fatih Erbakan'ın babası.
Halen internet ortamında var ve bunu bilmeyen de yok zaten.
Erbakan bir başka cümlesinde, "AKP'ye oy vermeye devam ederseniz, İsrail'in mumyası haline dönüşeceksiniz. İsrail, işgalini tamamlayacaktır. AKP'ye oy vermek, İsrail'e oy vermektir, ABD'ye oy vermektir, IMF'ye oy vermektir."
Dahası var ama çok da önemli değil bu saatten sonra.
Gerçekten de son dönem siyaseti insanların başını döndürdüğü gibi, midesini de bulandırmaya başlamıştır.
Sabahleyin bir parti diğeri için, "Seni çok seviyorum" diyor, ama öğle sonrası "Senden nefret ediyorum" cümlesini kurabiliyor.
Aynı anlayış akşam olduğunda ise, "Aslında seninle oturup konuşabiliriz, ikimiz de aynı görüşteyiz" deme noktasına gelebiliyor.
İşte insanın midesi bu gelişmeleri kaldırmaya gerçekten de el vermiyor.
Bu değerlendirmeler aslında benden çok, kamuoyunda yapılan değerlendirmelerdir.
Ben Fatih Erbakan'ın ve partisinin AK Parti'den yana tavır alacağını daha bundan 6 ay öncesinden yazmıştım.
Zira YRP'nin tabanı ile AK Parti'nin tabanı arasındaki aynılık, geriye doğru gidildiğinde zaten ortaya çıkmaktadır.
Kuruluş felsefeleri bakımından birbirleriyle aralarında fark olduğunu mu zannediyorsunuz?
Bu konuyu daha fazla kriminalize etmek istemiyorum ancak, Fatih Erbakan'ın babasının, AK Parti ve özellikle de Erdoğan aleyhindeki bu ağır sözlerini nereye koyacağını açıkçası merak ediyorum.
YRP'nin bu kararı, ilk bir araya geldiklerinde ve her şeye rağmen normal karşılanabilirdi. Ancak daha sonra alınan tek başına seçimlere girme kararı ve Fatih Erdoğan'ın adaylığı konusundan sonra yeniden keskin bir viraj alınması, Fatih Erdoğan'ın siyasi hayatını bence bitirmiştir.
YRP'nin tek başlarına seçime girmeleri halinde belki yüzde 2 oya erişebilirlerdi.
Ancak şimdi bu keskin manevra ile Cumhur İttifakı'na olan katkıları, kesinlikle yüzde 1'i geçmeyecektir.
İşin bir başka sosyolojik tarafında ise bambaşka gelişmeler ve gerçekler durmaktadır.
Mesela günümüz genç kuşağına silah zoruyla belli bir ideolojiyi dayatamazsınız.
Teknoloji ile iç içe olan ve her türlü gelişmeye anında erişen yeni nesilden, YRP gibi tutucu ve eski geleneklere sahip bir partiye bundan böyle oy falan gitmez.
Zaten tabanına bakıldığında, en yaşlı bir seçmen kuşağında yer aldığı net bir şekilde ortada.
Bir diğer çok çarpıcı gelişme ise, gençlerin neredeyse yüzde 80'i Atatürkçülüğü tercih ediyor. Bu da demek oluyor ki, YRP bundan birkaç seçim sonra, seçmen tabanı kalmamış bir tabela partisi olacak, belki de tabelası bile olmayacak.
Bu arada, Atatürk ve Cumhuriyet değerleriyle hiçbir zaman barışık olmayı başaramayan ve hatta karşı duran üç partinin, aynı anda ve aynı ittifakta yer alması ise çok manidar.
- Hedef Çin değil, Türkiye’dir! / 05.01.2026
- Türk milleti bu gerçeği anladığı gün… / 02.01.2026
- Dünyanın sahibi Türklerdir / 30.12.2025
- Hedef, 8 milyar nüfusu 1 milyara düşürmek / 29.12.2025
- Türk ordusu teyakkuzda olmalı / 26.12.2025
- Öcalan: “Bahçeli’yi bu çizgiye ben getirdim” / 23.12.2025
- Bozkurtçu CHP’den Atlantikçi CHP’ye / 18.12.2025
- Emperyalizmin dayattığı yalan: “Hilafet makamı Meclis’te mündemiçtir” / 17.12.2025
- Atatürk’ün büyüklüğünü kabul edin / 16.12.2025





























































































