HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 06 MAYIS 2021, PERŞEMBE

Bile bile lades!

08.10.2005 00:00:00
Allah'tan hükümet bu kez Kızılay Meydanı'nda havai fişek gösterileri eşliğinde "AB bayramı" kutlamaları gerçekleştirmedi. 17 Aralık sonrasında Başbakan Erdoğan ve Abdullah Gül Başkent Ankara'nın göbeğinde AB'den çıkan teslimiyet ve tasfiye sürecini bayram ilan edip kutlamışlardı. Türkiye adına utanç verici bu manzarayı 3 Ekim sonrasında görmememiz büyük şans. En azından hükümet AB bayramını- bir diğer ifadeyle tasfiye ve teslimiyet bayramını- kendi içinde, kamuoyuna maletmeden kutluyor. Avrupa basını bu kez erkenden, 5 Ekim sabahı uyardı: Bayram bitti, şimdi reform zamanı. Benzer uyarıyı AB'nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn de Gül'ün memleketi Kayseri'den yaptı: Tören bitti, şimdi reformlara asılın!AB yetkilileri ve Avrupa basını ısrarla Türkiye'yi bekleyen asıl zor sürecin daha yeni başladığını vurguluyor. Bu vurgulamanın en önemli sebebi; AKP hükümetinin bu zorlu süreci ısrarla anlamak istememesi veyahut anlayıp anlamamazlıktan gelmesi. Avrupa'nın bu tür "saf görünme" taktiklerine papuç bırakmayacağı malum.Hükümetin bu taktikleri ancak iç kamuoyuna söker, Avrupa bu tür kurnazlıkları yemiyor. Hükümetin, Avrupa'nın önümüzdeki 15 -20 yıl içinde Türkiye'yi nasıl tasfiye edeceğinin başlıklarını ve usülünü içeren Müzakere Çerçeve Belgesi'nin bu aslî özelliğini halihazırda kavrayamayan Hükümetin Türkiye'yi sağlıklı bir şekilde yönetmesi mümkün değildir. Dışişleri Bakanı sıfatıyla Abdullah Gül'ün "Çerçeve belgesi bizi bağlamaz, AB'yi bağlar" şeklinde bir cümle kuruyor olması bile, AKP hükümetinin ülke idaresinden  ne derece kopuk olduğunu gözler önüne sermektedir. Türkiye'nin nasıl, hangi aşamalarda ve hangi başlıklar altında tasfiye edileceğini madde madde ortaya koyan belgenin Türkiye'yi bağlamadığını söyleyebilmek hem büyük cesaret, hem de büyük talihsizlik. Olli Rehn 3 Ekim sonrası soluğu Ankara'da aldı. Ankara temaslarında 9 Kasım İlerleme raporunda Türkiye'nin kabul etmesi gerekenlerin listesini sunan Rehn, azınlık haklarından, Ek Protokol'e, Kürt sorunundan Orhan Pamuk'a, Ruhban Okulu'ndan ekümeniklik iddialarına varıncaya kadar onlarca maddeyi sıraladı. Olli Rehn'in özel olarak üzerinde durduğu konu Rum Kesimi'nin kesin olarak tanınması. AKP hükümetinin Ek Protokol'e attığı imzayla zaten tanıdığı Rum Kesimi'nin TBMM onayı isteği hükümete iletildi. Şu sıralar hükümetin pek oralı olmadığı Ek Protokol'ün TBMM'de onaylanması konusu, hem Rum Kesimi'nin hem de AB'nin en önemli gündemi. Papadopulos "uçak ve gemilerimizin rotası Türkiye'ye çevrildi, TBMM'nin onayını bekliyoruz" diyerek Ek Protokol'ün onay sürecine kilitlendiği mesajını verirken, Rehn de yine Gül'ün memleketi Kayseri'de "hükümetten Ek Protokol'ün Meclis'ten onaylalanacağı teminatını aldık" şeklinde Rum Kesimi'ni rahatlatan açıklamayı yaptı. Hükümet Rehn'e AB'nin tüm isteklerini yerine getireceğinin teminatını vermekte tereddüt etmiyor. AB mengenesinin asıl bundan sonra daralacağı ve Türkiye'nin AB'nin rahat hazmedebileceği küçük parçacıklara ayrılacağını AKP hükümeti hepimizden daha iyi biliyor. Ve buna rağmen Türkiye'yi bu sürecin içine sürüklüyor. İşte asıl tehlike burada; herşey bile bile yapılıyor.
 
Alperen Polat / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.