Birçok ülkeden oluşan iki farklı birlik; biri BRICS, Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'dan oluşuyor; diğeri ise Avrupa Birliği (AB), Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Hollanda başta olmak üzere 28 üyeden oluşuyor.Ve geçtiğimiz Pazar günü İstanbul'da gerçekleşen 9. Uluslar arası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'ne her iki birliğin de temsilcisi bilim adamları iştirak ettiler.AB ülkeleri, ekonomik bunalımdan bir türlü çıkamamalarına rağmen hala mevcut kapitalizm anlayışında ısrar ediyor; BRICS ise 2005 yılında tanıştıkları Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nin projeleri etrafında şekilleniyor.Dünkü yazımızda, kongreye katılan BRICS temsilcisi Prof. Dr. Gorbanaovsky'nin düşüncelerini aktardık. Özetle; Gorbanovsky, 2005 yılında MEM'le tanışmalarını büyük bir şans olarak gördüklerini, BRICS ülkelerinin Prof. Dr. Baş'ın milli paralarla ticaret yapma düşüncesi etrafında şekillendiğini, bu şekilde yapılan ticaretin ABD'nin kağıttan imparatorluğunu darmadağın ettiğini belirtmişti.BRICS ülkelerinin, Sayın Baş'ın modeliyle, hem global ekonomide hem de dünya siyasetinde zirveye çıktıklarını görüyoruz.Peki, ABD'nin ve kapitalizmin hegemonyasından kurtulamayan AB ülkelerinin durumu nasıl? Bunun cevabını da Almanya ve AB'yi temsilen kongreye katılan Prof. Dr. Irina Hundt'ın açıklamalarından aktaralım. Prof. Dr. Hundt, Almanya Dresden Teknik ve İktisat Üniversitesi İktisat Fakültesi İş İdaresi Kürsüsü Başkanı? Hundt sunumunda; AB'nin, yaşanan finans krizini aşabilmesi için Merkez Bankası'nın daha fazla tahvil alımı yaptığını, piyasadaki parayı bu şekilde genişletmeye çalıştığını, bu sayede bankaların tahvil yüklerinden kurtulup ekonomiyi kredilerle finanse etmeye odaklanmasının amaçlandığını ama atılan bu adımın reel ekonomide olumlu bir gelişme sağlamadığını belirtti.Yani, AB para darlığını borçlanarak ve bankalar vasıtasıyla faizli para pompalayarak aşmaya çalışıyor ve de doğal olarak bu ekonomiye olumlu bir katkı sağlamıyor, sağlayamaz da?Hundt, Almanya Ekonomik Kalkınma Komitesi'nin beş uzmanından biri olan Prof. Dr. Isabel Schneider'in bu noktadaki görüşlerini aktardı. Schneider, "Genel olarak alınan bu tedbirlerin reel ekonomiye olabilecek yansıması belirsizdir" diyor. Sayın Hundt da bu ifadeye katıldığını belirtiyor.Ve Hundt ekliyor: "Bu krizi atlatmak için bize kapsamlı bir Avrupa stratejisi gerekiyor. İstenilen geleceğe yönelik kapsamlı Avrupa stratejisi nedir? Bunun hakkında mevcut siyaset hiç bir cevap verememektedir."Gördüğünüz gibi MEM'i Prof. Dr. Haydar Baş'la da sürekli istişare halinde uygulayan BRICS ülkeleri her geçen gün güçlerine güç katarken; Hundt'ın da anlattığı gibi AB ülkeleri büyük bir çıkmazın içinde, kapitalizmin bataklığı içinde debelenip duruyor.Almanya'nın etkin bilim insanlarından Hundt, MEM Kongresi'nden tüm AB ülkelerine sesleniyor: "Milli Ekonomi Modeli devletin görevleri ve paranın işlem yönü açısından birçok orijinal başlangıç noktası içermektedir. Euro Bölgesi'nin yaşadığı resesyondan ve yarının muhtemel ekonomik krizinden etkilenmemesi için Prof. Dr. Haydar Baş'ın 'devletler senyoraj gelirlerini borçlanmadan üretebilmesi için milli paralarına geri dönmeli ve uluslararası ticaretlerini kendi paralarıyla yapmalıdır' fikri, AB'nin tartışması ve ders çıkarması gereken çok önemli tezdir."Kongrenin sonuç bildirgesine de giren bu çağrı, Hundt'ın da vurguladığı gibi AB ülkelerinin tek çıkış kapısıdır.Tabi, bizim üzüldüğümüz nokta, BRICS ülkeleri MEM'den ve Prof. Dr. Haydar Baş'ın fikirlerinden istifade ederek zirvedeki konumlarını pekiştirirken, halklarına daha yaşanabilir bir hayat imkanı sunarken, AB ülkelerinin bilim temsilcileri tek çıkış kapısını MEM olarak görürken; Türk milletinin, işbilmez siyasilerin inatları yüzünden hala meteliğe kurşun atıyor olması, hacizlerle, icralarla boğuşmasıdır.Hepimizin olumsuz etkilendiği ve ülkeyi parçalanmaya, yok oluşa götüren bu taşeron siyaset tablosundan, daha güvenli ve huzurlu bir yarına geçiş için inşallah 7 Haziran seçimleri bir çıkış kapısı olur.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- ABD, İran'da bir "Acem Baharı" mı planlıyor? / 03.01.2026
- Bizi ‘demokratik siyaset’ diyerek mi bölecekler? / 02.01.2026
- Vatandaşlar 2026'ya sancılı giriyor / 01.01.2026
- Daha yeni yıl başlamadan asgari ücret açlık sınırı altında / 31.12.2025
- İsrail'in hedefi sadece Filistin toprakları değil! / 30.12.2025
- Dar gelirlinin talebini baskılamak, gelir adaletsizliğini körüklüyor / 27.12.2025
- Asgari ücret kimseyi memnun etmedi / 26.12.2025
- Libya uçağı düştü mü, düşürüldü mü? Zamanlama manidar / 25.12.2025
- Terörsüz Türkiye sürecinde raporlar sadece formalite mi? / 24.12.2025
- Deprem mağdurlarının 11. Yargı Paketi'ne itirazı dikkate alınmalı / 23.12.2025
- Bizi ‘demokratik siyaset’ diyerek mi bölecekler? / 02.01.2026
- Vatandaşlar 2026'ya sancılı giriyor / 01.01.2026
- Daha yeni yıl başlamadan asgari ücret açlık sınırı altında / 31.12.2025
- İsrail'in hedefi sadece Filistin toprakları değil! / 30.12.2025
- Dar gelirlinin talebini baskılamak, gelir adaletsizliğini körüklüyor / 27.12.2025
- Asgari ücret kimseyi memnun etmedi / 26.12.2025
- Libya uçağı düştü mü, düşürüldü mü? Zamanlama manidar / 25.12.2025
- Terörsüz Türkiye sürecinde raporlar sadece formalite mi? / 24.12.2025
- Deprem mağdurlarının 11. Yargı Paketi'ne itirazı dikkate alınmalı / 23.12.2025






























































































