Bir bayram daha ekonomik krizin açtığı derin çukurlar ve parasal tartışmalarla geçti.
Öyle billbordlara genç dönem resimleri astırmayla, "bayramınız kutlu olsun" demeyle çok tatlı adamcık olmuyorsunuz, hele kurtarıcı hiç olmuyorsunuz.
Emeklinin eline geçen, 2.700 - 3.000 TL civarı bir parayla kurban mı kesilir?
Asgari ücretliye daha yeni verdiğiniz, 5.500 TL para ile kurban mı kesilirmiş?
Hadi aldığı paranın tamamını kurbana verdi diyelim, geriye kaldı 29 gün, ne yapacak bu emekli, asgari ücretli.
Boy boy resimler: "Bayramınız kutlu olsun" muş.
Düşünün bir...
İstanbul dışında bayramını geçirecek olan bir emekli veya asgari ücretlinin durumunu hiç mi hayal edemiyorsunuz?
Gidiş-geliş 4 kişi olsa, 10 bin TL.
Evde bir emekli olduğunu düşünün.
Hadi asgari ücretli olsun.
Sizi asgari ücret artışını mevcut kapitalist sistemin içerisinde 5.500 TL yaptığınız için daha şimdiden çok sayıda işveren kapısına kilit vurdu.
Bunu anlayamayacak kadar da ekonomiden bihabersiniz.
Bu yıl, geçen yıl kurban kesenlerin yarısı kurban kesti kesmedi. Durumun vahametini bildikleri için, 1.100 TL gibi astronomik oranlarda bayram ikramiyesi verdiler.
Alın başınıza çalın der gibi!
Bu nasıl bir millet!
Sen kendini buna layık mı görüyorsun gerçekten de!
Sırf ilk seçimde destek verdin diye, ayıp olmasın babından düzenli olarak tüm seçimlerde banko desteği sürdürdün.
Yetmedi, bir de eleştirenlere laf yetiştirdin.
"Kim gelecek, kim yapacak" dedin.
"Başkası var mı" dedin.
Hangi okulda ne öğrettiler bu millete pes vallahi.
Kayıtsız şartsız bu particilik aşkı nedir Allah aşkına!
Güya dini gerekçelerle desteklemişler.
Sevsinler senin Emevi İslam anlayışını.
Bugün bu anlayış sahipleri, vallahi de, billahi de Peygamber zuhur etse ona inanmaz, muhalefet ederler.
"Hiç akletmez misiniz" diyor yüce Kur'an.
Günde 5 vakit ezan okunuyor.
"Allah'u ekber" diyerek.
"Allah en büyüktür" demek.
O'ndan başka tapınacak kimse yoktur.
Siz kimlere "Büyüksün, paşasın" diyorsunuz?
Allah'ı bırakıp, kime tapınıyorsunuz?
Sadece bu bakımdan bile laikliği ele aldığımızda, ne kadar büyük bir devrim olduğunu görebiliyoruz.
Laikliği bir de dinsizlik olarak gören zavallı zerzevat takımı yok mu?
Laiklik, gerçek İslam'ın anlaşılabilmesi ve yaşanabilmesi için olmazsa olmaz bir büyük kılavuz ve de formüldür.
E benim her şeyi bildiğini ve kalabalıkların peşinde kendisini güvende hissettiğini sanan milletim (hepsi değil).
Sen çözümü, en kalabalık yerde aradın.
Peki, 20 yıldır bu kalabalıklar sana ne gibi katkılar sağladı?
Accayip kalabalık mitinglere gittin ve avazın çıktığı kadar tezahüratta bulundun.
Ne geçti eline 20 yıl sonra?
Toplum olarak neredeyiz?
İHA-SİHA'mız var, makarnalık buğdayımız yok!
Al, kanatlarının ucundan ısır İHA-SİHA'nın acıkınca.
2002 yılında Haydar Baş Bey meydanlarda konuşuyor:
Türkiye'nin 3 katrilyon dolarlık işlenmemiş yeraltı madeni var. Bu kaynak, başkaca hiçbir kaynağa gerek olmaksızın, Türkiye'yi kıyamet sabahına kadar hiç çalışmasa bile bakardı.
Asgari ücret sırasıyla, 2 bin, 5 bin, 10 bin ve şimdi de Hüseyin Baş Bey tarafından, "Milli Ekonomi Modeli" kurallarına göre, 15 bin TL olacaktı.
Bu bile, yoksulluk sınırının altı.
Şimdi hatalarınızın bedelini çok ağır ekonomik kriz olarak ödüyorsunuz.
İçimizden çıkan bir Mustafa Kemal Atatürk sevdalısı genç var.
Hüseyin Baş.
Bu gemi de kaçarsa, pişman oldum demeye vatanınız bile olmaz!
- “Ben Türk ordusunun başıyım, Türkmen’im” / 14.04.2026
- TBMM ara seçime evet demek zorundadır / 13.04.2026
- Türkiye’yi etnisite üzerinden bölme planı! / 12.04.2026
- CHP neden Atatürkçü partilere mesafeli / 08.04.2026
- İran’ın gerçek tarihi / 01.04.2026
- ABD’ye tapanlar bilsin ki, o artık öldü! / 23.03.2026
- Büyük olmak inanmakla mümkündür / 17.03.2026
- Tek çaremiz Atatürk’ün izinde gitmektir / 13.03.2026
- ABD - İran savaşı ve Türkiye’nin göremediği gerçek / 09.03.2026


























































