2011 yılından bu tarafa CHP'de Milletvekilliği yapıyor. Aralıksız her seçimde aday yapılıyor ve her defasında seçiliyor. Kılıçdaroğlu tarafından partiye kazandırılmıştı ve Özgür Özel döneminde de partide yer almayı sürdürüyor.
Bu kişinin Türk ve Türk milleti gibi ifadelere karşı acayip bir fobisi var!
Bütün ömrünü "Kürt sorunu" diye adlandırılan ve fakat tamamen bölücülüğü amaçlayan bir yola vakfetmiş.
Her ağzını açtığında ya Türkiyeli diye başlayan uyduruk bir cümle kuruyor ya da "Kürt sorunu" diye olmayan bir meseleyi ısrarla gündeme getiriyor.
Türk milleti ve devleti ile arası limoni. Büyük İsrail Devleti'nin kurulması adına ihdas edilen veya uydurulan "Kürt sorunu" meselesine adeta iman etmiş durumda.
Bakınız daha yenilerde neler yumurtlamış! Konu, Komisyonda Kürtçe konuşan bir kadının durumu. Ne demiş bu kadınla ilgili beyefendi bir bakalım:
"Kürt Meselesi dediğimiz tam da budur. Bir annenin kendini daha iyi ifade edebileceğini söylediği anadili Kürtçe ile kendini ifade edememesidir. Genel kurulda katı kurallar var, bu nedenle Türkçeden başka bir dilin tutanaklara geçmesi mümkün değil deniliyor ancak bu durum aşılabilirdi. Keşke komisyonda annemiz, kendisini daha iyi ifade edebileceğini söylediği anadili Kürtçe konuşabilseydi. Çeviri yapılabilirdi, orada ben dahil Kürtçe bilen milletvekilleri vardı. Çok rahat bir şekilde çevrilirdi ve o duygu, o ortam Türkiye'ye başka bir şekilde yansırdı. Kürt bir anne "Kendi dilimde kendimi daha iyi ifade ederim" dediğinde, yaşadıklarını, hislerini çok daha rahat anlatabilirdi. Bu durum komisyonun çalışmalarına gölge düşürmezdi ama olsa çok daha iyi olurdu."
Şimdi bu konuşmayı yaptığında herkesin Tanrıkulu'na hak vereceğini sandı.
Bir kere hiç kimse o anneye, hangi dili konuştuğuyla ilgili tek bir söz söyleme hakkına sahip değildir. Bir kere Tanrıkulu'nun yaptığı da, sürekli izlenen yöntem de hep aynı.
Duygu sömürüsü.
Türkçe konuşamıyor diye bir kadının zorlanması veya aşağılanması söz konusu oluyormuş gibi algı oluşturulması, Türk milletinin birlik ve beraberliğine darbe yapmaktır!
Bu ucuz numaraları çok defadır deneyen bu kişinin kulağının Özgür Özel tarafından çekilmesi, şarttır ve kaçınılmazdır.
Sen bana Kürt olduğunu ispatlayacak tek bir veri getir, ben bu mesleği an itibariyle bırakacağım Sezgin Bey!
Uyduruk tarihi bilgilerle ve işine de öyle geldiği için milletin birlik harcına zehir katıyorsunuz.
Anadolu'da yaşayanların tamamı, Türk'tür!
Türkler aynı ailenin yan dalları olarak, 13 bin yıl evvel Anadolu'ya gelmişlerdir. Geldikleri yer, inanç ve ortak kültürleri, dilleri ve yazıları hep aynıdır. Kürt diye kendisini tanımlayanların tamamı, Türkoğlu Türk'tür.
Yeniden Kürt sözünün etimolojik anlam ve arka planına değinecek değilim. "Kürt" sözünün aslı, bir yöre halkını yönetmek için Alp Urungu Han tarafından bir beye verilen yetki belgesinin adı olduğunu ve daha sonra bu adın sıkışarak Kürt olarak telaffuz edilmeye başlandığını, çok defa ve asla değişmeyecek birinci kaynaklardan, yani yazıtlardan elde edilen kesin bilgilerle sunmuştuk.
Sn. Tanrıkulu bugün "Kürt sorunu" var diyerek, Büyük İsrail Devleti'nin kurulmasının kilometre taşlarını döşemektedir. Bilerek veya bilmeyerek günahı boynuna!
Benzer ifadeleri 2013 yılında da kullanmıştı Tanrıkulu.
"Türkiye'nin en temel meselelerinden bir tanesi Kürt meselesidir. Kürt meselesi, bir terör meselesi değildir; terör, şiddet, çatışma bunun bir boyutudur ama asıl mesele Kürtlerin kendi kimliklerinden kaynaklı haklarının, sonuçta eşit yurttaşlık temelinde tanınmamasıdır. Bütün dünyada bu sorunları yaşayan ülkeler bakımından bu sorunun en temel parametrelerinden bir tanesi de ana dil meselesidir; ana dilin yasakçı politikalarla mı, yoksa tanıma politikalarıyla mı bu sorunların çözümüne hizmet edip etmediğidir."
Şimdi böyle adamlar milletimiz arasında ayrılıkçı tohumları ekmeye devam ettiği sürece, İsrail'in fazla efor sarf etmesine gerek kalmaz!
Anayasa 66 ve 10.maddeyi hatırlatırım sayın Sezgin Tanrıkulu. Anayasamızın 66'ncı maddesinde Türk'ün tarifi şöyle yapılmıştır:
"Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür." Nokta!
Anayasa Madde 10:
Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Sen hangi sorundan bahsediyorsun?
Neden ve niçin rahatsız oluyorsun?
Kime hizmet ettiğinin farkında mısın?
Aklınızı başınıza alın ve aziz Türk milletinin birlik ve beraberliğine gölge etmeyin. Bu milletin adına, "Türk Milleti' denir.
Dünyanın kullandığı yazıyı icat eden Türklerdir. Bir ülkede milletin aynı inanç ve ortak kültürünü en iyi yansıtan unsur, konuşulan dilin tekliği ve herkesçe anlaşılır olmasıdır.
İnka medeniyetinin bu kadar uzun oluşunun nedenine bir bakın anlarsınız. 700 kadar farklı dil konuşulan bu büyük medeniyette, resmi dil tek bir dildi. Herkes aynı dili bilir ve konuşurdu. İşte o tek dil sayesinde muazzam bir medeniyet inşa edilmiş ve çok uzun süre ayakta kalmıştı.
Nasıl mı yıkılmıştı?
Kardeş kavgasının baş göstermesi ve silahlı bir ordunun olmaması.
Aynısı olsun mu istiyorsun?
Bu kişinin Türk ve Türk milleti gibi ifadelere karşı acayip bir fobisi var!
Bütün ömrünü "Kürt sorunu" diye adlandırılan ve fakat tamamen bölücülüğü amaçlayan bir yola vakfetmiş.
Her ağzını açtığında ya Türkiyeli diye başlayan uyduruk bir cümle kuruyor ya da "Kürt sorunu" diye olmayan bir meseleyi ısrarla gündeme getiriyor.
Türk milleti ve devleti ile arası limoni. Büyük İsrail Devleti'nin kurulması adına ihdas edilen veya uydurulan "Kürt sorunu" meselesine adeta iman etmiş durumda.
Bakınız daha yenilerde neler yumurtlamış! Konu, Komisyonda Kürtçe konuşan bir kadının durumu. Ne demiş bu kadınla ilgili beyefendi bir bakalım:
"Kürt Meselesi dediğimiz tam da budur. Bir annenin kendini daha iyi ifade edebileceğini söylediği anadili Kürtçe ile kendini ifade edememesidir. Genel kurulda katı kurallar var, bu nedenle Türkçeden başka bir dilin tutanaklara geçmesi mümkün değil deniliyor ancak bu durum aşılabilirdi. Keşke komisyonda annemiz, kendisini daha iyi ifade edebileceğini söylediği anadili Kürtçe konuşabilseydi. Çeviri yapılabilirdi, orada ben dahil Kürtçe bilen milletvekilleri vardı. Çok rahat bir şekilde çevrilirdi ve o duygu, o ortam Türkiye'ye başka bir şekilde yansırdı. Kürt bir anne "Kendi dilimde kendimi daha iyi ifade ederim" dediğinde, yaşadıklarını, hislerini çok daha rahat anlatabilirdi. Bu durum komisyonun çalışmalarına gölge düşürmezdi ama olsa çok daha iyi olurdu."
Şimdi bu konuşmayı yaptığında herkesin Tanrıkulu'na hak vereceğini sandı.
Bir kere hiç kimse o anneye, hangi dili konuştuğuyla ilgili tek bir söz söyleme hakkına sahip değildir. Bir kere Tanrıkulu'nun yaptığı da, sürekli izlenen yöntem de hep aynı.
Duygu sömürüsü.
Türkçe konuşamıyor diye bir kadının zorlanması veya aşağılanması söz konusu oluyormuş gibi algı oluşturulması, Türk milletinin birlik ve beraberliğine darbe yapmaktır!
Bu ucuz numaraları çok defadır deneyen bu kişinin kulağının Özgür Özel tarafından çekilmesi, şarttır ve kaçınılmazdır.
Sen bana Kürt olduğunu ispatlayacak tek bir veri getir, ben bu mesleği an itibariyle bırakacağım Sezgin Bey!
Uyduruk tarihi bilgilerle ve işine de öyle geldiği için milletin birlik harcına zehir katıyorsunuz.
Anadolu'da yaşayanların tamamı, Türk'tür!
Türkler aynı ailenin yan dalları olarak, 13 bin yıl evvel Anadolu'ya gelmişlerdir. Geldikleri yer, inanç ve ortak kültürleri, dilleri ve yazıları hep aynıdır. Kürt diye kendisini tanımlayanların tamamı, Türkoğlu Türk'tür.
Yeniden Kürt sözünün etimolojik anlam ve arka planına değinecek değilim. "Kürt" sözünün aslı, bir yöre halkını yönetmek için Alp Urungu Han tarafından bir beye verilen yetki belgesinin adı olduğunu ve daha sonra bu adın sıkışarak Kürt olarak telaffuz edilmeye başlandığını, çok defa ve asla değişmeyecek birinci kaynaklardan, yani yazıtlardan elde edilen kesin bilgilerle sunmuştuk.
Sn. Tanrıkulu bugün "Kürt sorunu" var diyerek, Büyük İsrail Devleti'nin kurulmasının kilometre taşlarını döşemektedir. Bilerek veya bilmeyerek günahı boynuna!
Benzer ifadeleri 2013 yılında da kullanmıştı Tanrıkulu.
"Türkiye'nin en temel meselelerinden bir tanesi Kürt meselesidir. Kürt meselesi, bir terör meselesi değildir; terör, şiddet, çatışma bunun bir boyutudur ama asıl mesele Kürtlerin kendi kimliklerinden kaynaklı haklarının, sonuçta eşit yurttaşlık temelinde tanınmamasıdır. Bütün dünyada bu sorunları yaşayan ülkeler bakımından bu sorunun en temel parametrelerinden bir tanesi de ana dil meselesidir; ana dilin yasakçı politikalarla mı, yoksa tanıma politikalarıyla mı bu sorunların çözümüne hizmet edip etmediğidir."
Şimdi böyle adamlar milletimiz arasında ayrılıkçı tohumları ekmeye devam ettiği sürece, İsrail'in fazla efor sarf etmesine gerek kalmaz!
Anayasa 66 ve 10.maddeyi hatırlatırım sayın Sezgin Tanrıkulu. Anayasamızın 66'ncı maddesinde Türk'ün tarifi şöyle yapılmıştır:
"Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür." Nokta!
Anayasa Madde 10:
Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Sen hangi sorundan bahsediyorsun?
Neden ve niçin rahatsız oluyorsun?
Kime hizmet ettiğinin farkında mısın?
Aklınızı başınıza alın ve aziz Türk milletinin birlik ve beraberliğine gölge etmeyin. Bu milletin adına, "Türk Milleti' denir.
Dünyanın kullandığı yazıyı icat eden Türklerdir. Bir ülkede milletin aynı inanç ve ortak kültürünü en iyi yansıtan unsur, konuşulan dilin tekliği ve herkesçe anlaşılır olmasıdır.
İnka medeniyetinin bu kadar uzun oluşunun nedenine bir bakın anlarsınız. 700 kadar farklı dil konuşulan bu büyük medeniyette, resmi dil tek bir dildi. Herkes aynı dili bilir ve konuşurdu. İşte o tek dil sayesinde muazzam bir medeniyet inşa edilmiş ve çok uzun süre ayakta kalmıştı.
Nasıl mı yıkılmıştı?
Kardeş kavgasının baş göstermesi ve silahlı bir ordunun olmaması.
Aynısı olsun mu istiyorsun?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Hacı Gaydan / diğer yazıları
- Sen olmasaydın, biz olmayacaktık / 29.08.2025
- Bu millet Türk’tür, dili Türkçedir! / 28.08.2025
- Osmanlı seviciler iyi okusun! / 27.08.2025
- Özgür Bey peşini bırakmayacağım / 26.08.2025
- Komisyondan eyalet sistemi kararı çıkabilir! / 25.08.2025
- Özgür Özel bu yazı senin için / 22.08.2025
- Ulus devlet yapısına nükleer bomba / 19.08.2025
- Atatürk mucizesi ve CHP bilinmezliği / 18.08.2025
- Komisyonu bırakın Atatürk’e kulak verin! / 13.08.2025
- ABD bayraklarıyla gösteri neyin habercisi? / 12.08.2025
- Bu millet Türk’tür, dili Türkçedir! / 28.08.2025
- Osmanlı seviciler iyi okusun! / 27.08.2025
- Özgür Bey peşini bırakmayacağım / 26.08.2025
- Komisyondan eyalet sistemi kararı çıkabilir! / 25.08.2025
- Özgür Özel bu yazı senin için / 22.08.2025
- Ulus devlet yapısına nükleer bomba / 19.08.2025
- Atatürk mucizesi ve CHP bilinmezliği / 18.08.2025
- Komisyonu bırakın Atatürk’e kulak verin! / 13.08.2025
- ABD bayraklarıyla gösteri neyin habercisi? / 12.08.2025