logo
24 HAZİRAN 2026

Bu sokağın çıkmaz olduğunu hala görmüyor musun?

20.03.2016 00:00:00
Çıraklık döneminde AB, ABD ve İsrail'e sadakatini ispatla geçiren AKP hükümetleri kalfalık ve ustalık dönemlerinde milli ve manevi değerlerimizi ya direk, ya da destekle tartışmaya açtı.

Dinler arası diyalog projesi kapsamında Kelime-i Tevhid yani iman tartışmaya açıldı. Yahudi ve Hıristiyanlık inançları da hak gösterilerek, İslam tartışılmaya başlandı. İslam'ın farzları örselenmeye başlandı. 'O zaten Alevi' çıkışını devletin tepesinden duyduk. 80'lerin kapı işaretlemelerine şahit olduk.
Kürdistan, Lazistan, Kostantiniye, Petomya, Amed, Biji, Sarok, başka dillerde seçim ilanları hatta eğitimde çok dil vs. söylemlerini bizzat iktidar yaptı. T. C kavramına müdahale edilmeye, harfler yerinden sökülmeye kalkışıldı. Andımızı bile yasakladılar.
Eğitim sistemi baltalandı. Evlatlarımız adeta denek yerine konuldu. İHL'lere saygınlığı kaybettirildi, hedef haline getirildi.
Sıkıştıklarında, 'Biz, bir milletiz' dediler ama hangi milletsiniz, sorusuna ısrarla cevap vermediler. 'Türk'üm' demekten kaçtılar.
Milli bayramlarımız neredeyse yasaklandı. Bu devletin kurucusuna en ahlaksız hakaretler edildi. 
Tabi bu mantık vatandaşa da yansıdı. Kimi bu mantığın tarafı olarak, kimi de karşıtı olarak milli ve manevi değerlerden uzaklaştı.
Bu bir rüzgârdı ve bu rüzgar AKP'lisini, CHP'lisini, MHP'lisini, HDP'lisini, Saadetlisini vs. önüne kattı, uçurdu, süpürdü.
Bu nifak rüzgarını fark eden sadece Prof. Dr. Haydar Baş'tı. Sayın Baş, siyasileri de, milletimizi de bu rüzgara karşı hep birlikte direnmeye çağırdı;
"Bu rüzgâr bu topraklardan gelmedi. Bu rüzgâr çok ötelerden geldi. Onlar şunun hesabını yaptılar, Biz bütün orduları bir araya getirdik, Türk Milletinin sırtını yere getiremedik.  O halde bunlarda biz öz var. Onu almalıyız ki, bunların da bizden farkı olmasın. Geriye sadece posaları kalsın.
İşte bu dinler arası diyalog, medeniyetler arası diyalog safsatası bundan sonra icat edildi. Bizim, Müslüman olan kimliğimizi, Türklüğümüzü elimizden almak için başlatılan bir Haçlı seferberliğidir. Haçlı bizi meydanlarda mağlup edemedi. Şimdi kültür yoluyla, siyaset ve medeniyet yoluyla mağlup etmeye çalışıyor." Diyen Baş, bu rüzgara karşı milletimize, "bunlara ders vermeye var mıyız Anadolulum? Ey yüce milletim, buna var mısın?" diye bir ve beraber olmayı teklif etti.
Milletimiz, Sayın Baş'ın "var mısınız" çağrısına, 'yokuz' dedi. Hangi siyasi görüşten olursa olsun milletimiz, kendini inkar etti. Varlığını inkar etti. İşin garibi bu inkara hep birlikte 'medeniyet' dediler.
Sayın Baş medeniyetin de tanımını daha doğrusu bizim medeniyetimizin, kimliğimizin tanımını da yaptı.
"Bizim literatürümüzde medeniyet; insanın insanlara insanca davranması, onların ihtiyaçlarını gidermesi, karnını doyurması, sırtını giydirmesi, komşusu açken tok yatmamasıdır.
Bu miras dedemiz Alparslan ve onun evlatlarının mirası. Müthiş bir medeniyet. Kim bunlar? Sarı Saltuk, Şeyh Edebali, Ahi Evran, Dursun Fakih, Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş-i Veli, Yunus Emre, Mevlana, Kaygusuz Abdal gibi veliler, hak erleri...
Anadolu coğrafyasındaki insanların Türküymüş, Lazıymış, Kürtüymüş, Çerkeziymiş, Arapıymış, Rumuymuş, Yahudisiymiş, hiçbirini ayırmadan gönüllerini ve ellerini onlara açtılar; ceplerinde ve ellerinde ne var onlara hediye ettiler. Zaman geçti Anadolu yaylası öyle bir yeşillendi ki, Allah Allah. Zamanla İsevi ve Museviler, 'Biz, Türkler gibi Müslüman olacağız' dediler ve Müslüman oldular. Arkasından o Müslüman olan insanlar, 'Biz Türkoğlu Türk'üz' dediler." (Prof. Dr. Haydar Baş 15.03.2011 Yeni Mesaj)
Sayın Baş'ın dediği gibi dün İsevisi, Musevisi, Ermenisi, Rum'u vs. 'Biz, Türkler gibi Müslüman olacağız' dediler ve Müslüman oldular. Arkasından o Müslüman olan insanlar, 'Biz Türkoğlu Türk'üz' dediler."
Şimdi ise AKP'lisi, CHP'lisi, MHP'lisi, 'biz batılıyız, çağdaşız, medeniyiz, özgürüz' vs. diye diye onlar gibi oldular.
Gelin aslımıza dönelim. Ehl-i Beyt'e sarılalım. Boğulmaktan kurtulalım?
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.