Yarın Cumhurbaşkanı Seçimi yapılacak. Bu seçimde en yüksek oyu alan iki aday, Sayın Erdoğan ve Sayın Kılıçdaroğlu yarışacak.
Şimdiden seçimin hayırlı olmasını dilerim.
Sayılı günler çabuk geçer derler, seçimlerin ilk turunun yapıldığı 14 Mayıs'tan bugüne zaman öylesine hızlı geldi geçti ki…
Bu seçimlerin hafızalarda kalacak en güzel adımlarından birisi, Bağımsız Türkiye Partisi'nin, parlamenter sisteme yeniden dönüş için büyük bir fedakarlık yaparak Kılıçdaroğlu lehine seçimden çekilmesi oldu.
BTP, bu fedakarlık karşısında ne bir bakanlık talep etti, ne de bir milletvekilliği…
Birilerine de iyi bir siyaset dersi oldu.
Yeter ki "tek adamlık" rejimi son bulsun dedi ve parlamenter sistemin Meclis aritmetiğindeki önemine vurgu yaparak YSK'ya teslim etmiş olduğu 600 kişilik milletvekili aday listesini geri çekti.
BTP'nin listesi, sadece Cumhuriyet tarihinde değil, dünya siyaset tarihinde de ilkleri barındırıyordu. Listenin yarısı erkek, yarısı kadın fermuar liste idi ve ayrıca yüzde 80'i, 40 yaş altı gençlerden oluşuyordu.
Genç lider, genç kadro… Esasen BTP, kıyamete kadar Türkiye siyasetinde etkin olacağını ve inanıyorum ki, eninde sonunda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni en güzel şekilde yöneteceğini bu bir şekilde gösterdi.
Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu, parlamenter sistem için gösterdikleri bu fedakarlıktan dolayı BTP lideri Hüseyin Baş'ı bizzat telefonla arayarak verdiği destek için teşekkür etti.
BTP lideri Baş da, Kılıçdaroğlu'na seçimde başarılar diledi.
Bu tablo siyasette her zaman görmek istediğimiz bir tablo…
BTP lideri, vatan, millet ve demokrasi için ortaya koyduğu bu özveriyle, siyasetin millete hizmet için yapılması gerektiğini pratik olarak göstermiş oldu.
Diğer bir gündem ise, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi'nden Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Buğra Gökçe'nin yaptığı bir çalışma, son seçimlerde yabancı uyrukluların etkisini gözler önüne serdi.
Gökçe'nin araştırmasının sonuçları şöyle:
* Konut karşılığı vatandaşlık uygulaması 2017'de başladı. 2017-2022 döneminde yabancılar 274 bin 258 konut aldı. Her birinin 3 kişilik bir ailesi olsa 750 bine yaklaşan yeni bir seçmen grubu ortaya çıkıyor.
* Son 5 yılda Türkiye'de seçmen sayısı 59 milyon 354 binden 64 milyon 190 bine çıktı. Yani seçmen sayısı 4.8 milyon arttı. Bu da demek oluyor ki her 6 yeni seçmenden biri yabancı. Bu durum da demokratik işleyişimizi etkileyecek bir tablo olduğunu gösteriyor.
* 2017-2022 döneminde Irak uyruklular 41 bin 182, İran uyruklular 35 bin 335, Rusya Federasyonu vatandaşları 31 bin 290 konut aldı.
* 2022'de yabancıların en çok konut aldığı üç il ise İstanbul, Antalya ve Mersin oldu.
* "Konut karşılığı vatandaşlık uygulamasına son verilmelidir. Anayasamıza göre vatandaşların konut hakkını koruyacak tedbirleri almak devletin görevidir. Vatandaşlarımızın yaşadığı konut krizi son bulana kadar yabancılara konut satışı da durdurulmalıdır."
Bu konut alanların dışında bir de, başta Suriyeli olmak üzere sığınmacı olarak ülkemize gelen ve Türk vatandaşlığı alan yabancılar da var. Gelen yabancıların hepsinin istisnasız bir şekilde Cumhur İttifakı'na oy vereceği muhakkak…
Bu durum, ülkemize yabancı göçünün sadece demografik yapıyı değiştirmediğini, demokrasiye de ciddi darbe vurduğunu gösteriyor.
Diğer önemli bir husus ise, ülkemizi zerre kadar tanımayan, aidiyet duygusu olmayan, Türkçe konuşmayı dahi bilmeyen milyonların Türkiye hakkında, Türk milleti hakkında ve de geleceğimiz hakkında karar verme noktasında olmaları…
Bu da son derece tehlikeli bir durumdur.
Seçimde kimin kazanacağını şimdiden kestirmek pek mümkün değil.
Ama isteriz ki, demokrasi kazansın, Türk milleti kazansın, Türkiye kazansın.
Demokrasiye her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.
Siyasilerimiz, milletin tercihine saygı duymalı ve aynen 14 Mayıs seçimlerinde yaşadığımız gibi sonuçları kabullenmelidir.
Eğer bir iktidar değişimi olması durumunda da hiçbir taşkınlığa asla müsaade edilmemelidir.
Tekrar, seçimler vatana, millete hayırlı olsun.
- ABD, İran savaşında yalnızlaşıyor mu? / 07.03.2026
- Trump’lı ABD uzun süre savaşamaz, vekil arıyor! / 06.03.2026
- İran’ı, Irak ve Suriye gibi bölmeyi planlıyorlar / 05.03.2026
- Tüm dünya ülkeleri bu hukuksuzluğa, bu zorbalığa dur demeli / 04.03.2026
- ABD’nin İran’a müdahalesi uluslararası hukuka göre suçtur / 03.03.2026
- MEM’in Milli Para sistemi, milli egemenliği korumak için bir zorunluluk / 28.02.2026
- “MEM, ulusal egemenliğin iktisadi karşılığını ortaya koyar” / 27.02.2026
- “Sorun kaynak yokluğu değil, talebi hesaba katmayan verimsiz sistemdir” / 26.02.2026
- MEM, ülkeler için ekonomik bağımsızlığın yol haritasıdır / 25.02.2026




























































