logo
25 HAZİRAN 2026

Dini bütünlüğümüz, milli bütünlüğümüzdür

Türkler, kabul etsek de etmesek de cengaver bir millettir. Bir başka ifadeyle "delikanlı" da diyebilirsiniz. Atının sırtında sağa, sola koşan cesur bir millettir Türkler

06.04.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Dini bütünlüğümüz, milli bütünlüğümüzdür
Dini bütünlüğümüz, milli bütünlüğümüzdür
Türkler, kabul etsek de etmesek de cengaver bir millettir. Bir başka ifadeyle "delikanlı" da diyebilirsiniz. Atının sırtında sağa, sola koşan cesur bir millettir Türkler.

Allah'ın takdiri, Maveraünnehir bölgesine geliyorlar, Müslüman oluyorlar, bu cengaverlik, Allah yoluna hizmete tebdil olunuyor. Ondan evvel Türkler, bil­ hassa Oğuz boyları, bugünkü Avrupa'ya akınlar düzenliyorlar.

Bugünkü Macaristan'ın, Bulgaristan'ın olduğu bölgeye geldikleri zaman Frenk İmparatorluğunun riyasetinde Haçlı ittifakı oluşuyor ve Türkleri mağlup ediyorlar. Haçlılar, " Burada kalmanız için dininizi terk etmeniz lazım" diye şart koşuyorlar.







O zaman Şamanist olmaları münasebetiyle köklü bir dini yaşayışları olmadığı için bu dinlerinden vazgeçiyorlar. Bu vazgeçiş neticesinde Avrupa'da kalıyorlar.

Bugünkü Macar asıllı insanların dedeleri Türklerdir. Hıristiyanlığa girmiş olan bu insanlar Türklüklerini de kaybediyorlar. Bugün Hungaria'da yaşayanlar meşhur Hunlar'dır. Ama bu insanlara gidip "Siz Türk'sünüz" deyin, kabul ettirmeniz mümkün değildir. Ama realitede bunlar Türk'türler. Dolayısıyla bizim Türklüğümüzü koruyabilmemiz için de, mutlaka dinimizi yaşamamız lazımdır.

Biz, bu manada bunu söylüyoruz. Bu manada Batı dünyası bizim karşımıza hep ittifaklarla beraber çıkmıştır. Baktılar ki, İslam alemi genişliyor. Türkler de onun temsilciliğini yapıyor. 1095 yılından 1300'lü yıllara kadar Haçlı ittifakı oluşuyor.







Papa'nın riyasetinde oluşan bu Haçlı ittifakında Avrupa devletlerinin askerleri yerini alıyor ve İslam dünyasına hücumlar oluyor. 200 sene bu Haçlı seferleri devam ediyor. Cenab-ı Hakk'ın takdirine bakın ki bu seferlere karşı duran, İslam'ı müdafaa eden millet de Türk milleti oluyor.

Mesela Endülüs'e bakıyorsunuz, Endülüs'ün yıkılışı, herhangi bir devletle bir mücadele neticesinde olmamıştır. Sergilere gidin, panolara, resimlere bakın, orada bunu açıkça görürsünüz.

Haçın etrafında bütün insanlar toplanmış, Endülüs'e yürünmüş, oradaki Müslümanları mağlup etmiş tabloları seyredersiniz. Orada da Haçlı ittifakını oluşturarak Müslümanları aradan çıkarıyorlar, taş taş üstünde bırakmıyorlar. Orada siz bugün bir tane Müslüman bulamazsınız.







Biz, Türkler olarak çok merhametli, şefkatli, adaletli bir milletiz. Günümüze kadar hiç bir milletin can, mal, namus, din emniyetine müdahale etmemişizdir.

Türk milleti öyle kabadayı bir millettir ama hiç kimsenin de huyuna, suyuna karışmaz. Dikkat ederseniz, fetih yaptığımız yerlerin hangisine giderseniz gidin ne bir kilise kapanmıştır, ne şu, ne bu olmuştur.

Ama "filan yerde kilise camiye döndü" denilebilir. Doğrudur. Oradaki Hıristiyan, Müslüman olunca ibadet yapacak kimse kalmamıştır, teklif ederek, kiliseyi camiye kendisi çevirmiştir. "Sen Müslüm an olacaksın" şartını da hiç kimse onlara getirmemiştir.







Bu konuda bir başka misal da Almanya'dır. Ben şahsen orada 7-8 caminin açılış merasiminde bulundum. Hepsi de kilise idi. Arkadaşlar satın alarak camiye çevirdiler. Bugün Almanya'da, Fransa'da, Hollanda 'da bu olay ne ise dün de Türkiye'de öyle idi.

Yani hiç bir zaman gidip de, "Sen burada ibadet yapamazsın. Onun için ben bunu camiye çeviriyorum" şeklinde bir şey yoktur…







Günümüze kadar da hiç kimse "Niçin siz bunu cami yaptınız?" itirazında bulunamıyor. Çünkü böyle bir talep bizden değil, onlardan geldi. Türk milleti tarihin hiçbir döneminde zulüm yapmış bir millet olarak takdim edilemez, gösterilemez.

Adil, kararlı, merhametli, iffet-haya sahibi, insanlara yardım eden bir millettir. Ama hilebaz, fitne, fesat olanı da affetmeyen bir karakteri vardır. Böyle bir milletin maalesef tarih sahnesinden silinmek istendiği projelerle biz günümüzde karşı karşıyayız.

Üzerimize de misyonerlik yoluyla geliyorlar. "Senin deden buydu. Sen de Hristiyan'sın" demek suretiyle üzerimize geliyorlar…







'Batıda hürriyet var' iddiası tamamen bir aldatmacadır


Buraya gelmişken çok daha önemli bir nokta hatırıma geldi. "Avrupa'da hürriyet var. Din hürriyet var" deniliyor.

Sen orada İslam'ı anlatarak mı, "hürriyetim var" diyorsun. Şuna, buna küfretmenin adına hürriyet diyorsun. Erkeksen bir de Alınan devletine küfret, Alman 'a küfret bakalım. Adamın gözünü oyarlar.

Bir cami açılışı münasebetiyle bir yerdeyiz. Niye burada Türk bayrağı yok, dedim. "Hocam, burada milli duygulara karşı çok ciddi bir hassasiyet vardır, dediler. Hani burada din hürriyeti vardı. Hukuki bir yasak da yok. Ama öyle bir baskı var ki suç işleyerek ceza alsan daha iyi. Onun için biz de çekiniyoruz" dediler.







Ben bizzat Hollanda'da bir olay yaşadım. Hollanda Lahey Adalet Divanı'nın bulunduğu memlekettir. Camide yanlışlıkla bir ezan okudum. Caminin yanında meğer kilise varmış. Ezanı bitirir bitirmez bir polis ekibi geldi. Niye ezan sesini pencereden dışarıya verdiğimizi sorguladı. Baktım iş ciddi, arkadaşlara. "Türkiye'den yeni geldiği için bu işleri pek bilmiyor da ondan oldu' deyin, dedim.

Ancak bu sayede olayı atlattık. İki kat yerin altına giriyorsun da orada ibadetini yapıyorsun. Müsaade et de o kadar da olsun. Evin içinde ezan okuyorsun. Ona da mı karışacak?
Bir güç bizi birbirimize düşürmek istiyor. Şunu hiçbir zaman unutmayalım ki, milletimiz Müslümandır. Hangi kurumda, hangi kuruluşta olursa olsun Müslümandır. Bunu böyle bilelim." (Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eserinden)

Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.