Tam 10 yıl önce 27 Şubat 2013 tarihinde Rusya Parlamentosu Duma'da tarihi bir gün yaşandı. 2006 yılından itibaren Milli Ekonomi Modeli'nin birçok projesini uygulayan ve faydasını gören Rusya, Model'in sahibi Prof. Dr. Haydar Baş'ı Parlamentosu'na davet etti ve burada Model'le ilgili 6 saat program yapıldı.
Prof. Dr. Baş, Duma'daki bu tarihi Milli Ekonomi Modeli toplantısı ile ilgili, "Sessiz bir devrimle Kapitalizmi tarihe gömdük" dedi. Sayın Baş'ın konuşması 1 saat 5 dakika sürdü, geri kalan zamanda da Rus siyasiler, bilim adamları, Azeri ve Türk akademisyenler model hakkında konuşmalar yaptılar.
Prof. Dr. Vladimir Lisichkin, Prof. Dr. Victor Volkonsky, Prof. Dr. Valery Lebedev, Prof. Dr. Jury Gavriletz, Prof. Dr. Andrei Kotrotkoi, Rus siyaset adamı Jirinovsky konuşma yapan Rus bilim adamları ve yetkililer…
Salonu dolduranlar ise Rus milletvekilleri, Rus iktisatçılar ve akademisyenler, oldukça elit ve Rusya hakkında söz sahibi olan önemli şahsiyetler, ayrıca siyaset ve iktisat bilimi öğrencileri, yani Rusya'nın geleceğine yön verecek gençler…
Rus yetkililerin Model ile ilgili konuşmaları; Milli Ekonomi Modeli'ni uyguladıkları, fayda gördükleri ve geleceklerini de bu modelle yön verecekleri konusundaydı. Onlar Sayın Baş'ın modelinden pratik olarak istifade ettiler ve hem modelin sahibini tanımak, hem takdir etmek hem de daha fazlasını öğrenebilmek için O'nu en önemli mekanlarına, parlamentolarına davet ettiler.
Duma'ya bu şekilde davet edilen bir Çin Devlet Başkanı var, bir de Prof. Dr. Haydar Baş… Üstelik Çin Devlet Başkanı'na sadece 3 dakika selamlama konuşması fırsatı verildi, Sayın Baş'a ise 6 saat zaman ayrıldı.
Bu durum, Milli Ekonomi Modeli'ne verdikleri değeri ve Model'in sahibi Sayın Baş'a gösterdikleri saygıyı en güzel bir şekilde ifade etmektedir.
Yalnız burada dikkat etmek istediğim husus şu: Bir Türk lider, bugün alışılmış şekliyle, başka bir ülkeden akıl almak ve onlara taviz vermek için başka bir ülkenin parlamentosuna girmiyor, tam tersi onlar bir Müslüman Türk'ün modelini ve kendisini daha yakından tanımak için, hayran oldukları için davet ediyorlar. İşte lider budur.
Lider, Prof. Dr. Baş'ın da ifade ettiği gibi dilini, dinini, medeniyetini, parasını dışarıya ihraç edebilendir. Rus Parlamentosu'nda bir Müslüman Türk, milli modelini anlatmıştır, modeli ve kendisi saatlerce, en üst düzeyde konuşulmuştur, bu tarihi bir hadisedir.
Türkiye'de Sayın Baş dışında tüm siyasilerin ve bilim adamlarının Türk kimliğini ayaklar altına aldırdığı ve bazılarının Türklüğünden bile utandığı bir atmosferde, Sayın Baş Müslüman Türk kimliğini dünyanın her tarafına, en girilmez yerlere bile göğsünü gere gere götürmüştür.
Türkiye'de bazı çevrelerin "Türk düşmanı" olarak tanıttığı –gerçekte Türk düşmanı değil, Rus milliyetçisi olan- Rus Parlamenter Jirinovsky bile Milli Ekonomi Modeli'ne ve Prof. Dr. Haydar Baş'a hayran olmuş ve bu hayranlık ona, "Ne mutlu Türküm diyene" dedirtmiştir.
Ülkemizin idaresinden sorumlu, hükümet yetkililerini görenler "Ben Türk değilim" derken, Sayın Baş'ı gören Jirinovsky "Ne mutlu Türk'üm diyene" diyebilmektedir.
Sayın Baş, bu anlamda Hacı Bektaş-ı Veli gibi, Mustafa kemal Atatürk gibi cazibe merkezi olmuştur.
Hacı Bektaş-ı Veli'nin Ehl-i Beyt yaşantısını görenler O'na aşık olmuşlar ve O Türk olduğu için "Ben de Türk'üm" demişlerdir. Atatürk'ün de liderliğini, samimiyetini, ülkesi ve milleti adına yaptıklarını görenler, "Ne mutlu Türküm diyene" demişlerdir.
Altını bir kez daha çizelim; en milliyetçi Rus'u bile Sayın Baş'ı görünce "Ne mutlu Türküm diyene" demektedir.
Milletimiz yıllardır, gerçek milli iradeyi Türkiye'nin Millet Meclisi'nde bile temsil edemeyenleri baş tacı edip; milletimizin iradesini, inancını, medeniyetini ülke dışında, Rusya Duma'sında bile temsil eden Prof. Dr. Haydar Baş'a sırt döndüğü için yaşadığı sıkıntılardan bir türlü kurtulamadı.
Milletimiz, yanlış tercihleri sonucu, Prof. Dr. Baş'ın ifadesiyle, zifiri bir karanlığa girdi, şimdi de görüyoruz ve en acı bir şekilde yaşıyoruz ki zifirin de zifirindeyiz.
Başta Rusya ve Çin gibi BRICS devletleri ve daha sonra 2008 krizinde 120'yi aşkın ülke, yaşadıkları sorunları aşabilmek için serbest piyasa ekonomisini bir kenara koyup, Milli Ekonomi Modeli'nin tüketimi teşvik projelerini hayata geçirdiler.
Ama modelin içinden çıktığı Türkiye, yanlış tercihlerinden vazgeçmeyerek, sorunların içinde boğulmayı tercih etmiştir.
Prof. Dr. Baş, bu eşsiz model Türkiye'de uygulansın, milletimiz refaha ve huzura ulaşsın diye Bağımsız Türkiye Partisi'ni (BTP) kurmuştur.
Ama milletimiz çözüme de çözümün adresine de hep sırt dönmüştür.
Artık ayıkmak zorundayız. Yaşadığımız ve yaşayacağımız depremler, ülkemizi hala kokuşmuş kapitalizmle yöneten siyasi anlayışın acziyetini, beceriksizliğini gözler önüne sermiş; güçlü, vatandaşlarını hiçbir ayrım yapmadan kucaklayan bir sosyal devletin önemini bir kez daha ortaya koymuştur.
İşte bu devleti ortaya koyacak dünyada tek model Prof. Dr. Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'dir. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın ifade ettiği gibi, ekonomik sistemin acilen değişmesi ve Milli Ekonomi Modeli'nin uygulanması gerekmektedir.
Prof. Dr. Baş, bize sadece modelini değil, bu modeli ülkemizde uygulayacak lideri, Hüseyin Baş'ı ve kadroyu, BTP teşkilatlarını da emanet etmiştir.
Prof. Dr. Baş fırsatını kaçırdık, bu fırsatı kaçırmayalım.
- ABD, bu şartlarda İran’a saldırabilir mi? / 31.01.2026
- Hukuku tanımayan ülkenin parasını kimse tanımaz! / 30.01.2026
- ABD’den İran’a ‘maksimum baskı’ politikası tutar mı? / 29.01.2026
- Savaşa, kavgaya gerek yok: MEM var / 28.01.2026
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026

























































































