logo
11 OCAK 2026

Ekonomiyi Sanayiciye Ve Esnafa Sorun

03.03.2007 00:00:00
AKP hükümeti seçime birkaç ay kala, hala ekonomide yaptıkları reformlarla övünedursun toplumun her kesiminden feryatlar yükselmeye devam ediyor.İşçisi, çiftçisi, memuru, emeklisi en asli ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz duruma düşerken, ekonominin bel kemiği olan ve işveren konumunda olan esnafı, sanayicisi de perişan vaziyette.Şu temel ölçüyü başlangıçta belirtmekte fayda var:Ekonominin iyiye gittiğini gösteren, döviz kuru, borsa, faiz, enflasyon, yabancı para akışını sağlama gibi unsurlar değildir; bilakis reel sektörün durumudur. Yani üretim ve tüketimdir. Şu anda tüketim kesimi dediğimiz toplumun çoğunluğu geçim darlığına düşmesi sebebiyle mal satamayan esnaf; zaten daralmış piyasada ithal ürünler cirit atması ve ağır maliyetler sebebiyle de üretici, sanayici can çekişmektedir.BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş reel sektördeki dengeyle alakalı şunları söylemektedir: "Pazarda, çarşıda esnafın, pazarcının, tüccarın iş yapabilmesi için milletin cebinde para olması gerekmektedir. Cebinde parası olmayan tüketici olamaz. Tüketici kimdir? Tüketici memurdur, işçidir, gençtir, yaşlıdır, ev kadınıdır; kısaca 7'den 70'e toplumun tüm fertleridir. AK Partisi iktidarı toplumu ne ile destekliyor ki, bu saydığımız kesimler tüketici olabilsin? Dolayısıyla mevcut şartlarda esnaf, dükkan sahibi malını kime, nasıl satacak?"Dilerseniz tüketicinin durumunu daha sonraki yazılarımıza bırakarak, üreticilerimizin ve esnafımızın ekonomiyi nasıl gördüğünü kendi ifadeleriyle nakledelim.İSO Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük:"Şunu biliyoruz ki rekabet gücünü koruma arayışındaki sanayicimiz, kurdaki düşüklüğün dezavantajını avantaja çevirebilmek için, yerli girdi yerine ithal girdiye yönelmek zorunda kalıyor. Kur riski üstlenme pahasına, dışardan uygun koşullarda kredi kullanma yoluna gidiyor. Verimliliğini artırmak adına daha az işçi istihdam ediyor, dış pazarlarını korumak adına karından fedakarlık ediyor ve yine son dönemde, ısrarla altını çizmeye çalıştığımız üzere sanayimizin, ihracatına devam etmek, rekabetini sürdürebilmek adına başvurmak zorunda kaldığı bu yöntemler, bazı ekonomik ve sosyal maliyetleri de beraberinde getiriyor.İşletmelerimizde karlılığın giderek düştüğünü her zaman ifade ediyor ve yeterince kar edemeyen bir işletmenin kendine ve topluma karşı görevini yerine getiremediği gerçeğine ısrarla dikkat çekmeye çalışıyoruz.Kar edemeyen bir kuruluş nasıl yatırım yapacak, nasıl yeni istihdam sağlayacaktır? Karlılık düşünce, öz kaynak temini zorlaşmakta ve işletmeler borçlanmaya yönelmektedir. Kurun düşük, içerdeki finansman imkanlarının ise kıt ve nispeten pahalı olduğu bir ekonomik ortamda da dışardan borçlanma gündeme geliyor. 2001 sonrası dönemde toplam dış borç stoku yüzde 74,5 artmışken, aynı dönemde özel sektörün dış borç stoku yüzde 165 artmıştır.''Geçtiğimiz günlerde yayınladıkları 2006 yılı ikinci yarısına ait durum tespit anketinin de, her üç işletmeden birinin kullandığı krediler içinde döviz ya da dövize endeksli kredilerin payının yüzde 80 veya daha fazlası olduğunu ortaya koyduğunu anımsatan Küçük, kurdaki boyutu yüksek bir dalgalanmanın, özellikle döviz geliri olmayan işletmeleri oldukça olumsuz etkileyebileceğini belirtti.Bugünkü tablo beş yıl öncesi ile karşılaştırıldığında, beş yıl öncesine göre ihracatın dolar bazında yüzde 172, ithalatın yüzde 231, ara malı ithalatının yüzde 224 ve dış ticaret açığının yüzde 415 arttığına işaret eden Küçük, buna karşılık, beş yıl öncesine göre istihdamdaki artışın ise yüzde 5'te kaldığını anlattı.Küçük, "Türkiye kendisi çok ciddi bir işsizlik sorunu ile karşı karşıya iken, ne acı ki ithalatı özendiren politikaları nedeniyle, kaynaklarını başka ülkelere istihdam oluşturmak yönünde kullanmaktadır'' dedi.   Evet. IMF, AB, ABD derken, küreselleşme, reform derken geldiğimiz nokta bu. Üretim yapıyoruz, ama üretimden kat kat fazla ithalat yapıyoruz, hatta üretmek için ithalat yapıyoruz. Üretiyoruz, ama ürettikçe borçlanıyoruz.Üretim yapıyoruz ama bu üretim bizim istihdamımızı değil, ithalat yaptığımız ülkelerin istihdamını arttırıyor; yine üretim yapıyoruz ama kendi paramızla, kaynaklarımızla yapmadığımızdan, üretimimiz karşılığı elde ettiğimiz senyoraj, yani para basma hakkını borç aldığımız ülkelere devrediyoruz.Üretiyoruz, 3 kuruş kazanıyoruz, ama paranın kontrolü yabancıların elinde olduğundan çıkarılan suni krizlerle kazanılan 3 kuruştan fazlasını bir anda kaybediyoruz.Ne ekonomi ama. Çiçeği burnunda ekonomi bakanımız Sayın Babacan, Başbakanımız Erdoğan da ekonomideki iyileşmelerden bahsedip dursunlar, kendileri çalıp kendileri oynuyorlar. Vatandaş ise "Yahu biz ne yaşıyoruz, bunlar ne diyorlar" diyerek çözümü olan siyasi iradeye doğru yöneliyorlar.Türkiye genelinde 13 federasyon, 82 birlik ve 3 bin 178 odadan müteşekkil 5 milyonluk bir kitleyi temsil eden Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Başkanı Derviş Günday, AKP hükümetini eleştirerek, "Esnafın karlılığı düştü, 2002 öncesini mumla arar olduk" ifadesini kullandı.Günday açıklamasının devamında şunları söyledi:"Her an piyasalarda bir çalkantı olacağı beklentisi içindeki esnaf ve sanatkar, önünü göremiyor. Bırakın işini geliştirmeyi, var olan sermayesini ve işini korumaktan başka bir düşüncesi ve beklentisi bulunmamaktadır. 2006 yılı sonu itibariyle 248 bin 785 esnaf-sanatkar işletmesi açılırken, 319 bin 656'sının kapanmış olduğu görülmektedir. Bu kadar çok işletmenin açılıp kapandığı bir ekonomik ortamın dengeli ve güvenilir olduğunu söylemek gerçekçi olmayacaktır. Esnaf ve sanatkarın karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan biri de finansman sorunu"Hükümet yetkilileri masabaşı rakamlarla fildişi kulelerinde ekonominin iyiye gittiği rüyalarını göredursunlar, seçim günü reel sektörün onlara yaşatacağı kabustan kurtulamayacaklar. Bu sefer bu milleti kömür ve erzak yardımı, ya da boş vaatlerle ikna etmek de mümkün olmayacak.Vatandaş hayal değil, çözüm arıyor, vaat değil, bizzat refaha ve huzura ulaşmak istiyor. Bu sebeple proje istiyor, kaynak istiyor.Görünen o ki, bu sefer projesi ve kaynağı olanlar, projeleri akademik düzeyde de makbul olanlar, hatta bu sebeple Nobel'e aday gösterilenler taşeron basın gizlemeye çalışsa da işbaşı yapacak.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Murat Çabas / diğer yazıları
35 yıllık aracı kurumdan dikkat çeken tahmin
2026 sonunda dolar kaç TL olacak?
"Yine şampiyon biz olacağız"
Okan Buruk, Olimpiyat Stadı'na verdi veriştirdi
Almanlar da böyle düşünürse...
Yılın en şok araştırması
Turkcell Süper Kupa, Fenerbahçe'nin
Galatasaray, üst üste ikinci kez Süper Kupa'da kaybetti
Venezuela hükümeti: ABD ile diyalog başlatıldı
Trump Venezuela petrollerini pazarlıyor
İsrail, ateşkesi saldırı için fırsata çeviriyor
Ateşkese rağmen yüzlerce Gazzeliyi öldürdü
ABD, İran'daki ateşe körükle gidiyor
ABD'li sosyal medya platformu, İran bayrağını değiştirdi
CHP'li Gürer: 'Çalışan emekli sayısında rekor artış!'
"Emekli yaşamak için çalışmak zorunda"
'Entegrasyon'sa çatışma niye?
Suriye’de entegrasyon değil de çatışma mı isteniyor?
İşte dikkat çeken sırları
Dünyanın en mutlu ülkelerinde insanlar nasıl yaşıyor?
Maaşlar da fena değil!
Lojistik şirketleri yana yakıla tır sürücüsü arıyor
Hayat kurtaran yöntemler...
Kışın kalp krizine karşı 12 etkili öneri
Sömestr tatili yaklaştı
16 Ocak Cuma karneler alınacak
Dışişleri Bakanı Fidan gündemi değerlendirdi
"Ya bir güç görecek ya da güç kullanma tehdidi görecek"
Şirketler patır patır dökülüyor
Konkordato başvuruları patladı
35 yıllık aracı kurumdan dikkat çeken tahmin
2026 sonunda dolar kaç TL olacak?
"Yine şampiyon biz olacağız"
Okan Buruk, Olimpiyat Stadı'na verdi veriştirdi
Almanlar da böyle düşünürse...
Yılın en şok araştırması
Turkcell Süper Kupa, Fenerbahçe'nin
Galatasaray, üst üste ikinci kez Süper Kupa'da kaybetti
Venezuela hükümeti: ABD ile diyalog başlatıldı
Trump Venezuela petrollerini pazarlıyor
İsrail, ateşkesi saldırı için fırsata çeviriyor
Ateşkese rağmen yüzlerce Gazzeliyi öldürdü
ABD, İran'daki ateşe körükle gidiyor
ABD'li sosyal medya platformu, İran bayrağını değiştirdi
CHP'li Gürer: 'Çalışan emekli sayısında rekor artış!'
"Emekli yaşamak için çalışmak zorunda"
'Entegrasyon'sa çatışma niye?
Suriye’de entegrasyon değil de çatışma mı isteniyor?
İşte dikkat çeken sırları
Dünyanın en mutlu ülkelerinde insanlar nasıl yaşıyor?
Maaşlar da fena değil!
Lojistik şirketleri yana yakıla tır sürücüsü arıyor
Hayat kurtaran yöntemler...
Kışın kalp krizine karşı 12 etkili öneri
Sömestr tatili yaklaştı
16 Ocak Cuma karneler alınacak
Dışişleri Bakanı Fidan gündemi değerlendirdi
"Ya bir güç görecek ya da güç kullanma tehdidi görecek"
Şirketler patır patır dökülüyor
Konkordato başvuruları patladı
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.