Terörle müzakere sürecinde İmralı-Pensilvanya paslaşması devam ediyor.
Teröristbaşı ile müzakere ve onun yol haritasıyla yeni bir anayasa hazırlığı, hem siyasilerimizin hazmetmesi hem de millete hazmettirmesi açısından zor bir süreçti.
Kritik süreçlerde devreye giren Pensilvanyalı Hoca efendi bu süreçte siyasilerimizi yalnız bırakmadı, “maden suyu” niteliğinde ABD’nin ve AB’nin önümüze koyduğu İsrail yapımı “barış(!) zehrini” hazmetmeyi kolaylaştıracak bazı açıklamalar yaptı.
Hatırlarsanız, Ocak ayının ilk günlerinde Hoca Efendi, “Sulh hayırdır, hayır sulhtadır” ifadelerini kullandı ve bu konuda tarihe “kara fetva” olarak geçecek şu sözleri sarf etti:
“Huzur için el de öpülebilir etek de öpülebilir.”
Fetvayı alan siyasilerimiz de “gönül huzuru” içinde İmralı’da el etek öpme mücadelesine giriştiler.
Pensilvanyalı’nın fetvasıyla 40 bin kişinin katili Öcalan, siyasilerimiz nezdinde artık akıl danışılan, yol haritası uygulanan, hatta barışın kilit adamı bir ombudsman oluvermişti.
Millet de gerek basın, gerek siyaset, gerek Meclis içi muhalefet, gerek boynunda gizli Haç taşıyan cemaat, gerekse Soros ve Vatikan fonlarıyla beslenen sivil toplum örgütleri vasıtasıyla sürece hazır hale getirildi.
Ve geçtiğimiz hafta olan oldu, Pensilvanya’dan gelen talimata uyuldu, teröristbaşının eli de öpüldü, eteği de…
Terör örgütünün bugüne kadar yaptıklarına resmen sünger çekildi. Bundan sonraki sürecin sorumluluğu, eğer bir aksilik olursa tamamen Ankara’ya devredildi.
Teröristbaşı APO, oldu kahraman APO… Sanki devlet başkanıymış gibi yayınladığı mesajı bütün haber kanalları canlı olarak yayınladı.
Terör yandaşlarının tavırlarında hiçbir değişiklik olmamasına, APO posterleri, PKK bayrakları her yerde dalgalanmasına rağmen, Türk bayrağı ise bulunmamasına rağmen, milletin hazmetmesi için bütün yorumcular canla başla gayret etti.
Eee, bütün bu neticelerden sonra, bu kadar ilgi alakayı elde eden, illegallikten, legal hale gelen APO hiç boş durur mu, bu sürece en büyük hizmeti sunan hizmet ehli(!) Hoca Efendi’ye elbette ki şükranlarını ifade etmeyi ihmal etmedi.
Öcalan Pensilvanya’ya selamlarını gönderdi, Hoca Efendinin yaklaşımının kendi yaklaşımı olduğunu söyledi, hatta Ortadoğu’daki demokratik bir siyaset ve barış için birlikte çalışabiliriz davetinde bulundu. Ve en sonunda da Hoca Efendiyi en iyi anlayan benim dedi.
Çok ilginçtir ki aynı Öcalan çok kısa bir zaman önce Pensilvanyalıyla ilgili bazı sözler söylemişti. Basına yansıdığı kadarıyla, cemaatin merkezinin ABD olduğunu, kendisinin İmralı’ya alınmasıyla, Hoca Efendinin de ABD’ye alındığını, Hoca Efendinin Nur hareketine sızdığını, ABD’de yaşadığını, 120 devlette okul açtığını, paranın nereden temin edildiğini, Florida’nın kontrgerillanın eski merkezi olduğunu falan söylemişti.
Öcalan, Türkiye’deki siyasi iradenin el-etek öpme girişiminin perde arkasını görmüş olacak ki şimdilik bu sözlerini rafa kaldırıp, birlikte çalışabiliriz moduna girmiş durumda…
Özetle ifade etmek gerekirse, Türkiye’yi ilgilendiren çok önemli gelişmeler yaşanıyor, Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni anayasası hazırlanıyor, Türkiye yeniden inşa ediliyor, Atatürk’ün üniter yapılı Türkiye’si, yerini APO’nun talepleriyle şekillenen Türkiye’ye bırakıyor, Türkiye’de bölünme provaları yapılıyor, teröristler kahraman, terörle mücadele edenler ise terörist muamelesi görüyor, Türkiye’nin ve Türk milletinin geleceğini, Türk milleti değil, İmralı ve ABD güdümlü Pensilvanya veriyor…
Bu ülke üzerinde menfur hesapları olanlar, dün Sevr’i önümüze koyanlar bu süreci ayakta alkışlıyor, acaba neden?
Teröristbaşı ile müzakere ve onun yol haritasıyla yeni bir anayasa hazırlığı, hem siyasilerimizin hazmetmesi hem de millete hazmettirmesi açısından zor bir süreçti.
Kritik süreçlerde devreye giren Pensilvanyalı Hoca efendi bu süreçte siyasilerimizi yalnız bırakmadı, “maden suyu” niteliğinde ABD’nin ve AB’nin önümüze koyduğu İsrail yapımı “barış(!) zehrini” hazmetmeyi kolaylaştıracak bazı açıklamalar yaptı.
Hatırlarsanız, Ocak ayının ilk günlerinde Hoca Efendi, “Sulh hayırdır, hayır sulhtadır” ifadelerini kullandı ve bu konuda tarihe “kara fetva” olarak geçecek şu sözleri sarf etti:
“Huzur için el de öpülebilir etek de öpülebilir.”
Fetvayı alan siyasilerimiz de “gönül huzuru” içinde İmralı’da el etek öpme mücadelesine giriştiler.
Pensilvanyalı’nın fetvasıyla 40 bin kişinin katili Öcalan, siyasilerimiz nezdinde artık akıl danışılan, yol haritası uygulanan, hatta barışın kilit adamı bir ombudsman oluvermişti.
Millet de gerek basın, gerek siyaset, gerek Meclis içi muhalefet, gerek boynunda gizli Haç taşıyan cemaat, gerekse Soros ve Vatikan fonlarıyla beslenen sivil toplum örgütleri vasıtasıyla sürece hazır hale getirildi.
Ve geçtiğimiz hafta olan oldu, Pensilvanya’dan gelen talimata uyuldu, teröristbaşının eli de öpüldü, eteği de…
Terör örgütünün bugüne kadar yaptıklarına resmen sünger çekildi. Bundan sonraki sürecin sorumluluğu, eğer bir aksilik olursa tamamen Ankara’ya devredildi.
Teröristbaşı APO, oldu kahraman APO… Sanki devlet başkanıymış gibi yayınladığı mesajı bütün haber kanalları canlı olarak yayınladı.
Terör yandaşlarının tavırlarında hiçbir değişiklik olmamasına, APO posterleri, PKK bayrakları her yerde dalgalanmasına rağmen, Türk bayrağı ise bulunmamasına rağmen, milletin hazmetmesi için bütün yorumcular canla başla gayret etti.
Eee, bütün bu neticelerden sonra, bu kadar ilgi alakayı elde eden, illegallikten, legal hale gelen APO hiç boş durur mu, bu sürece en büyük hizmeti sunan hizmet ehli(!) Hoca Efendi’ye elbette ki şükranlarını ifade etmeyi ihmal etmedi.
Öcalan Pensilvanya’ya selamlarını gönderdi, Hoca Efendinin yaklaşımının kendi yaklaşımı olduğunu söyledi, hatta Ortadoğu’daki demokratik bir siyaset ve barış için birlikte çalışabiliriz davetinde bulundu. Ve en sonunda da Hoca Efendiyi en iyi anlayan benim dedi.
Çok ilginçtir ki aynı Öcalan çok kısa bir zaman önce Pensilvanyalıyla ilgili bazı sözler söylemişti. Basına yansıdığı kadarıyla, cemaatin merkezinin ABD olduğunu, kendisinin İmralı’ya alınmasıyla, Hoca Efendinin de ABD’ye alındığını, Hoca Efendinin Nur hareketine sızdığını, ABD’de yaşadığını, 120 devlette okul açtığını, paranın nereden temin edildiğini, Florida’nın kontrgerillanın eski merkezi olduğunu falan söylemişti.
Öcalan, Türkiye’deki siyasi iradenin el-etek öpme girişiminin perde arkasını görmüş olacak ki şimdilik bu sözlerini rafa kaldırıp, birlikte çalışabiliriz moduna girmiş durumda…
Özetle ifade etmek gerekirse, Türkiye’yi ilgilendiren çok önemli gelişmeler yaşanıyor, Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni anayasası hazırlanıyor, Türkiye yeniden inşa ediliyor, Atatürk’ün üniter yapılı Türkiye’si, yerini APO’nun talepleriyle şekillenen Türkiye’ye bırakıyor, Türkiye’de bölünme provaları yapılıyor, teröristler kahraman, terörle mücadele edenler ise terörist muamelesi görüyor, Türkiye’nin ve Türk milletinin geleceğini, Türk milleti değil, İmralı ve ABD güdümlü Pensilvanya veriyor…
Bu ülke üzerinde menfur hesapları olanlar, dün Sevr’i önümüze koyanlar bu süreci ayakta alkışlıyor, acaba neden?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Bizi ‘demokratik siyaset’ diyerek mi bölecekler? / 02.01.2026
- Vatandaşlar 2026'ya sancılı giriyor / 01.01.2026
- Daha yeni yıl başlamadan asgari ücret açlık sınırı altında / 31.12.2025
- İsrail'in hedefi sadece Filistin toprakları değil! / 30.12.2025
- Dar gelirlinin talebini baskılamak, gelir adaletsizliğini körüklüyor / 27.12.2025
- Asgari ücret kimseyi memnun etmedi / 26.12.2025
- Libya uçağı düştü mü, düşürüldü mü? Zamanlama manidar / 25.12.2025
- Terörsüz Türkiye sürecinde raporlar sadece formalite mi? / 24.12.2025
- Deprem mağdurlarının 11. Yargı Paketi'ne itirazı dikkate alınmalı / 23.12.2025
- Ülkemizde çürümüşlük kurumsallaştı! / 20.12.2025
- Vatandaşlar 2026'ya sancılı giriyor / 01.01.2026
- Daha yeni yıl başlamadan asgari ücret açlık sınırı altında / 31.12.2025
- İsrail'in hedefi sadece Filistin toprakları değil! / 30.12.2025
- Dar gelirlinin talebini baskılamak, gelir adaletsizliğini körüklüyor / 27.12.2025
- Asgari ücret kimseyi memnun etmedi / 26.12.2025
- Libya uçağı düştü mü, düşürüldü mü? Zamanlama manidar / 25.12.2025
- Terörsüz Türkiye sürecinde raporlar sadece formalite mi? / 24.12.2025
- Deprem mağdurlarının 11. Yargı Paketi'ne itirazı dikkate alınmalı / 23.12.2025
- Ülkemizde çürümüşlük kurumsallaştı! / 20.12.2025
































































































