Alman Frankfurter Allgemeine Sonntagszeitung gazetesinde çıkan Rainer Hermann imzalı yazıda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Fransa Kralı 14. Louis'ye benzetilmiş. Rainer Hermann "Güzel günler geride kaldı" başlıklı yazısında, Erdoğan için Fransa kralı 14. Louis'nin adıyla özdeşleşen "Güneş Kral" ifadesi kullanıyor. Hermann "Güneş Kralı artık günlük siyaseti öğrenmeye başlıyor" derken, AKP'nin AB yolundaki performansını değerlendirmeyi ihmal etmiyor. Hermann Erdoğan'ın ve hükümetinin hız kaybetmeye başladığını ve istifalarla sarsılmaya başladığını belirterek, son günlerde Türk medyasında yayımlanan karikatürlerden de rahatsız olan Erdoğan'ın, eleştirilerden kurtulmak için sık sık yurtdışı gezilerine çıktığını ifade ediyor.
Erdoğan için dış basında bu tür bir benzetme yapılması gerçekten ilginç. Özellikle de icraatları ve sendelemesiyle ilgili bu benzetmenin yapılıyor olması daha da ilginç. Hermann, Erdoğan'ı Fransa Kralı 14. Louis'e benzetirken, sadece "Güneş Kral" ifadesinden hareket etmiyor. Erdoğan ile 14. Louis'in benzer birçok yönü bulunuyor. Gerçi bu benzetme daha önce de Süleyman Demirel için yapılmıştı. Ama Demirel'le Louis arasındaki benzetme daha çok yaş ve koltuk ısrarıyla ilgili. Çünkü 14. Louis 1643'te tahta çıkmış ve 1715'e kadar, tam 72 yıl o koltukta kalmış, ancak öldüğü 77 yaşında o koltuk boşalmıştır. Demirel de sağolsun yarım asır Türkiye'nin başında kalmıştır.(Kimilerine göre musallat olmuştur!). Böyle olunca da Louis'le Demirel'in en önemli ortak özelliği olarak "ülkelerini yüzyıldan yüzyıla taşımaları" öne çıkıyor. (Mine G. Kırıkkanat 22 Eylül 1999 -Radikal)
Gelelim Erdoğan ile Louis'in benzerliğine. Louis'in en çok tebarüz eden özelliği Fransa'da mutlak monarşiyi zirveye çıkaran ve bu yönüyle simgeleşen bir isim olması. Louis'i tarihe geçiren özelliği ise "devlet benim" sözü. Öldüğünde borç batağında ve parçalanmanın eşiğine gelmiş bir Fransa bırakması ise diğer özellikleri olarak sıralanıyor. Ayrıca zalim ve kibirli oluşu, inşa ettirdiği Versay Sarayı'na bir tane bile tuvalet koydurmayıp yüzlerce lazımlık (oturak) ve 208 adet basit tipte ve 66 adet de büyük ve süslü, oturaklı iskemle koydurması ve Müslüm Karabacak'ın ifadesiyle "gününün belli bir zamanını lazımlığında oturarak geçirip, devlet işlerini de buradan idare etmesi (Yeni Mesaj-23-05-2004)" de 14. Louis'in diğer özellikleri arasında bulunuyor.
Özetle Louis denen adam "devlet benim" diyecek kadar monarşist, Bush gibi "Tanrı tarafından yeryüzüne gönderildiğine" inanacak kadar da sapık bir kişiliğe sahip. "Pisliğiyle" nam salmış Louis, "üzerine tüy dikmek" deyiminin de ilham kaynağı.
Osmanlı'nın ilk Paris Elçisi Yirmi Sekiz Mehmed Çelebi hatıralarında Fransızların su gibi parfüm kullandıklarından bahseder. Ancak Fransız sarayındaki pis kokularla parfüm kokularının birleşerek daha beter bir koku oluşturmasından ve bunun da hiç bir parfüm cinsi tarafından bastırılamadığından yakınır.
Hermann'ın Erdoğan'la Louis arasında kurduğu benzerliğe gelince. Son anlattıklarımızı bir tarafa bırakırsak, Erdoğan'ın Louis'le en büyük benzerliği mutlak monarşi anlayışını simgeleyen "devlet benim" mantığı ve ardında bıraktığı Fransa'nın içler acısı hali. Bugün Tayyip Erdoğan'ın yönetim anlayışı Louis'in bir adım ötesine geçerek "devlet de benim, millet de" noktasında. Bırakın parti içi demokrasiyi, Meclis'in tamamında Erdoğan diktasından rahatlıkla bahsedebiliriz. Bu anlayış hükümetin tüm yönetim kademelerinde kendini hissettiriyor. Erdoğan "dediğim dedik, çaldığım düdük!" çizgisinden zerre sapma göstermiyor, öyle bir niyeti de yok.
Borçlanma konusunda söylenecek pek bir şey zaten yok. Çünkü Türkiye'nin iç ve dış borcu öyle bir noktada ki, torunlarımız bile borçlanma noktasında sıkıntı yaşamayacak! IMF ile daha doğmadan tanıştılar çünkü. Parçalanmanın eşiğine gelmeye gelince? AB uğruna çıkarılan uyum yasaları, Kuzey Irak'taki tehlikeli gelişmeler, misyoner faaliyetleri, Pontus emelleri ve Rum-Yunan niyetini hatırlatmamız kâfi sanırım.
Ne diyelim, ikisi de benziyor birbirine, ikisi de Güneş Kral, Güneş gibi parlıyorlar!
Erdoğan için dış basında bu tür bir benzetme yapılması gerçekten ilginç. Özellikle de icraatları ve sendelemesiyle ilgili bu benzetmenin yapılıyor olması daha da ilginç. Hermann, Erdoğan'ı Fransa Kralı 14. Louis'e benzetirken, sadece "Güneş Kral" ifadesinden hareket etmiyor. Erdoğan ile 14. Louis'in benzer birçok yönü bulunuyor. Gerçi bu benzetme daha önce de Süleyman Demirel için yapılmıştı. Ama Demirel'le Louis arasındaki benzetme daha çok yaş ve koltuk ısrarıyla ilgili. Çünkü 14. Louis 1643'te tahta çıkmış ve 1715'e kadar, tam 72 yıl o koltukta kalmış, ancak öldüğü 77 yaşında o koltuk boşalmıştır. Demirel de sağolsun yarım asır Türkiye'nin başında kalmıştır.(Kimilerine göre musallat olmuştur!). Böyle olunca da Louis'le Demirel'in en önemli ortak özelliği olarak "ülkelerini yüzyıldan yüzyıla taşımaları" öne çıkıyor. (Mine G. Kırıkkanat 22 Eylül 1999 -Radikal)
Gelelim Erdoğan ile Louis'in benzerliğine. Louis'in en çok tebarüz eden özelliği Fransa'da mutlak monarşiyi zirveye çıkaran ve bu yönüyle simgeleşen bir isim olması. Louis'i tarihe geçiren özelliği ise "devlet benim" sözü. Öldüğünde borç batağında ve parçalanmanın eşiğine gelmiş bir Fransa bırakması ise diğer özellikleri olarak sıralanıyor. Ayrıca zalim ve kibirli oluşu, inşa ettirdiği Versay Sarayı'na bir tane bile tuvalet koydurmayıp yüzlerce lazımlık (oturak) ve 208 adet basit tipte ve 66 adet de büyük ve süslü, oturaklı iskemle koydurması ve Müslüm Karabacak'ın ifadesiyle "gününün belli bir zamanını lazımlığında oturarak geçirip, devlet işlerini de buradan idare etmesi (Yeni Mesaj-23-05-2004)" de 14. Louis'in diğer özellikleri arasında bulunuyor.
Özetle Louis denen adam "devlet benim" diyecek kadar monarşist, Bush gibi "Tanrı tarafından yeryüzüne gönderildiğine" inanacak kadar da sapık bir kişiliğe sahip. "Pisliğiyle" nam salmış Louis, "üzerine tüy dikmek" deyiminin de ilham kaynağı.
Osmanlı'nın ilk Paris Elçisi Yirmi Sekiz Mehmed Çelebi hatıralarında Fransızların su gibi parfüm kullandıklarından bahseder. Ancak Fransız sarayındaki pis kokularla parfüm kokularının birleşerek daha beter bir koku oluşturmasından ve bunun da hiç bir parfüm cinsi tarafından bastırılamadığından yakınır.
Hermann'ın Erdoğan'la Louis arasında kurduğu benzerliğe gelince. Son anlattıklarımızı bir tarafa bırakırsak, Erdoğan'ın Louis'le en büyük benzerliği mutlak monarşi anlayışını simgeleyen "devlet benim" mantığı ve ardında bıraktığı Fransa'nın içler acısı hali. Bugün Tayyip Erdoğan'ın yönetim anlayışı Louis'in bir adım ötesine geçerek "devlet de benim, millet de" noktasında. Bırakın parti içi demokrasiyi, Meclis'in tamamında Erdoğan diktasından rahatlıkla bahsedebiliriz. Bu anlayış hükümetin tüm yönetim kademelerinde kendini hissettiriyor. Erdoğan "dediğim dedik, çaldığım düdük!" çizgisinden zerre sapma göstermiyor, öyle bir niyeti de yok.
Borçlanma konusunda söylenecek pek bir şey zaten yok. Çünkü Türkiye'nin iç ve dış borcu öyle bir noktada ki, torunlarımız bile borçlanma noktasında sıkıntı yaşamayacak! IMF ile daha doğmadan tanıştılar çünkü. Parçalanmanın eşiğine gelmeye gelince? AB uğruna çıkarılan uyum yasaları, Kuzey Irak'taki tehlikeli gelişmeler, misyoner faaliyetleri, Pontus emelleri ve Rum-Yunan niyetini hatırlatmamız kâfi sanırım.
Ne diyelim, ikisi de benziyor birbirine, ikisi de Güneş Kral, Güneş gibi parlıyorlar!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Alperen Polat / diğer yazıları
- Sadaka sosyalizmi / 17.04.2013
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012