Suriye’de Esad yönetimi ile çatışanların Suriyeli muhalifler olmadığını, dışarıdan sızan teröristler ve onlarla işbirliği içinde olan yerli teröristler olduğunu her fırsatta dile getiriyoruz.
Suriye’de her gün bu gerçek daha fazla gün yüzüne çıkıyor, teröristlerin yaptıkları her eylem bu gerçeği ispatlıyor.
Teröristler sadece Esad ordusuyla çatışmıyor, aleni ve vahşi bir şekilde sivilleri hatta çocukları katlediyor. Görüntüler Felluce’de ABD’nin yaptığı vahşeti aratmıyor.
Teröristler sadece insan katletmiyor, Suriye’nin tarihini de katlediyor.
İşte bu nokta çok önemli…
Suriye halkına sözde özgürlük ve Suriye’ye sözde demokrasi getirecek olanlar, Suriye’nin tarihi türbelerini ve camilerini yakıp yıkıyorlar.
İnsan Hakları İzleme Örgütü son iki ay içerisinde bu saldırıların yoğunlaştığını kaydetti.
Yakılıp yıkılan eserler arasında Hüseyniye Türbesi ve Zarzur köyünde bir cami de var.
Teröristlerin yaptığı tarih katliamı videoya çekilmiş ve internet ortamında da yayınlanıyor. Birçok TV kanalında da görüntüleri izledik.
Görüntülerde teröristler camiyi yakıyor.
Camiyi yakarlarken hem sevinç gösterileri yapıyorlar, hem tekbir getiriyorlar hem de zafer işareti yapıyorlar. Neyin zaferiyse?
Allah’a kulluğun yerine getirildiği camiyi yakarken tekbir getirmek de neyin nesiyse?
Bu ne büyük bir hainliktir böyle?
Görünen o ki, hedef sadece Esad yönetimini devirmek değil, Suriye’nin tarihiyle, kültürüyle, medeniyetiyle, inancıyla kökünü kazımak…
Suriye’de, Esad’a muhalif de olsa bir Suriyelinin böyle bir yıkım projesinin parçası olduğunu düşünmek mümkün değil.
Bunu yapanlar ne Suriyeli olabilir ne de Müslüman…
Bir Müslüman bırakın bir camiyi yakmayı, farklı dine ait olan bir ibadethaneyi bile yakıp yıkmaz.
Suriye, Türk siyasilerin iddia ettiği gibi demokratik bir Suriye’ye hazırlanmıyor, üzerinde Suriyeliye ait hiçbir değerin kalmayacağı bir projeye hazırlanıyor.
Daha net ifadesiyle Suriye BOP kapsamında Büyük İsrail Devleti’ne hazırlanıyor.
Suriye’de her gün bu gerçek daha fazla gün yüzüne çıkıyor, teröristlerin yaptıkları her eylem bu gerçeği ispatlıyor.
Teröristler sadece Esad ordusuyla çatışmıyor, aleni ve vahşi bir şekilde sivilleri hatta çocukları katlediyor. Görüntüler Felluce’de ABD’nin yaptığı vahşeti aratmıyor.
Teröristler sadece insan katletmiyor, Suriye’nin tarihini de katlediyor.
İşte bu nokta çok önemli…
Suriye halkına sözde özgürlük ve Suriye’ye sözde demokrasi getirecek olanlar, Suriye’nin tarihi türbelerini ve camilerini yakıp yıkıyorlar.
İnsan Hakları İzleme Örgütü son iki ay içerisinde bu saldırıların yoğunlaştığını kaydetti.
Yakılıp yıkılan eserler arasında Hüseyniye Türbesi ve Zarzur köyünde bir cami de var.
Teröristlerin yaptığı tarih katliamı videoya çekilmiş ve internet ortamında da yayınlanıyor. Birçok TV kanalında da görüntüleri izledik.
Görüntülerde teröristler camiyi yakıyor.
Camiyi yakarlarken hem sevinç gösterileri yapıyorlar, hem tekbir getiriyorlar hem de zafer işareti yapıyorlar. Neyin zaferiyse?
Allah’a kulluğun yerine getirildiği camiyi yakarken tekbir getirmek de neyin nesiyse?
Bu ne büyük bir hainliktir böyle?
Görünen o ki, hedef sadece Esad yönetimini devirmek değil, Suriye’nin tarihiyle, kültürüyle, medeniyetiyle, inancıyla kökünü kazımak…
Suriye’de, Esad’a muhalif de olsa bir Suriyelinin böyle bir yıkım projesinin parçası olduğunu düşünmek mümkün değil.
Bunu yapanlar ne Suriyeli olabilir ne de Müslüman…
Bir Müslüman bırakın bir camiyi yakmayı, farklı dine ait olan bir ibadethaneyi bile yakıp yıkmaz.
Suriye, Türk siyasilerin iddia ettiği gibi demokratik bir Suriye’ye hazırlanmıyor, üzerinde Suriyeliye ait hiçbir değerin kalmayacağı bir projeye hazırlanıyor.
Daha net ifadesiyle Suriye BOP kapsamında Büyük İsrail Devleti’ne hazırlanıyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Borç dağının altında ezilen ipotekli hayatlar ve çıkış yolu / 08.08.2026
- Çerçeve yasa kimin geleceğini inşa ediyor? / 07.08.2026
- Petrol için ittifak, insanlık için sessizlik / 06.08.2026
- Alevlerin kıyısında zamanla yarış / 05.08.2026
- ABD tıkandı, İsrail rahatsız, İran'dan geri adım yok / 04.08.2026
- Dimyat saldırısı ve ‘sahte bayrak’ şüphesi / 03.08.2026
- Mutfaktaki yangın ve derinleşen işsizlik / 02.08.2026
- Körfez'de çok yönlü satranç ve vekalet savaşları / 01.08.2026
- İran’ın Hürmüz stratejisi ve İsrail-ABD hattındaki gizli trafik / 31.07.2026
- Kıbrıs’ta taviz mi, tam bağımsızlık mı? / 30.07.2026
- Çerçeve yasa kimin geleceğini inşa ediyor? / 07.08.2026
- Petrol için ittifak, insanlık için sessizlik / 06.08.2026
- Alevlerin kıyısında zamanla yarış / 05.08.2026
- ABD tıkandı, İsrail rahatsız, İran'dan geri adım yok / 04.08.2026
- Dimyat saldırısı ve ‘sahte bayrak’ şüphesi / 03.08.2026
- Mutfaktaki yangın ve derinleşen işsizlik / 02.08.2026
- Körfez'de çok yönlü satranç ve vekalet savaşları / 01.08.2026
- İran’ın Hürmüz stratejisi ve İsrail-ABD hattındaki gizli trafik / 31.07.2026
- Kıbrıs’ta taviz mi, tam bağımsızlık mı? / 30.07.2026























































