logo
06 KASIM 2026

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Rızai, Putin'le bir araya geldi

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile başkent Moskova'da gerçekleştirdiği görüşmede, "önemli bölgesel konular, savaş sonrası ortam ve bölgesel güvenlik düzenlemelerine" ilişkin başlıkların ele alındığını açıkladı

06.11.2026 09:00:00
İHA
 
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Rızai, Putin'le bir araya geldi
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Rızai, Putin'le bir araya geldi
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, resmi temaslarda bulunmak üzere Rusya'nın başkenti Moskova'ya geldi. Rızai, burada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından İran basınına konuşan Rızai, temaslarının içeriğine ilişkin ayrıntı vermeden, görüşmede "önemli bölgesel konular, savaş sonrası ortam ve bölgesel güvenlik düzenlemelerine" ilişkin başlıkların ele alındığını kaydetti.



İranlı yetkili, görüşmede Rusya'dan İran'a doğal gaz boru hatlarının inşasının da ele alındığını belirtti. Rızai, bu sayede İran'ın hem ülkedeki doğal gaz açığını giderebileceğini hem de Rus gazını çevre ülkelere satabileceğini ifade etti.

Rızai ayrıca, Putin'in İran dini lideri Mücteba Hamaney'e içten ve samimi selamlarını ilettiğini söyledi.

Fon soruşturması kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya hakkında savcılığın sevk yazısına ulaşıldı

Sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturması kapsamında tutuklanması talep edilen Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki savcılığın sevk yazısında, Kaya'nın OZATD hissesini alış zamanının 2026 yılının nisan ayı, satış tarihinin ise 16 Eylül olduğu, bu tarihte hissenin piyasada satılmayıp virman şeklinde Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ tarafından alındığı ve hisse değerinin de şüphelinin hesabına aynı gün yatırıldığının anlaşıldığı belirtildi

06.11.2026 00:30:00
AA
 
Fon soruşturması kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya hakkında savcılığın sevk yazısına ulaşıldı
Fon soruşturması kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya hakkında savcılığın sevk yazısına ulaşıldı

Savcılığın nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderdiği sevk yazısında, Özata Denizcilik San. ve Tic. AŞ isimli şirket hissesindeki işlem verileri ve bulgular neticesinde, şüpheli Kaya'nın kamuya açıklanmamış ve sermaye piyasası aracının fiyatını, değerini veya yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek nitelikteki bilgilere sahip olduğu yönünde Sermaye Piyasası Kurulu tarafından rapor düzenlendiği belirtildi.

Bu kapsamda savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu kaydedilen yazıda, "İlgili hissede yapılan işlemler ve Kamu Aydınlatma Platformu'ndaki (KAP) sermaye ve ortaklık yapısı incelendiğinde, Tera Grubunun şirket ve fon bazında OZATD hissesinde yoğun miktarda hisse alım işlemi gerçekleştirdiği tespit edilmiştir." denildi.

Kaya'nın ifadesine yer verilen sevk yazısında, Tera Grubu yöneticilerinden Erdin Özel'le geçmişten de tanışıklığının bulunduğu, yine hisse yatırım sürecinde de bu görüşmenin yoğun bir şekilde devam ettiği, ayrıca Tera Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen'le görüştüğünü belirttiği kaydedildi.

Sevk yazısında, ayrıca şüpheli Kaya'nın Tera Grubu'na yatırım hesabı açtığının da işlem ve beyanlarla doğrulandığı ifade edildi.

İlgili hissenin hisse değerinin yükselişinin 2026 yılının nisan ayında başladığı, düşüş eğiliminin ise fonlarla ilgili olarak alınan tasfiye kararı tarihi olan 17 Eylül'den bir gün öncesi olan 16 Eylül'e kadar devam ettiği belirtilen yazıda, "Şüpheli Fatma Betül Sayan Kaya'nın OZATD hissesini alış zamanı 2026 yılının nisan ayı olup, almış olduğu hissenin satış tarihinin ise 16 Eylül olduğu, ayrıca bu tarihte hissenin piyasada satılmayıp virman şeklinde Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ tarafından alındığı ve hisse değerinin de şüphelinin hesabına aynı gün yatırıldığının anlaşıldığı" değerlendirmesi yapıldı.

Sevk yazısında, öncelikle OZATD hissesinin T+2 pozisyonunda olduğu, yani hisse satış işleminin gerçekleşmesinden sonraki 2 iş günü süren takas süresinde satış sonucu elde edilen miktarın hesaba geçtiği bir durum söz konusu olmasına rağmen, şüpheli Kaya'ya ait hisselerin satışının T+0 pozisyonunda yani virman şeklinde yapılarak bakiyenin aynı gün içerisinde hesaba geçtiği belirtildi.

"Tasfiyeden 1 gün önce bu işlem gerçekleşti"

Yazıda, bu virmanın Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ'ye yapıldığı, aynı gün içerisinde de bu şirket tarafından şüphelinin hesabına hisse satış bedelinin yatırıldığının tespit edildiği belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Burada yapılan satış işleminin 16 Eylül tarihi olduğu, yani tasfiyeden 1 gün önce bu işlemin gerçekleştiği, belirtildiği üzere şüphelinin Tera Grubu yöneticileriyle diyalog halinde oluşu, ilk defa borsa yatırımcısı olmasına rağmen yatırım miktarının yüksek değerde oluşu dikkate alındığında şüphelinin hissenin fiyat hareket aralığını bildiği ve yine tasfiye kararının verileceğini de bilerek işlemler yaptığı görülmektedir."

Bu kapsamda kaçma ve delil karartma şüphesi dikkate alındığında şüpheli hakkında uygulanacak adli kontrol hükümlerinin bu aşamada yetersiz olacağı aktarılan yazıda, açıklanan gerekçeler doğrultusunda da üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunduğu anlaşılmakla tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi. 

Kaya çiftinin ifade işlemleri tamamlandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen sermaye piyasası ve fon soruşturması kapsamında ikinci kez savcılığa çağrılan eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül'ün ifade işlemleri yaklaşık 9 saatin ardından tamamlandı

05.11.2026 22:40:00
Haber Merkezi
 
Kaya çiftinin ifade işlemleri tamamlandı
Kaya çiftinin ifade işlemleri tamamlandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu'nca yürütülen soruşturmada; eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na gelerek ifade verdi.

Adliyeye girişinde "Müsaade ederseniz ifademizi verelim" diyen Kaya çifti, yaklaşık 9 saat süren işlemlerin ardından süreçten geçti.

İfadelerde öne çıkanlar

Soruşturmada Kaya çiftine Özata Denizcilik hisselerindeki alım-satım işlemleri soruldu:

Fatma Betül Sayan Kaya: Nisan 2026'da aldığı hisseleri ağustos ve eylül aylarında sattığını, elde ettiği geliri kısa süre Tera yatırım fonunda değerlendirdikten sonra kazanç görünen tutarı TMSF hesabına aktardığını, suçlamaları reddettiğini belirtti.

İlyas Kaya: Benzer şekilde Özata Denizcilik hisseleri alıp sattığını, Halk Yatırım ve Tera Yatırım üzerinden değerlendirdiği kazancı "vicdani rahatsızlık" duyarak TMSF hesabına gönderdiğini ifade etti.

Soruşturmanın arka planı

SPK'nın 131 fonu tasfiye etme kararı aldığı ve tutuklu sayısının 112'ye ulaştığı krizde, Kaya çiftinin 163 milyon liralık yatırımla yüksek kazanç elde ettiği iddia edilmişti. Bu sürecin ardından Fatma Betül Sayan Kaya görevlerinden ve partisinden istifa ederken, mal varlıklarına tedbir konulmuştu. Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül ise görevini kötüye kullandığı iddiasıyla Bakanlık izniyle ifade verdi.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılı orman yangını verilerini açıkladı. 2026 yılında 2 bin 111’i orman, 4 bin 108’i kırsal alan olmak üzere toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettiklerini belirtti

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılı orman yangını verilerini açıkladı. 2026 yılında 2 bin 111’i orman, 4 bin 108’i kırsal alan olmak üzere toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettiklerini belirten Yumaklı, "Yangınların yüzde 86’sı insan kaynaklı meydana gelmiştir. Yüzde 67’si ihmal ve dikkatsizlikten, yüzde 16’sı kazalardan, yüzde 3’ü kasıtlı eylemlerden, yüzde 14’ü ise yıldırım kaynaklı ortaya çıkmıştır" dedi

05.11.2026 17:45:00
Haber Merkezi
 
 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılı orman yangını verilerini açıkladı. 2026 yılında 2 bin 111’i orman, 4 bin 108’i kırsal alan olmak üzere toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettiklerini belirtti
 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılı orman yangını verilerini açıkladı. 2026 yılında 2 bin 111’i orman, 4 bin 108’i kırsal alan olmak üzere toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettiklerini belirtti
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılında orman yangınlarıyla mücadele çalışmalarını ve yangın verilerini değerlendirmek üzere gazetecilerle bir araya geldi. İklim değişikliğinin ormanlar üzerindeki baskıyı giderek artırdığına dikkati çeken Yumaklı, bu nedenle geliştirdikleri orman yangınlarıyla mücadele anlayışının yalnızca yangını söndürmekten ibaret olmadığını dile getirdi.

Bakan Yumaklı, yangın çıkmadan önce riskleri azaltmak ve yönetmek, yangınları önlemek, erken tespit etmek, en kısa sürede müdahale etmek ve yangından zarar gören alanları yeniden ormanlaştırmanın bu mücadelenin birbirini tamamlayan temel aşamaları olduğunun altını çizerek şu bilgileri aktardı: "Çalışmalarımızın ilk aşamasını eğitim, bilinçlendirme ve önleyici tedbirler oluşturuyor. Yeşil Vatan Seferberliği anlayışı içerisinde toplumun bütün kesimlerini, bu mücadelenin bir parçası haline getiriyoruz. Bu mücadelede en büyük güç kaynaklarımızdan biri de orman yangın gönüllülerimizdir. 2021 yılında 13 bin olan gönüllü sayımızı, 2026 yılında 142 bine ulaştırdık. Orman Benim Kampanyamızla yaz başlamadan önce, yangına sebebiyet verecek cam, plastik ve benzeri atıkları, gençlerimiz ve çocuklarımızla beraber ormandan temizliyoruz. Yeni yangın emniyet yolları ve şeritleri açarak, hem yangınların yayılma riskini azaltıyor hem de ekiplerin yangın bölgelerine ulaşmasını kolaylaştırıyoruz. Bu sene 56 yeni yangın havuz ve göleti yaparak, toplamda bu sayıyı 4 bin 852'ye çıkardık. Bu havuzlar, zorlu coğrafyalarda hava araçlarımızın suya ulaşımında kritik bir rol oynuyor. Bugün ülke genelinde 776 yangın gözetleme kulemiz bulunuyor. Bunların 194'ü akıllı gözetleme kulesi olarak hizmet veriyor."

İnsan gücü, kara ve hava filosu, teknolojik altyapı ve müdahale planlarını da her yıl geliştirdiklerini belirten Yumaklı, "2025 yılında 25 bin olan orman yangınlarıyla mücadele personel sayısını, 2026 yılında 28 bin 65'e yükselttik. Arazöz sayımızı bin 953'e, ilk müdahale aracı sayımızı 2 bin 766'ya, iş makinesi sayımızı ise 878'e ulaştırdık. Bu ekiplerimiz bin 600 farklı noktada konuşlandı" diye konuştu.

Bakan Yumaklı, ilk kez oluşturdukları bölgesel müdahale merkezleriyle uzak bölgelerdeki yangınlara ulaşımı kolaylaştırdıklarını vurgulayarak "2026 yılında uçak sayımızı 28'e, helikopter sayımızı 119'a çıkardık. 2002 yılında 73 ton olan anlık su atma kapasitemizi, 2026 yılında 462 tona yükselttik. 14 Bayraktar TB2 insansız hava aracımızla ormanlarımızı izliyor ve yangınları erken tespit ediyoruz. Hava aracı konuş yerimizi, 11 yeni nokta ilavesiyle 2026 yılında 69'a ulaştırdık" ifadelerini kullandı.

"Yapay zekâ destekli sistemleri kullanıyoruz"
Ülkedeki ormanların yüzde 64'ünün birinci ve ikinci derece yangına hassas bölgelerde yer aldığını bildiren Yumaklı, müdahale organizasyonunu meteorolojik verileri, ormanların yapısını ve bölgesel riskleri analiz ederek planladıklarına dikkati çekti. Bakan Yumaklı, şöyle devam etti: "Geliştirilmiş Yangın Risk Haritamızı bu yıl ilk kez uygulamaya aldık ve bize büyük avantaj sağladı. 40'tan fazla parametrenin değerlendirildiği bu haritalarımızla; yüksek riskli günlerde, 7 gün önceden orman işletme şefliklerimize özel uyarılar gönderdik. Hava araçlarımızı ve kara ekiplerimizi de riskin yoğunlaştığı bölgelere yönlendirdik. Yeni geliştirilen orman yolları navigasyon sistemiyle arazözlerin yangın alanlarına daha hızlı ulaşmasını sağladık. Arazözlerimize ve su ikmal araçlarımıza entegre ettiğimiz sensörlerle sıcaklık, nem ve rüzgar verilerini anlık olarak takip ettik. Araçlarımıza güvenli sürücü tanıma sistemleri kurduk. Yangına hassas bölgelerdeki personelimize, güvenlik amaçlı konum takip cihazları dağıttık. Bahsettiğim bütün bu farklı yazılım ve takip sistemlerimizi de Orman Yangın Yönetim Sistemi çatısı altında topladık. Bu sene yapay zekâ destekli sistemler, yazılımlar ve teknolojik altyapı olarak birçok yeniliği hayata geçirdiğimiz ve yangınla mücadelede bunlarda azami fayda sağladığımız bir yıl oldu"

"Orman yangını sayısında yüzde 35 azalma oldu"
Toplantıda 2026 yılında meydana gelen orman yangınlarına ilişkin verileri de paylaşan Yumaklı, şunları söyledi: "2025 yılında ülkemizde 3 bin 224'ü orman, 4 bin 285'i kırsal alan olmak üzere; toplam 7 bin 509 yangın meydana gelmişti. Bu yıl ise 2 bin 111'i orman, 4 bin 108'i kırsal alan olmak üzere; toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettik. 2026 yılında meydana gelen orman yangınlarının yüzde 75'i orman dışı alanlarda başladı, 24 bin 527 hektar orman alanımız yangınlardan etkilendi. Bir önceki yıla göre yanan orman alanında yaklaşık yüzde 68 azalma gerçekleşti. 2026 yılında meydana gelen 2 bin 111 orman yangınının 1 bin 766'sı, bir hektardan daha küçük alanlarda kontrol altına alındı. Yüzde 96'sını ise 10 hektardan daha küçük alanlarda kontrol altına aldık."

"Yangınların yüzde 86'sı insan kaynaklı"
Bakan Yumaklı, orman yangınlarının çıkış nedenleriyle ilgili de bilgi verirken şunları söyledi: "Yangınların yüzde 86'sı insan kaynaklı meydana gelmiştir. Yüzde 67'si ihmal ve dikkatsizlikten, yüzde 16'sı kazalardan, yüzde 3'ü kasıtlı eylemlerden, yüzde 14'ü ise yıldırım kaynaklı ortaya çıkmıştır. 2026 yılında, iki zaman diliminde akut dönemlerimiz oldu. Bunlardan ilki 29-31 Temmuz tarihleri arasında yaşandı. Bu üç günlük dönemde tam 260 yangına müdahale ettik. Bu yangınlardan 255 tanesini büyümeden kontrol altına alırken 5 yangın ise kamuoyunun gündemine giren yangınlar oldu. Benzer şekilde 7-8 Eylül tarihlerinde de yoğun bir yangın süreci yaşadık. İki günde tam 147 yangına müdahale ettik. Yangınlarda en zor etken rüzgâr oldu. Örneğin Balıkesir Gömeç'te rüzgarın şiddeti saatte 63 kilometreyi buldu. Aydın Çine'de ise sadece yüzde 12 nem olması yangın yayılımını hızlandırdı. Bu iki akut dönemde çıkan yangınlar sonucu zarar gören alan, toplam zarar gören alanın yüzde 80'ini oluşturdu" diye konuştu.

AB ülkelerinde 2026 yılında toplam 692 bin 419 hektar ormanlık alanın yangınlardan etkilendiğini belirten Yumaklı, buna göre söz konusu ülkelerde yanan alan miktarında yüzde 33, Türkiye'de ise yüzde 68 azalma olduğunu bildirdi. Bakan Yumaklı, 2026 yılında orman yangınlarından etkilenen alanların toplam orman varlığına oranının Kanada'da yüzde 1,24, ABD'de yüzde 1,23, İspanya'da yüzde 1,09, Portekiz ve İtalya'da yüzde 1,06, Fransa'da yüzde 0,56 ve Yunanistan'da yüzde 0,54 olarak gerçekleştiğini dile getirerek "Ülkemiz ise bütün bu ülkelerden çok daha az bir oran olan yüzde 0,1 seviyesindedir" dedi.

Orman yangınlarıyla mücadele ederken aynı zamanda dezenformasyonla da mücadele ettiklerinin altını çizen Yumaklı, Türkiye'nin bu alandaki tecrübesinin önemli olduğunu, bu yaz şiddetli yangınlara maruz kalan İspanya ve Fransa'ya uçak ve helikopter gönderdiklerini vurguladı.

Yanan ormanlık alanlarla ilgili sürekli dezenformasyon yapıldığına işaret eden Yumaklı, anayasaya göre yanan ormanlık alanların imara açılmasının mümkün olmadığını, bu alanların yeniden ağaçlandırılmasının zorunlu olduğunu ve kendilerinin de bunu yaptığını belirtti.

Bahçelievler'de toprak altında kalan işçinin cansız bedenine ulaşıldı

Bahçelievler'de inşaat alanında yaşanan toprak kaymasında göçük altında kalan işçinin cansız bedenine ulaşıldı

05.11.2026 17:19:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bahçelievler'de toprak altında kalan işçinin cansız bedenine ulaşıldı
Bahçelievler'de toprak altında kalan işçinin cansız bedenine ulaşıldı
Bahçelievler'de inşaat alanında yaşanan toprak kaymasında göçük altında işçinin cansız bedenine ulaşıldı. Ekiplerin uzun uğraşları sonucunda toprak altından çıkartılan Hasan Uzunoğlu'nun cenazesi, Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.

Bahçelievler İbrahim Çallı Sokak'ta inşaatının temel kazısı sırasında yaşanan toprak kaymasında abi kardeş olduğu öğrenilen iki işçi göçük altında kalmış, işçilerden Muhittin Uzunoğlu sağ olarak kurtarılmıştı. AFAD ekiplerinin uzun süren çalışması sonucunda toprak altındaki ikinci işçiye ulaşıldı. Hayatını kaybettiği belirlenen Hasan Uzunoğlu'nun cenazesi, ekiplerin uzun süren uğraşları sonucu çıkartılarak Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül fon soruşturmasında savcıya ifade verdi

Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül fon soruşturmasında savcıya ifade verdi

05.11.2026 16:38:00
Haber Merkezi
 
 Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül fon soruşturmasında savcıya ifade verdi
 Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül fon soruşturmasında savcıya ifade verdi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı.

Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, savcıya ifade vermek üzere adliyeye geldi. Aynı dakikalarda eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül de ifade vermek için saat 11.00 sıralarında adliyeye giriş yaptı.

"Şüpheli" sıfatıyla ifadeye çağrılan üç ismin de saat 16.00 itibarıyla ifade işlemleri sürüyor.

Kaya çiftinin, SPK'nın tasfiye ettiği fonlardan birinde haksız kazanç elde ettikleri öne sürülmüştü.

Eski SPK Başkanı Gönül'ün ise fonlardaki hızlı yükselişle ilgili olarak görevini kötüye kullandığı iddia edilmiş; iddiayla ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı soruşturma izni vermişti.

Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya daha önce de fon soruşturmasında ifade vermişti. Kaya çifti, 7 Ekim günü verdikleri ilk ifadede alım-satım işlemleriyle ilgili özel bilgi ve yönlendirme almadıklarını iddia etmişti.

Fatma Betül Sayan Kaya ile eşine, Özata Denizcilik hisselerinde gerçekleştirdikleri alım ve satım işlemleri ile sonrasındaki para hareketli sorulmuştu.

İlyas Kaya, nisan ayında yaklaşık 150 bin lot Özata Denizcilik hissesi aldığını, hisselerin bir bölümünü ağustosta sattığını, eylülde ise kalanını sattığını söylemişti.

Fatma Betül Sayan Kaya ise aynı dönemde yaklaşık 250 bin lot hisse aldığını ve eşiyle benzer tarihlerde satış yaptığını belirtmişti.

Çift, satışlardan elde ettikleri paranın bir bölümünü kısa süreli olarak yatırım fonlarında değerlendirdiklerini savunmuştu.

Çift, sağladıkları 2 milyar liranın üzerindeki haksız kazançla gündeme gelmiş, daha sonra bu paranın iade edildiği iddia edilmişti.

Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti üyeliğinden de istifa etmişti.

Konuya ilişkin açıklamayı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Eyyüp Kadir İnan yapmıştı.

İnan, AK Parti'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatları ve yetkili kurulların tespiti doğrultusunda gerekli işlemleri yaptığını vurgulamıştı ve "Fatma Betül Hanım partimizin üyesi değildir, partimizin mensubu da değildir." demişti.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz’ın şikayeti üzerine hakkında açılan ‘tehdit’ davasının 5’inci duruşmasında beraat etti

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz’ın şikayeti üzerine hakkında açılan ‘tehdit’ davasının 5’inci duruşmasında beraat etti

05.11.2026 16:25:00
Haber Merkezi
 
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz’ın şikayeti üzerine hakkında açılan ‘tehdit’ davasının 5’inci duruşmasında beraat etti
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz’ın şikayeti üzerine hakkında açılan ‘tehdit’ davasının 5’inci duruşmasında beraat etti
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz'ın şikayeti üzerine yargılandığı tehdit davasında karar çıktı.

2024 yılında sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşım nedeniyle hakkında dava açılan Özdağ, Kocaeli 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 5'inci duruşmasında beraat etti.

Eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz, 2024 yılında Berna Sultan Osmanoğlu'nun İstanbul'da düzenlenen düğününde yaptığı konuşmada, "Osmanlı'yı süren soysuzları lanetliyorum" ifadelerini kullanmıştı.

Yılmaz'ın sözlerine sanal medya hesabından tepki gösteren Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ise Yılmaz'a yönelik, "Şevki, umarım bir yerde karşılaşırız. Sana soylunun, soysuzun kim olduğunu gösteririm" paylaşımında bulunmuştu. Özdağ'ın paylaşımının ardından Yılmaz'ın şikayeti üzerine hakkında 'tehdit' suçlamasıyla dava açılmıştı.

Kocaeli 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 5'inci duruşmasında Özdağ'ın savunması dosya kapsamında değerlendirildi. Duruşmada sözlerinin tehdit içermediğini savunan Özdağ hakkında mahkeme beraat kararı verdi.

Mehmet Şimşek'ten fon açıklaması

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, tasfiyeye tabi tutulan 108 yatırım fonunda bugüne kadar 420 bin 31 kişiye toplam 130,2 milyar lira ödeme yapıldığını, 179 bin 449 kişinin net yatırım tutarının tamamını aldığını söyledi. Şimşek, MASAK tarafından 3,8 milyar liralık 100 işlemin ertelendiğini, 32 ülkede yapılan iş birliği sonucunda 9 milyar liralık mal varlığının tespit edilerek adli mercilerin bilgisine sunulduğunu bildirdi

05.11.2026 13:52:00
Haber Merkezi
 
Mehmet Şimşek'ten fon açıklaması
Mehmet Şimşek'ten fon açıklaması
AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2027 yılı bütçesi, kesin hesabı ve Sayıştay Raporları görüşülüecek. Bu kapsamda, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, milletvekillerine sunum yaptı.

Küresel ekonomide belirsizliklerin ve ekonomik şokların arttığı bir dönemden geçildiğini belirten Şimşek, Türkiye ekonomisinin uygulanan program sayesinde dayanıklılığını artırdığını ifade etti.

Şimşek, 2026 yılında zorlu küresel ve bölgesel koşullara rağmen Türkiye ekonomisinin ılımlı büyümesini sürdürdüğünü, büyümenin yıl sonunda yüzde 3,3 olarak gerçekleşmesini beklediklerini bildirdi. Şimşek, "2027 yılında dış talepteki toparlanmanın yanı sıra verimlilik ve katma değer odaklı yatırımların da etkisiyle büyümenin kademeli olarak hızlanmasını bekliyoruz" dedi.

"TÜRKİYE EKONOMİSİ ILIMLI BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRDÜ"

Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, 2026 yılında çoklu şokların yaşanmasına rağmen program hedeflerinden sapmanın sınırlı kaldığını ifade etti. Uygulanan programla makroekonomik temellerin güçlendirildiğini ve para ile maliye politikalarında oluşturulan manevra alanı sayesinde küresel şoklara karşı etkili tedbirler alınabildiğini söyledi. Şimşek, büyümenin 2026 yılında Orta Vadeli Program hedefinin 0,5 puan altında gerçekleşeceğini belirterek, şunları söyledi:

"2026 yılında zorlu bölgesel ve küresel koşullar ile ticaret ortaklarımızdaki yavaşlamaya rağmen Türkiye ekonomisi ılımlı büyümesini sürdürdü. Büyümenin bu sene yüzde 3,3 ile OVP hedefimizden 0,5 puan daha düşük gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. 2027 yılında dış talepteki toparlanmanın yanı sıra verimlilik ve katma değer odaklı yatırımların da etkisiyle büyümenin kademeli olarak hızlanmasını bekliyoruz. Üretim kapasitesini ve rekabet gücünü artıran, yatırımı ve ihracatı önceleyen politikalarımız sayesinde büyüme kompozisyonunun dezenflasyon süreciyle uyumlu olacağını öngörüyoruz."

"CARİ AÇIĞIN MİLLİ GELİRE ORANI YÜZDE 2,2 OLACAK"

Cari işlemler açığının yönetilebilir seviyelerde kaldığını ifade eden Şimşek, 2025 yılında yüzde 1,9 olan cari açığın milli gelire oranının, 2026 yılında savaşın etkilerine rağmen yüzde 2,2 seviyesinde gerçekleşmesini öngördüklerini söyledi.

Şimşek, enerji fiyatlarındaki düşüş ve dış talepteki toparlanmayla 2027 yılında cari açığın milli gelire oranının savaş öncesi seviyesine gerilemesini beklediklerini ifade ederek, yerli ve yenilenebilir enerji üretiminin artırılması, yüksek katma değerli ihracat ve hizmet ihracatındaki güçlü performansın cari dengedeki yapısal iyileşmeye katkı sağladığını kaydetti.

"ENFLASYONDAKİ EN BÜYÜK SAPMA ENERJİ ŞOKU NEDENİYLE YAŞANDI"

Orta Vadeli Program hedeflerinden en büyük sapmanın enerji şoku nedeniyle enflasyonda yaşandığını aktaran Şimşek, 2026 yılında birçok ülkede enflasyonun yükseldiğini, Türkiye'nin ise aldığı tedbirlerle savaş öncesi seviyelere göre yıllık enflasyonu sınırlı da olsa düşüren ülkeler arasında yer aldığını söyledi.

Şimşek, Merkez Bankası'nın değerlendirmesine göre jeopolitik şoklar yaşanmasaydı enflasyonun 7 puan daha düşük gerçekleşeceğini aktararak, "2027 yılında sıkı parasal duruş, ılımlı iç koşullar, beklentilerdeki iyileşme, hizmet enflasyonunda ataletin azalması ve küresel emtia fiyatlarında öngörülen gerileme dezenflasyon sürecini destekleyecektir" diye konuştu.

Makro finansal istikrarı önceliklendirdiklerini kaydeden Şimşek, rezerv yeterliliğindeki iyileşmenin, kur korumalı mevduatın sonlandırılmasının, Türk lirasına duyulan güvenin, düşük borçluluğun ve azalan ülke risk priminin ekonominin dayanıklılığını desteklediğini ifade etti. Öte yandan Şimşek, savaşın etkileri, ılımlı ekonomik aktivite ve Eşel Mobil uygulamasına rağmen 2026 yılı bütçe açığının başlangıç hedefi olan yüzde 3,5'in altında kalacağını öngördüklerini bildirdi.

"FON PİYASALARINDA 456 BİN PAY SAHİBİ FON SAYISININ YÜZDE 4,6'SINA DENK GELİYOR"

Sermaye piyasalarının tasarrufların verimli ve üretken yatırımlara yönlendirilmesi ve uzun vadeli finansman imkanlarının geliştirilmesi açısından önem taşıdığını belirten Şimşek, özellikle bankacılık sektörünün ağırlıklı olduğu Türkiye gibi ülkelerde sermaye piyasalarının derinleşmesinin önemine işaret etti.

Sermaye Piyasası Kurulu'nun 28 Ağustos 2026 tarihinde yatırım fonlarına ilişkin rehberi güncellediğini hatırlatan Şimşek, rehberle yatırımcıların korunmasının, riskli yoğunlaşmaların önlenmesinin, kurumsal kapasitenin ve finansal şeffaflığın artırılmasının amaçlandığını söyledi. Şimşek, para piyasası fonları ve hisse senedi serbest fonlarının teminatsız borçlanma ve borsada olağan dışı fiyat hareketleri yoluyla oluşturabilecekleri sistemik riskin finansal istikrara etkisini önlemeye yönelik düzenlemelerin de rehberde yer aldığını ifade etti.

Şimşek, sermaye piyasalarındaki gelişmelerin ardından tedbirlerin hızla uygulamaya alındığını kaydederek, "Yaklaşık 456 bin pay sahibinin olduğu bu fonlar 17 Eylül itibariyle toplam fon sayısının yüzde 4,6'sına, toplam fon portföyünün yüzde 7,7'sine, hane halkı finansal varlıklarının yüzde 2,4'üne ve milli gelirin yüzde 0,7'sine karşılık gelmektedir" dedi.

"TÜRKİYE SİGORTA VE TÜRKİYE EMEKLİLİK KAPSAMLI DENETİME ALINDI"

Tasfiye kapsamındaki fonların reel ekonomi üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, Merkez Bankası tarafından yayımlanan çalışmaya göre yaklaşık 3 bin reel sektör firmasının söz konusu fonlarda 116 milyar liralık yatırımı bulunduğunu bildirdi. Şimşek, bu firmaların istihdamdaki payının yüzde 0,6, cirolarındaki payının ise yüzde 0,9 olduğunu kaydederek, "Yüksek fon maruziyetine sahip firmalar ise istihdamın 10 binde 3'ünü, ticari kredilerin 10 binde 2'sini oluşturmaktadır. Bunların tedarikçileri dahil bu firmaların ekonomideki payı oldukça sınırlıdır" ifadelerini kullandı.

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun gözetim taramaları sonucunda Türkiye Sigorta ve Türkiye Emeklilik şirketlerinin kapsamlı denetime alındığını belirten Şimşek, iki şirket dışında sorunlu fonlarla bağlantılı risklerin sigorta ve emeklilik şirketlerinde aktif büyüklüğünün ve bireysel emeklilik fonlarında portföy değerinin 10 binde 1'inin altında olduğunu dile getirdi.

Şimşek, söz konusu iki şirketin sermaye yeterlilik rasyolarının eylül ayı itibarıyla sırasıyla yüzde 176 ve yüzde 382 seviyesinde olduğunu belirterek, "Bu durum finansal yapılarının güçlü ve yükümlülüklerini karşılama kapasitelerinin yeterli olduğunu göstermektedir" ifadelerini kullandı.

"TASFİYE KAPSMASINDA 179 BİN 449 KİŞİ NET YATIRIM TUTARININ TAMAMINI ALDI"

Fonların tasfiye sürecinin TBMM'de kabul edilen 7596 sayılı Kanun çerçevesinde yürütüldüğünü belirten Şimşek, sürecin adil, şeffaf ve etkin şekilde sürdürüldüğünü söyledi. Fon pay sahiplerine yapılan ödemelerde fon mal varlığı, geri kazanım hesaplarındaki kaynaklar ve isteğe bağlı iade hesaplarındaki tutarların kullanıldığını belirten Şimşek, kamu bütçesinden kaynak kullanılmayacağını vurguladı. Şimşek, tasfiye kapsamında yapılan ödemelere ilişkin şu bilgileri verdi:

"Olağan tasfiye kapsamında 93 fonda 71 bin 899 hesaba 68 milyar lira ödenmiştir. Olağanüstü tasfiye kapsamında ise 4 Kasım 2026 tarihi itibariyle 15 fonda 542 bin 975 hesaba 62,2 milyar lira ara ödeme yapılmıştır. Böylece bugüne kadar 108 fonda 614 bin 874 hesaba 420 bin 31 tekil kişiye 130,2 milyar lira ödeme yapılmış ve 179 bin 449 kişi net yatırım tutarının tamamını almıştır.

Bu süreçte MASAK tarafından fonlardan haksız ve fahiş kazanç elde edenlerin bu kazançlarla ilgili mal varlıklarının tespiti ve yurt dışındaki mal varlıklarını ülkemize getirilmesi gibi girişimler de sürdürülmektedir. 4 Kasım itibarıyla 3,8 milyar lira tutarında 100 işlem ertelenmiş 32 farklı ülkedeki yurt dışı muadilleriyle iş birliği neticesinde 9 milyar lira mal varlığı tespit edilerek adli mercilerin bilgisine sunulmuştur. Önümüzdeki dönemde yatırımcı güveninin güçlendirilmesine ve sermaye piyasalarımızın sağlıklı işleyişinin sağlanmasına yönelik ilave adımlar atılacaktır. Bu kapsamda kurumlarımızın üzerinde çalıştığı düzenleme taslağında manipülasyonlara karşı yaptırımların artırılmasına ve kurumsal kapasitelerin güçlendirilmesine odaklanılmaktadır. Ayrıca fonların koordineli işlemlerine yönelik etkili ve caydırıcı yaptırımların uygulanması, açıklanan fiili dolaşım oranlarının bağımsız olarak doğrulanmasını sağlayacak standartların oluşturulması ve piyasa gözetim mekanizmaları etkinliğinin artırılması hedeflenmektedir."

"2026 YILI BÜTÇE AÇIĞI BEKLENTİSİ YÜZDE 3,1"

Bütçe performansına ilişkin konuşan Şimşek, güçlenen harcama disiplini ve etkin gelir tahsilatı sayesinde 2023 yılından itibaren hedeflerden daha iyi bir bütçe performansı sergilendiğini ifade etti. 2026 yılında bütçe açığının milli gelire oranının başlangıç hedefinin altında gerçekleşmesini beklediklerini belirten Şimşek, şöyle konuştu:

"2026 yılında yüzde 3,5 seviyesinde öngördüğümüz bütçe açığının milli gelire oranının başlangıç hedefinin altında yüzde 3,1 olarak gerçekleşmesini bekliyoruz. Cari fiyatlarla 5,4 trilyon liraya ulaşan deprem harcamalarına rağmen 2025 yılından itibaren bütçemizde faiz dışı fazla veriyoruz. Bu sayede elde ettiğimiz mali alanı Eşel mobil için bu sene kullandık. 2027 yılı bütçesinde emeklilerimizin alım gücünü desteklemek amacıyla alan oluşturduk. Ayrıca faiz dışı harcamalarda stratejik alanları önceliklendiriyoruz.

Özellikle savunma, sosyal konut, gıda arz güvenliği, maden arama, sanayi altyapısı ve demir yolları için bütçe ödenekleri nominal milli gelir büyümesinin üzerinde artırılırken deprem harcamaları dışındaki tüm alanlarda disiplini sürdürüyoruz. Tasarruf genelgesi kapsamındaki harcamaların bütçe içindeki payı uzun dönem ortalaması olan yüzde 4,6'dan 2024 yılında yüzde 3,1'e, 2025 yılında ise yüzde 2,9'a geriledi. 2026 yılında bu oranın yüzde 3'ün altında gerçekleşeceğini öngörüyoruz."

"DOLAYLI VERGİLERİN PAYI YÜZDE 59,4'E GERİLEYECEK"

Vergi adaletini güçlendirerek vergilemede etkinliği artırmanın temel öncelikleri arasında bulunduğunu belirten Şimşek, program döneminde yüksek gelir grupları ve sermaye kesimine yönelik vergileri artıran düzenlemelerin hayata geçirildiğini söyledi. Dolaylı vergilerin toplam vergiler içerisindeki payının düşürüldüğünü kaydeden Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Vergide adaleti güçlendirmek için yaptığımız düzenlemeler ve kayıt dışılığa yönelik aldığımız tedbirlerle 25 yıllık ortalaması yüzde 65,8 olan dolaylı vergilerin toplam vergiler içerisindeki payını 2025 yılında yüzde 62,4'e indirdik. Dolaylı vergilerin payının 2026 yılında yüzde 59,4'e gerileyeceğini öngörüyoruz. Eşel mobil uygulaması olmasaydı bu oran yüzde 60,5 olacaktı.

2024-2026 OVP'sinde söz verdiğimiz gibi etkinliği azalan vergi harcamalarını azaltıyoruz. 2023 yılında yüzde 6,4 olan vergi harcamalarının gayri safi tüketime oranı 2025 yılında yüzde 5'e geriledi. 2026 yılında yüzde 4,5 olarak öngördüğümüz bu oranın 2027'de yüzde 4,4'e, orta vadeli program dönemi sonunda yüzde 3,9'a düşeceğini öngörüyoruz. Tekrar vurgulamak isterim ki vergi harcaması bir vergi affı veya borç silinmesi değildir. Vergi harcaması yüce meclisimizin yasal düzenlemelerle hayata geçirdiği vergi muafiyeti, istisna ve indirimlerden ibarettir. En büyük vergi harcaması tüm çalışanlarımızın yararlandığı asgari ücret istisnasıdır. Bu istisna kapsamında alınmayacak yaklaşık 1,5 trilyon lira 2027 yılı vergi harcamalarının yaklaşık üçte birini oluşturmaktadır."

"2026'DA 401 BİN MÜKELLEF İLK KEZ BEYANNAME VERDİ"

Kayıt dışılıkla mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü ve mükelleflerin haklarının korunduğunu vurgulayan Şimşek, vergi denetimlerinde amacın risk ve uyumsuzluklara yönelik mükellefleri bilgilendirmek ve gönüllü uyumu artırmak olduğunu söyledi.

Bu kapsamda beyanname gözetim ve yüksek gelir grupları gözetim programları gibi birçok uygulamanın devreye alındığını kaydeden Şimşek, incelenen her üç mükelleften birinin büyük ölçekli olmasının denetimlerde büyük ölçekli mükelleflere odaklanıldığını gösterdiğini ifade etti. Kayıt dışılıkla mücadele kapsamında beyanname sayılarında ve beyan edilen gelirlerde önemli artışlar sağlandığını belirten Şimşek, "2026 yılında 401 bin mükellef ilk kez beyanname verdi. 2022 yılında 2 milyon 250 bin olan gayrimenkul sermaye iradı mükellef sayısı 1 milyon 350 bin artarak 2026 yılı eylül ayında 3 milyon 600 bine ulaştı. Gelir vergisi beyanname sayısı 2023'e göre 1,1 milyon artarak 2025 yılında 5,5 milyona ulaştı. Hesaplanan vergi tutarı 3,5 katına çıkarak 702 milyar lira olarak gerçekleşti" şeklinde konuştu.

"FAİZ HARCAMALARININ MİLLİ GELİRE ORANI YÜZDE 3,6'YA ÇIKACAK"

Faiz yükündeki artışın bütçede faiz dışı fazla verilerek sınırlandırılmaya çalışıldığına dikkati çeken Mehmet Şimşek, son 25 yılda ortalama yüzde 5,2 olan faiz harcamalarının milli gelire oranının 2025 yılında yüzde 3,2 olarak gerçekleştiğini bildirdi. Deprem sonrasında ortaya çıkan ihtiyaçlar için yapılan yüksek tutarlı borçlanmalar ile küresel ve yurt içi gelişmelerin etkisiyle artan maliyetlerin faiz harcamalarını etkilediğini aktaran Şimşek, "Faiz harcamalarının milli gelire oranının bu yıl yüzde 3,3 olarak gerçekleşmesini bekliyoruz. Bu etkilerin 2027 yılında da devam etmesi sonucu faiz harcamalarının milli gelire oranının yüzde 3,6'ya çıkacağını tahmin ediyoruz. Diğer taraftan kamu kesimi borçlanma gereğindeki düşüşle bu oranın program dönemi sonunda yüzde 3,4'e gerileyeceğini tahmin ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

"2027 YILINDA ÇALIŞAN BAŞINA SAĞLANAN ASGARİ ÜCRET DESTEĞİ ARTIRILACAK"

İstihdama yönelik aktif iş gücü politikalarının yanı sıra 2027 yılında çalışan başına sağlanan asgari ücret desteğinin artırılacağını belirten Şimşek, tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya başta olmak üzere bazı imalat sektörlerinde ve turizmde istihdamını koruyan işletmelere sağlanan prim desteğinin de artırılacağını söyledi. Şimşek, imalat sektöründeki işletmelere sunulan finansman imkanlarına ilişkin şu bilgileri verdi:

"Kredi finansmanı ve istihdamı koruma programıyla imalat sektöründeki işletmelere 6 ay geri ödemesiz, 36 aya kadar vadeli finansman imkanı sunuyoruz. Sabit faizli kredilerde yüzde 37, değişken faizli kredilerde TLREF + 1 oranıyla finansmana erişebilen işletmelerin istihdamlarını korumaları halinde finansman maliyetinin 12 puanını kamu olarak biz karşılıyoruz. Bu tür destekleri 2027 yılında artırarak devam ettireceğiz."

Şimşek ayrıca, KOBİ'lerin ve ihracatçıların Hazine destekli kefalet sisteminde önceliklendirildiğini kaydederek, destek paketlerinde 156,5 milyar liralık kredi imkanının kullanıma hazır olduğunu, ihtiyaç duyulması halinde reel sektöre yönelik bu imkanların artırılacağını ifade etti.

"ÇİFTÇİ VE ESNAFA 743 MİLYAR LİRALIK KREDİ"

Çiftçi ve esnafa sağlanan kredi desteklerine ilişkin de bilgi veren Şimşek, 2026 yılı eylül ayı itibarıyla 828 bin tarımsal üreticiye 599 milyar liralık Hazine faiz ve kar payı destekli kredi finansmanı kullandırıldığını bildirdi. Bu kredilerden doğan faiz ve kar payının ortalama yüzde 70'inin Hazine tarafından karşılandığını belirten Şimşek, aynı dönemde 165 bin esnaf ve sanatkara 144 milyar liralık Hazine faiz destekli kredi kullandırıldığını, bu kredilerin faizinin yaklaşık yüzde 50'sinin Hazine tarafından karşılandığını kaydetti.

"ENERJİ SÜBVANSİYONLARININ MALİYETİ YARIM TRİLYON LİRA"

Bakan Şimşek, vatandaşlara yönelik enerji sübvansiyonlarının sürdürüldüğünü aktararak, 2026 yılının ilk dokuz ayında meskenlerde elektrik ve doğal gaz tüketimine sağlanan destek oranlarını açıkladı. Şimşek, "2026 yılının ilk 9 ayında elektrikte mesken 1. kademe tüketici grubunu yüzde 48, doğal gazda mesken tüketicilerini yüzde 58 oranda sübvanse ettik. Bu dönemde enerji sübvansiyonlarının finansman dahil bütçeye toplam maliyeti yaklaşık yarım trilyon lira oldu" dedi.

"TÜRKİYE FATF'İN 40 TAVSİYESİNİN 38'İ İLE UYUMLU"

Mali suçlarla mücadeleye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, eylül ayında yayımlanan Mali Eylem Görev Gücü'nün beşinci tür karşılıklı değerlendirme raporuyla Türkiye'nin mali suçlarla mücadelede uluslararası standartlara uyumunun tescillendiğini belirtti. Şimşek, Türkiye'nin FATF'in 40 teknik tavsiyesinin 38'iyle uyumlu bulunduğunu ifade etti.

Yüzünden vurulan 12 yaşındaki Melek, hayatını kaybetti

Adana'nın Ceyhan ilçesinde evde yere düşen tabancanın ateş alması sonucu yüzünden vurulan 12 yaşındaki Melek Göçer, hayatını kaybetti

05.11.2026 11:36:00
İHA
 
Yüzünden vurulan 12 yaşındaki Melek, hayatını kaybetti
Yüzünden vurulan 12 yaşındaki Melek, hayatını kaybetti
Olay, geçtiğimiz gün akşam saatlerinde Ceyhan ilçesi Fatih Sultan Mahallesi'ndeki bir müstakil evde meydana geldi. İddiaya göre, dolaptan indirilen bavulun içindeki tabanca, yere düşerek ateş aldı. Tabancadan çıkan kurşun, 12 yaşındaki Melek Göçer'in yüzüne isabet etti.

Yakınları tarafından özel araçla Ceyhan Devlet Hastanesi'ne kaldırılan küçük kız, buradaki müdahalesinin ardından Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi.

Hayatını kaybetti

Hastanede yapılan müdahalelere rağmen Melek Göçer, sabaha karşı hayatını kaybetti. Küçük kızın cansız bedeni otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı.

Ruhsatsız olduğu belirlenen tabancaya el koyan polis, olay anında evde bulunan 2 kişiyi de gözaltına aldı. Polisin olayla ilgili soruşturması devam ediyor.

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde etkili olan sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı, tarım arazileri su altında kaldı, park halindeki bazı araçlar sel sularına kapılarak sürüklendi

05.11.2026 07:07:00 / Güncelleme: 05.11.2026 07:13:52
AA
 
Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı
Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı

Kent genelinde akşam başlayan sağanak, ilerleyen saatlerde etkisini artırdı.

Yağış nedeniyle Karakese, Özerli ve Kuzuculu mahallelerindeki bazı ev ve iş yerlerini su bastı, tarım arazilerinin bir kısmı su altında kaldı.

Park halindeki bazı araçlar, sel suları nedeniyle sürüklendi.

Ulaşımda aksamalara yol açan yağış nedeniyle köprü ve bulvarlarda polis ekiplerince önlem alındı.

Devlet Su İşleri (DSİ) ekipleri dere yataklarında, Büyükşehir Belediyesi ekipleri ise su baskınından etkilenen evlerde tahliye çalışması başlattı. 



İstanbul’da sağanak trafiği kilitledi

Marmara Bölgesi'ni etkisi altına alan Sibirya kökenli soğuk ve yağışlı hava dalgası İstanbul'da günlük yaşamı olumsuz etkiliyor. Aniden bastıran şiddetli sağanak yağış ve kararan gökyüzü, iş çıkış saatiyle birleşince kent genelindeki trafik yoğunluğu yüzde 89 seviyesine kadar fırladı

04.11.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
İstanbul’da sağanak trafiği kilitledi
İstanbul’da sağanak trafiği kilitledi
İstanbul'da gün genelinde aralıklarla kendini gösteren olumsuz hava koşulları, öğleden sonra zirve noktasına ulaştı. Kentin üzerine çöken yoğun ve koyu kara bulutlar, gündüz saatlerinde adeta gece karanlığı yaşanmasına neden oldu.

Başta Tarihi Yarımada, Boğaz hattı ve Avrupa Yakası'nın merkezi alanları olmak üzere, şehrin birçok bölgesinde gök gürültülü şiddetli sağanak yağış etkisini gösteriyor. Yağışa hazırlıksız yakalanan İstanbullular kapalı alanlara sığınırken, ana yollarda görüş mesafesi önemli ölçüde düştü.

Ana arterler durma noktasında

Sağanak yağışın tam iş ve okul çıkış saatlerine denk gelmesi, zaten hassas olan İstanbul trafiğini felç etti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Trafik Yoğunluk Haritası verilerine göre, kent genelindeki anlık trafik yoğunluğu yüzde 89 seviyesine yükseldi.

15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün her iki yakadaki bağlantı yollarında kilometrelerce araç kuyruğu oluştu.

D-100 karayolu ve TEM Otoyolu'nun özellikle rampalar ve katılım noktalarında araçlar tampon tampona ilerlemekte güçlük çekiyor.

Kendi araçları yerine toplu taşımayı kullanmak isteyen vatandaşlar; metro, metrobüs ve otobüs duraklarında uzun kuyruklar ve aşırı yoğunluk oluşturdu.

AKOM ve valilikten peş peşe "sarı kodlu" uyarılar

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün İstanbul için "Sarı Kodlu" uyarı vermesinin ardından, İstanbul Valiliği ve İBB Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) vatandaşları tedbirli olmaya çağırdı.

Yapılan açıklamalarda, metrekareye 30 ila 60 kilogram arasında yağış düşmesinin beklendiği vurgulandı. Güçlü poyraz fırtınasının da (40-60 km/s) eşlik ettiği hava muhalefeti sebebiyle ani sel, su baskını, tünellerde göllenme, ağaç devrilmesi ve ulaşımda aksamalara karşı sürücülerin takip mesafelerini korumaları ve zorunlu olmadıkça trafiğe çıkmamaları istendi.

Sıcaklıklar hissedilir derecede düşecek

Rusya üzerinden sarkan Sibirya kökenli soğuk hava dalgası yalnızca yağış getirmekle kalmadı, dereceleri de kış moduna soktu. Kentte daha önce 18-20 derece civarında seyreden hava sıcaklıklarının ani bir düşüşle 12-14 derece bandına kadar gerileyeceği bildirildi.

AKOM uzmanları, yağışlı sistemin perşembe günü de aralıklarla kuvvetli sağanak geçişleri şeklinde etkisini sürdüreceğini, cuma gününden itibaren ise kenti terk edeceğini tahmin ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.