logo
04 HAZİRAN 2026

İstihdam nasıl artar?

11.04.2005 00:00:00
Türkiye'de müthiş bir istihdam problemi olduğunu söyleyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, "istihdamın artması, ekonomik hayatın rahata kavuşması için devletin üreticiye faizsiz finans temin etmesi şarttır" dedi. -Milli ekonomi şart

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, bugün, faizin ekonominin üzerinde enflasyonist baskı yapan nasıl bir kambur olduğunu, Türk ekonomisinin çıkmazı haline gelen istihdam sorununun nasıl halledilebileceğini ortaya koydu. Bütün sorunların kökten halledilebilmesi ve ekonominin rahat bir zemine kavuşması içinse Milli Ekonomi Modelinin mutlaka hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

-Ortada tüketici yok

Hükümetin esnafa verdiği kredilerle ilgili böbürlenmesini eleştiren Baş şöyle konuştu: "Ortada tüketici yok, sen ise "ben pişirdim" diyorsun. Ortada yiyen yok ki pişiriyorsun. Var da ona bu iradeyi vermiyorsunuz. Tüketim gücünü vermiyorsunuz. Onun için üretici olarak aldığı bütün krediler sonunda aleyhine tecelli edecektir. Bunun olmaması mümkün değildir."

-Tüketiciyi güçlendireceksin

"Bunu nasıl aşacağız?" diyorsanız bunun aşılmasının tek bir yolu vardır. Devlet gerek üretenine, gerek tüketenine sıfır faizli kredi verecektir. Tüketen kesimi sosyal devlet anlayışıyla güçlendirecektir. Memuruna, işçisine, hastasına, ev hanımlarına, hülasa yedisinden yetmişine gelir rahatlığı temin edecektir.

İbrahim Berk ile Selim Kotil'in sorularına verdiği cevapların dün yayınlanan bölümünde "bu nasıl büyüme?" diye soran BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, bugün, faizin ekonominin üzerinde enflasyonist baskı yapan nasıl bir kambur olduğunu, Türk ekonomisinin çıkmazı haline gelen istihdam sorununun nasıl halledilebileceğini ortaya koydu. Bütün sorunların kökten halledilebilmesi ve ekonominin rahat bir zemine kavuşması içinse Milli Ekonomi Modelinin mutlaka hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

n Hocam, vatandaşın, esnafın borcu ile ilgili enteresan bir süreç var. Sayın Başbakan geçenlerde yaptığı açıklamada özellikle 2004 yılında 1 katrilyonu aşkın esnaf kredisi verdiklerini ifade etti. Esnafla yaptığımız görüşmelerde de bu krediyi kullanan kişilerin enteresan tahlilleri var. Aldıkları malı satamadıkları için ödeme zamanı geldiğinde ödeyemediklerini söylüyorlar. Bu tüketim daralmasını neye bağlıyorsunuz? Özellikle bayi olan firmalar fabrikaların zoruyla mal almışlar ama satamıyorlar.

Prof. Dr. Haydar Baş- Bunun böyle olması zaten kaçınılmazdı. Ortada tüketici yok, sen ise "ben pişirdim" diyorsun. Ortada yiyen yok ki pişiriyorsun. Var da ona bu iradeyi vermiyorsunuz. Tüketim gücünü vermiyorsunuz. Onun için üretici olarak aldığı bütün krediler sonunda aleyhine tecelli edecektir. Bunun olmaması mümkün değildir. Az evvel bunu anlatmıştım. Bir çok misallerini de gördüm. Hatta bana çok dua edenler de var. "Sizi dinledik. İflastan kurtardık. Aksi takdirde biz de verilen krediyi alacaktık. Alsaydık anamız ağlamıştı" diye birçok arkadaş bana söyledi. Başka türlü olacağı da yoktur.

-Sıfır faizli kredi gerçeği

Bana "Bunu nasıl aşacağız?" diyorsanız bunun aşılmasının tek bir yolu vardır. Devlet gerek üretenine, gerek tüketenine sıfır faizli kredi verecektir. Tüketen kesimi sosyal devlet anlayışıyla güçlendirecektir. Memuruna, işçisine, hastasına, ev hanımlarına, hülasa yedisinden yetmişine gelir rahatlığı temin edecektir. Geliri yerinde olan vatandaş, problemsiz bir eleman halinde alış verişini yapacaktır. O alışverişini yaptığında üretim yapan firma da mamulüne pazar bulduğu için, ödemesi geldiği zaman "nasıl ödeyeceğim" derdine düşmeyecektir. Kısaca emme basma tulumba gibi işler rayında yürüyecektir. Sıhhatli ekonomi de budur. Aksi taktirde sadece bizde değil dünyada da tüketim problemi olduğu için işin içinden çıkılamayacaktır. Üretiyorlar, ama işin içinden çıkamıyorlar. Tüketim olmadığı için üretim ellerinde kalıyor. Kamu harcamalarını kesiyor. Ondan sonra da "niye tüketim olmuyor?" diyor. Tabiî olmaz. Sen adamın elindekini alıyorsun, ondan sonra da "niye yemiyorsun?" diyorsun. Yemesi için gücü yok. Niye elinden alıyorsun. Kısaca liberal ekonomi mantığı bunun dışında da bir şey değildir. Türkiye bu süreçte devam ettiği müddetçe rahat nefes alması hiç mümkün değildir. Dünyanın hangi ülkesi olursa olsun bu çileden payını alacaktır.

Ekonomide

beklenen model

n Özellikle son iktidar döneminde kamu yatırımlarında, cari harcamalarda, devletin kendi işleyişi için memurlarına yaptığı harcamalarda yarı yarıya bir daralma var. Hem yatırımlarda hem cari harcamalarda çok ciddi bir daralma var. Bunun ne getirip ne götüreceğini söyler misiniz?

Prof. Dr. Haydar Baş- Bu, az evvel söylediğim formülün içine giriyor. Sen kamunun harcamasını azaltıyorsun. Ondan sonra da "tüketim niye yok" diyorsun. Bunu anlamamak için Bakırköy'de hasta olmak lazım. Dolayısıyla kamu harcamalarının yerinde olması lazım. Ama bu sistemle değil. Bu sistemle olursa elbette netice böyle olur. Milli Ekonomi Modelinin hakim olduğu bir dünyayı bugün aslında ekonomi dünyası ve özellikle Türkiye bekliyor. Dua edelim, evvela milletimiz bundan nasibini alsın. Saniyen bütün insanlık alsın.

Faiz enflasyon demektir

n Sizin Milli Ekonomi Modelinizdeki farklılıklardan bir tanesi de sıfır faizle proje mukabili isteyen herkese finansman desteği hadisesi. Biliyoruz ki Türkiye'de ancak belli başlı şirketler, o da büyük taahhütlerden sonra kredi alabiliyorlar. Bu ikisi arasındaki fark nedir? Birincisi kredinin faizsiz olması ekonomiye ne kazandırır? İkincisi herkese proje mukabili olmak üzere verilmesi ne kazandırır?

Prof. Dr. Haydar Baş- Bir defa faizden yola çıkalım. Faiz, artı yük olması münasebetiyle üretilen mamul üzerinde mutlaka bir enflasyonist değerdir, yüktür. Mesela siz % 30 faiz veriyorsanız, "% 30'un altında enflasyon oldu" demeniz kurallara aykırıdır. Çünkü aldığınız paraya nispetle 30 lira daha fazla para kazanmanız lazım ki faiziyle birlikte ödeme zamanı geldiğinde ödeyebilesiniz. Siz, aldığınız gibi üretim yapar, pazarlarsanız, kârı da bir tarafa atalım, aldığınız paranın faizini veremezsiniz. Aslını verdiniz diyelim, faizini veremezsiniz. Kısaca demek isteriz ki faiz artı bir yüktür. Bu enflasyon olarak piyasaya yansır. Siz, hem % 20-30 faiz vereceksiniz. Hem de "% 9 enflasyon var" diyeceksiniz. Bu, ikisinden biri yanlıştır, yalandır. % 25 sahih olduğuna göre % 9 yalan demektir.

Kabiliyetlerden istifade etmenin yolu

Buradan hareketle her insanda ayrı bir kabiliyet vardır. Allah her insana fevkalade bir kabiliyet vererek onu bu âleme gönderdi. Yapacağı iş ya üretimdir, ya pazarlamadır. Ya üretim, ya pazarlama yaparak bir iş yapacaktır. Her ikisinde de o kişinin emeği devreye giriyor. Eğer bu insanın elinde kapital olursa emeğini devreye koyacaktır. Yahut bir çok insanın emeğini devreye koyarak bunu üretim tarzında ortaya çıkartacak ki büyüme dediğimiz şey budur. Veya satın aldığı mamulleri ya tek başına ya da bir kadro ile pazarlayacak ki o insanların tamamı emeğini devreye koymuş olacaklar. Bunun karşılığında elde etmesi gereken kârı da bunun üzerine ilave ile yapacağı için kabiliyeti olduğu gibi hem nefsine, hem ailesine, hem milletine arz edeceği gibi sonunda kârlı çıkacaktır. Siz, insanların önüne bu imkanı koymazsanız toplumda ne kadar nüfus var ise bu kadar imkandan mahrum olursunuz. Eğer o insanların kabiliyetinden istifade etmek istiyorsanız, emeklerini, vereceğiniz faizsiz kredilerle devreye koymanız gerekir. Aksi taktirde o meknuz olarak bekler. Mesela Avrupa'daki insanımız 10-15 senede bir sermaye oluşturdu. Onunla Avrupa'da iş adamı oldu. Düşün ki o insan Avrupa'da değil, Türkiye'dedir. O kabiliyet onda. Siz bu adama faizsiz kredi verseydiniz o, iş imkanını burada bulacaktı, burada büyüyecekti. İş bu kadar basittir. Onun için devletin yapacağı iş, istihdamın artması için finansı faizsiz olarak üretici ve de pazarlamacıya temin etmektir ki istenilen ekonomik hayat rahatlıkla ortaya çıkabilsin.

Yabancı sermaye kumara geliyor

n Türkiye, gerçekten de sizin Milli Ekonomi Modelinde ortaya koyduğunuz faizsiz kredi modeline mahkum. Bugün Bulgaristan, Romanya gibi dünün komünist rejiminden kurtulan ülkeler, Türkiye ile mukayese edildiğinde yatırım için daha avantajlı hale geldiler. Onların koyduğu teşvik sisteminin önünde Türkiye'nin avantajı yakalayabilmesi için de sizin ortaya koyduğunuz modelin dışında bir çözüm gözükmüyor herhalde değil mi?

Prof. Dr. Haydar Baş- Sadece Romanya, Bulgaristan değil kalkınan ülkelerin tamamına bakın, kalıcı sermayenin bir ülkeye girebilmesi için bir defa kâr dediğimiz oranın o ortamda yüksek seviyede olması lazım. Ama Türkiye'ye girdiğinde bunu yapması hiç mümkün değil. Verginin % 40-50'lerde olduğu yerde adam ne kazanacak ki ne verecek. Onun için Türkiye'de kalıcı yatırım beklemeyelim. Hammaddenin, enerjinin, kredilerin pahalılığını biraraya getirdiğimiz zaman yabancı sermaye için burası hiç de içaçıcı bir yer değildir. Ama sermaye piyasası böyle değil. Türkiye'ye gelen yabancı sermaye, sermaye piyasasına geliyor. Yani kumara geliyor. Onun da ne halkla, ne seninle, ne benimle alakası var. Onun faydası yine onlara. Sabahleyin geliyor, vurgununu vuruyor, akşamleyin çekip gidiyor. O para bu mantıkta. O paranın piyasadan çekilmesiyle Türkiye maliyesinin o anda dibe vurması birbirine paraleldir.

n Geçen iktidar döneminde bu 10 milyar dolar civarındaydı. Türkiye iki büyük kriz yaşadı. Şu an Türkiye'ye ifade ettiğiniz gibi tokatçı sermaye diyebileceğimiz sıcak para 30-40 milyar dolar civarında. Dolayısıyla aslında Türkiye, çok büyük bir dinamit üstünde oturuyor.

Prof. Dr. Haydar Baş- Tabiî, bu çok ciddi bir riziko. Ne zaman çıktığında, ikindide çıktığında Türkiye'nin nefesi bitmiştir. Bu kadar sakat bir ekonomi modeli olur mu?

Parayı değerli yapan şey

n Hocam, sayın Başbakan YTL'ye geçerken paranın değerlendiğini ifade etmişti. Birkaç aydır da yeni YTL'deyiz. Bir değerlenme var mı?

Prof. Dr. Haydar Baş- Onu vatandaşa sormak lazım. Nasıl değerlenme olacak. Paranın değerinin olabilmesi için alım gücünün artması lazım. "Benim param değerlendi" diyorsan dün aldığın maaşla kabul edelim ki ayda 300 tane ekmek alıyordun, bugün YTL ile 310 tane alıyorsan paran değerlendi demektir. Şimdi vatandaşa soruyorsun "290'a, 270'e düştü" diyor. Demek para değer kaybediyor, farkında değiliz. Para değerlenmedi. Para böyle değer kazanmaz. Parayı değerli yapan alım gücünün yüksek oluşudur. İşin hülasası da budur. n

MSB: "Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması Yunan halkının düşünmesi gereken bir konu"

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "Bölgemizin ihtiyacı olan husus; silahlanma yarışları ve gerginliği artıracak adımlar yerine, uluslararası hukuk temelinde iş birliği ve diyalog ortamının güçlendirilmesidir. Bununla birlikte Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması, öncelikle Yunan halkının düşünmesi gereken bir konudur" dedi

04.06.2026 12:12:00 / Güncelleme: 04.06.2026 12:26:12
İhlas Haber Ajansı
MSB: "Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması Yunan halkının düşünmesi gereken bir konu"
MSB: "Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması Yunan halkının düşünmesi gereken bir konu"
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "Bölgemizin ihtiyacı olan husus; silahlanma yarışları ve gerginliği artıracak adımlar yerine, uluslararası hukuk temelinde iş birliği ve diyalog ortamının güçlendirilmesidir. Bununla birlikte Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması, öncelikle Yunan halkının düşünmesi gereken bir konudur" dedi.
MSB Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, Hava Kuvvetleri Komutanlığının 115'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla İzmir'in Çiğli ilçesinde konuşlu 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında gerçekleştirildi.
Toplantıda konuşan MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Hava Kuvvetlerinin kuruluşunun 115'inci yıl dönümünü kutlayarak, "115 yıllık köklü mirasıyla Türk Hava Kuvvetlerimiz; yüksek harekât kabiliyeti, nitelikli personeli, modern platformları ve yerli-milli savunma sanayiimizin sağladığı ileri teknoloji imkânlarıyla semalarımızın kalkanı, geleceğimizin güvencesi olmaya devam etmektedir" dedi.
Aktürk, Çiğli'de konuşlu 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında 6-7 Haziran tarihlerinde Gençlik ve Havacılık Festivali düzenleneceğini belirterek, etkinlikte Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ün gösteri uçuşları gerçekleştireceğini söyledi.
Öğrencilerin aileleri ile birlikte katılımına açık olan festival kapsamında hava, paraşüt ve paramotor gösterileri, personel kurtarma tatbikatı, statik uçak sergileri, simülatör deneyim alanları ve çeşitli kültürel etkinliklerin yer alacağını kaydeden Aktürk, festivalin gençlerin havacılık ve uzay alanlarına ilgisini artırmayı amaçladığını ifade etti.

"Yıl içerisinde 99 terörist teslim oldu"
Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele ve hudut güvenliği faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Aktürk, "Son iki haftada; 6 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, hudutlarımızda 7'si terör örgütü mensubu olmak üzere yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 698 şahıs yakalanmış, 4 bin 219 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak'tan bugüne kadar; teslim olan terörist sayısı 99'a ulaşmış, Hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 3 bin 860, engellenen kişi sayısı da 34 bin 389 olmuştur" ifadelerini kullandı.
Van hudut hattında son iki haftada gerçekleştirilen arama-tarama faaliyetlerinde yaklaşık 79 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini de aktaran Aktürk, sınır güvenliği faaliyetlerinin kararlılıkla sürdüğünü söyledi.

Denizkurdu-II Tatbikatı başladı
Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt içi ve yurt dışındaki eğitim ve tatbikat faaliyetlerine aralıksız devam ettiğini belirten Aktürk, bugün başlayan Denizkurdu-II Tatbikatı'nın 14 Haziran'a kadar süreceğini bildirdi.
Aktürk, Karadeniz, Marmara, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'de icra edilen tatbikata 125 gemi, 60 hava unsuru, insansız deniz araçları ve 18 bin personelin katıldığını belirterek, "Tatbikatın Seçkin Gözlemci Günü faaliyetleri 11 Haziran'da Doğu Akdeniz'de TCG Anadolu'da icra edilecektir" dedi.
Türk Arama Kurtarma Bölgesi ile Ege Denizi'nin uluslararası suları ve hava sahasında gerçekleştirilen Deniz Aslanı Tatbikatı'na da iştirak edildiğini kaydeden Aktürk, haziran ayı boyunca Japonya, Norveç, İsveç, Finlandiya, Romanya ve Polonya'da düzenlenecek çok uluslu tatbikatlara katılım sağlanacağını ifade etti.

NATO EDGE 2026 İzmir'de düzenlenecek
Uluslararası görevler kapsamında Türkiye'nin önemli organizasyonlara ev sahipliği yapacağını belirten Aktürk, Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi Komutanlığı tarafından düzenlenen 6'ncı Deniz Güvenliği Konferansı'nın 9-10 Haziran tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirileceğini söyledi.
Aktürk, NATO Muhabere ve Bilgi Ajansı sorumluluğunda düzenlenecek NATO EDGE 2026 etkinliğinin ise 17-19 Kasım tarihlerinde İzmir EXPO Fuar Alanı'nda icra edileceğini belirterek, "Faaliyet, millî savunma sanayiimizin ulaştığı yüksek teknoloji seviyesinin ve gelişmiş kabiliyetlerinin uluslararası düzeyde tanıtılmasına imkân sağlayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

"İsrail üzerindeki baskı artırılmalı"
Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail'in bölgedeki saldırgan ve yayılmacı tutumunun insani durumu ağırlaştırdığını söyledi. İsrail'in Lübnan'da işgal ettiği alanları genişlettiğini ve Mescid-i Aksa'daki provokatif eylemlere göz yumduğunu ifade eden Aktürk, "Uluslararası hukukun açık ihlali olan ve bölgedeki barış ve istikrarı hedef alan bu eylemler karşısında, uluslararası toplumun İsrail üzerindeki baskısını artırarak somut adımlar atması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz" dedi.
Aktürk ayrıca İran ile ABD arasındaki müzakerelerin kalıcı barışla sonuçlanmasının bölge açısından önem taşıdığını belirterek, tarafların sağduyulu ve yapıcı davranmasını temenni ettiklerini kaydetti.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin yerli ve milli savunma sanayii ürünleriyle güçlendirilmeye devam edildiğini vurgulayan Aktürk, son iki hafta içerisinde ilk kez MİLKAR-6A Taşınabilir Elektronik Taarruz Sistemi ile İHA-230 mühimmatının Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterine alındığını açıkladı. MKE tarafından çeşitli silah ve mühimmat teslimatlarının tamamlandığını belirten Aktürk, ASELSAN tarafından geliştirilen TARAS-II Radyolink Sistemi, AcroSAT Gemi Uydu Haberleşme Terminali, Lazer Güdüm Kiti-84, İhtar İHA Karşı Sistemi ve ARTcom 9681 Hava Telsizi'nin de kuvvet komutanlıklarına teslim edildiğini bildirdi.

676 bin kişiye evlilik öncesi eğitim
2026 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesi kapsamında yürütülen faaliyetlere de değinen Aktürk, bugüne kadar 71 bin 181 personele "Sağlıklı Aile Eğitimi", 676 bin 327 katılımcıya ise "Evlilik Öncesi Eğitim Programı" uygulandığını belirtti. Aktürk, "Güçlü ailenin; güçlü toplum, güçlü Türkiye ve güçlü ordunun temeli olduğu bilinciyle, personelimiz ve ailelerine yönelik eğitim ve farkındalık faaliyetlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

"Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması Yunan halkının düşünmesi gereken bir konu"
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'ne yönelik, "NATO zirvesine yönelik tüm güvenlik tedbirleri devletimizin ilgili kurumları ve NATO makamları ile koordineli şekilde alınmaktadır" açıklamasında bulundu.
MSB, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) son dönemdeki silahlanma faaliyetlerine ilişkin açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Yunanistan ve GKRY'nin son dönemdeki silahlanma faaliyetleri ile bölgedeki askerî girişimlerini yakından ve dikkatle takip ediyoruz. Ülkemiz; Ege ve Doğu Akdeniz'de barış, istikrar ve iyi komşuluk ilişkilerinden yana olmakla birlikte, hak ve menfaatlerinin korunması konusundaki kararlılığını sürdürmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, ülkemizin ve KKTC'nin güvenliğine yönelik gerekli tüm tedbirleri almaktadır. Bölgemizin ihtiyacı olan husus; silahlanma yarışları ve gerginliği artıracak adımlar yerine, uluslararası hukuk temelinde iş birliği ve diyalog ortamının güçlendirilmesidir. Bununla birlikte Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması, öncelikle Yunan halkının düşünmesi gereken bir konudur."

"TSK'da disipline aykırı hareket eden kim olursa olsun gereken yapılır"
MSB, bir tugayda yaşandığı belirtilen, generalin astsubayı darp ettiği iddialarına ilişkin şu ifadelere yer verdi:
"Türk Silahlı Kuvvetlerinde müesses disiplinin muhafazası ve idamesi olmazsa olmazdır. Daha önce de vurguladığımız gibi Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tüm olaylara disiplin anlayışı içerisinde bakmakta ve işlemleri de ilgili mevzuat çerçevesinde yerine getirmektedir. Söz konusu olay ile ilgili soruşturma izni Bakanlığımızca verilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerinde disipline ve kanunlara aykırı hareket eden kim olursa olsun rütbesine ve makamına bakılmaksızın gereken yapılır."İHA

Fabrikada 3 kişinin öldüğü elektrik faciasının detayları belli oldu: Su pompasını tamir ederken can verdiler

Samsun'un Tekkeköy ilçesindeki Yeşilyurt Demir Çelik Fabrikası'nda meydana gelen ve 3 işçinin hayatını kaybettiği elektrik faciasının detayları ortaya çıktı. Arızalı su pompasını tamir etmek için kuyuya inen işçilerin, pompadaki elektrik kaçağı nedeniyle yüksek gerilim akımına kapılarak can verdikleri belirlendi

04.06.2026 12:08:00
İHA
Fabrikada 3 kişinin öldüğü elektrik faciasının detayları belli oldu: Su pompasını tamir ederken can verdiler
Fabrikada 3 kişinin öldüğü elektrik faciasının detayları belli oldu: Su pompasını tamir ederken can verdiler
Olay, dün saat 21.40'ta Organize Sanayi Bölgesi(OSB) Mahallesi Sakarya Caddesi üzerinde bulunan fabrikanın çelikhane tesisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, atık suların toplandığı kuyu içerisinde arızalanan su pompasını onarmak için çalışma yapan Mustafa İnanç (50), Naci Gezer (46) ve Yunus Çekiç (47), yüksek gerilim akımına kapıldı. Üç işçi olay yerinde hayatını kaybetti. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen ekiplerin çalışmasının ardından işçilerin cenazeleri otopsi işlemleri için Samsun Adli Tıp Grup Başkanlığı morguna kaldırıldı.






Olay yerine gelen cumhuriyet savcısı ve bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemelerde, kuyu içerisindeki su pompasında elektrik kaçağı bulunduğu tespit edildi. Savcının talimatı doğrultusunda söz konusu su pompası olay yeri inceleme ekiplerince muhafaza altına alındı. Cumhuriyet savcısının talimatıyla hazırlanacak bilirkişi raporuna gör göre olayda sorumluluğu bulunan kişi veya kişilerin tespit edilerek gözaltına alınacağı öğrenildi.









"İhmali olanlar cezasını çeksin"

Yunus Çekiç'in akrabası Uğur Ayyıldız, "Acımız büyük. Yaşanmaması gereken bir olay. Araştırılıp her şeyin açığa çıkarılmasını istiyoruz. İhmali olanların cezasını çekmesini talep ediyoruz. Bu işin üstüne gidilmesini istiyoruz" dedi.









Adnan Bolat ise "Üç arkadaşımız iş kazası geçirdi. 3 arkadaşımız çok temiz ve saftı. Allah mekanlarını cennet eylesin. Bunlar ekmek parası için, çocukların rızkları için şehit oldular" ifadelerini kullandı.








Hayatını kaybeden işçilerin cenazelerinin İlkadım, Kavak ve Çarşamba ilçelerinde toprağa verileceği belirtildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.






Şanlıurfa ve Bursa'da narkotik operasyonları: 135 gözaltı

İçişleri Bakanlığı, Jandarma ekiplerince Bursa ve Şanlıurfa'da icra edilen narkotik operasyonlarında gözaltına alınan 135 şüpheliden 129'nun tutuklandığını bildirdi

04.06.2026 12:02:00
İHA
Şanlıurfa ve Bursa'da narkotik operasyonları: 135 gözaltı
Şanlıurfa ve Bursa'da narkotik operasyonları: 135 gözaltı
Bakanlıktan operasyonla ilgili yapılan açıklamada, "Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Siverek ve İnegöl Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde yürütülen çalışmalar sonucu, Şanlıurfa ve Bursa'da uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 135 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 129'u tutuklandı. 6'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.

Operasyonlar 142 asayiş timi, 25 komando timi ve 6 motorlu asayiş timi olmak üzere toplam 900 Jandarma personeli ve 10 özel eğitimli narkotik arama köpeğinin katılımıyla düzenlendi" ifadeleri yer aldı.

Armutlu Ortaokulu’nda sabırlar tükeniyor: "Okulumuzu istiyoruz!"

Armutlu’da 2023 yılında depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan Armutlu Ortaokulu’nun akıbeti belirsizliğini koruyor. Aradan geçen 3,5 yıla rağmen inşaatın başlamamış olması, velileri ve eğitimcileri ayağa kaldırdı

04.06.2026 11:56:00
Hasan Gündoğdu
Armutlu Ortaokulu’nda sabırlar tükeniyor: "Okulumuzu istiyoruz!"
Armutlu Ortaokulu’nda sabırlar tükeniyor: "Okulumuzu istiyoruz!"
Eğitim-İş Sendikası öncülüğünde, günümüzde otopark olarak kullanılan eski okul bahçesinde bir araya gelen veliler, ellerinde taşıdıkları pankartlarla duruma tepki gösterdi.






Gerçekleştirilen basın açıklamasında, yaklaşık 1.060 öğrencinin ikili eğitim sebebiyle yaşadığı mağduriyet vurgulandı.

Öğrencilerin kısıtlı ders süreleri ve kalabalık sınıflarda eğitim görmesinin "eğitimde fırsat eşitliğini" zedelediği belirtilerek, yetkililere sürecin hızlandırılması çağrısında bulunuldu.






Edinilen bilgilere göre, okulun yapılacağı alandaki zemin etüdü çalışmaları nihayet tamamlandı. Yetkililer, ihale sürecinin önümüzdeki aylarda netleşeceğini ve yeni binanın deprem yönetmeliğine uygun, modern bir yapıda inşa edileceğini ifade ediyor.

Veliler ise artık somut adımlar görmek istiyor. Armutlu Ortaokulu'nun bir an önce ayağa kaldırılması ve öğrencilerin kalıcı yuvalarına kavuşması tek beklenti.






Tarım ve ormana yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifi, TBMM Genel Kurulunda

TBMM Genel Kurulunda tarım ve ormana yönelik düzenlemeleri de içeren Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ilk 5 maddesi kabul edildi

04.06.2026 09:00:00
AA
Tarım ve ormana yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifi, TBMM Genel Kurulunda
Tarım ve ormana yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifi, TBMM Genel Kurulunda

Kabul edilen maddelere göre, köylerin statü değişikliği ve mevcut kanunda uygulanmakta olan mesafelerin 1936 yılına göre değerlendirilmiş olması sebebiyle Çeltik Ekimi Kanunu'nda değişikliğe gidilerek, çeltik ekim alanının yerleşim yerlerine uzaklığı yeniden belirleniyor. Buna göre, çeltik tarlaları, il ve ilçe merkezlerine imar sınırından itibaren 500 metre, köy ve mahallelerde ise 50 metre uzaklıkta bulunabilecek. Uzaklıklar, köy ve mahallelerde en kenar evin dış çevresi ile çeltik ekilen yerlerin en yakın noktasının arası ölçülerek belirlenecek.

Genel Kurulda AK Parti'nin kabul edilen önergesiyle, İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nda değişiklik yapılan hüküm hukuki belirlilik ilkesine uygun olarak yeniden düzenlendi.

Buna göre, alkollü içkileri üreten, ithal eden veya pazarlayanlar, her ne suretle olursa olsun hiçbir etkinliğe veya her türlü mecrada yapılacak yayın ve paylaşımlara ticaret ünvanlarıyla, ürünlerinin marka, amblem, logolarıyla, ürünlerin arz ambalajında yer alan ifade, şekil, isim, işaret ve görselleri kullanarak destek olamayacak.

Alkollü içkilerin veya alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayan firmaların isim, marka, logo, amblemleriyle arz ambalajında yer alan ifade, şekil, isim, işaret ve görseller iş yerlerinin içinde, dışında, vitrinlerinde, satış ünitelerinde ve hiçbir etkinlik alanında bulundurulamayacak.

Fermente alkollü içki markası, distile alkollü içki markası olarak, distile alkollü içki markası fermente alkollü içki markası olarak kullanılamayacak.

Yurt genelinde 22.00-06.00 saatleri arasında perakende alkollü içki satış yasağına ilişkin mülki amirlikler tarafından yapılan tüm tespitlerin, gerekli idari işlemlerin tesis edilmesi ve sonuçlandırılması talebiyle Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığına iletilmesinin iş gücünün önemli bir kısmının söz konusu işlemlere tahsis edilmesine neden olması sebebiyle düzenlemeye gidiliyor. Düzenleme ile söz konusu ihlallere idari yaptırım uygulama yetkisi mahalli mülki amirliklere devrediliyor.

Perakende ya da açık alkollü içki satışı yapılan iş yerlerine, yeni düzenlemeye uyum sağlamaları için hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl süre tanınacak. Bu kapsama giren ürünler, hükmün yürürlük tarihinden itibaren 3 ay içinde düzenlemeye uygun hale getirilecek, uygun olmayan ürünler bu tarihten itibaren piyasaya arz edilemeyecek.

Atatürk Orman Çiftliği Kanunu'nda yapılan değişiklikle, Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin, Müdürlüğün de içinde yer aldığı parseller ve ayrık nizamdaki parsellerin ayrımına gitmeden tamamını kapsayacak şekilde tanımlanarak, Çiftlik adına tescilli bütün gayrimenkullerin bina ve arazi vergileri yönüyle muafiyetinde birlik sağlanması amaçlanıyor.

Ayrıca Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü, Harçlar Kanunu'nun ilgili tarifelerindeki yargı harçları ve vergi yargısı harçlarından muaf tutulacak.

Danışma Kurulu kararı

Teklifin birinci bölümünde yer alan ilk 5 maddenin kabul edilmesinin ardından Meclis Başkanvekili Celal Adan, birleşime ara verdi.

Aranın ardından Danışma Kurulu önerisi oylamaya sunuldu. Kabul edilen öneriye göre, TBMM Genel Kurulu bugün toplanmayacak.

Adan, Danışma Kurulu önerisinin kabul edilmesinden sonra komisyonun yerini almaması üzerine birleşimi 9 Haziran Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı. 

Polat çiftinin koruması öldürüldü

Çeşme’de tatil yapan Dilan ve Engin Polat çiftinin kaldığı otelde silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda ağır yaralanan ve ambulansla hastaneye kaldırılan Engin Polat'ın kuzeni ve yakın koruması Can Polat, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

03.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Polat çiftinin koruması öldürüldü
Polat çiftinin koruması öldürüldü
İzmir'in Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı mahallesinde tatil yapan sosyal medya fenomeni Dilan Polat ve eşi Engin Polat çiftinin konakladığı otelde, saat 14.00 sıralarında silahlı saldırı gerçekleştirildi.

Çiftin yakın korumalığını üstlenen ve aynı zamanda Engin Polat'ın kuzeni olan 37 yaşındaki Can Polat, otele düzenlenen saldırıda göğsünden vurularak ağır yaralandı. Kanlar içinde yere yığılan Polat, ihbar üzerine olay yerine gelen acil sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Ancak göğsüne isabet eden kurşunlarla ağır yaralanan Can Polat, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti.

Dilan Polat odadan canlı yayın açtı

Saldırının gerçekleştiği esnada büyük korku ve panik yaşayan Polat ailesi, oteldeki odalarına sığındı. Yaşanan dehşet anlarında sosyal medya hesabından ağlayarak canlı yayın açan Dilan Polat, feryat ederek yardım çağrısında bulundu.

Gözyaşları içinde yardım isteyen ünlü fenomen yayında, "Ne olur buraya polis, ambulans gönderin... Can Polat'ı vurdular! Allah'ım hayatımız zindan oldu artık, ne olursunuz... Odada kaldık hepimiz!" ifadelerini kullandı. Polat'ın odanın içinden attığı bu yardım çığlığı sosyal medyada kısa sürede gündem oldu.

Katil zanlısı silahıyla birlikte yakalandı

Saldırının hemen ardından olay yerine çok sayıda polis, asayiş ve olay yeri inceleme ekibi sevk edildi. Cinayeti işledikten sonra hızla kaçarak izini kaybettirmeye çalışan katil zanlısı, emniyet güçlerinin Çeşme genelinde başlattığı geniş çaplı operasyon sayesinde olayda kullandığı suç aleti silahla birlikte kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı.

Polis ekipleri, saldırının arkasındaki azmettiricileri ve olayın gerçek nedenini ortaya çıkarmak amacıyla çok yönlü bir soruşturma başlattı.

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme

Gülistan Doku soruşturmasının firari şüphelisi Umut Altaş, Amerika Birleşik Devletleri tarafından Türkiye'ye iade edilecek

03.06.2026 15:30:00
Haber Merkezi
Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme
Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme
Gülistan Doku soruşturmasının kaderini değiştiren firari şüpheli Umut Altaş, ABD'deki iltica talebinin reddedilmesinin ardından Türkiye'ye iade edilecek. Kan donduran itiraflarıyla gündeme oturan Altaş'ın önümüzdeki günlerde geniş güvenlik önlemleri altında ülkeye getirilmesi bekleniyor.

İltica talebi reddedildi, iade kararı çıktı

Tunceli'de 6 yıldır kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında çok kritik bir eşik daha aşıldı. Türkiye'nin talebi doğrultusunda İnterpol tarafından çıkartılan 'kırmızı bültenle' aranırken ABD'de yakalanan firari şüpheli Umut Altaş'ın Türkiye'ye iade edilmesine resmi olarak karar verildi. ABD makamları, Altaş'ın sığınma ve iltica talebini geri çevirerek yasal prosedürleri tamamladı.

New York'ta FBI ve İnterpol operasyonuyla yakalanmıştı

Meksika üzerinden yasa dışı yollarla ABD'ye kaçtığı belirlenen Umut Altaş, geçtiğimiz haftalarda Türk ve Amerikan güvenlik güçlerinin koordineli çalışmasıyla New York bölgesinde gözaltına alınmıştı. İçişleri Bakanlığı ile FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi arasındaki anlık teknik veri paylaşımı, firarinin hareket alanını daraltmış ve yakalanmasını sağlamıştı.

Şok mesajlar ve "katili teslim edeceğim" itirafları

Umut Altaş'ın Türkiye'deki tutuklu babası Celal Altaş ile yaptığı WhatsApp yazışmaları, cinayetin üzerindeki sis perdesini aralayan en büyük delillerden biri olmuştu. Mesajlarda babasına "Bugün para gelmezse savcıyı arar her şeyi anlatırım, beni Amerika'ya niye yolladığınızı söylerim" diyerek şantaj yaptığı belirlenen Altaş, ABD'de gözaltındayken sızan ses kayıtlarında ise "Her şeyin kanıtı benim elimde, katili ellerinize bırakacağım, öteceğim her şeyi" ifadelerini kullanmıştı.

Altaş, bazı medya kuruluşlarına verdiği röportajlarda da eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in kendisine cinayeti itiraf ettiğini öne sürmüş ve Gülistan Doku'nun cansız bedeninin gizlenmiş olabileceği noktaları işaret etmişti.

Soruşturmada geniş çaplı tutuklamalar yaşanmıştı

Genişletilen Gülistan Doku soruşturmasında aralarında eski vali Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de bulunduğu çok sayıda kişi "kasten öldürme" ve "suç delillerini gizleme/yok etme" suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Soruşturmanın seyrini doğrudan etkileyecek olan en kritik isim Umut Altaş'ın, önümüzdeki günlerde uçakla Türkiye'ye getirilmesi ve havalimanına ayak basar basmaz sorgulanmak üzere adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

Üniversite iştirakindeki spor tesisinde dolandırıcılık: 8 gözaltı

İstanbul Teknik Üniversitesi'nin iştiraki bir şirkete bağlı spor tesislerinde görevli bazı çalışanların üyeliklerden elde edilen gelirleri resmi hesaplar yerine şahsi hesaplarına aktardığı ve yaklaşık 4,5 milyon liralık haksız kazan sağladığı gerekçesiyle düzenlenen operasyonda 8 kişi gözaltına alındı

03.06.2026 14:47:00 / Güncelleme: 03.06.2026 14:51:23
İHA
Üniversite iştirakindeki spor tesisinde dolandırıcılık: 8 gözaltı
Üniversite iştirakindeki spor tesisinde dolandırıcılık: 8 gözaltı
İddialara göre olay, İstanbul Teknik Üniversitesi iştiraki olan spor tesislerinde meydana geldi. Spor tesisi şirketinin Genel Müdürü'nün gelirlerdeki düşüş ile giderlerdeki artışı fark etmesi üzerine durum polise bildirildi. Şikayet üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri tarafından geniş çaplı inceleme başlatıldı. Yapılan incelemelerde, 300 kişilik olan spor tesisine kapasitenin üzerinde kayıt yapıldığı belirlendi.

İddialara göre tesislere internet üzerinden yapılan üyelik kayıtları sırasında vatandaşların yatırdığı ücretlerin üniversite kasasına aktarılması gerekirken, bazı çalışanların şahsi hesaplarına yönlendirildiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında, organizasyonu yönettiği iddia edilen Gökhan K. ve Mehmet İ.'nin internet üzerinden yatırılan paraların bir kısmını kendi hesaplarına, bir kısmını ise çalışanlar ve arkadaşlarının hesaplarına aktardığı belirlendi.



Polis ekiplerinin çalışmaları sonucu şüphelilerin, aralarında yöneticiler, bir yönetici eşi, arkadaşları ve bazı çalışanların da bulunduğu bir yapı oluşturarak üyeliklerden elde edilen gelirleri kendi aralarında paylaştıkları ortaya çıkarıldı. Bu yöntemle yaklaşık 4,5 milyon liralık haksız kazanç sağlandığı belirlendi.

8 şüpheli gözaltına alındı

Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri tarafından düzenlenen operasyonla 8 şüpheli gözaltına alındı. Gayrettepe'de bulunan Asayiş Şube Müdürlüğü'ndeki işlemleri tamamlanan şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından adliyeye sevk edildi. Öte yandan şebekenin elebaşı olduğu öne sürülen şüphelilerden Gökhan K.'nin emniyette ifade vermeyerek susma hakkını kullandığı öğrenildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Bolu'da görevden uzaklaştırılan belediye başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında olduğu 19 sanıklı "irtikap" iddianamesi kabul edildi. Özcan hakkında 263 yıla kadar hapis istendi

Bolu'da görevden uzaklaştırılan belediye başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında olduğu 19 sanıklı "irtikap" iddianamesi kabul edildi. Özcan hakkında 263 yıla kadar hapis istendi

03.06.2026 14:41:00
Haber Merkezi
 Bolu'da görevden uzaklaştırılan belediye başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında olduğu 19 sanıklı "irtikap" iddianamesi kabul edildi. Özcan hakkında 263 yıla kadar hapis istendi
 Bolu'da görevden uzaklaştırılan belediye başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında olduğu 19 sanıklı "irtikap" iddianamesi kabul edildi. Özcan hakkında 263 yıla kadar hapis istendi
Bolu Belediyesine yönelik yürütülen "irtikap" soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. Aralarında görevden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da bulunduğu 6'sı tutuklu 19 sanığın yargılanmasına 6 Temmuz'da başlanacak.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 178 sayfalık iddianameyi inceleyen Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi, dosyanın kabulüne karar verdi. Davada Hazine ve Maliye Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı müşteki kurum olarak yer alırken, dosyada 41 mağdur bulunuyor.

Soruşturma, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 28 Şubat'ta başlatılmış, operasyon kapsamında 19 kişi gözaltına alınmıştı. Süreçte Tanju Özcan'ın yanı sıra belediye başkan yardımcıları Süleyman Can ve Leyla Beykoz, belediye meclis üyeleri Cihan Tutal ve Aydan Özdemir, Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ile BolSev Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız tutuklanmıştı. Daha sonra Leyla Beykoz ile Aydan Özdemir adli kontrol şartıyla tahliye edildi.

Soruşturma dosyasına, ayrı bir "rüşvet" operasyonu kapsamında tutuklanan Bolu Köroğlu Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi ile Bolu Manavlar Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Mustafa Altındal'a ilişkin dosya da eklendi.

İddianamede Tanju Özcan hakkında, 6 kez "icbar suretiyle irtikap", 3 kez "irtikaba teşebbüs", 34 kez "nitelikli dolandırıcılık" ve 1 kez "rüşvet" suçlaması yöneltildi. Özcan için toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.

Başkan yardımcısı Süleyman Can'ın 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar, Ali Sarıyıldız'ın ise "irtikaba yardım", "irtikaba yardıma teşebbüs" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamaları kapsamında 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Bolu Dağı Tüneli'nden Kurban Bayramı tatilinde 1 milyonun üzerinde araç geçti

İstanbul'un Anadolu'ya açılan kapısı olarak adlandırılan Anadolu Otoyolu'nun Bolu Dağı Tüneli kesiminden Kurban Bayramı tatili süresince 1 milyon 51 bin 507 araç geçiş yaptı

03.06.2026 14:30:00
AA
Bolu Dağı Tüneli'nden Kurban Bayramı tatilinde 1 milyonun üzerinde araç geçti
Bolu Dağı Tüneli'nden Kurban Bayramı tatilinde 1 milyonun üzerinde araç geçti
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından alınan bilgiye göre, Kurban Bayramı tatilini kapsayan 22-31 Mayıs tarihlerinde otoyolun Bolu Dağı Tüneli kesiminin Ankara ve İstanbul yönünde araç yoğunluğu yaşandı.

Bazı sürücülerin erken yola çıkmasıyla güzergahta 21 Mayıs akşamı araç sayısında artış gözlenirken, bayram trafiği 31 Mayıs'ta dönüşlerin tamamlanmasıyla sona erdi.

Bayram tatili süresince Bolu Dağı Tüneli'nden Ankara istikametine 587 bin 526 araç geçti.

Ankara istikametine en fazla araç geçişi 22, 23 ve 24 Mayıs'ta gerçekleşti. Tatilin başladığı hafta sonuna denk gelen bu tarihlerde toplam 229 bin 992 araç Ankara istikametine gitti.

Güzergahtan İstanbul istikametine ise 21 Mayıs Perşembe gününden itibaren 11 günde 463 bin 981 araç geçti.

İstanbul istikametine en fazla araç geçişi 29, 30 ve 31 Mayıs'ta gerçekleşti. Tatilin bittiği hafta sonuna denk gelen bu tarihlerde toplam 260 bin 960 araç İstanbul istikametine gitti.

Bayram tatili süresince Bolu Dağı Tüneli'nden Ankara ve İstanbul istikametine toplam 1 milyon 51 bin 507 araç geçişi gerçekleşti.

Güzergah 92 kamerayla kontrol edildi
Otoyolun Kaynaşlı ile Abant kavşağı arasında bulunan 23 kilometrelik güzergah, Bolu Dağı Tüneli Kontrol Merkezi'ndeki 92 kamerayla kontrol edildi.

Bayram tatili boyunca karayolları ve jandarma ekiplerince ek tedbirler alındı, denetimler sıklaştırılarak tatilcilerin güzergahı rahat şekilde kullanmaları sağlandı.

Güzergahta meydana gelen hasarlı ve yaralamalı kazalar ile araç yangınlarına anında müdahale edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.