Yarın Millet ittifakının Cumhurbaşkanı adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile Bağımsız Türkiye Partisi lideri Sayın Hüseyin Baş arasında oldukça önemli olduğunu düşündüğüm bir ziyaret faslı gerçekleşecek.
Hüseyin Baş, Türkiye ve dünyanın en genç genel başkanı.
13 milyon genç seçmen başta olmak üzere, özellikle son bir yıldır herkesin adından sıkça söz ettiği ve adeta bağrına bastığı bir siyasetçi.
En temel karakteristik özelliği, Mustafa Kemal Atatürk ve ilkeleri.
Cumhuriyete ve değerlerine sıkı sıkıya bağlı bir lider.
Türkiye'nin her alanda tam bağımsız olması için bu genç yaşta, kendisini milletine adamış, çok müstesna bir isim.
Parti programlarında yer alan ve Prof. Dr. Haydar Baş'a ait olan Milli Ekonomi Modeli tezi, dünyanın öbür ucunda bile yankı buluyor.
Türkiye'nin dünden kalma ve bugün depremin de dahil olduğu her ne kadar içinden çıkılmaz gibi görülen sorunlar varsa, bunların tamamına yerli ve milli çözümler üretmiş bir teze sahip partinin genel başkanı.
Sıra dışı ve çok candan, içten ve samimi bir lider.
İşte Sayın Kılıçdaroğlu yarın böyle bir liderle bir araya gelecek.
İşin ilginç bir diğer yanı ise, Sayın Kılıçdaroğlu Hüseyin Baş'ın düğün merasimine de katılmış bir siyasetçi.
Daha önceden CHP ile BTP arasında birçok kez yakın ve samimi diyaloglar gerçekleşmiş ancak her ne hikmettir bilinmez, iş bir türlü tamamına erdirilememişti.
Anlaşılan o ki, yarım kalan bir işin tamama ermesi için de bu çok önemli ve anlamlı bir buluşma olacak.
Bir tarafta Atatürk'ün kurduğu CHP, diğer yanda koyu Atatürkçü bir parti, BTP.
Şayet Kılıçdaroğlu seçim ittifakı teklifinde bulunur ve bu sefer iş tamama ererse, net söyleyeyim, vay Cumhur İttifakı'nın haline…
Hüseyin Baş'ın Millet İttifakı ile seçim turlarında beraber olması, genç seçmenin hemen hemen tamamı üzerinde kesin kes etkili olacağı anlamına gelmektedir.
Bu da en çok Cumhur İttifakı'nı panikletecek kuşkusuz.
Arı gibi çalışan ve çoğu gençlerden oluşan BTP teşkilatlarının birlikte olunması halinde yaratacağı sinerji ise işin cabası.
Buraya kadar yazdıklarım, şayet olursa diye yaptığım tespitleri içeriyor.
Diyelim ki bunların hiç birisi olmadı ve Sayın Kılıçdaroğlu, "merhabalar nasılsınız" demeye geldi. Veya, "hepinizin desteğini bekliyorum. Gelin bu iktidardan kurtulalım" şeklinde vasat bir görüşme düzleminde gerçekleşirse söz konusu ziyaret, bu sefer lokman hekim gelse üçüncü kez açılan bu yaraları iyileştiremez kanaatindeyim.
Yarın en büyük sınavı Kılıçdaroğlu verecek.
Kılıçdaroğlu ya 'tam bağımsız bir Türkiye'den yana tavır alacak veya mevcut düzenin bayanarak devamına karar verecek.
Hayırlısı…
- Merkez Bankası kime hizmet ediyor! / 18.06.2026
- ‘Cumhuriyet giderse, ne din kalır ne özgürlük’ / 17.06.2026
- Siyasetin filozofu / 16.06.2026
- Uyan Türkiye’m bölünüyorsun! / 12.06.2026
- Cumhuriyetin vidaları söküldü! / 11.06.2026
- AK Parti iktidar olursa faizi indirecek! / 08.06.2026
- Siyasetçilerin göremediği büyük fotoğraf / 04.06.2026
- Küresel müesses nizamcılar AK Parti ile yola devam diyor / 01.06.2026
- Bahçeli ve Öcalan ölürse ne olur? / 21.05.2026

























































