Mevcut siyasi iradenin gerçek bir muhalefete tahammülü olmadığı aşikar.
Bu sebeple onları iktidar koltuğuna taşıyanlar, batı adına yüklendikleri misyonu hakkıyla ifa etsinler diye, Meclis içi muhalefeti de ona göre şekillendiriyorlar.
Siyasi iradenin, siyasi bir muhalefete tahammülü olmadığı gibi, ekonomik eleştirilere de, batıdan da gelse, gerçeklerin çok azını da yansıtsa en ufak bir tahammülü yok. Hemen sert söylemlerle, suçlamalarla cevap vermeye kalkıyorlar.
Malum, Standard&Poor’s adındaki meşhur kredi derecelendirme kuruluşu Türkiye’nin gerçekte yerlerde sürünen görünümünü pozitiften durağana çevirmişti.
Bu kuruluş batılı bir kuruluş, gözünü yabancı sermayeye dikmiş ve başka çıkış yolları da olmayan siyasilerimiz için bu tür kuruluşların verdiği notlar çok önemli…
Düne kadar olumlu notlar verdikleri için siyasilerimiz gayet memnundu ve bu kuruluşları öve öve bitiremiyorlardı ama not durağana çevrilince veryansın etmeye başladılar. Siyasilerimizin bu tavrından sonra kuruluşun yetkilileri Türkiye’nin notunu neden durağana çevirdiklerini bir bir sıraladı. Değerlendirmeyi yapan kuruluşun Baş Analisti Eileen Zhang idi.
Zhang, Türkiye’nin yabancı yatırıma bağımlılığının duyarlılık oluşturduğunu belirtti. Yani dışarıda yaşanan bir şok, anında Türkiye’yi etkileyebiliyor. Hatırlarsanız, siyasilerimiz bugüne kadar yabancı yatırımcıların artmasından övünüp duruyordu ama akıl aldıkları iradeler de bunun yanlış bir adım olduğunu belirtmiş oldular.
Zhang, “Türkiye’yi bir hanehalkı gibi düşünürsek, 100 liralık kazanç var ama 140 liralık harcama yapıyor. 40 lirayı dış kaynaklardan sağlıyor ve bu da şu an için büyük risk. Risk sadece açıktan kaynaklanmıyor, nasıl finanse edileceği önemli” dedi.
Bu tespit de doğru ama eksik. Türkiye’nin bu duruma düşmesine neden olan batılı kuruluşların yanlış tavsiyeleridir.
“Para basma enflasyon olur” tavsiyesiyle, Türkiye’nin yıllarca senyoraj hakkını kullanmasına mani oldular, “devleti küçültün” tavsiyesiyle de, karlı kamu kuruluşlarının, madenlerin, arazilerin yabancılara satılmasını sağladılar. Doğal olarak devletin geliri azaldı, tek gelir vergi kaldı o da yeterli olmuyor.
Tabi, S&P’nin bunları ifade asla mümkün değil, bu sefer kendilerini inkar etmiş olurlar. Başta da dedik ya, söyledikleri gerçeklerin çok azı.
Zhang devam ediyor: “2009’da doğrudan sermaye açığın üçte birini karşılıyordu. Şimdi o imkan daraldı. Euro Bölgesi’nde kredi çöküşü var. 12 ayda çevrilmesi gereken dış borç risk oluşturuyor.” Yani, “düne kadar siz bu açığı yabancı ülkelerden finanse edebiliyordunuz ama şu anda yabancı ülkeler kendi krizleri ile meşguller. Size bakacak halleri yok” anlamında…
Zhang, “İnatçı enflasyon ve daha endişe verici olan hızlı büyüyen bir cari açık var” dedi. Bu masabaşı enflasyon, bir de gerçekte yüzde 30’ları bulan enflasyon hesaba katılsa, o zaman durağan not da kafi gelmeyecek. Ayrıca ithalata dayalı tüketim, üretim ve dış ticaretin oluşturduğu cari açık S&P’nin kararında en önemli etken.
Zhang, “İç talep yavaşlıyor… Vergi gelirleri düşecek” dedi. Türkiye’de vergilerin çoğu tüketim üzerinden alındığı için talep düştükçe vergilerin azalması normaldir. İç talebin düşmesinin nedeni ise her zaman ifade ettiğimiz gibi vatandaşın gelirindeki yetersizlik ve adaletsizliktir.
S&P, dış ticaret açığından, enerjideki dışa bağımlılıktan da bahsediyor.
Yapılan bu eleştirilere baktığımızda IMF ve AB aklıyla hareket etmenin ne kadar yanlış, milli kalkınmayı hedefleyen Milli Ekonomi Modeli ile hareket etmenin ne kadar doğru olduğunu anlıyoruz.
Siyasi iradenin, kendilerini iktidara getirenlere “siz bu tabloya neden oldunuz” deyip yönünü MEM’e çevirmesi lazım.
Bu sebeple onları iktidar koltuğuna taşıyanlar, batı adına yüklendikleri misyonu hakkıyla ifa etsinler diye, Meclis içi muhalefeti de ona göre şekillendiriyorlar.
Siyasi iradenin, siyasi bir muhalefete tahammülü olmadığı gibi, ekonomik eleştirilere de, batıdan da gelse, gerçeklerin çok azını da yansıtsa en ufak bir tahammülü yok. Hemen sert söylemlerle, suçlamalarla cevap vermeye kalkıyorlar.
Malum, Standard&Poor’s adındaki meşhur kredi derecelendirme kuruluşu Türkiye’nin gerçekte yerlerde sürünen görünümünü pozitiften durağana çevirmişti.
Bu kuruluş batılı bir kuruluş, gözünü yabancı sermayeye dikmiş ve başka çıkış yolları da olmayan siyasilerimiz için bu tür kuruluşların verdiği notlar çok önemli…
Düne kadar olumlu notlar verdikleri için siyasilerimiz gayet memnundu ve bu kuruluşları öve öve bitiremiyorlardı ama not durağana çevrilince veryansın etmeye başladılar. Siyasilerimizin bu tavrından sonra kuruluşun yetkilileri Türkiye’nin notunu neden durağana çevirdiklerini bir bir sıraladı. Değerlendirmeyi yapan kuruluşun Baş Analisti Eileen Zhang idi.
Zhang, Türkiye’nin yabancı yatırıma bağımlılığının duyarlılık oluşturduğunu belirtti. Yani dışarıda yaşanan bir şok, anında Türkiye’yi etkileyebiliyor. Hatırlarsanız, siyasilerimiz bugüne kadar yabancı yatırımcıların artmasından övünüp duruyordu ama akıl aldıkları iradeler de bunun yanlış bir adım olduğunu belirtmiş oldular.
Zhang, “Türkiye’yi bir hanehalkı gibi düşünürsek, 100 liralık kazanç var ama 140 liralık harcama yapıyor. 40 lirayı dış kaynaklardan sağlıyor ve bu da şu an için büyük risk. Risk sadece açıktan kaynaklanmıyor, nasıl finanse edileceği önemli” dedi.
Bu tespit de doğru ama eksik. Türkiye’nin bu duruma düşmesine neden olan batılı kuruluşların yanlış tavsiyeleridir.
“Para basma enflasyon olur” tavsiyesiyle, Türkiye’nin yıllarca senyoraj hakkını kullanmasına mani oldular, “devleti küçültün” tavsiyesiyle de, karlı kamu kuruluşlarının, madenlerin, arazilerin yabancılara satılmasını sağladılar. Doğal olarak devletin geliri azaldı, tek gelir vergi kaldı o da yeterli olmuyor.
Tabi, S&P’nin bunları ifade asla mümkün değil, bu sefer kendilerini inkar etmiş olurlar. Başta da dedik ya, söyledikleri gerçeklerin çok azı.
Zhang devam ediyor: “2009’da doğrudan sermaye açığın üçte birini karşılıyordu. Şimdi o imkan daraldı. Euro Bölgesi’nde kredi çöküşü var. 12 ayda çevrilmesi gereken dış borç risk oluşturuyor.” Yani, “düne kadar siz bu açığı yabancı ülkelerden finanse edebiliyordunuz ama şu anda yabancı ülkeler kendi krizleri ile meşguller. Size bakacak halleri yok” anlamında…
Zhang, “İnatçı enflasyon ve daha endişe verici olan hızlı büyüyen bir cari açık var” dedi. Bu masabaşı enflasyon, bir de gerçekte yüzde 30’ları bulan enflasyon hesaba katılsa, o zaman durağan not da kafi gelmeyecek. Ayrıca ithalata dayalı tüketim, üretim ve dış ticaretin oluşturduğu cari açık S&P’nin kararında en önemli etken.
Zhang, “İç talep yavaşlıyor… Vergi gelirleri düşecek” dedi. Türkiye’de vergilerin çoğu tüketim üzerinden alındığı için talep düştükçe vergilerin azalması normaldir. İç talebin düşmesinin nedeni ise her zaman ifade ettiğimiz gibi vatandaşın gelirindeki yetersizlik ve adaletsizliktir.
S&P, dış ticaret açığından, enerjideki dışa bağımlılıktan da bahsediyor.
Yapılan bu eleştirilere baktığımızda IMF ve AB aklıyla hareket etmenin ne kadar yanlış, milli kalkınmayı hedefleyen Milli Ekonomi Modeli ile hareket etmenin ne kadar doğru olduğunu anlıyoruz.
Siyasi iradenin, kendilerini iktidara getirenlere “siz bu tabloya neden oldunuz” deyip yönünü MEM’e çevirmesi lazım.
Murat Çabas / diğer yazıları
- CHP’de mutlak butlan krizi ve yeni parti denklemi / 11.06.2026
- Hürmüz’de kilitlenen dünya ekonomisi / 10.06.2026
- İsrail’in saldırıları ABD’den bağımsız olamaz! / 09.06.2026
- Resmi verilerle fakirleşen bir millet ve çıkış yolu / 08.06.2026
- Türk dünyasında Kıbrıs çatlağı ve aksakalların sessizliği / 07.06.2026
- Yerli üretici ezilirken yabancı sermayeye 20 yıl imtiyaz / 06.06.2026
- İlahi hitabın tecelli ettiği gün Gadir-i Hum / 05.06.2026
- Devlet aklı mı, siyaset skandalı mı? / 04.06.2026
- CFR’nin itirafı ve doların saltanatını yıkan milli paralar / 03.06.2026
- Türkiye büyüdü(!), vatandaşın payına “açlık” düştü / 02.06.2026
- Hürmüz’de kilitlenen dünya ekonomisi / 10.06.2026
- İsrail’in saldırıları ABD’den bağımsız olamaz! / 09.06.2026
- Resmi verilerle fakirleşen bir millet ve çıkış yolu / 08.06.2026
- Türk dünyasında Kıbrıs çatlağı ve aksakalların sessizliği / 07.06.2026
- Yerli üretici ezilirken yabancı sermayeye 20 yıl imtiyaz / 06.06.2026
- İlahi hitabın tecelli ettiği gün Gadir-i Hum / 05.06.2026
- Devlet aklı mı, siyaset skandalı mı? / 04.06.2026
- CFR’nin itirafı ve doların saltanatını yıkan milli paralar / 03.06.2026
- Türkiye büyüdü(!), vatandaşın payına “açlık” düştü / 02.06.2026


























































