HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 25 MAYIS 2022, ÇARŞAMBA

Sığınılacak liman kalmadı

22.02.2021 00:00:00
'Sığınılacak liman kalmadı' seslendirme dosyası:

Bir ülkede hukuk çok konuşuluyor ise onun eksikliği var demektir. Hukuk, soluduğumuz havaya benzer; yokluğunda nefes alamaz, boğulursunuz. Onu göremez veyahut dokunamazsınız ama hayatınızın her tarafında vardır. Sizi kuşatmıştır ve yaşarsınız. Biz niye hukuku çok konuşuyoruz? Bir yerde havadan veya havadaki oksijen oranından çok bahsediliyor ise ciddi bir havasızlık ve kirlilik var demektir.

Türkiye de maalesef yıllardır hukuk devleti olmaktan hızlı adımlarla uzaklaşıyor. Özellikle 2010 Anayasa değişikliğinden sonra...

Bu nedenle olacak ki sürekli hukuku ve Anayasa değişikliklerini konuşuyoruz. 

Bu tartışmalar o kadar mecrasından çıktı ki, Anayasaya "Devletin dini İslam'dır" yazılsın diye teklifte bulunanlar bile var. Sanki ahirette devlet tüzelkişiliğine, "Dinin ne? Kitabın ne?" diye sorulacak! Veya şöyle soralım: Anayasada "Devletin dini İslam'dır" ibaresi olunca, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları topyekûn cennete mi girecek?!

Üstat Haydar Baş, bu tipleri gördükçe, "Biz bu insanlara dinin vicdan olduğunu nasıl anlatacağız" derdi. İslam dağa taşa, kurda kuşa oraya buraya yazılacak bir din değil. İlla bir yere yazacaksan, İslam'ı kendi kalbine yaz ve yaşa.

Konumuza dönecek olursak, sadece Anayasa değişikliği yapmak ile hukuk devleti olunmuyor. Demokratik hiç olunmuyor. 

Son 10 yıl içinde iki kez Anayasa değişikliği yapıldı. 2010 ve 2017 yıllarında büyük debdebeler ile anayasa değişiklikleri yaptık. Peki, daha demokratik mi olduk? Keşke ama daha çok kan kaybetmiş gözüküyoruz. 2010 Anayasa değişikliğinde iktidarın tek bir hedefi vardı, 'yargıyı bütünüyle kontrol altına almak.' Dönemin Başbakanı, günümüzün Cumhurbaşkanı 2010 referandumunda  açık açık şunu ifade etmişti: "Yargı ayağımıza pranga oluyor, atacağımız adımları engelliyor, bu zincirleri millet kıracak." 

Yargının görevi tam olarak da bunu yapmak değil midir! Yargının görevi, hukuka aykırı davranana 'dur' demektir. Vatandaş da yapsa, siyasetçi de yapsa, yürütme organının başındaki kişi de yapsa kendi sınırları içerisinde ona 'dur' diyecek. 

Aynı zamanda yargı, zayıfın güçlü karşısında sığınacak son limanıdır. Siz eğer yargıyı güçlünün eline teslim ederseniz artık zayıf olanın, güçlüye muhalefet edenin sığınacak hiçbir limanı kalmaz. Tam tersi sığınılacak bir liman olmaktan çıkar, güçlünün elinde zayıfı ezecek bir sopaya dönüşür. Biz 2010 referandumunda da bunu savunduk ve anlattık.

Siyasal iktidar, yargının kendisine 'dur' diyememesini hedeflemişti ve 10 yıllık tecrübemize baktığımızda bu büyük oranda başarılmış gözüküyor.

2017 Anayasa değişikliği ile yürütme tek kişinin elinde olsun istenmişti. Hatta partili cumhurbaşkanı kavramı ile yasama da yürütmenin kontrolünde olsun istenmişti. Bu da başarılmış gözüküyor.

İki değişiklik ile yasama ve yargı yürütme organın kontrolüne, yürütme de tek bir kişinin emrine verilmiş oldu. Yaptığımız değişikliler yaklaşık 100 yıldır bütün dünyanın ezbere bildiği ve defalarca da deneme yanılma yoluyla tecrübe ettiği kuvvetler ayrılığını zayıflatarak adeta 100 yıl geriye gittik. Şimdi daha antidemokratik bir ortamda, temsilde adaletin olmadığı ve yürütme organının emrine girmiş bir Meclis ile yapılacak Anayasa değişikliği ile ancak daha geriye gideriz. 

 
 
Lütfullah Önder / diğer yazıları
- Ekonomik kurtuluş savaşı -5- / 10.01.2022
- Ekonomik kurtuluş savaşı -3- / 08.01.2022
- Ekonomik kurtuluş savaşı / 06.01.2022
- Ekonomide ağır faturalar ödemeye hazır mısınız? / 18.11.2021
- Sistem yanlış / 11.11.2021
- Liberalizm sebep, yoksulluk sonuçtur / 10.11.2021
- Hakikatin önemsizleşmesi / 23.08.2021
- Yalanın siyaseti / 17.08.2021
- Atatürk’ten dersler / Lozan Zaferi / 26.07.2021
- Atatürk’ten dersler: Feda etmeyi göze almadan başarı gelmez / 23.06.2021
- Atatürk’ten dersler / 16.06.2021
- Kleptokrasi / 04.05.2021
- Yolsuzluk ve yoksulluk / 03.05.2021
- Soygun bu sistemin doğasında var / 26.04.2021
- Hırsızı koruyan sistem / 20.04.2021
- Devletlerin kanserli hücresi: Yolsuzluk / 19.04.2021
- Oyun içinde oyun / 14.04.2021
- İyi polis, kötü polis / 12.04.2021
- Saltanat-Cumhuriyet kavgası - 10 / 06.04.2021
- Saltanat Cumhuriyet Kavgası - 9 / 05.04.2021
- Saltanat Cumhuriyet kavgası - 8 / 31.03.2021
- Saltanat Cumhuriyet kavgası - 7 / 30.03.2021
- Saltanat Cumhuriyet kavgası - 6 / 23.03.2021
- Saltanat-Cumhuriyet kavgası - 5 / 22.03.2021
- Saltanat cumhuriyet kavgası-4 / 16.03.2021
- Saltanat cumhuriyet kavgası - III / 15.03.2021
- Saltanat cumhuriyet kavgası - II / 09.03.2021
- Saltanat-Cumhuriyet kavgası / 08.03.2021
- 2023 hedefi ve uzay yolculuğu - 2 / 03.03.2021
- 2023 hedefi ve uzay yolculuğu / 02.03.2021
- Demokratik devlet, kurumların güçlü olduğu devlettir / 25.02.2021
- Demokratik krallık / 24.02.2021
- Sığınılacak liman kalmadı / 22.02.2021
- Demokratik anayasa demokratik şartlarda yapılır / 16.02.2021
- Anayasa ve hukuk devleti / 15.02.2021
- Türkiye'nin geleceği, Geleceğin Türkiye'si / 08.01.2021
- 2020’nin ardından / 07.01.2021
- Hüseyin Baş / 27.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! / 18.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - V / 17.04.2020
- Gösterdiği yolda koşmaya devam edeceğiz / 16.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - IV / 15.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - III / 14.04.2020
- Sayın hükümet, istifa edebilir misiniz! / 13.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - II / 12.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - I / 11.04.2020
- Sömürü MEM ile bitecek - 2 / 09.04.2020
- Sömürü MEM ile bitecek - 1 / 08.04.2020
- Karanlığın hükmü aydınlığa kadardır! / 07.04.2020
- İstismar / 28.04.2019
- Mezardaki seçmen / 13.04.2019
- Seçim mi dediniz! / 30.06.2018
- Bu seçimde kime oy verelim? / 21.06.2018
- Kör ve sağır kopyacılar -Taklitler aslını yaşatır- / 06.06.2018
- Kör ve sağır kopyacılar -İktibas ve iltibasçılar borsası- / 05.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -İltibas ve iktibasta son nokta- / 04.06.2018
- Kör ve sağır kopyacılar -Döviz artışının sebebi ve çözümü- / 03.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -Dış ticarette milli para- / 02.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -Milli Para ve tercüme para- / 01.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -40 yıllık emek- / 31.05.2018
- Nisan yağmuru / 30.05.2018
- Filistin ve samimiyet / 18.05.2018
- Talih dönerse; yel götürür, sel götürür el götürür / 01.05.2018
- Yalana teslim olmak / 20.04.2018
- Darbe döneminin gerisindeyiz-II / 02.04.2018
- Darbe döneminin gerisindeyiz-I / 01.04.2018
- Ehline sorun / 17.02.2018
- Terörü kararlılık bitirir / 16.02.2018
- Mehteran / 15.02.2018
- 'Doğru ama yaptırmazlar' / 14.02.2018
- Kan kaybeden adalet / 06.01.2018
- Ah! Osmanlı! / 25.05.2017
- Türk milleti olarak minnettarız / 23.05.2017
- Atatürk ve Prof. Dr. Haydar Baş / 18.05.2017
- Nitelikli hakim ve savcı / 05.05.2017
- İnsanca yaşamak ve asgari ücret / 04.05.2017
- Nitelikli hakim ve savcı / 25.04.2017
- At ve Üsküdar / 19.04.2017
- Türkiye'nin önünde iki örnek / 11.04.2017
- Ölçüsüzlük / 02.08.2016
- Fırıldak / 30.07.2016
- Piyon / 26.07.2016
- Rota değişikliği / 01.07.2016
- Saltanat ve Cumhuriyet / 02.06.2016
- Çare ve çözümün adresi BTP / 25.05.2016
- 31 Mart: Karanlık gün / 04.04.2015
- Omurgasız siyaset / 02.10.2014
- Somadaki faciada, Hükümetin siyasi ve hukuki sorumluluğu / 18.05.2014
- Başbakan, 'Ben devleti yönetemiyorum' diyor / 01.03.2014
- Çatırdayan devlet ve istiklal mücadelesi / 28.12.2013
- Değişim ve dönüşüm - II / 15.12.2013
- Dönüşüm ve yıkım / 14.12.2013
- Saddam'dan ders almak / 17.11.2013
- Dini nikah ve zina / 08.11.2013
- Tünelden önceki son çıkış / 24.09.2013
- Tuz kokarsa / 19.09.2013
- Kara leke / 14.09.2013
- Kazanmak yok savaşmak var / 01.09.2013
- Haçlı Safına asker toplayan Müslüman (!) / 31.08.2013
- Öküz öldü, ortaklık bozuldu / 21.07.2013
- Tayyip 'Teyyip' oldu / 15.06.2013
- Orantısız güce karşı orantısız zeka / 13.06.2013
- Türk baharının sonbaharı / 12.06.2013
- Uyuyan medya halkı uyutmak için uyandı / 06.06.2013
- Federasyonu millete hazmettirme süreci / 05.03.2013
- Terörle mücadele, AKP ve Apo / 04.03.2013
- Şifre: Atatürk ve din / 15.02.2013
- BTP’nin aldığı oy + İman, kaç eder? / 14.02.2013
- Müslüman Türk milletini Hıristiyan olmaktan kim kurtardı? / 25.01.2013
- Binlerce Müslüman-Türk din değiştirdi / 23.01.2013
- Ateistti, nurcu oldu, şimdi başpastör… / 13.01.2013
- “AKP’nin dine hizmeti(!)” yazısındaki bilgilere nasıl ulaştım? / 11.01.2013
- AKP; nereden nereye… / 10.01.2013
- AKP’nin dine hizmeti(!)-III / 07.01.2013
- AKP’nin dine hizmeti(!) - II / 06.01.2013
- / 04.01.2013
- 10 yıllık AKP iktidarının karnesi-II / 04.01.2013
- 10 yıllık AKP iktidarının karnesi-I / 03.01.2013
- Şeb-i Arus / 21.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak -VI / 12.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-V / 11.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-IV / 10.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-III / 08.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-II / 07.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-I / 06.12.2012
- İmam Hüseyin’in safında olabilmek… / 29.11.2012
- Bölenler ve birleştirenler / 26.11.2012
- Hem laik, hem müslüman / 15.02.2012
- Yazıklar olsun! / 25.01.2012
- Dava adamı Denktaş / 21.01.2012
- Yanlışta ısrar / 19.01.2012
- Hukuk devleti / 16.01.2012
- Viraj / 12.01.2012

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

22.02.2020, 22.02.2019, 22.02.2018, 22.02.2017, 22.02.2016, 22.02.2015, 22.02.2014, 22.02.2013, 22.02.2012, 22.02.2011, 22.02.2010, 22.02.2009, 22.02.2008, 22.02.2007, 22.02.2006, 22.02.2005, 22.02.2004, 22.02.2003, 22.02.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.