Teröristbaşı Öcalan’ın talepleri neden gizleniyor?
Terörsüz Türkiye komisyonundan İmralı'ya giden 3 milletvekili ile teröristbaşı Öcalan'ın görüşmesinin gerçekte 16 sayfa olduğu ifade edilen tutanağının neden 4 sayfalık bölümü açıklandı? Diğer ifadeyle 12 sayfalık bölümü neden kamuoyundan gizleniyor?
Bu konuda birçok yorumlar yapıldı ama Gazeteci Saygı Öztürk'ün bununla ilgili yazdığı yazı işin iç yüzünü gözler önüne seriyor.
Saygı Öztürk, kamuoyuna açıklanmayan Öcalan'ın talepleri konusunda özetle ne yazmıştı, hatırlayalım:
- Ana dilde eğitim (Anayasanın 42. maddesinde değişiklik): "Belli bölgelerde etnik ve mezhebi durumun dikkate alınıp ana dilde eğitim yapılması, ileri aşamada resmi dilin Kürtçe olması da yer aldı."
- Nasıl bir model: "Öcalan'ın istekleri arasında Irak'taki modelin daha üstünü istiyor."
- SDG'nin durumu: "Öcalan SDG'nin silah bırakmasına karşı çıkıyor. Asker olmasalar bile polis olmalarını öneriyor. SDG'nin kendini feshetmesi gerektiğinden hiç söz etmedi. Yani, onların varlığını sürdürmesinden yana."
- Anasayada etnik vurgu: "Türklerin ve Kürtlerin birlikteliğine vurgu yapan Öcalan'ın uzun anlatımlarından sonra önerisi şu oldu: 'Türkiye'de iki güçlü halk var. Bunlar Türkler ve Kürtlerdir. İki halk adı Anayasa'da yer almalı ki benim çağrım da karşılık bulsun. Türk milleti rıza göstermediği için resmi dilin Kürtçe olmasını şu aşamada istemiyoruz. Ama eğitim dilinin Kürtçe olmasını istiyoruz.'"
- Komisyon, anayasa değişikliğinin altyapısını oluşturuyor: "Öcalan'ın isteklerinin bazılarının gerçekleşmesi için Anayasamızda değişiklik yapılması gerekiyor. Komisyonun 'Anayasa değişikliği' gibi bir çalışması olmadığı belirtilmesine rağmen, böyle bir değişikliğin alt yapısı oluşturuluyor."
- Anayasa 66. maddesinde değişiklik: "Anayasamızın 66. maddesinde Öcalan değişiklik yapılmasını istiyor. Anayasamızın 66'ncı maddesinde Türk'ün tarifi yapılıyor. 'Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür' deniliyor."
- Petrol ve elektrikten pay talebi: Avrupa Yerel Yönetimler Şartının yerine getirilmesi, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi talepleri oldu: 'Örneğin, çıkan petrolden elde edilen gelirden bir bölüm buradaki yerel yönetimlere bırakılmalı.' Elektrik elde edilen Güneydoğu'daki barajlardan elde edilen elektrikten de pay istenecek.
- PKK'lılara af: "PKK'lılara af çıkarılması, iş verilmesi, rehabilitasyona tabi tutulmaları, siyaset yapmalarının önündeki engellerin kaldırılması da istekler arasındaydı."
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, teröristbaşının bu pervasız talepleri üzerine yaptığı sosyal medya paylaşımında, "Birilerinin bunları istemesi sorun değil, birilerinin bunları verebilecek olması büyük sorun" tespitinde bulundu.
Ön koşulsuz, şartsız, şurtsuz diye MHP lideri Bahçeli tarafından başlatılan sürecin geldiği noktaya bakın. Koşullar, şartlar, taviz talepleri yağmur gibi yağıyor.
PKK silah bıraktı mı? Hayır. Kendini feshetti mi? Hayır. Terör örgütü göstermelik, sembolik bir iki adım atıyormuş gibi yaptı, şimdi teröristbaşının ağzıyla talep listesi sıralanıyor.
"Biz terör örgütü ile pazarlık yapmayız" diyen AKP hükümetinin yetkilileriydi, şimdi bir şeylerin pazarlığı en üst perdeden yapılıyor.
Eğer Öcalan'ın talepleri "barış" ve "kardeşlik" yalanlarıyla hayata geçirilirse, bundan sonra ne Türkiye Cumhuriyeti devletinin üniter yapısından bahsedebiliriz ne de bizi bir ve beraber kılan bir millet yapısından bahsedebiliriz.
Yugoslavya örneğinde olduğu paramparça olmuş ve birbiriyle çatışan devletçiklerden varlık mücadelesi verdiği bir coğrafyaya döneriz. Ve bu noktada Bosna-Hersek kadar bile şansınımız olmaz, çok daha vahim tablolarla karşılaşırız.
Bizleri Türk milleti şemsiyesi altında bu coğrafyada var olmamızı sağlayan temel birlik unsurları ortadan kalkarsa, bu coğrafyada yaşam hakkımızı ve güvencemizi de kaybederiz.
Komisyondaki milletvekillerinin teröristbaşıyla görüşmesiyle İmralı ile müzakere sürecinde ikinci aşamaya geçildi.
Komisyondaki partiler, ilk aşamayla ilgili raporlarını sunacaklar, MHP ve DEM Parti sundu, AKP'nin de önümüzdeki hafta sunması bekleniyor. Sonra ortak bir rapor hazırlanacak. Komisyon çalışmalarından sonra sırada TBMM'de yasal adımların atılması var. Bakalım bu aşamada Öcalan'la yapılan görüşmenin açıklanan 4 sayfalık etliye sütlüye karışmayan tutanağına göre mi adımlar atılacak, yoksa "sakıncalı" bulunanan ve gizli tutulan tutanağın 12 sayfasına göre mi süreç şekillenecek?
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, komisyona sundukları rapora ilişkin, "Bu raporda diyoruz ki TBMM'nin acilen bir demokratik entegrasyon yani barış yasası çıkarması gerekmektedir. Silahların susması bir sonuç değil, başlangıçtır" dedi.
Kürt kardeşlerimizi çoktan bizden koparmışlar ki entegrasyondan bahsedebiliyorlar. İşte bu büyük bir tuzak. Türk ile Kürt birbirinden hiç aydılmadılar. Anasayadanın 66. maddesindeki Türklük tanımı etnik bir tanım değil, bir millet tanımıdır, devletin, vatandaşlarına eşit olarak baktığının tescilidir.
Filistinlilerin kaderini yaşamak istemiyorsak, barış adı altında bizlere federasyonu, ademi merkeziyetçiliği, etnik ve mezhepsel ayrımcılığı, anadilde eğitimi dayatanlara artık dur demeliyiz.
Tabii ki iş işten geçmeden!
- ABD, İran’la kara savaşı yapabilir mi? / 27.03.2026
- BBC muhabiri: ‘Kimse ABD ve İsrail’e güvenmiyor’ / 25.03.2026
- Trump yönetimi bu yılın sonunu göremez! / 24.03.2026
- Riyad’da toplandılar; ABD ve İsrail’i değil, İran’ı kınadılar! / 20.03.2026
- İran cephesi, savaşa nasıl bakıyor? / 19.03.2026
- Trump yönetimine ABD ve dünya genelinde güven yok / 18.03.2026
- ABD bataklığa saplandı, çıkış arıyor / 17.03.2026
- Netanyahu, Ben Gvir ve Mossad Başkanı öldü mü? / 14.03.2026
- İran İsrail’i vurdukça, Trump’ın kafası karışıyor / 13.03.2026


























































